TÜRKMEN BARAJI-TELAFER
Fuat Türkmen
Köktürkler Platformu-Antalya
TÜRKMEN BARAJI -TELAFER-
Irak Anayasası Şiiler ve Kürtlere yarayan bir anayasadır. Türkmenler nüfus bakımından 3. unsur olmasına rağmen bu anayasada yer almamışlardır.bu anayasa ile Kerkük Türkmenlerden alınıp Kürtlere teslim edilmiştir. Kerkükü Saddam 35 yıl Araplaştırmak için uğraştı, başarılı olamadı. Ama Amerika 3 yılda Kerkükü Kütleştirmeyi başardı(!). bu oyunu Erbilde gerçekleştirmişlerdi, şimdi de Telaferde aynı oyun oynanmaktadır.
Telafer, Irakın 18 eyaletinin 10undan daha fazla nüfusa sahip olmasına rağmen, sırf Türkmen nüfusa sahip olduğu, Saddam tarafından il olması gerekirken, ilçe olarak bırakılmış bir beldedir. Dünyanın en fazla nüfusa sahip ilçesi durumundadır. Telafer yarı Şii, yarı Sünni Türkmenlerden oluşur ve aralarında hiçbir mezhep kavgası olmayan bir Türkmen şehridir. Türkiye ve Suriye ile sınır komşusudur. Türkiyeye 70 kilometre uzaklıktadır. Bölge önemli tarım arazileri barındıran ekonomik potansiyel güce sahiptir. Tahıl ürünleri açısından bütün Irakı tek başına besleyebilecek kapasitededir.
Irakın işgalinden sonra bölgenin stratejik önemi daha fazla ön plana çıkmıştır. Telaferin Kürtleştirilmesi, Kürtlerin BÜYÜK KÜRDİSTAN Projesine kolaylık sağlar. Çünkü; Suriye Kürtleri ile Türkiye ve Irak Kürtleri arasında sadece Telafer Türkmen olduğu için engel teşkil etmektedir. Türkiyenin de Irak Türkmenleri ile tek bağlantısı Telafer sayesinde sağlanabilir.
TÜRKMENİN EMPERYALİZME KARŞI ŞANLI DİRENİŞİ
Telafer Türkiye için önemli bir BARAJdır. Baraj yıkılırsa Türkiye de sel altında kalır. Bu durumda Irak Türkmenleri ve Türkiye olumsuz etkilenir.
Türkiye bu koşullar altında ne yapmalıdır?
P.K.K ve Irak hassasiyetimiz konusunda dalga geçen A.B.D.ye karşı, Türkiye Habur sınır kapısını kapatarak lojistik desteğini kesmelidir. Hatta Telaferden ikinci bir sınır kapısı açarak, kendisine daha güvenli ve güçlü bir konum sağlamalıdır.
P.K.K. ve A.B.D. desteği ile Talabani ve Barzani işbirliği ile haşhaş ekimi ve eroin üretimi bakımından dünyanın en önemli illegal gücü ve merkezi durumuna gelmiştir. Buradan Avrupanın ve dünyanın diğer ülkelerine sevk yapılarak büyük bir ekonomik güç sağlanmaktadır. Bu sevkin ülkemiz üzerinden yapılması engellenmelidir.
Türkiye Talabani ve Barzani arasında arabuluculuk yapmaktan da vazgeçmelidir. Hatta diğer Kürt aşiretleriyle daha olumlu ilişkiler gerçekleştirilmelidir.
Kısacası Türkiye kendini koruyacak ve menfaatini kollayan, ön plana çıkaran, MİLLİ bir politika üretmelidir.
İŞGALCİLERLE İŞBİRLİĞİ YAPMAYAN TÜRKMEN NAMUS VE ŞEREF SINAVINDA DİĞER TOPLULUKLARA DERS VERİYOR
Türkmenler de kendi içlerinde benliklerini, kültürlerini ve menfaatlerini korumak için örgütlenmelidirler. Bu örgütlerin Türkiye ile diğer Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları ile 6 ayda bir KURULTAY yapmaları sağlanmalıdır.
BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU.......!
25.06.2007
Fuat Türkmen
TÜRKMENELİNİN GERÇEK TARİHİ
Türk Kurtuluş Şavaşı sonrası Lozan konferansında ve bugün Türkiyenin Musul-Kerkük Vilayeti yani Türkmeneli ile ilgili olmasının ana nedeni Türkmen soydaşlarımızdır.3 milyonluk nüfuslarına karşın hem Baas Arap milliyetçiliğinin yönetimde oldğu dönemlerde Irak rejimleri tarafından yok sayılan ve asimile edilmek istenen Türkmeneli biz Türklerin ve Türkiyenin soy ve ailevi sorumluluk alanımız içindedir.Mezopotamya tarihine baktığımızda Sümerler ve Turukkular gibi Öntürk boylarının gelip yerleşip kültür ve inançlarımızı taşıdığı bu bölge Altıbin yıllık bir Türk geçmişine sahiptir.Başka kavimlerin ve otokton halkların yörede sahip olduğu hakimiyet dönemleri dışında egemenlik burada daima Öntürk boylarının olmuştur.Bu tarihsel geçmişleri ilebugün Türkmenelinde yani Kuzey Irakta yaşayan Türkmenler köklü bir geçmişe sahiptir. Osmanlılar döneminde yönetimde oldukça etkili olan Türkmenler, bölge halkının yetenekli ,eğitimli,zanaatkar ve aydın insanlarını oluşturmaktadır.Türkmenler bölgenin en kültürlü halkı olmalarına karşın daima baskı ve zulme maruz kalmışlardır.
Türkmenelinin coğrafi konumu, Türkmenlerin yaşadıkları bölgelerin çoğunlukla Kürt bölgeleri ile içiçe olması, bir yandan petrol zengini olan Kerkükteki nüfus ağırlıkları ve diğer yandan da Kerkükün ulaşım açısından stratejik bir konuma sahip olması, Türkmenler için hem risk taşımakta onları hedef yapmakta,hem de iyi bir avantaj sağlamaktadır.
Türkmenler tarihsel süreçte Türkistandan Tanrı Dağlarının eteklerinden gelen esas Türk kavmidir. Türkmen adı MS 11. yüzyıldan bu yana kullanılmıştır.Önce Farsça olan Türkmanend kelimesi zaman içinde Türkmene dönüşmüştür. Bu şekliyle de Fars tarihçisi olan Kalgırdizinin kitabında yer almıştır. Ayrıca Abu El-Fazıl El-Behkıy, Oğuz anlamına gelen Türk ifadesini tüm yazılarında kullanmıştır.Tarihçi Ebu Sait, Türkmenlerin, Selçukoğulları Döneminde Anadoluyu fetheden Türklerin Bayındır olduğunu yazmaktadır.Ona göre, Mezopotamya ve Horasanda yerleşip İslamın hem Sünni hem de şii mezhebini seçen ve daha sonra Anadolu, Irak ve Ortadoğu devletlerine akınlar yapan Türkmenler, Oğuz Türkmenlerindendir. Türk boylarının en büyüğü olan Oğuzlar, tarihte en büyük imparatorluk sayılan Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğunu kurmuşlardır.Ancak Türkmeneli coğrafyasına 6.yy.da gelen nasturyan Türkmenlerde mevcuttur.Bunlar Göktürk imparatorluğunun dağılmasından sonra Türkistana gelen Süryani rahipleri belli sayıda Türkmen ve Uygur Türkünü Doğu hiristiyan kilisesine bağlıyarak hiristiyanlaştırmışlardır.Bu hiristiyan Türkmenler dini ibadetlerini kiliselerde Türkçe yapmışlardır.
Bölgenin tarihi günümüzden 6000 yıl öncesine kadar gitmekte olup bölge Sümerler ve Turukkular gibi Öntürk boyları tarafından iskan edilmişti. Tarihin çeşitli dönemlerinde Gökoğuzlar, Pelasg Türkleri, Messaget Türkleri, Mitanni öntürk boyu, Ogur Artuklar/Urartular, Hunlar, Hazarlar gibi Türk boylarının yerleşimine açık kalmıştır. 8. yy dan itibaren Abbasi Halifesi Harun Reşit in kendi muhafız birliğini oluşturması ve 1040 yılında ki Dandanakan savaşından sonra bölge yoğun olarak bu sefer islamiyeti kabul etmiş Türk boyları tarafından iskan edilmiştir. Selçuklular, İlhanlılar, Karakoyunlular ve Akkoyunlular döneminde ise doruğa ulaşmış ve bölgede günümüzün Güney Doğu ve Doğu Anadolu su dahil Tüm Mezopotamya ve Suriye yi içine alarak İskenderun körfezinden hazar denizine kadar olan bölgede Akkoyunlu Türkmenleri tarafından Turkiya Devleti kurulmuştur. Başkenti Diyarbakır olan bu devletin çekirdeğini Bayat, Bucak ve Bayındır Türkmenleri ile Artukoğlu ve Akkoyunlu atabeyleri oluşturmaktaydı. Yukarıda belirttiğimiz bu coğrafyada Türkmen nüfusu %90 lara varmaktaydı. Ancak 1473 yılında yapılan talihsiz bir savaşla Osmanlı Akkoyunlu-Turkiya Devletini Sırp ve Kürt Şeyhlerinin yardımıyla yıkmıştır. Bu savaş sonucunda Osmanlı yöresel Kürt Şeyhlerinin talebi üzerine Türkmen nüfusun 3/2 sini önüne katarak Batı İran Tebriz ve Hemedan civarına sürmüştür. Bu zoraki sürgün sonucu adı geçen Güney Doğu Anadolu Suriye ve Kuzey Irak bölgelerinde demografik yapı birden bire değişerek avantaj Arap ve Kürtlerin eline geçmiştir. Hatta bu savaş sonrası Turkiya- Akkoyunlu Devletinin başkenti Diyarbakır da hiç b.ir Türkmen bırakılmamış Kent Kürt Arap, Ermeni, Süryani ve diğer azınlıklara teslim edilmiştir. YANİ KISACASI ADI GEÇEN GÜNEYDOĞU ANADOLU, KUZEY IRAK VE SURİYE TOPRAKLARI ÖZÜNDE BUGÜN BATI İRAN DA TEBRİZ, LENKERAN, HAZAR DENİZİ VE HEMEDAN ARASINDA YAŞAYAN VE BUGÜN İRAN AZARBEYCANI OLARAK İSİMLENDİRİLEN BÖLGEDEKİ TÜRKLERİN TOPRAKLARIDIR.
Yukarıda belirttiğimiz gibi 6000 yıllık tarihsel süreç içerisinde diğer Türk boyları gibi tek tanrıya inanan Öntürk boylarından Sümerler ve Turukkular da TENGİR olarak isimlendirilen tek yaradan tanrıya inanan Türkler coğrafi konum ve siyasi ilişkiler nedeniyle belirttiğimiz gibi Sünni, Şii ve Alevi İslam mezheplerine yoğun olarak girmelerine rağmen Kerkür civarında Hıristiyan Türkmenlerin sayısı 30.000 civarındadır. Türklüklerini Dil, Irk ve Kültürlerini yitirmemiş olan bu Hıristiyan Türkmenler ibadetlerini Şaturlu daki kırmızı kilisede ve Yeni Kerkük te Mor Yusuf isimli Kiliselerde yapmaktadırlar. Diğer Müslüman Türkmenler tarafından GAL Gavuru olarak isimlendirilen bu Türkmenler Kulüpleri, İlkokulları ve İbadethaneleri ile zulme uğramış ve sürgüne gönderilmiş olup ya Süryanilerin arasına karışmışlar ya da başka ülkelere göçmüşlerdir. Ayrıca bu Türkmenlerin bir kısmı İran sınırları içerisinde bulunan Güney Azerbaycan da bulunmaktadırlar. Hıristiyan Türkmenler en parlak dönemini Cengizhanın oğlu Ödeğeyin eşi Turakina ve Kuyukhan döneminde yaşamışlardır. Kuyukhan da onlar gibi Doğu Kilisesine bağlı Hıristiyan olmuş ve Kuyukhanın mezarı Urumiye Gölündeki Koyundağı adasına yapılarak burası Hıristiyan Türkmenlerin ziyaret yeri haline getirilmiştir. Tarihçi Bertold Süryani, Keldani ve Nasturilerin içerisinde Yüzlerce Türk Boyu nun insanlarının olması ihtimalinin çok yüksek olduğunu ve bugünkü Süryanilerin Türklere akraba Türko-Semit etnik yapısına sahip olduklarını söylemektedir.
Bu durumda Türkmeneli coğrafyası aslında İskenderun körfezinden van gölü ve hazara kadar uzanan ve kuzeyş Mezopotomyayı içine alan bir sınıdr çizmektedir. Ve bu sınırın tarihsel etnik gerçeği Proto Türk etnik yapısıdır. Bu gerçeği hiç kimse göz ardı edemez.
Türkmen adı hakkında birbirinden ayrı birçok görüş ortaya atılmıştır. Tarihçi Ebu Fidaya göre bu ad, Türkmenlerin İslamı kabul etmesinden sonra doğmuştur. Türkmenlerin bu adı almasının nedeni, Horasan ve Mezopotamya Türklerinin Müslüman olduktan sonra tercüman diye adlandırılmalarıdır.Türkmen adı Türk ve menem kelimelerinin birleşimi olduğu da ayrı bir savdır.Ancak akla en yatkın olan Arapçada TÜRKLER anlamına gelen TÜRKMEN dir.
Tarihçi Derbülü, Oğuzhana mensup olan bazı oymaklar Horasanın batısına göç ederek orada yerleşti ve babaları döneminden kalan sert şiveyi kullandıklarından dolayı Horasan halkı tarafından Türke benzer adını aldılar demektedir. Tarihçi Dr. Faruk Sümere ait bir görüş de, MS 10. yüzyılda İslam devletleri ile ticari ilişkiler sonucu Müslüman olan Oğuz oymaklarının çoğuna Türkmen adı verildiğidir. Bu ad geliştirilerek iki çağdan sonra Oğuz adı yerine kullanılmıştır. Türk tarihçisi Yılmaz Öztunaya göre ise, Müslümanlar Türkmen adını Müslüman Oğuz Türklerine vermişlerdir. Ayrıca bu kelime MS 11. yüzyılda Oğuz adının eş anlamı olarak göçebe Oğuz kabilelerine de verilmiştir.
Kısacası Türkmen kelimesinin Türklerin İslamiyeti kabul etmelerinden sonra Oğuz boylarına verilen genel bir isim olduğu konusunda pek çok tarihçi hemfikirdir. Bu kelimenin Müslüman Türkleri ifade etmek için kullanılması, Kuzey Iraklı Türkler ile Anadolulu Türkler arasında hiçbir fark olmadığını gösteren önemli bir gerçektir.
Türkmeneli Türkmenlerinin ortaçağdaki tarihsel süreçleri
Müslüman Türkmenler ilk olarak Iraka büyük topluluklar halinde göç etmişlerdir. Bu Göç Horasana vali olarak gelen Übeydullah Bin Ziyat döneminde 676 yılında gerçekleşmiştir. Übeydullah Türkmenlerden 2000 okçu ve savaşçı seçip Iraka göndererek Basrada yerleşmelerini sağlamıştır. Bu savaşçıları da Übeydullah, Basradaki Irak limanına yapılan dış saldırılar ve Yemende isyan eden oymakları bastırmak amaçları ile kullanmıştır.
Bundan sonra Iraka Türkmenlerin Türkistandan göçleri askeri nedenlerden dolayı devam etmiştir. Zamanla Irakta yerleşip ticaret, sanayi, ziraat ve siyaset hayatına girmişlerdir. İşlerinde emanet ehli ve dürüst olan Türkmenler, Emevi Devletinin ilgisini çekip büyük bir kısmı orduda önemli görevlere gelmiştir. Bu sayede de Türkmenler, Emevi Döneminden bu yana Irak ve Arap tarihinde önemli bir rol almıştır.Emevilerin ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ nedeniyle zor günler geçiren Türklerin bir kısmı Sünni ve bir kısmı da şii mezheplerini seçmişlerdir.Diğer bir kısmı da tepki olarak Türk-Şamanist özellikleri de içinde barındıran bir Türk Aleviliği yaratmışlardır. Abbasi Döneminde de bu etkinlikleri sürmüştür. Halife Ebu Cafer El-Mansur, Bağdat şehrini yapıp devletine başkent olarak tanıdıktan sonra, Türkmenlere de özel araziler tahsis etmiştir.
Bu gerçekler, Osmanlı fetihlerinden yüzyıllar öncesinde de Irakta önemli bir Türkmen varlığı bulunduğunu göstermektedir. Bölgenin Osmanlı idaresine girmesinden sonra ise Türkmen nüfusu ve etkinliği daha da artmıştır. Osmanlı seferi ile çok sayıda Oğuz Türkü Iraka girmiş ve yerleşmiştir. 1638 yılında IV. Muratın Bağdat seferinin ardından kent, Emevi idaresinden çıkarılmış ve Osmanlıya sadık olan Türkmenler buraya yerleştirilmiştir. Yeni gelen Türkler ve eskiden burada olan Türklerle aynı yerde yerleşip kaynaşmışlar ve böylece Irakta tek bir Türkmen etnik grubu oluşmuştur.BUGÜN SÜNNİSİ,Şİİ Sİ,ALEVİSİ,HİRİSTİYANI İLE TÜM TÜRKMENLERİ KUCAKLAMAK VE TÜRKLÜĞÜN BÜTÜNÜ OLARAK KABUL ETMEK TÜRKÇÜ-MİLLİYETÇİLİĞİN GEREĞİDİR.ÇÜNKİ TÜM TÜRKMENLER BİZİM KANIMIZ CANIMIZDIR.ONLARIN HANGİ İNANÇTAN OLDUĞU SORUN OLMAMALIDIR.!AKLIN VE MANTIĞIN YEGANE YOLU BUDUR!
Türkmenlerin bölgedeki Emmoğulları Kürtler ve yabancılar olan Araplar ,Ermeniler ve Süryani kökenli halklarla her zaman dostane ve barışçıl olmuştur. Bunlar Osmanlı yönetiminde geçen asırlar boyunca barış ve huzur içinde yaşamıştır. Bölgede huzursuzluklar, çatışmalar ve baskılar ise, Osmanlı yönetiminin yıkılmasının ardından başlamıştır.
Irakta Türkmenlerin Durumu
1.Dünya savaşında Irak komutanı olan ve Bağdatta bulunan Türk kahramanı Süleyman Askeri Bey,yanlış bir kararla İslam Birliği adı altında Türkmen-Türkler ve Arap ve diğer unsurlardan bir ordu teşkil ederek İngilizleri yeneceğini düşünmüştür.Ancak Basraya doğru hamle yaparken yanındaki Arap ve diğer Müslüman unsurların İngiliz altınını tercih ederek İngiliz saflarına geçmeleri ve Türk-Türkmen ve Emmoğlumuz Kürtlerin yalnız kalarak İngilizlere karşı Bağdatı kaybetmesi üzerine *Dini birlik yok Soy birliği vardır.Ben hata yaptım* diyerek intihar etmesi ibret vericidir.
Osmanlının Musul vilayetinin İngiltere tarafından haksız bir biçimde Türkiyeden alınması, Türkmenlerin Anadoludan kopmalarıyla sonuçlanmıştır. Bunun sonucunda giderek daha fazla Baas-Arap milliyetçiliği temelinde tanımlanan bir ülkede azınlık durumuna düşmüşlerdir.
Türkmenler, Kerkükte nüfus açısından önemli bir paya sahiptir.
Resimlerde Kerkük Kalesi görülüyor.
1925te ilan edilen anayasada hiçbir etnik gruptan söz edilmediği gibi Türkmenlerden de söz edilmemiştir. Ancak 1932de Irak devletinin İngiliz mandasından çıkarak bağımsızlığını kazandığı günlerde Irakın Milletler Cemiyetine verdiği beyannamede; Irak Türkmenlerinin haklarının korunacağı, varlıklarının tanınacağı, kendi dillerinde eğitim yapmalarına izin verileceği, Türk dilinin Türk bölgelerinde resmi dil olmasının ötesinde, bu bölgelerde görev yapacak memurların mümkün olduğunca Türk kökenli olacağı konularında güvenceler verilmiştir. Çeşitli değişiklikler geçiren bu anayasa, krallık rejiminin yıkılması ve cumhuriyetin kurulması ile yerini 1958 Anayasasına bırakmıştır. Yeni anayasa Irakı bir yandan Arap anavatanının bir parçası, diğer yandan ise Arapların ve Kürtlerin vatanı olarak gösterirken anayasada Türkmenlerden söz edilmemiştir.
Ortadoğu asırlar boyu devam eden bir istikrar, barış ve huzur dönemi yaşamıştır. Bölgede huzursuzluklar, çatışmalar ve baskılar ise, Osmanlı yönetiminin yıkılmasının ardından başlamıştır. Dünya basınının en önde gelen gazete ve dergilerinde de bu gerçeği doğrulayan haberlere rastlamak mümkündür.
Irakta 1925 yılında çıkan ilk anayasa Kürtçe, Arapça ve Türkçe olarak basılmıştır. 1950 yılında hükümet, okullarda Türkçe dilinin kullanılmasını azaltmaya başlamıştır. Daha sonra 24 Ocak 1970 tarihinde resmi bir kanunla ilkokulda Türkçe eğitim yapma kararı aldıktan bir yıl sonra aynı hükümet, aynı kararı yok sayıp okulları kapatarak Türkçe ile eğitim yapmayı yasaklamıştır.
Türkmenlerin en kötü dönemi ise, Irak halkının diğer unsurları için de son derece korkunç bir devir olan Baas iktidarıdır. Saddam Hüseyinin kanlı rejimi ile özdeşleşen bu iktidar boyunca Türkmenler büyük baskılara maruz kalmıştır. Bazı liderler tutuklanıp yargılanmış ya da suni yargılarla hapiste yatmışlardır. Irak hükümeti devamlı olarak Türkmen nüfusunu azaltmaya çalışmıştır. Dolayısıyla şimdiye kadar Türkmen nüfusunu tespit eden tarafsız bir sayım yapılmamıştır. 1957 yılında yapılıp sonuçları 1959da açıklanan sayımda Iraktaki Türkmenlerin sayısı yaklaşık 567.000 kişi olarak tespit edilmiştir. Bu, tüm Irak nüfusunun yaklaşık %10unu oluşturmaktadır. Ama Irak Hükümeti her türlü yolu deneyerek bu gerçeği saklamaya çalışmıştır.
Milliyetçi Arap-Baas cıların Nüfus Oyunları
Bugüne kadar Irakta yayınlanan bütün istatistiki bilgiler, Bağdattaki Arap milliyetçisi rejimin asimilasyonist tutumu gereğince gerçek dışı rakamlardan meydana gelmiş ve Irakta yaşayan Türkler %2lik bir oranla gösterilmiştir. Dolayısıyla yabancı araştırmacılar yayınladıkları eserlerinde ve özellikle ansiklopedilerinde hep bu yanıltıcı kaynaklara dayanmışlardır. İşin en ilginç yanı ise Türkmen nüfusu üzerindeki hesapların ustaca yapılmamış olmasıdır. Irak Planlama Bakanlığının yayınlamış olduğu bilgiler ışığında, yönetimin iddialarını basit bir matematiksel hesapla çürütmek mümkündür. Irak Türkmen Cephesinin bir yayınında bu konuda şunlar yazılıdır:
Gülkent Parkı, Erbil
1981 yılı istatistik tahminlerine göre 1.227.025 nüfuslu Musul, 402.067 nüfuslu Selahattin, 567.957 nüfuslu Kerkük, 637.778 nüfuslu Diyala ve 632.252 nüfuslu Erbil gibi Türkmenlerin bulunduğu vilayetlerin nüfus toplamı 3.467.269dur. Aynı tahminlere göre Irakın toplam nüfusu 13.669.689dur. Irakta yayınlanan kaynaklarca Türk nüfusun %2lik bir nispet ettiği iddia edildiğine göre, bölgede bulunan 3.467.269 nüfusun sadece 273.393ü Türktür ki, bu da bölgeye göre %7.88lik bir oran demektir. Yani Irakın Türklerle meskun vilayetlerinde her 100 kişiden ancak 8i Türktür anlamına gelir. Ancak bölge gezildiği zaman bu rakamın gerçeklerden ne kadar uzak olduğu hemen göze çarpmaktadır. Hatta bazı vilayetlerde bunun tersini iddia etmek daha doğru ve daha mantıklı olur. Ayrıca 1960a kadar Kerkük nüfusunun %95inin Türk olduğu bilinmektedir. Ancak daha sonra güdülen Araplaştırma politikası nedeniyle on binlerce Arap ailesi Kerküke yerleştirilmiştir. Bunun yanısıra Kürtlerle meskun civar illerdeki köylerin yıktırılması, Kürtlerin de Kerküke göç etmelerine neden olmuştur. Dolayısıyla 1980li yıllarda Kerkükteki ezici Türk yoğunluğu zedelenmiş ve %95lik oran %75e düşürülmüştür.
1957 Krallık Döneminde yapılan sayımda Irakta 500.000 Türkmenin yaşadığı belirtilmiş ve 1959da yayınlanan sayım verileri, sayılarının 567.000 olduğunu göstermiştir. Iraktaki yıllık nüfus artış hızı, yapılan hesaplamalara göre %3.296dır. 1959 yılını baz alarak bu verilere göre 1994 yılında Irakta yaşayan Türkmen sayısı ise: n P1 = P0 ( 1+t) 35 P1 = 567.000 (1+0.03296) P1 = 1.764.029 olarak bulunur, bu da Irakın iddialarını başka bir yöntemle çürütmektedir. Dolayısıyla, Irakta gelmiş-geçmiş iktidarlar ve özellikle Saddam Hüseyinin baskıcı rejimi her ne kadar Türk nüfusunu gizlemiş ve az göstermiş olsa bile, Kerkük, Erbil, Musul vilayetleri, Selahattin ile Diyalanın ilçe ve köyleri ile Bağdatta yaşayan 300.000 civarındaki Türkmen nüfusunun en düşük rakamla iki milyonun üzerinde olduğunu ispatlamakta ve açıkca göstermektedir.
Türkmenlerin Yerleşim Bölgeleri
Irakta Altı bin yılı aşkın bir zamandan beri varlık gösteren Öntürkler ve Türkmenler, ülkenin kuzey ve orta bölgesinde yaşamaktadırlar. Türkmenler günümüzde Musul, Erbil, Kerkük, Diyala ve Selahattin illerinin sınırları ile başkent Bağdatın birkaç mahallesinde de bir şerit boyunca yayılmış bulunmaktadırlar.
İngiliz İhtilali sırasında Erbilin siyasi valisi olan W. R. Hay, bölge hakkında yazdığı bir kitapta şöyle demektedir: Belli bir şerit üzerinde bazı şehirler vardır. Bu şehirlerde yerleşik vatandaşlar Türkçe konuşurlar. Bu şerit, çoğunluğu Kürt olan bölgeyle çoğunluğu Arap olan bölgeyi birbirinden ayırır. Kerkük, Türklerin yoğun olduğu merkezdir. I. Dünya Savaşından önce nüfusu 30.000 idi. Şehrin etrafında da Türkçe konuşulan birçok köy vardır.
Kerkük şehri, Türkmenlerin en önemli yerleşim yeri olmasının yanısıra onların sembolü durumundadır. Resimlerde Kerkükten çeşitli görüntüler yer alıyor.
Türkmenlerin yerleştiği bölgeler Irakın kuzeyinin dağlık alanları ile orta ve güney bölgeleri arasındadır. Türkmenlerin yaşadıkları bölge, kuzey doğudan güney batıya kadar bir şerit şeklinde Irakın kuzey batısındaki Telaferden güney doğusundaki Mendiliye kadar uzanmaktadır.
1- Kerkük: Kerkük şehri, Türkmenlerin en önemli yerleşim yeri olmasının yanısıra onların sembolü durumundadır. Dünyanın en önemli ansiklopedik kaynaklarının başında gelen Encyclopedia Britannica, Kerkükü tarif ederken şehrin nüfusu Türkmen, Arap ve Kürt soyundan insanlardan oluşur demekte, yani Türkmenlerin en önemli etnik grup olduğunu kabul etmektedir.
Kerkük tarihte Kerhini ve Kerhine adlarıyla da anılmıştır. İslam tarihine de gÖçün 5. yüzyılında girmiştir. Kerkük adı ise Türkmenlerin Irakta kurduğu Karakoyunlu Devleti döneminde, başka bir deyişle Hicretin 7. yüzyılında tanınmıştır.
2- Erbil: Erbil şehri Türkmenlerin eski yerleşim merkezlerinden biridir. Irakın kuzeyinde bulunan Erbil, kuzeyden Türkiye ve doğudan da İran ile sınırlıdır. Erbil şehri altın çağını 1190-1223 yılları arasında Sultan Muzafferettin Kukebri döneminde yaşamıştır. 1438 yılında da Türkmenlerin kurduğu Karakoyunlu Devletinin yönetimine girmiştir. Türkmenler sayı olarak Erbilde çoğunlukta olmalarına rağmen şehrin etrafındaki Kürt köylerinden göçler nedeniyle zamanla ikinci duruma düşmüşlerdir.
Irakın kuzeyinde bulunan Erbil şehrinden çeşitli görüntüler
3- Selahattin: 1976 yılına kadar kentte Türkmenlerin varlığının bulunmadığı söylenmektedir. Ancak Kerkük şehrinden Tuz Hurmatu ve El-Beyyat köyleri, 1976da kurulan Selahattin kentine idari olarak dahil edilmiştir. Şu anda Türkmenler, Tuz Hurmatu ve El-Beyyat köylerinde yaşamaktadırlar.
4- Musul: Irakta ikinci büyük kent sayılan Musul, önemli merkezlerden biridir. Musul da bir Arap ve Irak Türk şehridir. Nineva olarak da bilinen doğu Musulda 250 bin Irak Türkü yaşamaktadır. Türkmenler, Türkiyeden 70 km uzaklıkta olan Musulda kuzey ve kuzey batıya uzanan hatta, Telaferin doğusundan ve Sincarın güneyinden başlayarak yerleşmişlerdir. Musulun merkezi ve çevresinde yaklaşık 70 köyün bulunmasının yanısıra, bölgede Şebekler olarak bilinen 50 köy daha yer almaktadır.
Musuldan çeşitli görüntüler
5- Telafer: Türkiyede genelde ismi az duyulan, az bilinen Telafer, aslında Türkmenler için çok önemlidir. Telaferin nüfusu neredeyse tamamen Türkmenlerden oluşur. 300.000 Türkmenin yaşadığı Telafer, Musul iline aittir ve dünyanın en büyük ilçelerinden biridir. %92si Türk olan ve 200den fazla köyü bulunan Telafer, Musuldan 70 km uzaklıktadır. Telaferde, El-Beyat, Alabay, Seyitler, İlhanlılar, Muratlı, Şeyhler, Babalar, Çulaklar, Çelebiler gibi önemli Türkmen aşiretleri bulunmaktadır.
1947 istatistiklerine göre Irak Türklerinin %54ünün kentli oldukları ortaya konulmuştur. Bu da bize Irak Türklerinin Irakın en aydın kesimini oluşturduğunu gösterir. Kerkük, Musul, Erbil, Altın Köprü, Hanekin ve Bağdat gibi yerlerde yaşayan bazı Türkmenler, ticaret ve küçük sanatlarla meşgul olup, bazıları çeşitli ticarethaneler açmıştır. Bazıları çinicilik, nakkaşlık, hattatlık, terzilik, marangozluk gibi yaygın mesleki alanlarda çalışmışlardır. Irak Türkleri gerek Osmanlı döneminde gerekse daha sonra gelen yönetimler zamanında da memuriyet görevlerinde bulunmuşlardır. Irak Türklerinin çalışan nüfusunun çoğunu memurlar oluşturmaktadır. Ancak 1980den sonra, özellikle de 1991den sonra memur Türkmenlerin çoğu, görevlerinden uzaklaştırılmıştır.
BUGÜN İSE ABD İŞGALİ ALTINDA NÜFUS DAİRELERİ TALAN EDİLEREK İSTATİSTİKLERİ YAKILMIŞ VE HARAP BİR DURUMDAKİ IRAK İÇİNDE TÜRKMENLER YAŞAM SAVAŞI VERMEKTEDİRLER.
CANIMIZ VE KANIMIZ İLE SOYDAŞIMIZ OLAN BU TÜRKMENLERİN BÜTÜNÜNE YARDIM ETMEK VE GAVİM GARDAŞ OLARAK ONLARIN YANINDA OLMAK TÜRKÇÜ-MİLLEYETÇİ OLAN HERKESİN NAMUS BORCUDUR.
KÖKTÜRKLER
29.11.2007
TÜRKMENELİ TÜRK BOY VE OYMAKLARI
TÜRKMENELİNDEKİ TÜRK OYMAKLARI
BOYLAR AİLELERİ
Irak Türklerinin Milli mücadelesi, tarih boyunca başlayarak, Irak devletini hüküm eden tüm diktatörler, düşmanlar tarafından, her zaman hakları yenilerek çiğnemiştir.
Tarihleri eski çağlara bağlanan Irak Türkleri, Irakın kuruluşundan önce, bu topraklar kendi ana toprakları olarak, buralarda Atabeyler, Devletler, İmparatorlar kurarak, bütün milletler tarafından tanınmışlardır.
Nüfusları dört milyon üstünde olmakla, tek mücadeleleri siyasi, ana kültürel, idari başka milletler gibi, meşru haklarına kavuşmaktır, önceden, Saddam Rejimi Araplaştırma, bugünde Kürtler tarafından Kürtleşme politikasına karşı durarak, yüzlerce aydın, insanlarını, liderlerini demokrasiye karşı şehit vermişlerdir.
Bugünde Türkmenelinde uygulanmakta olan, yanlış politikalar, Irak Türklerinin haklarını yok saymaktadır.
Bu gün önceden olduğu gibi, Kerkük, Musul, Diyaya ve tüm Türkmen bölgelerinde, köylerinde, ilçelerinde milletimize karşı, Amerika, İngiliz, İsrail tüm müttefik güçler tarafından, asimilasyon yok sayma, yok etme, hiç sayma politika sürmektedir.
Irak Türkleri Irakın kuruluşunda, yapımında var oluşunda, çok önemli yerlerde tüm alanlarda, binlerce yıllar önce, Irak devletini hüküm ederek, Türk devleti bu topraklarda kurmuşlardır, artık bugün demokrasi geldi, tüm kıyıcı cellât dikta rejimlerden kurtarmalıyız ve dünyaya ışık tutan Irak Türklerinin ne oldukları bildirmeliyiz.
Bir göz atmış olursak, birçok Arap ve Kürt oymakları boyları, aileleri aslıda tarih boyunca, Irak Türklerinden olmalarına rağmen, bugün kendilerini unutarak Araplaşarak, Kürtleşerek görünmektedirler.
Bir bölüm Araplaşan, tanılan Türk oymaklarından, aile uyruklarından, Bayat, Çadırcı, Deveci, Karakol, Karağol( Karakol), Defterdar, Paçacı, Haydari Şahlı, Nakip, Çelebi ve en çok Bağdatta yaşayan Aile, oymaklar, boylar Türktür.
Bunun yanında bugün kendilerini zorla Kürt sayan, Bacalan, Davudi, Talabani, Berzancinin bir bölümü, Zengene, Caf, Doski, Baranı, Şebek, Pervari, Dizeyi, aşiretlerinin bölgeyle birlikte Türk olduğu öne sürülmektedir.
Irakın kuzeyi bulunan birçok aile, oymaklar eskiden hep Türkmen oymaklarındır.
Kürt Arapların yanında, bugünde Kutsal İslam dinine girmeyin çok sayıda Türkçü Türkmen Kale gâvurları, Türkmen Hıristiyanlar dünyanın her yerinde bulunmaktadırlar. Şamas, Kelebit, İshak, Hürmüz, Şahbaz, Mikail, Kaymaz.
Ve başkaları.
Irak Türkleri Irak, Dünya, İslam, Arap âlemine uygarlığına, kültürüne çok hizmetler vererek, sunarak bilgi kültür alanında, çok sayıda tanılan bilginler yetirmişlerdir, bunlardan Farabi, Beyruni, İbin Sina, Tabari, Selahattin Ayubi, Muzaffer gök Börü, Rahisi, Mahmut Zengi, İbin Kotayba, El Zehabı, El Safidi, Bilgin Taçettin Türkmeni, Şeh Mehmet Abda Mısırlı, Sibit Cüzi, Mukaddesi, Fuzuli, Nesimi, Ahmet Şavkı, Hicri Dede, Ömer Ali, Mustafa Cevat, Buharı ve çok sayıda liderler büyük devlet adamları, siyasetçiler, Din adamları, Ses sanatkârı, şiarlar, Edebiyatçılar büyük Türk milleti yetirmiştir.
Irak Türklerin büyük adamları, şahsiyatları, yazar şairleri ile iftihar ederek, çok sayıda bilgin, şairler dünyaca tanınmıştır, bunlarda Fuzuli, Nesimi, Ahdi, Ruhi, Nevres kedim, Garibi, Hâlız, Safı, Şeyh Rıza, Faiz, Kabil, Haşim Nehit, Ahmet Şavkı, Hicri Dede ve başkaları,
Irak Türkleri olarak, başka milletlerin kültürüne, diline hizmet destek vermişlerdir, buda bir büyük iftihardır Türk milleti için.
Bugün en önemli çözüm Irakta doğrudan demokrasi uygulama, birde tüm Irak milletlerinin haklarını eşit olarak tanımalı, birlikte idari ve siyasi olarak yönetmeli Irakın dengesi olan Irak Türklerine her türlü hakları tanımak ve onlara Irakın yönetmesinde yerler verilmelidir.
Saddam rejimi Arap olmayan tüm Irak halkını, özelikle Türkleri ezmek, yok etmek, onları Irak haritasından silmeye çalışarak, başaramadı, çünkü nereye bakarsanız Irakın genel olarak, oymakları aileleri hep Türk olduğu karşınıza çıkmıştır, Bugünde Kürtlerde Dünya gücüyle, Saddam rejiminin politikası yolunda yürüyerek, Avrupa batı müttefik güçlerden, karşılık güç alarak Türk bölgeleri Kerkük, Erbil, Musul, Diyale, Vasit Celavla ve tüm Türk köylerinin, Kasaba, yerlerini Kürtleştirmeye kalkarak, yerlerin bölgelerin adlarını Kürtçeye çevirmiştir, Saddam rejimi de Arapça etmiştir.
Milletimize inanarak, tüm parti, kuruluşlarımızla, birlikte siyasi alanına katılarak, milletimizin haklarını elde etmeye çalışarak, genel olarak tüm dünya ve Arap dünyasına, istek milli ana tarihsel haklarımızı, bildirerek, tüm gücümüzle varlığımızı kurmalıyız kendimizi tanıtmalıyız.
Bizim millet hiçbir zaman, bölücülük, ayrımcılık yapmadı, kendi toprağını, yurdunu, yerini satmadı, Irak Türkleri Sünni, Şii, Kale gâvuru olarak, birbirine bağlıdırlar, birbirlerine inanmaktadırlar.
Artık Irakın yürütmesine el birliği ile bizler tüm Irak Türkleri olarak, her alanda Kerkük, Musul, Erbil, Diyala, Telafer, Tazehurmatu, Altunköprü, Tuzhurmatu, Kifri, Mendili, Dakuk, Şehraban, Kızlarbat, Kümbetler, Hanekın, Kazaniya, Ömer manda, Aziziye ve başka yerlerimizle çalışmalıyız, hakkımızı kanla almalıyız, birlik, beraberlikle Irakın Türk olan yerlerini topraklarını yönetmeye katılmalıyız.
Irak Türkleri 35 yıldan beri, Saddam Baasçılar devrinde, Askeri, Bakanlık, idari, önemli görevlerde bulunamadı, rejim hep onları yok etmeye çalıştı, dillerini yasakladı, okullarını kaldırdı hiçbir milli, kültürel haklar tanımadı onlara.
Saddam rejim binlerce Türkmen lider, kültürlü bilgili insanları, idam ederek hapishaneye attı. Saddam rejimi düştükten sonra yene haklarımız göz erdi edildi, hiçbir haklar tanınmadı, en normal isteklerimiz, haklarımız gerçekleşmedi.
Geçici mecliste bize yer verilmedi. Bakanlık öteki ilgili devlet içinde, görevler bizlere verilmedi, bu haksızlığa karşı, Irak Türklerinin milli mücadelesi sonsuza dek, devam ederek, özveriliğe katılmakla, tüm istekleri elde edilmeye kanla, canla milli mücadele davamız sürecektir.
Irak Türkleri 9- Nisan 2003 tarihinden, Saddam rejimi düştükten, hiçbir yakma yandırma, öldürme yok etme, tapu nüfus, sayım daireleri çalmadılar talan etmediler, buda gösteriyor ki, Türkler her bir bakımdan milletlerine topraklarına yerlerine bağlıdırlar.
Irak Türkleri her zaman, olduğu gibi, Irakı bölme, parçalamaya kalkmadılar, teröre karşı durdular, Irakın toprak bütünlüğünü, birliğini düşündüler, Türkler Mezhep, ırk ayrımı yapmadılar, her zaman federasyona karşı olarak, Irakı bölme hıyanet saymaktadırlar.
Irak Türkleri kuzeyde, orta, güneyde bile yaşamaktadırlar, çoğunluk olarak Kerkük, Erbil, Diyala, Vasit, Bağdat, Musul, Hilla, Basra ve başka yerlerde yaşamaktadırlar.
Irak Türkleri, hiçbir Irak halkının hakları isteklerine karşı durmadı, Irakta demokrasinin uygulanmasını bir an önce istemeye, çalışarak Türklerin tüm milli ana haklarını, almaya partiler, kuruluşlar kurmaya, tüm düşmanlara, iki gönüllü, yüzlü insanlara karşı vererek, her vatandaşın bir an önce demokrasi yolda, yasaya bağlı olarak, adaletle, her insan haklarını almalıdır düşündüler.
Irak Türkleri vatanları, Iraktan bir parça sayılarak, Türk topluluğundan olarak devlete, hakka, yasaya, saygı göstermektedirler.
Kendi topraklarında, demokrasi altında yaşamayı isteyerek, tüm milli, kültürel barışçı yollarla, hakların onlara tanımaları uğrunda, mücadele etmektedirler.
Irak Türkleri Irakın birliğine, demokrasi, çoğul parti, parlamantor sistemle, insan haklarına saygı göstermekle, yasa uygulamasıyla, Mezhep, ırk, iklim, bölge ayrımı olmadan, tüm milletlerin yerel özelliklerine önem vermekle, tüm Irakın bölgelerinde gelirini, ekonomisini adil bir şekilde, paylaşmalı, ayrımlılık yapmadan.
Irak Türklerin tarihi, kültürü uygarlığı tüm dünya Türkleri ile birleşerek onlarla Din, millet, ırk, kan, dil, uygarlık, tarih bağlığı bulunmaktadır.
Dünya Türkleri, Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Tacikistan, Batı Trakya, Bosna Hersek, Tataritan, Cenin, Colan, Heleb, Lazikiya, Gagavuz, Kızıl deriler, Kosova, Çaçanistan, Tebriz, Güney, kuzey Azerbaycan, Erdebil, Kara bağ, Kerkük, Erbil, Ankara, İstanbul, İskenderun, Adana köy, Filistin Türkleri, Sibirya, Abaza, Kafkasya, Çin Türkleri, Avrupa Türkleri ile kan, ırk, din, bir kültür uygarlık özel önemli ilişkileri bulunmaktadır, tüm dünya Türkleri arasında bir ayrım bulunmamaktadır.
Buda Irak milletini ilgilendirmez, Dünya Türkleri tam olarak, 300 milyonun üstünde olarak Irakın istikrarını toprak, millet birliğine, önem vermeleri saygı göstermeleri, biricik görevlerindendir.
Irak Türkleri, tüm Türk dünyasından, bir parça olarak, Türkiyede Irakın toprak, millet bütünlüğüne önem vermektedir.
Dil birliği en önemli unsurdur. Türkler arasında hiç mezhep, şehir, köy ayrımı olmayarak, Türkler hiçbir zaman ayrımcılık yapmadılar, onları mezhep ayırtmadı, onlar tüm dünya Türklerinin bir parçasıdır, milli davaları için, her şeylerini verdiler adadılar.
Irak Türkleri, Ural Altaylara bağlı olmakla, tüm Arap devletlerinin, dünyanın her yerinde, köy, şehir ilçelerinde, tüm Irakın ve dünyanın her yerinde, toprağında, Türkler bulunmaktadırlar.
Irak Türkleri arasında boy, oymaklar, aile sistemi sürerek Zaho, Telafer kuzeyi Bedre Cesam Zarbatiye uzanarak, Türkler Zaho, Semil, Musul, Nebi Yunus, Devasa, Bab Top, Sincar ilçesinde de Türkler yaşayarak, Türk Yezidi diye tanınmaktadırlar.
Türkler Hamdaniya ilçesi, Karakuş ilçesinde Bayat, Sarılıya, Şebek, Bacalan oymakları yaşamaktadırlar.
Türkler karakol, Aziziye, Vasit orta kesimde, Irakın güneyi, Ayrıca Musul, Dohuk, Erbil, Kerkük, Diyala, Bağdat, Basra, Nasırıya, Hilla Vasit, Ambar, İmara, Kut, Bedre Cesam, etrafında, Bağdatta 900 bin Türk Azami ya, Sefine, Rağbet hatun, Veziriye, İvaziye, Selman bek, Şaib, Baya, Kerede dâhil, Kazımıya, Tel Mehmet, Hey Muntasir, Çadiriya ve Bağdatın başka yerlerinde yaşamaktadırlar.
Irak Türkleri, önceden Tasloca, Bazyan, Dergizin, Süleyman iyenin üçte biri Türk idi. Şimdiye kadar çok sayıda Türkler, Köy sancak, Taktak, Ağcalar, Çimen, Şehrezor, Kara İncir, Çamçamal da yaşamaktadır.
Irakın her bucağın de tanılan Türkmen oymakları, boyları, aileleri tanınmaktadır.
Bugün Bayat Oymakları, Boyları Irakın her yerinde ve Türkiye, Azerbaycan, birçok yerlerde yaşamaktadırlar. Genellikle Türk şehri Kerkük, Musul, Diyala, Bağdat, Hilla, Hamdaniya, Hanekın, Kızlarbat Dakuk, Karatepe, Altunköprü, Kara han ve ona bağlı Topraklar, Türk Bayatların yaşamış oldukları köyler, şehirler, ilçelerden, Abut, Albu hasan, Bastamlı, Çardağlı, çardaklı, Kara naz ve bir bölümleri Basra, Hilla, Karbala, Necef, Bağdat ve başka yerlerde, 1957 Nüfusuna dayanarak, Bayat oymakları Kerkükte nüfusları 19/ 455 ayrıca 1990 yılında yalnız Kerkük şehrinde Bayat oymaklarının nüfusu 300 bini bulmaktaydı.
Bayat oymaklarının, tanılan Türkmen oymakları ile bağlılıkları bu oymaklarla ilişkileri olmuştur.
Pir Ahmetli, İzetdinlı, Allı ballı, Mahmutlu, Faris bekli, Alı Musalı, Abutlu, Zengülü, Sayatlı, Karanazlı, Bir avcılı, Hasa darlı, Kalaylı, Kâhyalı, Keremli, Şuhurlu, Tezekli, Kuşçulu, Kenneli, yaşamış oldukları köylerse Alı saray küçük ve büyük aşağı yukarı, sıdık, sındık, Bastamlı, Pir Ahmet, Adud, Emirli, Sayat, küçük Dombalan dere, büyük Dombalan dere, Albu hasan, Bir avcılı, hasa darlı, Yeşil Tepe, Kara naz, Zengülü, Başa gelen, Çardağlı, taretli, Basas, Babalan, Bablan, yengice, Üç tepe, Kuşçu, Delele, el boğmaz, Süleyman bek, ilancıya, yalancıya, Casım bek, Albu ganam.
Ayrıca Bayat Türkmenleri, Musul, Abaza, Basan, Kara yatağ, Selamiye, Şenif, Şirin han, tez harap, Yarımca, buların tam bağlılığı Türkmen boyu, oymağı Oğuz ile birdir, ve uzantıları Hamadan, Şehrezor ulaşarak, Aslan Türkmeni ailesinden olarak, Emir Kapçak ise, yuvaca beni, tat kızıl başlar Musul, Eymur, emirli, Kerkük, Tuzhurmatu, bu oymaklarla tanınmaktadırlar, Beğdeli, Harben delo, Bayat, Iha adlu, kızık, ucacorlu, koçlu, bicenek, döker, Kınık, Eymur, Bahadırlı, Kara koyunlu, ayrıca Bayat bunlarla tanınmaktadır, bedeli, Salor, Tuzhurmatu, Şebekleri, Salğılar, Beğdeli, Şılamlu, Reşidiye, Şirin han, Selamiye, Olalı, Uçuşlu, Kerkükte ise Ceddu, Telafer de ise bir nadir, çökçelu, Murat oğlu, Muradıya, Bayat abağı, Bacvanlu, Bacvan baç alan, Diyala de ise. Kara ulus ilçesi kara boğa köyü ve tatarlar.
Salihı oymağına gelince Cemil çocuklarından olarak, Kerkük, Musul Diyala da beş köy vardır, Salihli olarak Yağmur, Tatatrlu, habeb, Tatar, be beş kola ayrılmaktadır, Yuva, Bekdıli, Görünür, Mavulu ayrıca Telafer de bulunmaktadır.
Sarılı oymağı ise, Sarılı Erbil, Musul, Kerkükte Kakayı da onlardan bir parçadır, ayrıca Sarılı Türk oymağı Türkiye, ve Azerbaycan da bulunmaktadır, Hıdır, Verdek, Şebek, Kara tepede yaşamaktadırlar.
Bağdatta ise çok sayıda Türk oymakları, Aileleri, boyları yaşamaktadır, bunlardan Yağcı, İzmirli, Urfalı, Bettül, Urfa evi, Zizalı, Erzurumlu, Tokatlı, Çadırlı, Defterdar, Kelamcı, Kazançi, Paçacı, Kaymakçı, Eczanacı, Sabuncu, Arzuhalci, Silahtar, Bayraktar, El Haydarı, El Şehli, Deveci, Muratlı, Özbekli, Çelebi,Arabacı.
Musul da ise Deveci, Sabuncu, Katırcı, Acemler, Ara bağlar, Irak!ı Musullu Mislavu, Sıvamı, Seyitler, Topçu, Silahtar, Özbekler, Alemdar.
Kerkükte ise Iraklı, Tokatlı, Cebbarlı Talabani, Tikriti, Azavi, Oğuz, Hıristiyan Türkmen Kale Gâvuru oymakları, Kere betitler Hindiler, Kıldanı, Şamnas, İshak, Mesih, Cico.
Tanılan Türkmen oymaklarından, Bektaşi, Nakışbandı, dini bir yola bağlı Koca Yakuplar, Kırdarlar, Bedriler, Azeri, Slavlar.
Irak devleti kurulmadan, önce ilk millet olan Türkler, buraları kendi yurtları, toprakları olan anayurt seçerek, ilk millet olarak, uygarlığı yaratarak, büyük İmparator, atabeyler, devletler kurmuşlardır.
Türkler milattan 600–200 yıllarda ataları tarafından, kurmuşladır, Irak Türkleri doğu Türkistan orta asıya, Azerbaycan, Kafkasya doğu Avrupa, Anadolu, Orta doğu ve Irak, İran, Suriyeye dayanmaktadır.
Irak Türkleri çok önemli bir kültür, yüce tarih kaynağı olmakla, çağın en önemli uygarlığı, yüce Türkçülük tarihini yazmışlardır.
Tarihe dayanarak Sümerler Türk oymaklarında olarak, bunun yanında yüzlerce Türk boy, aile oymaklar Irak toprakları Türkmeneli ne dağılmışlardır.
Ayrıca Iraklı Türklerin aile, boy, oymakları Türk dünyasının birçok yerinde görünmektedir.
Irak Türkleri, bu topraklarda, devletler kurmuşlardır, birçok tarih yazarları Irak Türklerinin, Bayat soyu oymaklarından, Boz oka bağlıdır.
Irak Türkleri çoğunluk, Bayat oymaklarından olarak, her dönemde değişik politikalara, acı zorlu durumlara düşmüşlerdir.
Irak Türkleri Türkmenelinin, her bir yerinde uzun çağlardan beri, devletler, İmparatorlar, Atabeyler Irakın kuzeyinde ve güneyinde, Orta kesiminde kurmuşlardır.
İster Amavi devleti, ister Abbasi 750 yılında, Irak Türkleri büyük önde olarak, Kut, Vasit şehirleri en büyük Türkmen şehirleri yerleşim merkezi olarak, birçok Türkmen oymakları Araplaşmışlardır.
Eskiden Vasit ve Basra Türkmen şehirleri olarak tanınmıştır, Basra, Vasit, Bağdat, Samarra Irak Türklerinin, en büyük yoğunluk şehirleri olmuştur.
Irak Türkleri büyük güçlere sahip olarak, politika, devlet, idari alanında yetenekli Deyrezur, Kerkük, Erbil, Süleymaniye kapsayan bu bölgeler, onların ellerindeymiş, 1055 yılında Selçuk döneminde, Iraka giren Tuğrul bey bu ülkenin Türk olduğu görevi görerek, ülkeyi kurtarmıştır.
Böylece Türkmen Selçuklu, Türkmen devleti 1194- 1118 kurulmuştur 95 yıl hüküm sürmüştür, sonradan kuzey Irakta, Atabeyler kuruluşuyla, çok önem taşmaya başlamıştır.
Türkmen devletinin kuruluşu, Türkmen tarihi bakımından, Irakın kuzey, orta bölgelerinde, siyasi, kültürel, imar yapım, kalkınma, bilgi alanında, yününde önemli gelişmeler sağlamıştır.
Osmanlı İmparatorluğu bir Türkmen devleti olmakla, 1118- 1508 yıllarında kuzey Irakta, kurmuş oldukları devletler, Atabeyler şunlardır.
1- Irak Selçuklu devleti.
2- Atabey devleti, Musul Atabeyi
3- Erbil Atabeyi.
4- Kerkük Türkmen Kıpçak Atabeyi.
5- İlhanlı devleti.
6- Celayiri devleti.
7- Kara koyunlu devleti.
8- Ak koyunlu devleti.
9- Safavi devleti
10-Osmanlı devlet
Bu devletler Türkmen oymaklarından ulaşmaktadır.
Bunların yanında, sayıları çok olarak yerleşim alanları, geniş büyük oymak Bayat önde görünmektedir, Irakın her bir yerinde, Bayat oymakları dağılmıştır.
Günümüzde Irakın kuzey, güneyinde, doğusunda, batısında çoğunluk, Bağdat, Hilla, Ambar, Selahattin, Basra da bulunmaktadırlar.
Türkmen kimliklerini kurarak dilleri normal olarak düzen kurmuşlardır, Irakın her bir yerinde oymakların benzerleri her bir yerde Türk dünyasında aynı oymak görünmektedir.
Bu oymaklardan Muratlı: Telafer, Tuzhurmatu, Tazehurmatu.
İlhanlar: Dakuk, Telafer, bir mahalle adı bulunmaktadır.
Sarılar: Telafer, Kerkük, Dakuk, Erbil.
Kasaplı: Telafer, Evgini, Mahlebi, Şirin han, Reşidi ya
Neftçi: Kerkük, Mandallı, Hanekın, Azerbaycan.
Irak Türkleri topraklarına, devletlerine, yüce tarihlerine bağlanarak, doğru temiz vatandaş olmakla her türlü yönetimler tarafından, asimilasyon yıldırma, yok etme, işkenceye, baskıya uğrayarak, siyasi, ekonomik, varlıklarına, kimliklerine el koyarak, Irak topraklarından, onları koparmakla, her türlü kanlı katliamlara, soykırımlara maruz kalmışlardır.
Tüm baskılara rağmen, Irak Türkleri milli dava çapaları ile ayakta durarak, büyük bir millet olduklarını ispat etmişlerdir.
Irak başına gelen diktatörler, yönetimler Türkmen olan oymakları, kendi dillerinden, kökenlerinden vazgeçmelerini, Arap oymakları olduklarını, zor yazdırmışlardır. Zorla Arap oymaklarına yazılan Türkmenler, kendi Türk kimliklerine dönerek, diktatörlük dönemini yok ederek, kendi oymaklarına
bağlı olarak, yerlerini, topraklarını benliklerini kurumalıdırlar..
Irak Türkleri, Oğuz boylarından olarak Türkmen Bayat oymaklarından, öne gelmektedir, Bayat oymakları Selçuklular döneminden, Iraka yerleşmişlerdir.
Bayat oymakları, Anadolu, Azerbaycan, Irak Suriye, İran Filetsin de birçok Türk dünyasında izleri bulunmaktadır. Bayat oymaklarına bağlı olan, Irak Bayat makamı, birde Azerbaycan Türk Cumhuriyetinde cinaslı olan Kerkük hoyratlarına, Bayatılar söylenmektedir.
Bayat oymakları, Oğuz Türkmen boyları, 24 bölüme ayrılmakla, bir boyu bayat oymaklarıdır. Buda Oğuz hanın oğullarının, Gün han adlı oğlunun oğlu Bayat (Boz Ok) boylarındandır.
Kaynakça: Kaşgarlı Mahmut (Divan Lügat Türk) 1916 İstanbul Bayat devlet sahibi ve İzzet Saltanat sahibi kutsal İlah El Kamus El Türkî El Cedit Türk dil kurumu baskısı Ankara 1959, Faruk Sümer Oğuzlar Ve Türkmenler, Bayatlar Hazar denizine uzanan Türk İmparatorluğun kuruluşlarında büyük roller oynamışlardır.
Irakta olan Bayatlılar on üç oymağı olarak, her oymakta gruplara, bölümlere ayrılmıştır. .
Bayatılar Osmanlı ordusu yanında olarak, İngiliz gücüne karşı durarak, direniş hareketine katılmışlardır. Irak tarihçisi Abbas El Azavi kitabında, Bayatılar en eski Türkmen oymaklarından olarak, önce Vasit şehrinde yaşayarak, sonradan çok sayıda Bayatılar Türkmen şehri Kerküke yerleşmişlerdir.
Başka bölgelere de yerleşen Bayat oymaklarının ortalarına Arap oymakları karışmıştır.
Bayatılar Moğoldan çağlar önceleri Iraka yerleşmişlerdir.
Irakta yaşayan Türkmen Bayat oymakları, eskiden El Ambar şehrine bağlı Kaim El Cabiriye bölgesine yerleşerek, bunlardan bir bölümleri Halis, Bağdat, Hilla, Kut, Hadise, Mendili, Dura, Kubbeyse, Musul, Emirli ve Süleyman Bek, ayrıca Irakın her yerlerine güneyine dağılmışlardır.
El Emiri Bayat boyuna bağlı olanlar, Nisan, Diyala, Babil, Hilla şehirlerine geniş yer almışlardır.
Ayrıca Kızlarbat, Şahreban, Mendili, Zırbatıya, Bedre Cesam, Kazaniya, Kenan, Mensurıya, Adanaköy, Hanekın, Kifri, Karatepe, Hadise, Tuzhurmatu, Altunköprü, Kara naz ve birçok yerlere değilmiştir.
Irakta Bayat boyu oymaklarından tanılan, önemli yerlerde çalışan, Türkmen aileleri ön kazanmışlardır, bunlardan Hayat Terzi ailesi, Haydarı, Kene, ailesi, Şehli yoğun bir biçimde Bayatılar Tuzhurmatu ile Karatepe, Kerkük, Hilla, Bağdat ve güneyde görünmektedirler. Bunların yanında birçok bayatılar bu Türkmen bölgelerine dağılmışlardır.
1- Yukarı Alı Saray.
2- Aşağı Alı Saray.
3- Sandıç.
4- Abbul.
5-Küçük Dombalan dere.
6- Büyük Dombalan dere.
7- Yeşil Tepe.
8- Amirli.
9- Bastamlı.
10- Karanaz.
11-Yengice.
12- Çardaklı.
13- Üçtepe.
14- Süleyman Bek.
15- Al Yağmur.
16- Reşidiye.
17- Bir Avcılı.
18- Albu Hasan.
19- Albu Hüseyin.
20- Ruveyzet.
Bayat Aşiretleri
Bastamlı:
1- Allı Ballılar.
2- Kara koyunlar.
3- Mahmutlar.
4- Celevliler.
5- İzzeddinliler.
Karanaz Bayat kollarından olmakla çoğunlukları Musul, Kerküke yerleşmişlerdir.
Ve Karanaz adında tanınan bir Türkmen köyü Tuzhurmatu ilçesine bağlıdır.
Bayatlılar ayrıca Biravcılı köyünü kurarak bir bölüm bu köyün halkı İran Azerbaycanına göç etmişlerdir.
Dakuk yakınında Lasin köyüne yerleşmişlerdir, bir bölüm Biravcılar Bağdatta bulunmaktadırlar, bir bölümü de Keçikıran, Pir Ahmet, Kalacığa köyünde bulunmaktadırlar.
Biravcılı de tanınan Türkmen ailelerinden, Kargabegler, Hilavlılar ve İsmailliler.
Biravcılı ye yakın Dombalan Degirmani, Dombalan deresi, Kazım Tepesi, Anaç Ark, Bulker, Hasa darlı, Fars Begli, Abdullu, Alı Musalı, Zenkllu, Kalaylı, Ketilli, Sayaldı, sayatlı, İsmail Bekli, Elbu Abbo, Elbu Necim, Elbu Hüseyin, Elbu Hasan.
Bir bölüm Bayat oymağı, Tuzhurmatu ilçesine bağlı, Amirli böceğinde yaşamaktadırlar bunlardan Bekler, Abuşli, Kâhyalılar, Zerbelli, Keremli, Ayışlı, Bakdıli, Zeynelli.
Muratlı oymağı: büyük Bayat oymağının, bir parçası olarak, Irakın her bir yerine dağılmıştır, önceden Kâhyalar olan adları, bugün Tazehurmatu da yaşayan Türkiye Çoruma bağlı, bir Türkmen köyüdür ve Türkiyenin birkaç şehrine bağlı Muratlı köyü Türkmen olarak, bulunmaktadır.
Muratlı ye bağlı olan oymaklarsa, Kalaylı, Deli Veli, Kuşçular ise Bayat oymaklarının bir kolu olarak tanınmaktadır.
Kuşçular önce Samera şehrinde yaşayarak, günümüzde Tuzhurmatu, Kifri, Karatepe, Yengice, Türkiye, Gaziantep, Diyarbakır, Azerbaycan, Özbekistan da yaşamaktadırlar.
Kuşçular Türkmen davasına yakın olarak, Türkçülüğü savunmaktandılar, aynı zamanda, Kuşçular Çemençal, Sandıç, Büyük Kuşçu, küçük kuşçu köylerinde yaşamaktadırlar. Bir bölüm Kuşçular Musul Türkmen köylerinde kimliklerini kurmaktadırlar, tanınan Bayat oymaklarından, Şehseven, (Şahsuvar) burada İsmail Safavini kastetmektedir.
Bayat oymaklarından, Bir avcılı ve Kelevent, Pir Ahmet (Ali Nasır- Elbu Halit) Kelevent Tuzhurmatu Kokes köyünde yaşamaktadırlar ve üç kola ayrılırlar Kuşkavan, Albu Haydar, Elbu Can ve bu oymaklara ayrılmaktadır, Ruveyzet, Çayır, Kamber Ağa, Asaflı, Saraylı, İlhanlı, Tataran, Azerbaycan, göç ederek Tuzhurmatu ilçesine yerleşmişlerdir.
Ayrıca Saraylı, Telafer ilçesinde büyük bölümü bulunmaktadır, Ayrıca bir mahalle adıdır.
Bayat, Saraylı çoğunluğu olan, Karatepe görünmektedir, büyük Türkmen yazarı Mustafa Cevat Karatepe saraylı olduğu bellidir.
Gulamlı Derviş Alı Tuzhurmatu ilçesindendir, Salahattin, Tuzhurmatu ve Amirlide yaşayan oymaklardan, Kaliliye, Kertiliye, Kahalar, Zorbekiye bulunmaktadır.
Musul, Neyneva, Telafer de olan oymaklardan, Amirli, Selamiye köyü, Mulla ağabeydin oymağı, El Hasan oymağı Şelal oymağı, Meyase oymağı, El Cebre oymağı, Mahalebiye, Telafer, Karanaz, Tuzhurmatu, Asaf Tuzhurmatu, Besat Telafer köyleri, Karayatağ Musul Hamdaniya Musul, Selamiye, Şennif, Şerihan,(şirin han) Tez Harap, Yarımca, Ebzah, Karakuş, Hamdaniyede hep Bayat oymaklarındandır.
Derzi oymağı: Bayatlı olarak, kuzey orta Kadı köy, Kaziye, Hadba, Endülüs ve Sakafa semtinde yaşamaktadırlar.
ayrıca Hamdaniya ilçesine bağlı bu köylerde, Bayat oymaklarının bu kolları bulunmaktadır, Mulla ağabeydin, Hasan Oğulları, Elbu İbrahim, Hallu Oğulları, Elbu Hallu, Ayrıca Şebek Türkmen köylerinde yaşamaktadırlar.
Meyase oymağı: Kakaşe, Karayatağ, Selamiye de bulunmaktadır.
Musul da yaşamak üzere iki kola ayrılmışlardır bunlardan Mustafalar, Ahmetliler.
Kara Yatak köyünde Bayatlılar:
Selamiye, Amirli, Şebek ve Arafat bugün Bayatlılar Musul, Sincar Meydan kolu, Sibaneye Afgani, Bul tepe, Buhur, Kırmızı Arfi, Elmıstah, Şeh İbrahim, Alhamra, Termi, Kıbık,Tel Gazu, Haraib Cemaş, Cuma, Mal Viran..
Musul da Nebi Yunus, Faysaliye, Mensur, Kabak tepe, Kaziye, Reşidiye, Şerihan, Kara koyunlu, Karayatağ, Selamiye, Yarımca, Kızırahre, Tez Harab, Babnit, Bab Niyet, Arabçiye, Gökçeli, Toprak Ziyaret, Hazne tepe, Keberli, Zehre Hatun, Tercile, Karatepe, Orta Harab Cenci, Şakuli, Seyitler, Bahamze, Şebek, Türkmen muslavi.
Kotalılar oymağı.
Yasinler: Kara koyunlu köyünde yaşamaktadır.
Şemam Oymağı: Amirli, Reşidiye de, Arafat oymağı Selamiye, Mavili Reşidiye, Abdeli, Deveci Telafer, Musul.
Nakib: Samera, Türkiye, Kerkük, Erbil.
Aferi: Telafer Albu devle, al Abuş, al Vahap, Abdullah, al Fahu ve al Türkî.
Musulun düşen Telafer şehri 70 km kuzey batısındadır.
Telafer tarih öncesi orta taş devrine dayanarak kuruluşu Türkmenler hicri 8 yüz yıllarında buraya yerleşmişlerdir.
1917 tarihinde ilçe olmuştur, Telafer Türkmen İngilizlere karşı 1920 de kaç, kaç ayaklanmada 1918 yılında İngiliz tarafından işgal olmuştur, bu ilçeden başlayan İngilizlere karşı devrim, sonradan güneye ve Irakın birçok yerine dağılmıştır.
Telafer uzun yıllardan Türkmen bölgesidir, Selçuklu toprakları miladı 12 yüz yılda Atabey devleti, 13 yüz İlhanlı devleti, 14 yüz yıllarında Celayiri devletine katılmıştır.
(Edmon Kürt Türk 1957) Rezzak İsa Muhtar, ( Muhtar Coğrafiyet el Irak Bağdat 1922).
Tarihçi Abdulrezzak El Hasani El Irak kadimen, ve Hadisen Bağdat 1982 görüşüne göre, Telafer Türkmenleri, Moğol Taymurlenk, miladı 1639 Sultan Murat askerine katılmıştır.
(Kahtan Abboş, Simon Lodik El Rafidan kitabında) Ak koyunlu, Kara koyunlu oldukları, Himmetli, İlhanlı beyli İlhanlı, Ali Develi, Nadirli, Babalar(Mavili), Bekler, Çeyizli Ferhatlılar, Saraylılar, Habaylı, Harbo, Demirciler, Kasaplar, Mavili, Birnadarlılar, Mavili Alay Beyli, Acemli, Şehvani (El-Muhallebiye Bucağı) Allah Verdi,
Ayvazlı, El- Beyan, Bezeli, Seyitler, Çelebi, Çolak, Zelha, Gergeri, Naccar, Himmetli, Efendi, Hanlılar, Kara koyunlu, Hafız Evi, Selbi, Kurutlu, kabaklı, Acanlı, Caferli Deccali, Gasanlı, Hamoli, Cedu, Cafer, Bakkal, Hebişli, Babalı, Cerrah, Faris, İlikli, Varkalı, Baba, Kenne, Al Halef, Alzzo ve kasaplara ayrılır Zülfikar, Şeyh Selbi, Ciri Ayaşil. Bunlar Neyneva, Telafer Değirmenci, Afgani da Musul da Türkmen tanınmaktadırlar.
Bunlardan Aba Altın, Uzeyır, Al Şerva, Al Sultan, Halay Bey, Al Amurac, Hamule, Halay Bey, Musullu, Al Süleyman, Çolak, Zeynelabdin, El Hiniş, Abdullah, Zelha, Azmi, Zellu.
Çelebi oymağı, Çolak oymağı.
Mavalı oymağının, bir kolu olarak, Kara koyunlu, Muhallebiye, Reşidiye 1411- 1470 yıllarında hüküm sürmüşlerdir, Kara koyunlu devleti kurmuşlardır.
Muhammed Yunus Abdullah El Seyit Vahap El Saiğın Tarih El Musul kitabına göre, Musula Reşidiye, Selamiye Telafer çoğunluk Kara koyunludur Kubbe, Kazıya, Şirin han.
Kaplan oymağı: Bağdat Telafer Türkiye, Suriye.
Kasaplar: Afgani Şeh İbrahim.
Neftçi oymağı Kerkük, Mendili, Hanekın.
Alay Beyi Muhallebiye, Telafer.
Ferhatlar: Telafer ve bu kollara ayrılır Yunuslu, Hasanlı, Ferhatlı, Vahaplı, Yasinli, Yetimli, Bekirli, Asili, Berkli, Hudoli, Çobanlı Kerkük, Telafer.
Ali han beyi: Telafer Diyar Bekir, Bağdat,
Al Şiş: Telafer, Bağdat, Musul.
Davutlu oymağı: Telafer, Tataristan, Tuzhurmatu.
Beygat: El Fars, El Hamdan, Musul, Kerkük, Ahmetli, Davudiye Süleyman iye, El Mehdi.
Himmetli oymağı: Telafer, Hasan Köy.
Hayiş, İlyas, Abbaş, Azsam, Şeze, Acem, Şeru, Telafer.
Bayraktar oymağı: Zikar, Orta Fırat, Basra, Korna, Telafer ve Beni Malik bayraktar Türkmen oymağındandır.
Mavililer oymağı :Mavili Şii Bektaşi dır Musul,
Selamiye, Anbar, Hadise Telaferde Kaplan, Kareliler oymağından bir koldur.
Sârili, Saruli oymağı: Musul, Selamiye, Anbar, Hadise.
Kaplan, Karalılar, Anbar, Telafer, Musul, Selamiye.
Sâriliye oymağı: El-Güveyr bucağı yukarı Zab, Musul, Erbil
Tel leben, Bisatlı, Kibirli ve Harabe Sultan buna dair tarihçi Abbas El Azzavi sarılının bir Türkmen oymağını Aşair El Irak kitabında göstermektedir.
14 yüz yılında Şehrezur, Erbil hüküm sürmüştür.
Türkmen Sârili oymağı: Derbent, Sârili, Verdek, Tel El Leben,
Karakuş, Hamdaniya, Safiye, Matrat, Sârili, Fethava, Kelek Yasin Ağa, Zenkllu, Tel Hait, Kenz Han, Telhamit, Köprülü, Haraba Sultan, Zehra Hatun. Ayrıca Sarılı bugün Türkmen Kakaiyeden bir grup sayılarak Kara koyunlu oymağının kollarındandır.
Dedeler: Kakaiye Erbil, Musul, Hanekın ve Kerkükün bir köyüdür Ak Koyunluya bağlıdır (Tufan Gündüz Anadolu Aşiretleri Ankara 1970ve Mevsuat El Aşair El Irakı ye ).
Hitln oymağı: çoğunluk Tuzhurmatu Türkmen oymakları Azerbaycan, Hazardan gelmişlerdir.
Bender oymağı : (Bender Ali, Azerbaycan, Şeh İsmail Safavi ).
Çayır oymağı: Irak – Azerbaycan, Tuzhurmatu, Şeyh Çayır Kanber bağlıdırlar.
Kara Ulus oymağı: Hamrin dağı Mendili, Hanekın, Kerkük, Telafer, Musul, Türkiyenin birçok yerlerinde Neftçi Kara Ulustan bir parçadır Tatar Moğoldurlar, Kara Ulustan ayrılan kollarsa Cermo, Silel, Havasiye, Yetkoker, Kıbrat, Abbas ve Azzavi.
Asaflı: büyük Bayatlı aşiretidir Azerbaycan, Tuzhurmatu, Süleyman bek, Erbil.
Musevi oymağı: Tuzhurmatu, Telafer Bağdat, kolları Seyitler Rıza, Seyit Nazım, Muhammed,
Seyit Hasan oymağı:
Defe oymağı: Tuzhurmatu yaşarlar kolları ise Közle diye tanınarak Hilla ve Kufe de bulunmaktadırlar.
Vandavi, Vandayı oymağı: Kifri, Diyala, Hodeli diye tanınarak Türkiyeden buraya yerleşmişlerdir.
Gulamlılar: Tuzhurmatu, Hanekın, İran.
İlhanlılar: Erbil, Tuzhurmatu, Telafer, Türkiye.
Şınavlılar: Tuzhurmatu, Tazehurmatu.
Kulaksızlar: Tazehurmatu.
Maruflar: Tuzhurmatu.
Köremusalılar: Tuzhurmatu.
Görem: Tuzhurmatu.
Demirciler: Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Kerkük, Erbil, Dakuk, Türkiye.
Ağalar: Tuzhurmatu, Bağdat, Altınköprü, Azerbaycan.
El Celili oymağı: Dakuk, Musul, Bağdat.
Kahya oymağı: Musul, Kerkük, Dakuk, Tuzhurmatu, Tisin, Kahya İlhanlı ve Demirci koluna ayrılmaktadır.
İlhanlı oymağı: 656 hicri Irakta hüküm sürmüşlerdir.
Efendi ailesi: Bağdat, Karatepe, Kerkük, Musul, Erbil.
Şeyhler oymağı: Dakuk, Kerkük, Bağdatta Şehli söylenmektedir ve bu kollara ayrılmaktadır.
Baba Hasan oymağı
Şeyh Sofi oymağı
Şeyh Ahmet oymağı
Şeyh Mahmut oymağı.
Karakol oymağı: Kara ğol 1258 miladi Irak Bağdatta yerleşmişlerdir, Vasit, Kut, Aziziye ilçesi EL Mahmudiye, El Rufai, Zikar vilayeti, El Nasır böceği, El Kasır, El Aziziye, El Yusufiye, Abu garip, El Diyuni, Karmet Ali, El Havice, Divaniye, ayrıca bugün Kerkükte yaşamaktadırlar, Bayat oymağından sonra ikinci büyük Türkmen oymağı sayılmaktadırlar.
Tartan oymağı: 656 Iraka yerleşmişlerdir, Hamrin El Uzaym Koke Can Aşağı Ali Saray, Kara tepe, Ayın Leyla ve Telafer, Bağdatta yaşamaktadırlar. Ve Tatran adında bir mahalle ve bir Cami bulunmaktadır.
Ayrıca Tatran bu kollara ayrılmaktadır.
Albu Yunus: Uzaym bucağı Gökcan köyünde yaşıyorlar.
Hotliye: Uzaym bucağı Ayn Leyla köyünde yerleşmişlerdir.
Elbu Yasin: Karatepe, Dakuk.
El Umeyşat: Karatepe Aşağı Ali Saray köyündedirler.
El Beygat ( Beyler): Karatepe Aşağı Ali Saray köyünde yaşıyorlar.
Çoban oymağı: Beylik kuran Türkmen oymağı olarak, Bartılla, Başika, Hazne tepe, Kibirli, Küçük Bende, Büyük Bende ve Karatepe, bir bölüm kolları Neyneva, Musul Dicle ırmağı yakasına yerleşmişlerdir, ayrıca Harabe, büyük Dokun, Konzed köyleri ile Kerkük, Türkiye, Azerbaycan yaşamaktadırlar.
Salihı oymağı:
Kerkük, Musul, Selahaddin, Erbil, Diyala, Süleyman iye, Kızlarbat, Kifri, Salih bey köyü Suriye de büyük Türkmen oymağı olarak yerleşmişlerdir.
Haseki oymağı:
Tuzhurmatu, Kerkük, Suriye yaşayarak, şu kollara ayrılmışlardır.
Ahmetli
Abboş
Ustalar
Beyler
Bacalan oymağı:
Bac, vergi alan demektir Musul, Ömer Kan, Toprak Ziyaret, Tel Yakup, Bişbita ile bu kollara ayrılmaktadırlar.
Kazanlı, Dar hurma, Cevar Kelav, Hazravend, Heyvanlı, Hacılar
( kır kaleye bağlı ilçe adı ) Şirevend, Kalavun, Karıbe, Van, Bacalan ile Şebek dilleri Türkçe olarak hiçbir ayrım aralarında yoktur.
Cizani oymağı: Kut, Vasit, Aziziye, Bedre Cesam.
Ağa oymağı: Altunköprü, Kut, Vasit, Bedre Cesam, İran, Türkiye, Azerbaycan, Tuzhurmatu.
Halidi oymağı: Kut, Vasit, Kerkük, Aziziye, Yahyava, Bağdat.
Türk Yezidiye:
Sincar, Telafer.
Tokmaklı, Ocuşlu oymağı:
Türk alan köyü, Musul, Yengice, Kerküke bağlı köyler.
Türkmen Şebek oymakları:
50 köyden fazla olarak 90 bine nüfusları bulunarak 447 yılında Iraka yerleşmişlerdir, bugün Musul köylerinde Iran, Türkiyede Kızıl başlarla tanınmıştır.
Şebekler çoğunluk bu Türkmen köylerde yaşamaktadır.
Abbasiye, Arpacı, Ali Bek, Babı Niyet, Basahre, Başika, Bavize,
Bazvaya, Tadın Baybuğ, Besan, Bılavat, Besteli, Cinci, Celevhan, Dervişler, Fazıliye, Gökçeli, Arap Sultan, Hazne Bent, Hazne Tepe, Karaşor, Hızır İlyas, Karatepe Şebek, Karakoyun, Kazı Köy, Karayatağ, Kehriz, Kibarlı, Tilyare, Kör Gariban, Tercile, Minare Şebek, Tez Harab, Topzava, Meşrefe, Toprak Ziyaret, Yarımca, Ömer Kan, Ömer Kapçı, Yengi Bisatlı, Seyitler, Selamiye, Şemsiyat, Şirin Han, Yunus Peygamber, Şeyh Emir, Zehra Hatun.
Birçok bölüm Türkmen Şebekler Bacuvan(Bacvan) Bac – Alan köylerinde dilleri Türkçe olarak yaşamaktadırlar. Bunlardan Topzava Şebek, Karaşor, Tercile, Bir Hillan, Ciryohan, Telamud, Bilvat Kehriz, Orta Harab, Cedide Bisatlı, Tel Akub, Yarımca, Ömer Kan, Allık, Cinci, Tilyare.
Türkmen Şebekler ayrıca, bu köylerde bulunmaktadırlar.
Arapçı, Selamiye, Çökçeli, Yarımca, Kara Yatağ, Büyük Bende, Ömer kaycı, Zehra Hatun, Cinci, Küçük Bende, Kaziye, Karakoyunlu, Ulya, Büyük Bisatlı, Küçük Bisatlı, Tahrava, Baybuğ, Orta Harab, Şerihan, Yabnit, Hızır Köy, Abbasiye.
Şebekler Saddam döneminde Herir, Şaklava, Bezyan kamplarında yerleşmişlerdir.
Irakta Türkmen Aile, Boylarının, oymaklarının yoğunluğu ve dağıtımı :
1- Accanalı: Telafer
2- Acem Evi: Altunköprü, Tisin, Kerkük, İran
3-Acemler: Kerkük, Telafer, Kifri.
4- Acemli: Telafer, Altunköprü
5- Afgani: Beşir, Kerkük, Afganistan Türkmenleri
6- Ağa, Ağalar: Altunköprü, Tuzhurmatu, Kerkük, Tazehurmatu, Kifri. Erbil, Hanekın, Tebriz, Azerbaycan, Kut, Vasit, Bedre Cesam, Colan
7- Ağalar Evi: Tisin, Kerkük, Altunköprü, Erbil, Telafer.
8- Ağvan Evi: Tisin, Kerkük, Şemsiyat, Musul.
9-Aksu: Tuzhurmatu, Türkiye
10- Alemdar: Kerkük, Bağdat, Telafer, Süleyman iye, Selamiye, Şenif.
11-İlhan beyi: Diyarbakır, Telafer.
12- Ali dolu: Telafer.
13- Ali Besli: Yengice, Kasadarlı.
14- Harbo: Musul.
15- Allah Verdi: Kerkük, Telafer, Telafer, Erbil, Türkiye, Azerbaycan.
16- Allah Evi: Beşir.
17- Allah Evli: Kerkük, Beşir, Telafer.
18- Allı Ballı: Bastamlı, Kerkük, Kasadarlı.
19- Avcı, Avcılar: Kerkük, Erbil, Bağdat, Çardaklı, Altunköprü, Yengice. Türkiye.
20- İvazlı: Erbil, Telafer, Türkiye, Azerbaycan, Telafer.
21- Altuncu: Bağdat, Erbil, Kerkük Musul.
22- Helvacı: Kerkük, Erbil.
23- Alvaçı: Kerkük, Bağdat, Diyala, Musul, Erbil.
24- Amirli: Tuzhurmatu, Kümbetler, Kerkük, Amirli.
25-Ara bağlar: Kerkük.
26- Arafat Evi: Selamiye, Filistin, Colan, Musul,
27- Arsalan: Kerkük, Türkalan.
28- Aslanılar: Kasadarlı.
29-Aslan Evi: Kerkük, Tuzhurmatu.
30- Aslan: Altunköprü.
31- Asrı: Kerkük.
32-Asaf Evi: Yarımca, Musul, Tuzhurmatu.
34- Asaflı, Asaf: Erbil, Kerkük, Tuzhurmatu. Suriye, Colan, Lübnan Türkmenleri.
35- Aşurlu: Tisin, Yengice, Tuzhurmatu.
36- Atar: Altunköprü, Kerkük.