|
ELEKTRİK ENERJİSİ VE TUTUM YÖNTEMLERİ
Türkiyenin enerji gereksiniminin büyük bir bölümü Elektrik Enerjisi nden karşılanmaktadır. Elektrik Enerjisi çeşitli yöntemlerle elde edilir. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan yöntemler Hidro-elektrik santraller, Termo-elektrik santraller ve doğal gaz santralleridir. Hızla gelişmekte olan ülkemizde enerji elde etmek için daha çeşitli yöntemler geliştirilmeğe başlanmış, Nükleer Enerji konusu da sık sık gündeme gelmiştir. Doğal gazla elektrik elde etmek için çalışılmış, tamamına yakını dışarıdan satın alınan doğal gaz yakıtı ile ülkemiz enerji sektöründe daha fazla dışa bağımlı hâle gelmiştir. Nükleer Enerji ile bu bağımlılık daha da artacaktır.
Dünyanın pek çok ülkesinde Elektrik enerjisi sınırlı kaynaklardan üretilmektedir. Nüfusun ve enerji gereksiniminin hızla arttığı, sanayi ve üretim sektörlerinin büyük gelişimler gösterdiği ülkelerde ise bu kaynakların tükenmekte olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu açıdan bakıldığında Yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş kaçınılmaz olmuş, özellikle gelişmiş ülkelerde bilim adamları, çevreci kuruluşlar, üniversiteler ve enerji şirketleri bu tür kaynaklara ağırlık vererek çevreye, doğaya ve sonuçta gelecek kuşaklara daha yararlı yöntemler geliştirmek için yöntemler aramağa başlamışlardır. Almanya 2020li yıllarda enerji gereksiniminin % 70ini tamamen yenilenebilir kaynaklardan elde etmek için çalışmakta, üstelik son derece kısıtlı bu kaynaklarını daha verimli hâle getirmek için çalışmaktadır.
Yenilenebilir Enerji Kaynakları Nelerdir?
Yenilenebilir enerji kaynakları rüzgâr, güneş, jeotermal, dalga ve benzeri kaynaklardır. Bu kaynaklar tükenmediği gibi doğaya ve çevreye de zarar vermezler. Bilindiği gibi petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtlar hem insanlara, hem çevreye zarar vermekte, hem de son yıllarda gündemde olan Küresel Isınım etkisine olumsuz katkılarda bulunmaktadır. Ayrıca hızla tükenmekte olan bu kaynaklar, yakın bir gelecekte enerji sektörünü kaçınılmaz bir şekilde sekteye uğratacak, bu kaynakların enerji dışındaki sektörlerde (ilâç, ambalâj, plastik gibi) kullanımını da ortadan kaldıracaktır. Üretilen katı ve sıvı atıklar ise doğa tarafından binlerce yıl yok edilemediği de düşünülürse enerji üretiminde bu kaynaklardan vazgeçmek zamanının çoktan geldiği daha iyi anlaşılacaktır. Ayrıca ülkemiz yenilenebilir enerji kaynakları bakımından dünyanın en zengin kaynaklarına sahip şanslı ülkelerinden biri konumundadır. Dolayısıyla bu enerjiyi elde etmek diğer ülkelerden çok daha kolay ve ucuz olacaktır.
Türkiyenin Enerji Politikası
Ülkemizin enerji politikaları uzun yıllardır devre dışı bırakılmış, Avrupa Birliği dayatımları çerçevesinde elektriğin özelleştirilişi ile de tamamen politikasızlık ve başıboşluk alıp yürümüştür. Devlet elektrik enerjisi piyasasından elini-eteğini çekmiş, Özelleştirme kapsamında bu sektörü tamamen özel firmalara bırakmıştır. Yine diğer birçok sektörün özelleştirilişi, yabancılara satışı örneğindeki gibi en stratejik sektörlerden biri olan Elektrik Enerjisi sektörü de özelleştirme bahanesi ve AB dayatımları ile kamu dışı firmalara -deyim yerindeyse- peşkeş çekilmiş, sonuçta tüketiciler dünyanın en pahalı, verimsiz, kalitesiz ve düzensiz elektriğini tüketmek zorunda kalmışlardır. Son zamanlarda ise özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde sık sık elektrik kesintileri uygulanmağa başlanmış, turizm sektöründe bu sebepten rezervasyon iptalleri olmuş, üretim tesisleri bu kesintiler nedeniyle maddî kayba uğramışlar, artan enerji gereksinimi karşılanamaz olmuştur. Ayrıca bu düzensiz kesintiler birçok elektrikli Oysa elektrik enerjisi tüm sanayi, üretim ve tüketim toplumlarının vazgeçilmez gereksinimidir. Sanayi, konut, ulaşım, turizm sektörleri bu enerjiyi mutlaka kullanmak zorundadır.
Her şeyden önce Elektrik üretim ve dağıtım sektörü kamunun denetimine ve yaptırım gücüne (inisiyatif) geçip, en azından kısa ve orta vadeli Enerji Politikaları üretilebilir. Bunun için de ilk olarak Elektrik hizmetinde tamamen serbest piyasanın geçerli oluşunu öngören 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu yeniden düzenlenebilir. Tekel durumundaki bu sektör kesinlikle özel kuruluşların keyfiyetine bırakılamaz. Enerji alanında kamuda söz sahibi olan DSİ, BOTAŞ, EİE, EPDK, TETAŞ, TEİAŞ, EÜAŞ, TEDAŞ, TPAO, TKİ, TTK, ÖİB gibi sayıları fazla, yaptırımı az kuruluşlar azaltılabilir, ya da tek bir çatı altında toplanabilir. Dışa bağımlılığı azaltacak, yenilenebilir kaynaklardan enerji elde etmeği özendirici AR-GE ve yatırım çabaları geliştirilip yaygınlaştırılabilir. Enerji dağıtım hatları artan gereksinime uygun olarak gözden geçirilip, özellikle büyük şehirlerde dağıtım ve iletim hatları yeraltına alınabilir. Trafolar modernleştirilip düzenli, periyodik bakımları yapılarak kesintisiz ve kaliteli (uygun voltajda ve güçte) dağıtım sağlanabilir. Belli gücün üstünde elektrik tüketen kamu ve özel kuruluşlarda Enerji Verimliliği ve Tutumu birimleri oluşturulabilir, genelge ya da yasalarla zorunlu hale getirilebilir. Büyük oranlara ulaşan kayıp ve kaçaklar önlenebilir, bu konuda yasal zorunluluklar ve cezaî yaptırımlar getirilebilir. Halk arasında bilinen adı ile Akıllı Sayaç larla elektriğin belli saatlerde daha çok kullanımı özendirilerek depolanamayan bu enerji türünün daha verimli kullanımı sağlanabilir. Her ilde Valilik bünyesinde Elektrik Dağıtım Şebekesi Master Plânları hazırlanıp, hızla büyüyen kentlerimizde İmar Planlarına altyapı oluşturulabilir. İletim kayıplarını en aza indirgeyecek Reaktif Güç Optimizasyonu yapılıp, orta gerilim ve düşük gerilim hatları ile uzun mesafelere elektrik enerjisi taşıyan şebekeler iptal edilerek, özellikle büyük kentlerde ve sanayi bölgelerindeki enerji talep artışları yakından izlenebilir.
Elektrikte Tutumun Önemi
Elektrik enerjisinde kullanıcı açısından hepimize düşen tutum (tasarruf) yöntemleri var. Bütün işi Devlete yıkmayalım. Bizler de bilinçli bir tüketim toplumu oluşturarak, ileriki yıllarda daha büyük sorunlara yol açmadan bu konuda katkılarımızı lütfen ortaya koyalım.
En ucuz ve temiz enerji tasarruf edilen enerjidir diye bir özdeyiş vardır. Yeni enerji kaynakları aramak yerine gelişmiş ülkelerdeki gibi bilinçli bir tüketimle tasarruf edilebilecek enerji miktarı hiç yatırım yapmadan ülkemize yıllarca yetebilir. Japonyada 1970li yıllarda benzer bir şekilde ortaya çıkan enerji sorunu yalnızca tutum yöntemleriyle ötelenmiş; evsel kullanımda da, sanayide de yıllarca hiç yatırım yapılmadan, % 7-10lara varan orandaki gelişim ve tüketim hızına rağmen enerjide yıllarca sorun yaşanmamıştır. Eskiden elektrik enerjisinin büyük bölümü evlerde aydınlatım amacıyla kullanıldığından en etkili tutum söylemi ve yöntemi Yanan her üç ampulden birini söndür şeklinde idi. Gelişen ve değişen kullanım sektörleri ile bu yöntem yalnızca % 1lik bir tutum sağlayabilecektir. Günümüzde ise enerji tutumu Belli davranışlar, iyileştirimler ve yeni teknolojiler kullanılarak üretimi ve kaliteyi düşürmeden, sosyal yaşam koşullarını ve konforunu koruyarak enerjiyi etkin ve verimli kullanmak olarak algılanmaktadır. Önerilen tutum yöntemleri de bu düşünceye göre şekillenmektedir.
Elektrikte Tutum Yöntemleri
a) Konutlarda Tutum: Konutlarda öncelikle binanın dış cephesinden ve çatıdan yalıtım yapılabilir, çift camlı pencereler ile panjur kullanılabilir. Bu sayede özellikle elektrikli aletlerle (klima, vb.) ısıtılan ve soğutulan evlerde büyük oranda tutum sağlanır.
Elektriği daha az harcayan –yeni nesil- elektrikli aletler kullanılabilir. Eski buzdolapları, klimalar, çamaşır ve bulaşık makinaları en kısa zamanda değiştirilebilir.
Buzdolaplarında buzluk bölümündeki buz kalınlığı 5-6 mm. yi geçmeden eritilerek daha fazla gereksiz enerji kullanımı önlenebilir. Kapı bantları yapıştıkları yüzeyle birlikte sabunlu su ile temizlenip kuruduktan sonra pudralanarak özellikle sıcak havalarda daha verimli çalıştırılabilir. Doğrudan güneş ışığı alan yerlere buzdolabı koymamak, yemekleri sıcakken değil, soğuduktan sonra koymak, yaz ve kış koşullarına göre soğutum derecesini ayarlamak da gereksiz elektrik tüketimini önler.
Çamaşır makinalarında ise yüksek değil, uygun sıcaklıkta yıkamak, tamburu tıka-basa doldurmamak, az kirli çamaşırları ekonomik ayarda yıkamak, rezistansın kireçlenişini önlemek de gereksiz enerji tüketimini önler.
Bulaşık makinalarında tam kapasite çalıştırmak, az kirli bulaşıkları yine ekonomik ayarda yıkamak, ütü kullanırken işiniz bitmeden birkaç dakika önce fişi çekmek, ocak ve fırınlarda buharlı ve basınçlı tencere ve kaplar kullanmak, yemekler pişmeden birkaç dakika önce fişten çekmek de en kolay tutum yöntemlerindendir.
Elektrik süpürgesinin torbasını sık sık boşaltmak, eskiyen fırçaları değiştirmek, bilgisayar ve televizyonun kullanılmadığı zamanlarda -kumandayla değil- düğmeden kapatmak, normal ampul (akkor flâmanlı lâmba) yerine tutumlu ya da floresan lâmbalar kullanmak, açık renkli duvar ve dekorasyon malzemeleri seçmek de evlerimizde gereksiz elektrik enerjisi kullanımını öneyecektir.
b) Sanayi Sektöründe Tutum: Belirli bir gücün üzerinde enerji tüketen bütün sanayi kuruluşları elektrik kullanım ve verimlilik birimi oluşturup üretimi kısmadan daha düzenli ve tutumlu olarak enerjiyi kullanabilir. Birçok sektörde yabancı firmalarla rekabet halindeki firmalarımız rekabet ettikleri firmaların üretim yaptıkları ülkelerdeki elektriğin ucuzluğundan dolayı rekabet şanslarının azaldığını ifade etmektedirler. Gerçekten de elektrik giderleri ürün maliyetinde önemli bir yer oluşturmaktadır. Fazla elektrik harcayan, yıpranmış makine ve gereçler yenilenebilir, iç şebekedeki kayıp ve kaçaklar önlenebilir, elektrikli tüm gereçlerin bakımları zamanında ve periyodik olarak yapılabilir. Isı ve su yalıtımı yapılarak klimaların ayarları gerektiğinde hava sıcaklığına göre değiştirilebilir, çalışan personel elektrik tutumu konularında bilgilendirilip bilinçlendirilebilir. Büyük mekânlarda kullanılan yüksek basınçlı civa buharlı lâmbalar yerine özel metal ya da özel yüksek basınçlı sodyum buharlı lâmba kullanılarak % 30-40 tutum sağlanabilir.
c) Kamu Sektöründe Tutum: Kamu sektörünün konuya ilişkin yapabileceklerinin bir kısmını yukarıda yazdım. Bunlara ek olarak Enerji dağıtımı, iletimi ve kullanımında halka ve özel sektör kuruluşlarına örnek olacak davranışlar gösterilirse daha geniş kesimlerin ve halkın enerji tutumuna katılımı da yüksek olur. Okullarda bu tutum ve davranışları özendirmek için çeşitli seminerler, yarışlar düzenlenebilir, hattâ bazı teknik okullara dersler konulabilir, çeşitli meslek odalarından ve sivil toplum örgütlerinden destek alınabilir. Enerji Tasarrufu Haftası yılda bir kez kutlanıp geçiştirilecek bir hafta olmaktan çıkarılıp halkımızın yaşam biçimi durumuna getirilebilir. Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği (TS 825) titizlikle uygulanıp eski binalara ve kamu yapılarına da ısı yalıtım yöntemleri uygulanabilir.
Elektrik Enerjisi tutumu konularında ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar olarak gerekleri yerine getirmezsek neler olur? Bunu düşünmek bile insana sıkıntı veriyor. Zamansız ve düzensiz elektrik kesintileri gelecekte kaçınılmaz olup, en kısa sürede gerekli önlemler alınmazsa, yatırımlar yapılmazsa, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmezse bundan hepimiz zarar görürüz.
Selâm ve saygılarımı sunar, hepinize AYDINLIK günler dilerim.
YILMAZ ÖRMECİ
KÖKTÜRKLER |