BOŞANMAK YASAK!
Önce, bir AB üyesi olan Maltayı kısaca tanıyalım.
Akdenizde, Sicilyanin güneyinde 316 kilometre kare büyüklüğünde bir adadır.
Nüfusu: 401,880.
Tarihteki Kartacalıların ve Finikelilerin torunları olarak bilinen Maltalıların yüzde 93ü okur-yazardır.
Kişi Başına Yıllık Gelir: 23,200 dolar.
21 Eylül 1964 tarihine kadar İngilterenin sömürgesi olmuşlardır.
1 Mayıs 2004 tarihinden beri, Avrupa Birliği (AB) üyesidirler.
Maltanın anayasasında, devletin dininin Roman Katolik Apostalik olduğu yazılıdır.
Uzun yıllar İngilizlerin boyunduruğunda yaşamış olan Maltalılar, Medeniyeti efendilerinden çok iyi öğrenmişlerdir. Maltalıların tamamına yakını İngilizce bilir, konuşur.
Şimdi gelelim konumuza.
Maltada boşanmak yasaktır!
ABde, yasaların boşanmaya izin vermediği tek ülke, Maltadır.
Malta Başbakanı şöyle demiştir:
Benim için öncelik, aile birliğini güçlendirmek, parçalanmış ailelere yardım etmektir. Boşanmak, hiçbir şeyi çözmez. Benim bu söylemim, Kilisenin öğretisiyle aynıdır.
Malta Başbakanı, Kilise öğretisini esas aldığını duyuruyordu.
Malta Sosyal Güvenlik Bakanı ise şöyle konuşuyordu:
Eğer boşanma yasa tasarısı Parlamentoya gelecek olursa, karşı oy kullanırım. Ben, koyu bir Katoliğim ve bu gerçeği hiçbir zaman saklamadım. Boşanmak isteyenler, başka birini seçsinler. Benim dinim, boşanmayı desteklemeye izin vermez.
Malta Sosyal Güvenlik Bakanı da, Katolik oluşunu ve dininin kurallarını en ön planda tuttuğunu açıklıyordu.
Oysa bizim, sözde Aydınlanmanın yazarı ne diyordu:
Batıda demokrasi kilise düzeninin tarihe gömülmesiyle hayata geçirildi.
Maltanın Başbakanı ve Sosyal Güvenlik Bakanı, sizce Kiliseyi tarihe gömmüşler mi?
Maltada boşanmaya yasalar izin vermiyor.
Peki, AB Mandacılarının ağızlarından hiç düşmeyen Temel Hak ve Özgürlükler nereye gitti?
Bir kadını, ya da erkeği, sevginin tükendiği cehenneme dönüşmüş bir evlilik içinde zorla tutmanın, insan hakları ve özgürlükleri ile bağdaşan yanı var mı?
Maltada boşanmak yasaktır, ABnin diğer iki üyesi İrlanda ve Polonyada da zorun zorudur! Bu iki ülke de koyu Katoliktir ve Katolik kilise boşanmaya karşıdır!
İrlanda, 1973 yılında ABye üye olduğunda, İrlandalılara boşanmak yasaktı!
1986 yılında boşanma yasağının kaldırılması tasarısı halkoyuna sunuldu. İrlandalıların yüzde 67si boşanma yasağının kaldırılmasını reddetti!
Bernard Shaw, James Joyce ve Oscar Wilde gibi dünyaca ünlü yazarlar yetiştirmiş olan İrlanda, boşanma yasağının sürmesini istemişti!
Niçin?
Çünkü İrlandalılar koyu Katoliktiler ve Katolik Kilisesi boşanmanın yasak olmasını dayatıyordu.
Hani, Aydınlanmış Avrupada dinin toplum üzerinde etkisi kalmamıştı!
ABde yüzlerce İnsan Hakları dernekleri ve bir o kadar da kadın dernekleri vardır. Neden hiçbirisi İrlandada ve Maltada boşanmanın yasak oluşuna karşı ayaklanmamıştır?
İrlanda halkı 1995de bir kez daha sandık başına gitti, boşanma yasağının kaldırılmasını sağlayacak anayasa değişikliğini oyladı.
Boşanma yasağının kalkmasını isteyenler: Yüzde 50,28
Boşanma yasağının sürmesini isteyenler: Yüzde 49,72
Halkoylamasında, boşanma yasağının kalkmasını isteyen İrlandalılar sadece 9,118 oyluk kıl payı fark sağlayabilmişlerdi!
Şimdi bu bilgileri okuyup öğrendikten sonra Türkiyedeki İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Kadın Dernekleri bir araya gelip ABye bir protesto mektubu göndererek, insanların elinden boşanma haklarının alınmış olmasını kınayacaklar mıdır?
Hiç sanmıyorum!
Çünkü İnsan Hakları Derneği (İHD), Kadın Adayları Eğitme ve Destekleme Derneği (KA-DER), Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Kadın ve Gençlik Platformu Derneği, Van Kadın Derneği (VAKAD), Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD), Uçan Süpürge, Ana-Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Kadın Dayanışma Vakfı, Avrupa Birliğinden, aralarında toplam yaklaşık 3 milyon Avro hibe almışlardır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yabancılardan karşılıksız para almayı iğfal edilmekle eşdeğer görmüştür.
ABnin hibe karşılığı iğfal ettikleri, hiçbir konuda ABye karşı seslerini çıkaramazlar, kuyruklarını altlarına alıp otururlar!
Yılmaz Dikbaş
KÖKTÜRKLER