CUMHURİYET VE GÖREVİMİZ
--Kuşatmayı Yarıyor--
-Oyunu Bozuyoruz-
Cumhuriyet sokakta
3-5 entel tarafından kurulmadı ;
ÇANAKKALE de 7 DÜVELE KARŞI BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VEREREK, ONURUMUZLA HÜR YAŞAYACAĞIMIZI GÖSTERDİK, ŞEHİTLER ABİDESİNİ DİKTİK, BAĞIMSIZLIĞIMIZI SİMGELEDİK,
ÇANAKKALE Yİ TÜRK E CENNET,
7 DÜVELE CEHENNEM YAPTIK,
BUGÜN, karşı karşıya olduğumuz tehdit Kurtuluş Savaşımız dönemindeki tehdittir. Yapılmak istenenler Mondros Mutarekesi nde, Sevr de yapılmak istenenle aynıdır. Yapmamız gereken tek şey; şahsiyetli – onurlu –rüzgar önünde savrulmayan , halkına inanıp güvenen milli demokratik siyaseti oluşturup benimsemek, Üniter Devlet Yapısına , ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE sahip çıkmaktır.
Tarihini bilmeyen , yaşananlardan ders çıkarmayan geleceğini inşa edemez.Bizi tek bir millet yapan ruh ÇANAKKALE deki ruhtur. Bu itibarla ATATÜRK ÜN ilke ve prensiplerini temel alarak birbirimizin geçmişinde değil TÜRK Devrimini yaratan ATATÜRK te birleşmeliyiz. ABD ve AB boyunduruğundan kurtulmalıyız. AB modernleşme projesi değildir.Yalan söylemekten vazgeçelim. Sahip olduğumuz Değerlerin KIYMETİNİ BİLELİM. UNUTMAYALIMKİ ; DEVLETSİZ KALAN AYAK ALTINDA KALIR.
TBMM i ; Milli iradenin sergilendiği
Hakimiyetin millette olduğu,
Demokrasisinin Mabetidir.
Kim ne derse desin , her hal ve şart altında Cumhuriyetimiz ve onun temel taşları Demokrasi ve TBMM i sonsuza kadar yaşatılıp yaşayacaktır.Türk Milleti insanca yaşamayı hak eden ve insanca yaşamaya layık büyük bir millettir.
Bu bağlamda ;
Gençlerimize , yeni yetişen nesillere ; TAM BAĞIMSIZ – ÖZGÜR –EGEMEN – ÇAĞDAŞ – BİLGİ DÜNYASINI KUCAKLAYAN – YARINLARINDAN ENDİŞE ETMEYEN – İŞ/AŞ SORUNUNU ÇÖZMÜŞ – HUZURLU , MUTLU VE SEVGİ DOLU bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ bırakmak ; bugün yaşı 20 nin üzerindeki ben TÜRK ÜM diyen her vatandaşın ve halen görevde olan karar verme ve uygulatma makamındaki ( YASAMA - YÜRÜTME - YARGI ) erkinin ve devlet kademelerindeki üst düzey bürokratlar ile ticari işletmelerin YÖNETİM KURULU mensupları ile ORTAKLARININ vazgeçilmemesi gereken TEMEL GÖREVİDİR.
Hiç kimse kolaycılığa kaçıp çevresinde suçlu aramasın.Hele hele kalbinin temizliğinden ve asilliğinden dolayı devletini yönetenlere inanıp sabırla mutlu yarınları bekleyen milletinin fertlerine dönerek bakmasın. SUÇLU ; SİSTEMİ SİSTEMSİZLİĞE DÜZENİ DÜZENE ÇEVİRENLERDİR. AYDINLAR, SİYASİ LİDERLER ATATÜRK Ü – KEMALİZMİ ANLAYIP ALGILAYAMAYANLARDIR . KANLA YOĞRULMUŞ VATAN TOPRAĞINI – ÖZÜNDE MİLLETİN OLAN TESİSLERİ YABANCIYA PEŞKEŞ ÇEKENLERDİR . OLAYLARI DEĞERLENDİRİRKEN AKIL – MANTIK – ŞUUR BİLİNCİYLE HAREKET ETMEYENLERDİR .
Zira, MİLLET hayat yolunda sade ve yalın , ekmeği için alın teri ile çalışan ve yaşayan yolcudur. Uygulayıcıdır. Önder ise yolun sonunu gören , yola istikamet çubuklarını diken rehberdir.Dolayısıyla bugün geldiğimiz noktada illa da suçlu ayağa kalksın diyeceksek siyasi yelpazenin her cephesinden olmak üzere oturan kimse kalmaz. Herkes ayakta sırasını bekler. Çünkü ;Bugünkü ekonomik ve siyasi kuşatılmışlık son 60 yılın hata ve ihmalinin eseridir.
Maksadımız suçlu aramak değil. Geldiğimiz noktada içinde bulunduğumuz tehlikenin boyutlarını gözler önüne sermektir . VATANIN BÜTÜNLÜĞÜ – UNİTER YAPIMIZ TEHDİT ALTINDA . GÖRÜNMEZ BİR EL HABİS UR GİBİ İÇTEN İÇE ÇALIŞIYOR. ERKEN VE DOĞRU TEŞHİSİ KOYMAZSAK YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR ! . . . .
AMACIMIZ ; ÜLKEMİZDE , huzur ve güven içinde endişe duymadan insanca yaşamak.
Bu itibarla gün hesap sorma günü değil. Gün, bir ve bütün olma günü. Gün, şiddetten – nefretten – hoşgörüsüzlükten – şahsi hırs ve egolarımızdan uzaklaşma günü. Gün , milli değerlerine sahip çıkan – sömürge olmayı kabul etmeyen – vatanında namusuyla hür ve bağımsız yaşamak isteyen tüm insanların ; Vatandaşlık – Yurttaşlık bilinciyle değerlerine – mazisine – tarihine - vatanına sahip çıkarak ve de gücünü bilerek ( BEN GÖREVLERİMİN BİLİNCİNDEYİM . EY BENİ YÖNETENLER ve YÖNETMEYE TALİP OLANLAR SİZLERDE GÖREVLERİNİZİ EKSİKSİZ YAPIN ) deme günüdür. Gün , sen ben ayırımı yapmadan VATANIMIZA – BAYRAĞIMIZA – ULUSAL ÇIKARLARIMIZA sahip çıkma günüdür. ZAMAN ise , KUŞATMAYI YARMA ve zorda olsa Tam Bağımsızlık mücadelesi verme zamanıdır. Bunun için günün koşullarına göre herkes GÖREVLERİNİ yapmalıdır.
BU BAĞLAMDA;
Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan , bu Vatanın ekmeğini yiyen – suyunu içen – havasını teneffüs eden tüm insanların , huzurlu olmak – güven içinde yarınlardan endişe etmeden – insanca yaşamak için yapması gereken temel görevleri vardır . Bu ( TEMEL GÖREVLERİMİZİ ) ÜÇ Başlık Altında mütalaa edebiliriz. Şöyleki ;
1 – YURTTAŞ OLARAK TEMEL GÖREVLERİMİZ ,
2 – YASAMA – YÜRÜTME – YARGI Erkindeki Elitlerin TEMEL GÖREVLERİ ,
3 – SİYASİLERİN – Siyasetle Uğraşanların TEMEL GÖREVLERİ ,
Bu TEMEL GÖREVLERİMİZİ eksiksiz yapmak biz TÜRKLERİN ,ŞEHİTLERİMİZE – ATALARIMIZA namus borcumuzdur.
ÇÜNKÜ ;
-Kürtleri ve Alevileri azınlık saymamızı dayatanlara ,
-Şark Meselesi ni ( Türkleri Anadoludan Çıkarmak ) maske takarak farklı adlar ve yöntemlerle uygulamak isteyen emperyalist zihniyete ,
-Asker ve Polislerimizi ŞEHİT edenlere ( Hak Arıyorlar ) diye sahiplenenlere
TÜRK MİLLETİ HENÜZ SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEDİ .SON SÖZ MİLLETİNDİR .
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ün dediği gibi ;
TÜRK MİLLETİ , Şimdiye kadar olduğu gibi , doğru yolu görür ,
Onu yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye mahkumdur .
Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
TÜRKİYENİN 11.NCİ CUMHURBAŞKANI TÜRK KADINI ARASINDAN SEÇİLSİN
LÜTFEN DİKKAT!
YÜCE TÜRK MİLLETİNE KUTLU BİR ÖNERİDİR!
TÜRKİYENİN 11.NCİ CUMHURBAŞKANININ KADINLARIMIZ ARASINDAN SEÇİLMESİNİ SAĞLAYARAK,TÜRKİYE CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞUNDA ERKEKLERLE OMUZ OMUZA MÜCADELE VERMİŞ NENE HATUN,KARA FATMA GİBİ BİNLERCE İSİMSİZ TÜRK ŞEHİT ANAMIZA VEFA BORCUMUZU ÖDEYELİM.
HAYDİ TÜRK MİLLETİ İŞ BAŞA DÜŞTÜ!GÖSTER KENDİNİ! TÜRK MİLLETİNE ATATÜRK CUMHURİYETİNE LAYIK,TÜRKİYEYE YAKIŞIR BİR KADIN CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ İÇİN ÇABA GÖSTERELİM VE DÜNYAYA DAHA ÖNCE BİLGE,AYBÜKE,ÇOLPAN VE TOMRİS KAAN GİBİ NİCE KADIN HAKANLARIMIZI NASIL BAŞTACI ETTİĞİMİZ GİBİ ,NE ANASEVER YÜCE BİR MİLLET OLDUĞUMUZU TEKRAR GÖSTERELİM
Serhat KUNAR
Tarih Arş.-Yazar/Köktürkler
BİR ÖNERİ DE KADINLARDAN
Bir telaştır gidiyor. Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar… Hepsi de Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanmış. Herhes bu konuyu kıyısından köşesinden ele almaktadır. En çok da bu seçimde – şaibeli adayların seçilmesinin doğru olmadığı- görüşü gündeme gelmektedir. Ne var ki ! ne hükümet kanadı ne de muhalefet bir aday gösterebilmiş değil. Sadece ABD kendi adayını belirledi.
Bizim seçimlerimiz onları ne ilgilendiriyorsa?
Kimileri de – Türkiye Laiktir , laik kalacak- diye sloganlarla tavır koyuyor. Sanki bu ülke sadece laiklikle ayakta kalabilir. Ülkenin kamu kuruluşları satıldı. Ya da satılmak üzere… Geleceğimize yönelik haritacıklar ellerde dolaşıyor. Büyük Devlet olmamızı gerektiren bütün ilkeler ayak altına alınıyor. Toplumda ayrışma ve çözülmeler en umulmadık makamlarca destekleniyor. Kimse bu konuları gündeme getirmeden sadece olayı basite indirgeyerek
-eşinin başı kapalı olan köşke çıkamaz- diye tepki gösteriyor. Mangalda kül bırakmayan sivil toplum kuruluşları da tepkilerini yeterince gösteremiyorlar.
Oysa sadece eşinin başı kapalı olan tehlikeli değildir. Devlet olma ilkelerini yok eden hükümetlerin zihniyeti tehlikelidir. Adamın eşinin başı açık olur ama, kendi kafasının içi, ufku kapalı olabilir. Bu da Laiklik için tehlikelidir. Sadece baş örtüsünü ölçü olarak dayatma yapmak köşke yanlış kişinin gitmesine sebep olacaktır.
Ülkemizin geleceği, sosyal istikrarı, kurumlar arası saygı ve hoşgörü için bence köşke meclis dışından bir aday gösterilmelidir.
Anayasamızın; 101-102-103- ve 104. maddelerindeki vasıflara uygun, aydın,Cumhuriyete sahip çıkacak, hukukun üstünlüğüne inanan bir aday olmalı.
Böyle bir adayın seçilip köşke gönderilmesi herkesi rahatlatacaktır.
Sosyal alanda görev yapmış, bu devlete hizmet etmiş, Cumhuriyetin bütün nimetlerinden faydalanmış bir vatandaş olarak bu konu elbette bizleri de meşgul etmektedir. İktidara ve muhalefete yardımcı olmak açısından bir aday gösterebiliriz.
Anayasa mahkemesi başkanı Sayın Tülay TUĞLU hanımefendi…Böylece gerginlik, muhalefet iktidar kavgaları son bulur.
Ayrıca bir kadın Cumhurbaşkanımızın olması demokrasimiz açısından oldukça önemlidir. İktidarı da rahatlatacaktır… En azından uzlaşma ve hoşgörü konusunda samimiyetlerini kanıtlamış olacaktır. Anayasamızın 101. maddesinin 2. bendi T.B.M.M. dışından aday gösterilmesini öngörmektedir.
Bu önerimiz; kuşkusuz bütün kadın derneklerinden ve demokratik kuruluşlardan desteklenmelidir.
Büyük Atatürk ün dediği gibi
-BİR TOPLUM AYNI GAYEYE BÜTÜN KADINLARI VE ERKEKLERİYLE YÜRÜMEZSE İLERLEMESİNE TEKNİK VE BİLİMSEL OLARAK İMKAN VE İHTİMAL YOKTUR-
Süheyla Kebabcıoğlu Aksay
Araştırmacı-Yazar/Köktürkler
SON AYLARIN EN ÇOK TARTIŞILAN KONUSU:CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ…!!!
TÜRK MİLLETİNİN SESİ VE KÖKTÜRKLER OLARAK TARİHE GEÇECEK OLAN GÖNÜLLERİMİZDEKİ İLK KADIN CUMHURBAŞKANI ADAY ÖNERİMİZİ ÖVÜNÇLE AÇIKLIYORUZ ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI
Sayın. TÜLAY TUĞCU Hanımefendi…
1- Öncelikle Tuğcu nun Anayasa Mahkemesinin ilk kadın başkanı olması kendi basına dünya çapında bir başarıdır. Örneğin Avrupa ülkelerindeki mevcut anayasa mahkemeleri içerisinde bir başka kadın başkan yok. Tülay hanım bu yüzden bir yüzakıdır. Devlet protokolünde 6. sıradaki isim olmayı layıkıyla taşımış bir insandır. Aynı protokolün 1. sırasına geçmeyi de rahatlıkla hazmedebilir.
2- Tülay hanım Köşk e en yakışacak isimdir çünkü öncelikle bir karşı devrimci değildir. Ailece Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda çalışmış şerefli bir Aileden gelmektedir.Orası Atatürk ün makamıdır ve bu makama bir Atatürk karşıtı oturmamalıdır. Atatürk ilke ve inkılaplarının/devrimlerinin savunucusu, laik hukuk sisteminin bir neferi, son yıllarda hazırlanmış ve çoğu kepazelik derecesine varmış pek çok mütareke yasasının baş eleştirmeni ve engelleyicisi olan Tülay Tuğcu elbette o koltuğa en çok yakışacak isimlerden biridir.
3- Tülay Tuğcu vicdanların ve akılların ortak kanaati olabilecek bir adaydır. Adaylığı tartışma yaratmaz, itiraz edilse bile bu itirazlar fazla dayanak bulamayacaktır. Öncelikle bir hukuk insanıdır, ülkenin temel kuruluş ilkelerine ve cumhuriyetin değerlerine vakıf bir kimsedir. Hayatı boyunca SİYASET ÜSTÜ bir duruş sergilemiş ve sadece Cumhuriyetin temel değerleri ile anılmıştır. Siyaset üstü kişiliği onu bir takım çevrelerce tutulan ve bir takım çevrelerce ise istenmeyen bir kişi yapmaktan( olabildiği ölçüde) çıkaracaktır. Ortak payda bulunması ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin en az hasarla ve polemikle atlatılmasının en iyi seçeneği sayın Tuğcu dur
4- Meşhum Cumhurbaşkanı adaylığına düşünülen ve tartışılan malum kişiler ise bu niteliklerin hiçbirine sahip değildir. Öncelikle sistemle barışık değildir. Bunlar 72 milyonun sadece 7 milyonunun oyunu almış yani 65 milyon tarafından onaylanmayan kişilerdir. Kalan seçmen tarafından bazı kişileri karşı olağanüstü bir tepki vardır. Halkın büyük kısmı kendilerini sevmemektedir ve Türk milleti mensubiyetinden görmemektedirler. Kaldı ki aynı halk kitlesinin bu kişileri Türk Milletinin yani kendilerinin Cumhurbaşkanları olarak da görmeyecekleri açıktır
5-İktidar Partilerinden ve her icrada üstlenen siyasi Parti kanadından bir başkasının Cumhurbaşkanlığı; Ülkede Parlamenter çoğunluğa sahip olan her siyasi iktidarın Cumhurbaşkanı olması gibi bir anlayışın da kabulünü getirecektir. Halbuki bu makam, siyaset üstü bir makamdır. Cumhurbaşkanı parlamentonun bir kanadı veya devamı değildir. Yürütmenin iki kolundan birinde devleti temsil etmektedir. Özel bir statüsü vardır.
Yukarıda bahsedilen türden bir anlayış, cumhurbaşkanlığı makamını, o anda en kuvvetli olan ve mecliste sandalye çoğunluğu bulunan örtülü olarak siyasi iktidarın hizmetine sunar ve hatta onun tarafsızlığına gölge düşürür. Bu makam bu şekilde basite indirgenmemli diye düşünüyoruz. Tesadüfi veya tepkisel olarak bir dönem Siyasi çoğunluğu olanın, Cumhurbaşkanı seçilmesinin adeta gelenek haline geldiği bir uygulama hukuk devletinin trajedisi olacaktır.
Yasal boşluk bu derece lehte kullanılmamalıdır. Bu apaçık kanuna karşı hile olarak millet tarafından algılanabilir. Peki buradaki hile nedir; Siyasi olmayan Cumhurbaşkanlığı gibi bir makamın ,.Türk Milletine çaktırmadan siyasallaştırılmasıdır. Cumhurbaşkanlığına; parlamenter çoğunluğun devamı gibi görünen bir statü reva görülmemelidir. Bu makam siyasi iktidarların gelecek garantisi değildir.
6- Tülay Tuğcu ne diyor?; Devletin devamlılığı esastır!
Peki devlet nedir? Devlet; Kurumları, topyekun mevzuatı, gelenekleri, içtihatları, yaptırım gücü, altyapısı, teşkilatı ile bir bütündür. Bu bütünü iyi tanıyan, yıllarca çeşitli kademelerinde görev yapmış, Teşkilatlarında çalışmış. Mevzuatını ve işleyişini iyi bilen ve bu mevzuatla ve işleyişle barışık bir hukuk insanının bu mevkide olması önemli bir avantajdır. Sn.TÜLAY TUĞCU MİLLETİMİZİN CUMHURBAŞKANI ADAYIDIR.HEM AİLESİ HEM DE DURUŞU İLE BUNA LAYIKTIR.BU ŞEKİLDE TÜRKİYE SEVDALISI VE ATATÜRKÇÜ BİR CUMHURİYET AİLESİNE MENSUP BİR TÜRK KADININ ATATÜRKÜN MAKAMINA OTURMASIYLA, KURTULUŞ SAVAŞIMIZIDA ŞEHİT OLAN ANNELERİMİZ VE BACILARIMIZ DA HATIRLANACAK VE ONLARIN RUHLARI ŞAD EDİLECEKTİR......
GÜNTÜLÜ ADSIZ
Köktürkler/Antalya
ATATÜRK ÜN MAKAMINDA BİR TÜRK KADINI GÖRMEK İSTİYORUZ..
Türkiye nin Cumhurbaşkanlığı sürecinde son dönemece girdiği şu günlerde Türk Milletinin her konudaki sivil Toplum sesi olan Köktürkler olarak bizim de canıgönülden desteklediğimiz , Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğçe Hanımefendi Cumhurbaşkanlığına aday gösterilen ve Köşk e en çok yakışacak bir kişidir.
TÜLAY TUĞCU; Atatürkçü bir ailenin evladıdır. Babası Atatürk döneminin ilk Makine Mühendisi ve Atatürk ün planladığı tüm projelerinde çalışmış. Dedesi ise Mülkiye mezunu olarak hayatını devlet hizmetinde geçirmiştir. Yani ailece ülkenin kuruluşunda görev almış şerefli bir aile geçmişine sahip hanımefendidir.
H. Tülay Tuğcu, 1942 Ankara doğumludur. Tuğcu, ilk ve orta öğrenimini TED Ankara Kolejinde tamamlamış. Ankara Hukuk Fakültesinden 1965 yılında mezun olan Tuğcu, bir süre serbest avukatlık yapmış. 1969 yılında Danıştay sınavlarını kazanarak Danıştay
Yardımcısı olarak göreve başlayan Tuğcu, 1974 yılında Amme İdaresi Enstitüsünü bitirmiş. 1982 yılında Danıştay Birinci Dairesi Kıdemli Tetkik Hakimliğine getirilen Tuğcu, 1992 yılına kadar bu görevi yürütmüştür.
1992 yılında Danıştay üyeliğine seçilerek Altıncı Dairede göreve başlayan Tuğcu, 3 yıl burada çalıştıktan sonra Danıştay Onuncu Dairesine geçerek Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçilinceye kadar bu Dairede görev yapmıştır.
Tuğcu, Danıştay Genel Kurulunca belirlenen üç aday arasından 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 22.12.1999 tarihinde Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçildi.
Bugün önemli güç dengelerinden Cumhurbaşkanlığına aday gösteriliyor.
Neden olmasın..
Neden bir ilk olarak bir kadın Cumhurbaşkanımız olmasın.
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk bugün yaşıyor olsaydı,eminiz ki Tülay Tuğcu yu ,öncelikle kadın olduğu için makamında görmekten gurur duyardı.
Atatürk ün Türk kadınına beslediği sevgi ve saygı, Kurtuluş Savaşı ndaki gözlemleri ile iyice
perçinleşmiştir. 1923 yılında Konya da yaptığı bir konuşmada, bu düşüncelerini büyük bir içtenlikle dile getirmiş.Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu toprağının Türk kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu toprağının Türk kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.
Türk toplumunun gelişip yükselmesinde aile yapısının önemine inanan Atatürk, şöyle demiştir:
Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir
Atatürk, Cumhuriyet in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923 de ise şöyle demiştir:
Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir. ŞUNA İNANMAK LAZIMDIR Kİ , DÜNYA ÜZERİNDE GÖRDÜĞÜMÜZ HER ŞEY KADININ ESERİDİR
Sayın TÜLAY TUĞCUTÜRK MİLLETİNİN TAMAMININ İTTİFAKI İLE ATATÜRKÜN MAKAMINDA GÖRÜLMEK İSTENEN VE KUTLU TÜRK KADININI EN İYİ ŞEKİLDE TEMSİL EDEBİLECEK BİLGİ KAAN,AYBÜKE KAAN VE TOMRİS KAAN GİBİ NİCE TÜRK KADIN HAKANLARI GİBİ BAŞARILI OLACAKTIR..,…….
Nesrin K.
Köktürkler/Antalya
KAB-KÜÇÜK ASYA BİRLİĞİ
İLK HEDEF ; KÜÇÜK ASYA BİRLİĞİ –KAB
Tarihsel süreç içerisinde uygarlık evrimlerini düzenli olarak ve en ileri derecede geçirerek yaşayan Küçük Asya Toprakları diye isimlendirilen Anadolu Yarımadası ve onun doğu ve güney doğuda dayandığı ayakları ile beraber coğrafi ve aynı zamanda da siyasi olarak da kabul gören sınırları şöyledir.Batıda Ege Adaları, Girit, Rodos ve Kıbrıs adaları dahil olmak üzere, kuzeyde Karadeniz , Kuzey doğuda Abhazya, Güney Osetya , Ahıska ve Gürcistan ı sınırlayan Karadenizden Hazara uzanan Kafkas dağlarının güney etekleri, Doğuda Derbent geçidinden başlayarak güneye Lenkeran a doğru inen Hazar kıyıları yani Kuzey Azerbaycan ve Güneydoğuda Hazar kıyısındaki Reş şehri ile ünlü Alamut Kalesinden bir yay şeklinde Hemedan ı içine alarak batıya Süleymaniyeye doğru yönelen Güney Azerbaycan toprakları veya diğer adıyla Meskedya Türkleri nin Anayurdu( aynı zamanda med olarak da isimlendirilir) ve güneyde Süleymaniye,Kerkük, Erbil, Musul Telafer, Halep ve Lazkiyyeye uzanan ve Güneybatıda Akdeniz kıyısında son bulan geniş Türkmeneli,Kuzey Irak ve Suriye topraklarıdır.
Bu topraklar tarihsel süreç içinde ,Anadolu yarımadası ile birlikte gelmiş geçmiş ve tarihte yok olmuş Arami, Mitanni, Sümer, Asur, Urartu, Hitit, Hatti, Haldi vs gibi nice kaybolmuş kavimler ile bu dönemlerde ya Kafkasyadan Daryal ve Derbent geçitlerinden inen ya da Pers ülkesi üzerinden Orta Asyadan gelen yüzlerce Öntürk kavmine vatan olmuştur. Buradaki tüm kavimlere tarihin derinliklerine baktığımızda,bunlar eğer birbirleriyle siyasi veya ekonomik ittifaklara girmişler ise daima güçlü kalarak uygarlıkta ileri gitme şansını yakalamışlardır.Fakat na zaman ki bu coğrafyadaki adı geçen kavimlerin arasında siyasi ve ekonomik istikrar bozulmuşsa ,o zaman bunlara karşı yabancı kavimlerin saldırıları artmış,ülkelirende iç karışıklıklar çıkmış ve ekonomileri geriye gitmiştir. Tarihsel süreçte örneğin milattan önce ikibinlerde ,Küçük Asya coğrafyasında Hititler, başta Asurlar ve Mısırlılar olmak üzere diğer kavimlerle siyasi ve ekonomik işbirliğine gitmişler, böylece Küçük Asya o zaman dönemindeki dünyanın sulu tarım,ziraat ve madencilik alanında en yüksek uygarlığına ulaşmıştır.Bunu daha sonraki tarih dönemlerinde de aynen görebilmek mümkündür.Hititler dönemi,Urartular,Persler,Seleukoslar devri,Romalılar dönemindeki Pax Romana,Selçuklular dönemi ve Pax Ottomania olarak dünya tarihine yazılmış olan Osmanlılar devridir.
Bugünkü Küçük Asya sınırları aslında M.Kemal Atatürk ün Musul, Kerkük ve Mezopotamya yı içerisine alan Misak-ı Milli düşüncesi aynı zamanda Birleşik Azerbaycan,Revan Hanlığı Toprakları,Karabağ,Nahcivan ve içinde Abhazyanın da yer Gürcistan 19..yy.ın başında kurulmuş olan Güney Kafkasya Cumhuriyeti nin birleşmesinden başka bir şey değildir. Bu nedenle hem rahmetli Aliyev in hem de Şvardnadze nin açıkça belirttiği gibi Gürcistan, Abazya Güney Osetya ve Azerbaycan Rusya nın değil ,Küçük Asya nın hakimi olan Türkiye nin arka bahçesidir. Bu düşünce Birleşik Azerbaycan ile Orta Mezopotamya ile Irak ve Suriye ile Cezeriye Bölgesini kapsayan büyük Türkmeneli nin bütün Kuzey Irak ve Kuzey Suriye nin de katılımıyla realiteye dönüşmelidir. Görüldüğü gibi bu strateji hem siyasi ve etnik bütünlük ,hem de ekonomik bağımsızlık için günümüzün yayılmacı emperyalizmin BOB(Büyük Ortadoğu Projesi) oyununu bozmak ve tüm kavim kardeşlerimiz ile kavim komşularımızı kucaklamak için zaruridir. Çünkü Evanjelizm ile bütünleşmiş Siyonizmin bileşkesi olan Oligarşik emperyalizm okyanusları aşarak ABD den,hiristiyan eksenli Latino-Germen AB Emperyalizmi Balkan Dağlarını aşarak Avrupadan dalga dalga Uygarlıkların beşiği Anadolu ve Ortadoğu ile Kafkaslar ve Türkistan coğrafyasının insanları üzerine çeşitli bahanelerle saldırmaktadır.
Bu nedenle Küçük Asya nın hakim devleti olan Türkiye ile birleşik kardeş Azerbaycan Türkleri, dayı oğlumuz olan Gürcüler, teyze oğlumuz Abhazya ( Çerkezya) ve Güney Asetinler, emmoğlumuz Kuzey Irak-Cezeriye ve İrandaki Kürtler, kardeşimiz Kuzey Irak ve Suriye deki Türkmenler ve kadim komşularımız Sünni ve Şii Kuzey Irak ve Kuzey Suriye Arapları ile bir bütünlük kurulması neden akla gelmesin? Bu coğrafyada bir tek katil ve hainlerden oluşan 3 milyon nüfuslu Naylon Devlet-Ermenistan geriye kalmaktadır ki zaten Revan Hanlığı ve Laçin ile Karabağ Azerbayca nın ,Cevahir-i ve Ahalkeleki bölgesi ise dayı oğlumuz Gürcülerindir. Bu topraklar bu şekilde paylaşıldıktan sonra Ortada Ermenistan devleti kalmayacaktır. Dolayısıyla bölgenin çıbanı patlatılacak ve böylece bölge sağlığa kavuşturulacaktır. Suni katil devlet Ermenistan daki insanlar ise Fransa daki ABD deki Rusya daki ve Lübnan daki akrabalarının yanına gönderilerek zaten hiç hakim olmadıkları bu topraklardaki kardeş kavimler arasına nifak sokmaları engellenecektir.Bahsettiğimiz Küçük Asya Birliğinde-KAB, aynı AB modeli gibi ekonomi, siyasi, sosyal, askeri, endüstriyel ve bilgi ortaklığı yapılacak bu ülkeler arasında sınırlar ortadan kaldırılacaktır. Tüm gelirler kazançlar yer üstü ve yer altı zenginlikler ortak paylaşıma açılacak, müthiş tarım projeleri petrol ve yer altı zenginlikleriyle desteklenerek, artı değer kazanç, Küçük Asya birliği-KAB ın insanlarının sağlık, eğitim, emeklilik gibi refah ve düzeyli yaşamına aksettirilecektir. Türkiye gibi tarım bilgi teknoloji insan kaynağı ve askeri caydırıcı gücün oluşturduğu jeopolitik, ekonomik ve siyasi gücün güney Kafkasya nın çalışkan sanatçı güvenilir insanları Azerbaycan gibi öz kardeşlerimizin azmi becerisi ve sahip olduğu Hazar petrolleri, emmoğlumuz Kürtler in bulunduğu ve kardeş Türkmeneli ndeki Türkmenlerin bölgesindeki Süleymaniye, Musul, Kerkük petrolleri ile ve Suriye -Cezeriyenin becerikli üretken ahalisi ile birlemesi,Uluslararası Emperyalist Güçlerin karşısında dik duracak bir yapı şekline gelecektir. Bu Birleşik büyük güce kafa tutacak ve onları parçalayıp yemeye çalışacak olan emperyalistler artık iki defa düşünmek zorunda kalacaklardır.
Bu bir hayal, bir ütopya değildir.
Tarihte yaşanmıştır, ve örnekleri vardır.
Tarih tekerrürdür
Yeniden Küçük Asya Birliği;
Neden olmasın..
İlk aşamada KüçükAsya Birliği…
Daha sonra Adriyatikden Çin Seddi ne kadar Büyük Türkeli Birliği.
Bunların hiçbiri kesinlikle hayal değil.Biz yürekten inanıyoruz.
Gerçekleşmesi yakındır.
Hep birlikte göreceğiz
İŞTE NİHAİ HEDEFİMİZ…………………
BTD-BİRLEŞİK TÜRKELİ DEVLETLERİ
UST-UNİTED STATES OF TÜRKELİ
Serhat KUNAR
Tarih Arşt,Yazar
Köktürkler Platformu.
11.02.2005
TÜRK MİLLETİ/ULUSU KİMİ VEKİL SEÇMEZ....
BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN VEKİLİ OLMAYI İSTEYEN ADAYLARA DUYURULUR!
-BİLDİĞİNİZ GİBİ DÜNYA EMPERYALİST-SİYONİST OLİGARŞİSİ ŞİMDİ TÜRKİYE ÜZERİNE YILLAR ÖNCE PLANLADIĞI OYUNU SAHNEYE KOYMAKTADIR.BU OYUNDA YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİNE İSE FİGÜRAN VE TEŞRİFATCI GÖREVİ VEREREK TÜRK MİLLETİ İLE ADETA ALAY ETMEKTEDİR..........
-TÜRK MİLLETİNİN VE TÜRK SOYUNUN GELECEĞİ KESİN TEHLİKE ALTINDADIR.....
-TÜRK TARİHİ, TÜRK DİLİ VE TÜRK TÖRESİ BİR DAHA DİRİLEMEYECEK ŞEKİLDE YOK EDİLMEK İSTENMEKTEDİR........
-TÜRK ATALARIMIZDAN OĞUZHAN, CENGİZHAN, ATTİLA, TOMRİSHAN, BİLGE KAAN VE ATATÜRK GİBİ ......ULUĞ BAŞBUĞLARIMIZ AŞAĞILANMAKTA VE YOK SAYILMAKTADIRLAR.............
-ATAMIZIN KURDUĞU TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, ONUN İLKELERİ VE CUMHURİYET YANİ MİLLETİMİZİN/ULUSUMUZUN ERKİ ,İÇ VE DIŞ DÜŞMANLARIMIZ TARAFINDAN SÜREKLİ SALDIRIYA UĞRAMAKTADIR..........
-TÜRK MİLLETİNİN VE TÜRK DÜNYASININ ÇOCUKLARI GELECEKTE LÜMPEN KÜLTÜRÜN VE KÜRESEL KÜLTÜR EMPERYALİZMİ İLE AJİTE EDİLMEKTE VE ABD İLE AVRUPA HAYRANLIĞI YARATILIP ,KİŞİLİKSİZLEŞTİRİLEREK KÖLE YAPILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR.GENÇLERİMİZE ABD YEŞİL KARTI VE AVRUPAYA KAPAĞI ATMAK DÜŞÜNCELERİ SANKİ MUTLULUK REÇETESİ İMİŞCESİNE ÖZENDİRİLMEKTEDİR............
-ÜLKEMİZDE YAŞAYAN TÜRK VE MÜSLÜMAN İSMİ ALMIŞ OLAN VE SONRADAN MÜSLÜMAN OLMALARINA RAĞMEN GİZLİDEN ETNİK KİMLİĞİNİ UNUTMAYAN ,KRİPTO DÖNMELER VE ÜMMETÇİ DEVŞİRMELER MALESEF DEVLETİMİZİN VE ÜLKEMİZİN EKONOMİK, SİYASİ, YEREL, YÖNETİMSEL VE DİĞER KURUMSAL MEVKİLERİNE KADAR KENDİ ETNİK ÖZÜRLÜLÜKLERİNİ GİZLEYEREK GELMİŞLERDİR. (1980 öncesi Türk gençlerini kandırarak Dev-Yol da liderlik yapan bugün ise ermeniler tarafından finanse edilerek sözde ermeni soykırımı savunucusu olarak dünya kamuoyuna çıkarılan dönmelerden T.A.Yazık, hayatını böyle dönmelerin oyunu ile 1980 öncesi kaybetmiş genç yurtseverlere!)BUNLAR TÜRKLÜĞE,ATATÜRKE,TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİST İLKELERE ,TSK YA, BAYRAĞIMIZA ,TÜRK DEVLETİNE VE TÜRK TÖREMİZE HER FIRSATTA KİN KUSMAKTA,ELLERİNE GEÇİRDİKLERİ MEVKİLERİ KULLANMAKTA VE HER TÜRLÜ EMPERYALİST DÜŞÜNCEYLE İŞ BİRLİĞİ YAPMAKTADIRLAR. YANİ ULU ÖNDER ATATÜRKÜMÜZÜN GENÇLİĞE HİTABESİNDEKİ GİBİ ÜLKEMİZİN LİMAN, TERSANE VE KALELERİ KRİPTO DÖNMELERİN MÜSLÜMAN İSİMLİ ÇOCUK VE TORUNLARI TARAFINDAN İŞGAL EDİLMİŞTİR. BU KRİPTO DÖNMELER VE ÜMMETÇİ DEVŞİRMELER TÜRK MİLLETİNİN VE TÜRK DEVLETİNİN LEHİNE OLAN HER TÜRLÜ KARARA KARŞI ÇIKMAKTADIRLAR.............
GÜN ; VAROLMAK VEYA OLMAMAK GÜNÜDÜR.
BIÇAK ARTIK TÜRK MİLLETİNİN/ULUSUNUN GIRTLAĞINA DAYANMIŞTIR.
BU NEDENLE ;
HİÇBİR ZAMAN -ÇOKTÜRLÜ YOL- ANLAMINA GELEN POLİTİKAYA BULAŞMAYAN VE SİYASET ÜSTÜ BİR OLUŞUM OLAN
BİZ KÖKTÜRKLER PLATFORMUNU OLUŞTURAN TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİSTLER ŞİMDİ SADECE MİLLETİMİZİN DÜŞÜNCESİNİ SİZLERE AKTARIYORUZ
ESAS VE ASIL OLAN YÜCE TÜRK MİLLETİ / ULUSU KİMİ VE KİMLERİ NEDEN VE NİÇİN KENDİNE VEKİL OLARAK SEÇMEK İSTEMİYOR
*İLK AĞZINI AÇTIĞINDA ...TÜRKİYE,TÜRK BİRLİĞİ,TÜRKELİ,VATAN,TÜRK MİLLETİ/ULUSU,ATATÜRK,TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİST İLKELER,TÜRKLERİN GELECEĞİ,TÜRK TÖRESİ,TÜRKATALARIN YASALARI,TÜRK MİLLETİNİN ÖNCÜL DEĞERLERİ YERİNE ......... BİLMEM NE MENEM PARTISİNİN, İLKE, BAYRAĞI,LİDER SULTASI,BİLMEM NE KURULU,ÖNERİSİ,BİLMEM NE POLİTİKASI,PARTİSİNİN GEÇMİŞİ VE GELECEĞİNE ÖNCELİK TANIYAN ......YÜCE TÜRK MİLLETİNİ/ULUSUNU YALAN SÖYLEYİP KANDIRARAK APTAL YERİNE KOYDUĞUNU SANAN VE BUNUN YERİNE ........ KENDİ VE AYNI YOLDA İYİ ANLAŞTIĞI ARKADAŞLARIYLA ORTAK MENFAATLERDE BULUŞTUĞU PARTİSİNİN ÇIKARLARINI VE DEĞERLERİNİ ÖN PLANA TAŞIYANLARI,
*ARTIK KENDİSİNE TAKİYYE YAPAN,SÖZÜNÜN ERİ,LAF AĞIZDAN ÇIKAR SÖZÜNE UYMAYAN,YALAN KONUŞANLAR,RİYAKAR OLAN,KENDİ VE AKRABALARI İÇİN HIRSIZLIK VE HORTUMCULUK YAPACAK,MİLLETE HİZMETTEN RANT BEKLEYEN ADAM GİBİ ADAM OLMAYANLARI....
*ASALA VE PKK TERÖR ÖRGÜTLERİ TARAFINDAN ŞEHİT EDİLEN ASKER VE DİPLOMATLARIMIZIN GERÇEK KATİLLERİNİN ABD VE AVRUPA BİRLİĞİ OLDUĞUNU BANGIR BANGIR SÖYLEYEMEYEN KORKAKLARI,
*KRİPTO BİR DÖNME OLDUĞUNU SAKLAYARAK İYİ BİR MÜSLÜMAN EDASIYLA TÜRKİYE DE 36 ETNİK GRUP VAR DİYEN,YOK YOK.. 72 ,YOK HATTA 172 ETNİK GRUP OLDUĞUNU HER ORTAMDA SEVR İ SAVUNARAK DİLE GETİREN ETNİK ÖZÜRLÜLERİ ,
*TÜRKİYE YANLIZCA TÜRKLERİN DEĞİLDİR. BU DÜZENİN KORUYUCUSU OLMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR DİYENLERİ,
*ATAYA SAYGI DURUŞUNDA SAP GİBİ AYAKTA DURMAYA GEREK YOK. BU HUKUKU HAZIRLAYANLAR BU DÜZENİN KALDIRILMASININ MAŞASI OLACAKLAR DİYEREK YÖNETİMDE MALESEF ÜST DÜZEYDE YER ALAN ÜMMETCİ DEVŞİRMELERİ VE KRİPTO DÖNMELERİ,
*ARKASINA AB VE ABD Yİ ALARAK KISA VADEDE YEGANE ÇÖZÜMÜN TÜRKİYE NİN TAMAMINA UYGULANACAK YENİ BİR EYALET SİSTEMİ OLDUĞUNU SÖYLEYEN SATILMIŞ DÖNMELERİ,
*BU DÜŞÜNCEDE BİRLİKTELİK OLUŞTURUP KENDİ PARTİLERİNİN NUR OLDUĞUNU SAVUNAN AMA ASLINDA ZİFT GİBİ BİR ZİFİRİ KARANLIĞININ İÇİNDE TÜRK İNSANINI ÇEKMEK BOĞDURMAK VE PARÇALATMAK İSTEYEN VE KENDİLERİ ÜMMETÇİ DEVŞİRME OLAN ABD VE AB İŞBİRLİKÇİLERİ İLE İSLAMİYETİN KUTSAL DEĞERLERİ OLAN CAMİLERİMİZİN MİNARELERİNİ SÜNGÜ,KUBBELERİNİ MİĞFER BETİMLEMESİ İLE İŞGALCİ AVRUPALILARA KARŞI YAZILMIŞ BU MİLLİYETÇİ TÜRK ŞİİRİMİZİ ,TÜRK MİLLETİNİN VE DEVLETİNİN GÖZBEBEĞİ OLAN TSK YA KARŞI KULLANABİLECEĞİNİ SANANLARI,
*KORKAK VE ÜRKEK OLMASINA RAĞMEN ÇÖPLÜĞÜNDE MAHALLE KABADAYISI GİBİ YÜRÜYÜP ,DIŞARDA KARGA İÇERDE KARTAL OLUP ,AB,ABD VE AŞİRET REİSLERİNDEN TIRSARAK KORKANLARI,
* ABD VE AVRUPANIN EN ALT DÜZEY KOLONİ MEMURLARININ ÖNÜNDE HAZIROLDA DURARAK ONLARIN AĞZINDAN HER ÇIKANI UYGULAYANLARI,AMA MİLLETİMİZİN GÖZBEBEĞİ TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZE DAYILANDIĞINI SANANLARI,
* GÜR BİR ŞEKİLDE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İSTİYORUM DİYEMEYENLERİ,
*AB (ALÇAKLAR BİRLİĞİ), HAÇLILAR BİRLİĞİ, MASONİK OLUŞUMLAR, BİLDERBERG, İMF, DÜNYA BANKASI VE GÜMRÜK BİRLİĞİ GİBİ EMPERYALİZMİN SÖMÜRÜ ARAÇLARI VE TÜRKLÜĞÜN DÜŞMANI OLAN BU OLGULARA AÇIK BİR ŞEKİLDE HAYIR DİYEMEYENLERİ,
*KIBIRISIN ÜLKEMİZİN İÇİ SORUNU OLDUĞUNU BİLMEYEN VE RUMLARA KARŞI ..VER KURTUL...ZİHNİYETİNİ TAŞIYANLARI,
*KUZEY IRAK VE TÜRKMENELİNİN KENDİ TOPRAĞIMIZ OLARAK MİSAK-İ MİLLİ İÇİNDE BULUNDUĞUNU BİLMEYEN VE TÜRKMENLERE YAPILANLARA GÖZ YUMARAK YÜREKSİZCE DAVRANANLARI,
*HER FIRSATTA UZUN SÜREDİR TÜRKİYEYE DÜŞMANLIK YAPAN KATİLLERİ FİNANSE EDEN BESLEYİP BÜYÜTEN ERMENİSTAN, ERMENİ DİASPORASI, KIBRIS RUM KESİMİ, YUNANİSTAN, SURİYE VE İRAN A HESAP SORMA DÜŞÜNCESİNE SAHİP OLAMAYACAK, KORKAK VE YÜREKSİZLERİ,
*TÜRK KATİLİ TERÖR ÖRGÜTLERİNE SİLAH VE LOJİSTİK DESTEK VEREN İTALYA, İSPANYA, ALMANYA, PORTEKİZ, HOLLANDA VE BELÇİKA GİBİ ÜLKELERE HESAP SORAMAYACAK DERECEDE YETENEKSİZ VE CİĞERSİZ OLANLARI..
*ŞEHİT CENAZELERİMİZİNDEKİ TÜRK MİLLİYETÇİSİ- VATANSEVER/YURTSEVER SLOGANLARDAN RAHATSIZ OLANLARI,
*KENDİSİNE SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI TEZGAHI SUNULUNCA MİLLETİMİZİ SAVUNAMAYACAK ,KONUŞAMAYACAK DERECEDE BİLGİSİZ VE YETENEKSİZ OLANLARI VE AVRUPADA EN BÜYÜK SOYKIRMI 11 YY.DA HAÇLILAR ADI ALTINDA AVRUPALILARIN YAPTIĞINI BALKANLAR ,ANADOLU VE ORTADOĞUDA DİN ADINA 7 MİLYON İNSANI SOYKIRIMA UĞRATTIKLARINI BİLMEYENLERİ,
*DÜNYADA SOYKIRIM DENİNCE,DÜNYANIN VE TARİHİN EN BÜYÜK SOYKIRIMINI İSE YİNE AVRUPALI CERMENLERDEN ANGLO-SAKSON İLE HİSPANİKLERİN AMERİKA KITASINDA YAPTIKLARINI VE BU SOYKIRIMLARDA 35 MİLYON İNSANI KATLETTİKLERİNİ BİLMEYEN VE BUNLARI KORKARAK DÜNYA PLATFORMLARINDA AÇIKLAMA CESARETİNE SAHİP OLMAYANLARI,
*ATATÜRK ÜN KURDUĞU TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN TÜRKÇÜ-KEMALİST MİLLİYETÇİ KURULUŞ İLKE VE AMAÇLARINDAN RAHATSIZLIK DUYUP UYGUN DAVRANAMAYANLARI,
*BU ÜLKEYİ SAVAŞARAK KURANLARIN ULU ÖNDER ATATÜRK ÖNDERLİĞİNDEKİ TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİST KUVVETLER OLDUĞUNU UNUTANLARI VE HATIRLAMAK İSTEMEYENLERİ,
*2500 YILLIK TARİHİ OLAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE BIRAKIN DİL UZATIP TERBİYESİZCE KARŞI KONUŞMALARDA BULUNMAYI, KEM GÖZLE BAKMAK İSTEYENLERİ,
*YÜKSEK İSLAM AHLAKINI VE DİNİNİ MAKAM VE ŞAHSİ ÇIKARLARI İÇİN KULLANANLARI,
*ANAMIZ,BACIMIZ,EŞİMİZ OLAN,KURTULUŞSAVAŞINDA TÜRK MİLLİYETÇİLERİ İLE OMUZ OMUZ MÜCADELE VEREN ELLERİ ÖPÜLESİ YÜCE TÜRK KADINININ ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN GELECEĞİ OLAN İNSANLARIN ANALARI OLDUĞUNU VE O KADINLARIMIZIN BÜYÜK TÜRK TÖRESİNDE KUTLU ANALAR OLARAK BAŞTACI EDİLDİKLERİNİ UNUTARAK ,ONLARI EV,KARAÇARŞAF VE KARANLIĞA GÖMMEK İSTEYEN VE YÜCE TÜRK KADINI -ANALARIMIZ VE BACILARIMIZIN SOSYAL HAYATTAKİ KATILIMI ENGELLEYECEK YOBAZ VE KARANLIK DÜŞÜNCELİ KİŞİLERİ,KURULUŞLARI VE KADINA DEĞER VERMEYEREK ADAY OLMALARINA KARŞI OLAN ÖRÜMCEK KAFALILARI ,
*TÜRK MİLLETİNİN İNANCINI, GÜVENİNİ, MİLLİ ONURUNU, GELENEK VE GÖRENEKLERİNİ, KENDİSİNİ VAREDEN KÜLTÜR YAPISINI VE TÜRK TÖRESİNİ KARALAYAN VEYA İSTİSMAR EDENLER İLE BUNLARI YOK SAYANLARI,TÜRK İNSANI ARASINDA İNANÇ VE MEZHEP AYRIMCILIĞI YAPANLARIVE TARİHİNİ BİLMEYEREK TÜM TÜRKLERİN İNANÇ VE MEZHEP FERKI GÖZETMEKSİZİN -ÖNCE TÜRKLÜK DİYEREK-BİRLİK OLDUKLARINI YOK SAYANLARI,
*TÜRK MİLLİ TARIMINI, TÜRK ÇİFTÇİSİNİ VE ZİRAİ ÜRETİCİSİNİ, KÜÇÜK ESNAFINI, ÜRETİCİSİNİ, SANAYİCİSİNİ KORUYAMAYAN BAŞTA FINDIK, PAMUK, TÜTÜN VE DİĞER CAN DAMARI TARIM ÜRÜNLERİMİZ İLE TEKSTİL ÜRÜNLERİMİZİ KOTALAR ALTINDA EZDİRTİP EMPERYALİZME KARŞI KORUYAMAYAN ZİHNİYETE SAHİP OLANLARI,
*YERALTI VE YERÜSTÜ ZENGİNLİKLERİMİZİN BAŞTA BOR MADENİMİZİN, ORMANLARIMIZIN, DOĞAL KOYLARIMIZIN, DENİZLERİMİZİN, AKARSU VE GÖLLERİMİZİN, TARIM ARAZİLERİMİZİN VE VATAN TOPRAĞIMIZIN YABANCILARA SATILMASINA SESİNİ ÇIKARMAYANLARI,
*ATATÜRK DÖNEMİNDE KURULMUŞ OLAN MİLLİ SANAYİMİZİN MİLLİ KURULUŞLARINI,BANKALARIMIZI ÖZELLEŞTİRME ADI ALTINDA YABANCI EMPERYALİST SERMAYAYE SATANLARI,
*ŞAHSİ ÇIKARLARI VE BAĞLI OLDUĞU BİLMEM NE MENEM PARTİSİNİN OY UĞRUNA ORMANLARIMIZI, DOĞAL GÜZELLİKLERİMİZİ, NADİDE KOYLARIMIZI, TARIM ALANLARIMIZI,DENİZ KIYILARIMIZI, VE GÖL HAVZALARIMIZI İŞBİRLİKÇİ MÜTEAHHİTLERE PEŞKEŞ ÇEKİLEREK DOĞANIN KATLEDİLMESİNE SEYİRCİ KALAN, ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ, VATAN VE TOPRAĞIMIZIN DÜŞMANI BAZI MÜTEAHHİTLERİN VE İNŞAATÇILARIN BETON BLOKLARA HAPSEDEN ZİHNİYETE KARŞI ÇIKAMAYANLARI,
*YİNE NE MENEM PARTİSİNE OY UĞRUNA BAZI VATAN VE MİLLET DÜŞMANI ,ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ KARARTAN İŞBİRLİKÇİ SANAYİCİLERİN ÜLKEMİZİN HAYAT DAMARLARI OLAN NEHİRLERİMİZİN SUYUNU ZEHİRLEMESİNE, GÖLLERİMİZİN SUYUNU KURUMASINA VE YERALTI SULARIMIZIN TÜKENMESİNE SEBEP OLMALARINA SESİNİ ÇIKARAMAYANLARI,
*TÜRK İNSANININ SAHİP OLDUĞU DOĞA ÜRÜNLERİ, NADİDE ÇİÇEKLERİ, ENDER RASTLANAN ÜLKE HAYVANLARIMIZI, TARİHİ DEĞERLERİMİZİN YURT DIŞINA KAÇIRILMASINA GÖZ YUMAN ZİHNİYETE KARŞI ÇIKMAYANLARI,
*ANTİ DEMOKRATİK YAPISINI BİLMESİNE RAĞMEN SİYASİ PARTİLER YASASININ DEĞİŞTİRİLMESİ İÇİN ÇABA GÖSTERMEYEN,YENİ BİR SİYASİ PARTİLER YASASININ TÜRK MİLLETİNİN VE TÖRESİNİN YAPISINA UYGUN OLARAK DÜZENLENMESİNE ONAY VERMEYEN VE MİLLETİN VEKİLİ OLAN KİŞİLERİN -KENDİLERİNİ ASIL VE KENDİLERİNE EHEMMİYET VEHMEDEREK!!!!- DOKUNULMAZLIĞINI KALDIRMAYANLARI VE ŞAHSİ MENFAATİNİ VE PARTİSİNİN VE PARTİLERİN HALKIN TRİLYONLARA VARAN PARASINI DEVLETTEN YARDIK DİYE ALMASINA KARŞI ÇIKMAYAN ,KENDİ ÇIKARLARI İLE PARTİSİNİN BAYRAK VE DEĞERLERİNİ ,TÜRK MİLLETİNİN VE TÜRK DEVLETİNİN BAYRAK VE DEĞERLERİNİN ÜZERİNDE GÖREN DÜŞÜNCEYE SAHİP OLANLARI,
*KENDİSİNİN VEKİL, MİLLETİN ASIL OLDUĞUNU ÇOK ÇABUK UNUTARAK KENDİNİ ASIL GİBİ GÖRMEYE BAŞLAYACAK KİŞİLİK SAHİBİ OLMAYANLARI,
*ŞAHSİ ÇIKARLARI İÇİN MENFAAT BİRLİKTELİĞİ UĞRUNA PARTİLER ARASI FIRILDAKLIK YAPANLARI,
*KENDİSİNİN DÜŞÜNME YETENEĞİNİ ÇALIŞTIRAMAYACAĞINI ,ONUN YERİNE PARTİSİNİN KENDİ İÇİN DÜŞÜNECEĞİNİ VE DÜŞÜNMESİNE GEREK KALMADIĞINA İNANARAK , İLERDE UZAKTAN KUMANDA İLE PARTİ TOPLANTILARINDA VE MECLİSTE SADECE EL KALDIRMAKLA MİLLETİN VEKİLİ OLCAĞINI SANANLARI,
*EKONOMİK OLİGARŞİNİN ÖNÜNDE EĞİLEN ONA DALKAVUKLUK YAPAN, ÇÜNKÜ ONA KARŞI ÇIKTIĞINDA OLUŞACAK FAKİRLİĞİ VE ZORLUKLARI GÖZE ALAMAYAN, DOĞRU OLANI DEĞİL KOLAYI SEÇEN ,BU NEDENLE KENDİNE YETERLİ GÜVENİ OLMADIĞINI GÖSTERENLERİ,
*MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİST İLKELERİNİN OLMAZSA OLMAZI OLAN -KISASA KISAS, YANİ MÜTEKABİLİYET=KARŞILIKLILIK ESASINA- DAYALI BAĞIMSIZ TÜRK POLİTİKASI İZLEMEYİ GÖZE ALAMAYANLARI,
*BEN TÜRK MİLLİYETÇİSİYİM, TÜRKÜM, VATANSEVERİM VE YURTSEVERİM ,ATAMIZIN İZİNDE ONUN İLKELERİ OLAN TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİZMİ BENİMSİYORUM DİYE YÜKSEK SESLE KENDİNİ İFADE EDEMEYENLERİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ/ULUSALCILIĞI İLE TÜRK MİLLEYETÇİLERİNİ/ULUSALCILARINI DIŞLAYANLARI,
*ÇEŞİTLİ MAKAM VE MEVKİLERE SIZMIŞ İÇİMİZDEKİ ABD Lİ VE AVRUPALILARI,
*YANİ KISACASI YÜCE TÜRK MİLLETİ, TÜRK İÇİN ,TÜRKE GÖRE VE TÜRK TARAFINDAN ŞİARI VE PROAKTİF/ÖNCÜL ATAK DÜŞÜNCEYLE ;
NE ABD NE AB BİRLİĞİ
NE SİYONİZMİN SÖMÜRGESİ NE ARAP BİRLİĞİ
AMACIMIZ ALTIN SOYLU TÜRK MİLLETİNİN DİRLİĞİ
HEDEFİMİZ İSE;
TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİST İLKELER IŞIĞINDA
TÜRK BİRLİĞİ....
DİYEMEYENLERİ KENDİNE VEKİL OLARAK SEÇMEK İSTEMEMEKTEDİR.
İLGİLENENLERE İTİNAYLA DUYURULUR!
KÖKTÜRKLER
TÜRK MİLLETİNE/ULUSUNA DUYURUDUR!
TÜRK MİLLETİNİN DİKKATİNE!
TÜRKİYEDE SON GÜNLERDE BAZI GRUPLARDA VE ARENALARDA BİRLEŞMELER,VE İTTİFAKLAR YAPILMAKTADIR.
BİZ KÖKTÜRKLER DİYORUZ Kİ;
ASLINDA TÜRKİYEDE BU KADAR DEĞİŞİK İSİMLİ GRUPLARIN BİRLİKTELİĞİ SADECE GÖRÜNTÜDÜR.ÖZÜNDE TÜRKİYEDE İKİ ANA GRUP VE DÜŞÜNCE CEPHESİ VARDIR;
***BİRİNCİ GRUP DÜŞÜNCEDEKİLER ,VATAN TOPRAĞININ PARSELLENEREK YERÜSTÜ VE YERALTI ZENGİNLİKLİKLERİNİN YABANCI EMPERYALİSTLERE SATILMASINA SUSAN,TELEKOM ,ÇİMENTO VE KİT İLE BANKALARIN YABANCILARA VERİLMESİNE HİÇ SES ÇIKARMAYAN,AB VE ABD EMPERYALİZMİNİN HAKİM KILINMASINI VE SEVR SÜRECİNİ SEVEREK - ŞAHSİ MENFAATLERİ İÇİN BİLMEYEREK-ARAŞTIRMAYARAK APTALCA GERÇEKLEŞTİRMEK İSTEYENLER,
***İKİNCİ GRUP DÜŞÜNCEDEKİLER İSE TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİ KEMALİST İLKELER İLKELERİ BENİMSEYEN ,DİK DURUŞLARIYLA AB VE ABD EMPERYALİZMİNE KARŞI DURARAK SEVR SÜRECİNİ REDDEDEN ANTİEMPERYALİST VE ANTİSİYONİST VATANSEVER/YURTSEVER MİLLİYETÇİLERDİR.
BU İTİBARLA DURUM İTTİFAK YAPANLARLA BİRLEŞENLERE DUYURULUR!SİZLER HANGİ GRUPTANSINIZ?SADECE İTTİFAKI VE BİRLEŞMEYİ İKİNCİ GRUPTAKİ DÜŞÜNCELERLE YAPANLAR BAŞIMIZIN TACIDIR.MİLLETİMİZİN ORTAK SESİ VE TAVRI EMPERYALİZME,SÖMÜRÜYE,AB YE,ABD YE VE BUNLARIN YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİNE HAYIR DIR.
GAYRISI BOŞ İŞ.......
YÜCE TÜRK MİLLETİ!
DIŞ VE İÇ DÜŞMANLARIMIZIN TÜRK MİLLETİNE/ULUSUNA HAİN TUZAKLARI DEVAM ETMEKTEDİR.
BUNUNLA YEGANE DİŞE DİŞ MÜCADELEYİ YAPAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZE EN SON TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ VE SİLAHLARI İLE,GECE GÖRÜŞ ENFRARUJ DÜRBÜNLERİ,HER ASKERİMİZE ÇELİK YELEK VE DİĞER ÖNEMLİ İHTİYAÇLAR İÇİN BAĞIŞLARINIZI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ GÜÇLENDİRME VAKFININ AŞAĞIDAKİ YTL HESAPLARINA YAPABİLİRSİNİZ.
-OYAK BANK ANKARA GÜVENEVLER ŞB.HES.NO:7770777
-ZİRAAT BANK.ANKARA GÜVENEVLER ŞB.HES.NO:6030565-5001
-İŞBANK ANKARA ÇANKAYA ŞB.HES.NO:810000
K Ö K T Ü R K L E R
PETKİM SATIŞI İPTAL EDİLMELİDİR
PETKİM SATIŞI DERHAL İPTAL EDİLMELİDİR!...
Yılmaz ÖRMECİ/kÖKTÜRKLER
Petrokimya Holding A.Ş.nin (Petkim) % 51lik hissesi özelleştirme kapsamında blok satışla 2 Milyar 50 Milyon Dolara yabancılara satıldı. İhalede kapalı zarfla en yüksek teklif 1 milyar 50 milyon dolar olarak belirlendi. Fırat Plastik, Hokan Chemicals Ortak Girişim Grubu, Naksan-Torunlar-Toray-Kiler Ortak Girişim Grubu, Carmel-Limak Ortak Girişim Grubu, Zorlu Holding, Çalık-Indian Oil Ortak Girişim Grubu ve Socar&Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu ihalede elendiler. Özelleştirim ihalesini kazanan girişim grubunun adı ilk önceleri bir sır gibi saklanmağa çalışıldı. Ancak daha sonraları bu grubun bir Rus-Kazak firması olduğu açıklandı. İhalede en yüksek ikinci teklif ise 2.04 milyar dolarla Socar&Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubundan geldi.
Kafaları ve mideleri bulandıran bu durumu biraz araştırınca gördük ki; ihaleyi kazanan firma ortakları ne Rus, ne de Kazak asıllı!... Bu girişim grubunun (konsorsiyum) üç yatırımcı ortağı var. TransCentralAsia Petrochemical Holding girişim grubundaki bu ortaklar Caspi Neft, Group Eurasia ve Troika Dialog. TransCentralAsia Holdingin ticari kaydı ise, vergi kaçırmak ve para aklamak için bir cennet kabul edilen Cayman Adalarına kayıtlı TDM Limited Partners şirketinde görünüyor. Şimdi sırasıyla bu ortaklar hakkında basından edindiğim bilgileri aktarayım:
Caspi Neft Kazakistan merkezli Caspi Neft hisselerinin yüzde 100ünün ABD merkezli Transmeridiana ait olduğu anlaşılıyor. Konsorsiyumda doğrudan petrol sektöründe faaliyet gösteren Caspi Neft, bir Kazak petrol şirketi değil, Amerikan petrol şirketi. Doğrudan petrol sektöründe faaliyet gösteren tek şirket olan Caspi Neftin tamamı 2 yıl önce ABD merkezli Transmeridian Exploration adlı şirket tarafından satın alınmış. Şirketin yüzde 19 hissesi aynı zamanda CEO koltuğunda oturan ABDli işadamı Lorrie Oliviernin elinde. Caspi Neftin Kazakistan dışında Güney Teksas ve Körfez bölgesinde de doğalgaz faaliyetleri bulunuyor.
Group Euroasia Kazak firmalardan oluşan yatırım grubu olan Group Eurasianın ortakları arasında Turan Alem Bank var. Turan Alem Bank, Türkiyede Şekerbank satışıyla gündeme gelmişti. Bankanın en önemli hissedarı Avusturyalı Raiffesien Bank . Bu Avusturyalı banka PETKİM özelleştirmesinde aynı zamanda Özelleştirme İdaresinin danışmanı. Yani Petkim ihalesinde Raiffesien Bankın, ihaleyi kazanan konsorsiyumdaki Turan Alem Bank ile hem ortaklığı var, hem de Petkim ihalesinde Türkiye Cumhuriyetinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına danışmanlık yapıyor. Petkimi alan para babalarından AIeksander Mashkevich ise Avrasya Yahudiler Konfederasyonu Başkanı. Mashkevich, Sovyetler dağılırken Kazakistanı soyup soğana çeviren, Kırgızistan milli hazinesinin yağmalanmasından sonra aniden zenginleşen bir kişi.
Troica Dialog, Rusyada; Ermeni ve Yahudi sermayesinin büyük temsilcilerinden birisi konumunda. 1991 yılında Sovyetlerin dağılış sürecinde kurulan Troika firması Ermeni diasporasının en büyük finans kaynağı olarak biliniyor. Troica Group, Rusyada; Ermeni ve Yahudi sermayesinin büyük temsilcilerinden birisi konumunda. Hisselerinin % 65i ise Ruben Vardanyana ait.
Ruben Vardanyan Kimdir?
(Dünya Ermeni diasporası üyesi ve katil ermeni örgütlerinin finansörü)
Ruben Vardanyan, Ermenistan Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Gagik Vardanyan ın yakın akrabası. Aynı zamanda sözde soykırımın tanıtmak, dünyaya duyurmak, Ermenistanı geliştirmek ve Ermeni davasının tüm dünyada daha güçlü bir şekilde savunabilmek için çalışan Armenian 2020 Organizationun yöneticisi. Vardanyanın büyük babaannesi Mariam Vardanyan –Maro- ise, Hınçak Partisinin kurucusu. TransCentralAsia Holdingin ticari kaydı ise, para aklama cenneti olarak bilinen Cayman Adalarına kayıtlı TDM Limited Partners şirketinde görünüyor. Vardanyanın Güney Kıbrıs Rum Kesiminde de çok sayıda şirketi var. Troika firmasının kurulduğu yıl olan 1991de henüz 22 yaşındayken çalışmaya başlayan Vardanyan, 10 yıl sonra CEO koltuğunda oturdu. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerindeki Ermeni örgütlerine desteğiyle biliniyor. Ermenistan Uluslararası İnsani Gelişim Merkezi de bu örgütlerden biri. Vardanyan, Troika Dialogun yüzde 65ine sahip.
Petkim 1962 yılındaki Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Petrokimya kuruluşu hedeflenmiş, 1965 yılında ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı öncülüğünde Petkim A. Ş. kurulmuştu. Yarımcada 5 ayrı tesiste ülke ekonomisine büyük katkılar sağlarken 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı çerçevesinde İzmir Aliağada artan talebi karşılamak üzere ikinci kompleks kurularak 1985 yılında üretime geçti. TPAO, Petrol Ofisi, Tüpraş ve Petkim tek şemsiye altında entegre kuruluşlardı. Daha sonraları her biri bağımsız kuruluşlar haline getirildi. TPAO dışındakilerin özelleştirilmesine karar verildi. Petkim de 1987 yılında özelleştirme kapsamına alındı. Petkim, 50yi aşan petrokimyasal ürün yelpazesiyle bugün sanayimizin vazgeçilmez bir hammadde üreticisi durumunda. Petkimin ürettiği hammaddelerden plastikler ve sentetik kauçuklar; inşaat, tarım, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj sektörlerinin önemli girdileridir. Sentetik elyaflar ise tekstil sektöründe kullanılmaktadır. Ayrıca, ilâç, boya, deterjan, kozmetik gibi birçok sanayi için girdi üretilmektedir. Petkim yılda 3.2 milyon ton brüt üretim gerçekleştirmesinin yanında insana saygılı, çevreye duyarlı üretim teknolojisiyle ve kültürel, sosyal, ekonomik yaşamımıza yaptığı katkılarla yurdumuzun gurur kaynağıdır.
Petrokimya Holding A.Ş.nin (Petkim) de son zamanlarda tamamı özkaynaklardan 400 Milyon dolarlık yatırım yapılarak üretim kapasitesi 3 milyon tonun üzerine çıkarıldı. % 98 kapasite ile çalışan Petkim zarar eden bir firma değil, borcu yok ve en önemlisi de ülkemiz için çok önemli stratejik kuruluşlardan biri durumunda. 1,600 Milyar dolarlık cirosu, yıllık 400 Milyon dolarlık ihracatı olan, ticari güvenilirlik açısından da ülkemizin en yüksek kredi notuna sahip kuruluşlardan birisi. Hammadde kaynağı olan petrol fiyatlarının son yıllardaki artışına rağmen kâr etmeğe devam eden, bu kâr artışını son yıllarda arttıran bir kuruluş.
Şimdi soruyorum:
1-Türkiyede de stratejik öneme sahip sektörlerde yatırım yapmak isteyen yabancı şirket ve isimlerle ilgili olarak istihbarat birimlerinden rapor isteniyor. Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı hem de MİTin ilgili birimleri ihaleye katılan tüm kuruluşları araştırmış mıdır?
2-Özelleştirme İdaresi ve bağlı olduğu hükümet birimleri böyle bir istihbarat raporu istemiş midir?
3-Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ihaleyi kazanan konsorsiyumun ortaklık yapısı hakkında bilgi sahibi midir?
4-Bilgi sahibiyse bu bilgileri neden basına ve kamuoyuna açıklamamış, sorulara yanıt verememiştir? Böyle önemli ve büyük çaplı bir ihalede şeffaflık gerekmez mi?
5-İhaleyi düzenleyen ÖİB Başkan Yardımcısı ve İhale Komisyonu Başkanı Osman İltere göre Yeterlilik kriterlerine uygun olan her firma bu ihaleye katılabilir mi?
6-İhaleyi kazanan konsorsiyumu danışmanı Recai Ulusoy kimdir? İhaleden sonra neden kuruluş yapısı hakkında bilgi vermemiştir? Daha sonra Kazak yatırımcılar bir araya gelerek kurdular dediği konsorsiyumda kaç Kazak asıllı yatırımcı vardır? Buna karşın yatırımcıların kaçı Ermeni, kaçı Yahudi, kaçı Rum, kaçı Amerikalıdır?
7-İhaleyi kazanan TransCentralAsia Petrochemical Holding girişim grubundaki firmalardan Group Euroasianın içinde yer alan Turan Alem Bankın hissedarlarından Raiffesien Bank aynı zamanda nasıl Özelleştirme İdaresinin danışmanı olabilmektedir? Hem ÖİBna danışmanlık yaparak bir taraftan da nasıl bu kuruluşun düzenlediği ihaleye girebilmektedir? Bu yasal mıdır? Yasal olsa bile etik midir?
8-Şekerbankın da ihalesini kazanarak en büyük hissedarı olan bu Avusturya bankasını kuranlar kimlerdir? Şekerbank ihalesi sırasında da ÖİBnın danışmanlığını yürütmekte midir?
9-İhaleyi kazanan konsorsiyumdaki Troika Dialogun başında bulunan isim olan Ermeni işadamı Ruben Vardanyanın yalan ve sahte, sözde Ermeni soykırım savlarına destek verdiği bilinmektedir. Ülkemizin ve ulusumuzun saygınlığını zedeleyen, asılsız savlarla dünyanın hemen her yerinde Türk karşıtı eylemlere destek veren, hatta düzenleyen böyle bir TÜRK DÜŞMANIna bu ihaleye katılım izni nasıl verilmiştir?
10-Aynı zamanda Kurtuluş Savaşımızda Ruslarla, Fransızlarla, İngilizlerle ve Amerikalılarla birlikte hareket ederek bizleri arkadan vuran Hınçak Partisini kuran Maro kod adlı Mariam Vardanyanın torunlarından olan Ruben Vardanyanın ülkemizdeki hükümet yöneticilerinden kimlerle ve ne şekilde ticari ve siyasi işbirlikleri vardır? Bu birliktelikler yasal mıdır? Yasal olsa da etik midir?
11-İhaleyi kazanan konsorsiyumdaki firmaların sahipleri ve büyük hissedarları Ermeni, Rum, Amerikalı ve Yahudilerdir. Bunları bir araya getiren ortak amaç nedir?
12-Yukarıda araştırdıklarım ve yazdıklarım doğrultusunda Petkimin özelleştirilişindeki ana amaç nedir? Uluslararası piyasalardaki yıllık % 3-5 arasında değişen ortalama banka ve kredi faizleri, yılık % 5-10u geçmeyen yatırım gelirleri açısından bakıldığında Petkimin arsa fiyatının bile altında satışı ne derece mantıklıdır, ne kadar kârlı bir satıştır?
13-Yıllık kârı yüzlerce milyon değerinde olan Petkimin sadece birkaç yıllık kârı karşılığında satışı hangi basiretli tüccarın, hangi pazarlayıcının mantığıyla bağdaşmaktadır?
14-Ülkemiz için stratejik öneme sahip olan böyle bir kuruluşun satışı askerî ve sivil güvenlik açılarından uygun mudur? Olağanüstü durumlarda ve savaş durumlarında askerî ve sivil araçlar ile petrol ürünleri kullanan resmî ve sivil birçok kuruluş bu gereksinimlerini nereden ve ne şekilde sağlayacaklardır?
15-Ülkemizde tekel durumunda olan böyle bir kuruluşun satışı haksız rekabete, hızlı fiyat artışlarına neden olmayacak mıdır? Bununla ilgili tedbirler alınmış mıdır?
16-Ülkemiz son yıllarda petrol ve doğal gaz boru hatları sayesinde dünyanın en büyük enerji kapılarından biri olurken böylesine önemli ve geleceği aydınlık olan bir sektörde Türkiyenin ya da Türk firmalarının geleceği neden karartılmakta, yabancılara bu olanaklar altın tepside sunulmaktadır?
17-Seçimlere 3 hafta kala yapılan bu ihale hükümetin giderayak ülkemize bir büyük kötülük daha yapmak isteyişi değilse ne ile açıklanabilir? Görev süresi dolmak üzere olan hükümet ve ilgili birimleri böyle bir ihaleyi yapmakta yetkili midir?
18-Rekabet Kurulu, Meclis, Yüksek Yargı Organları ve diğer ilgili ve yetkili kurum ve kuruluşlar bu satışta görevlerini yapmışlar ya da yapacaklar mıdır?
Saygılarımı sunar, AMPUL ışığında değil, GÜNEŞ ışığında aydınlık günler dilerim.
Yılmaz ÖRMECİ/KÖKTÜRKLER
Antalya, 13 Temmuz 2007