TÜRKİYE SİYASETİ

TÜRKİYE SİYASETİ
 
Bir  ülkenin siyasi sistemi çok önemlidir. Sistemin yapısı o ülkeye huzur verebildiği gibi, zulüm  de getirebilir. Mevcut siyası yapı bilimsellikten uzaklaştıkça; yani siyasetin özünden uzaklaştıkça bireyler ön plana çıkacaktır. Dolayısı ile uygulanan politikalardan toplumun her kesimi faydalanamaz. Bu durumda demokrasinin yeterli olduğundan söz edilemez. Çünkü belli şahıslar siyasi kimlik ile her tür hizmet ve imkanı kendileri için kullanacaklardır.
            Oysa siyaset DEVLET İDARE ETME SANATIDIR
            Siyasetçi ise belli program ve ekip ile DEVLETİ İDARE ETMEK İÇİN SEÇİLEN VE BU EKİBİ DESTEKLEYEN İNSANLARDIR. Yani Devlet idare etmek isteyenlerdir.
            Halkımız onlara Devlet Adamı der…Onlardan çok şeyler bekler. Yani siyaset uygulama alanına geçtiği zaman bireyler değil, Devlet ön plana çıkar. Bu sebeple Devletin yararına olan, güçlü politikalar topluma da huzur getirir. Özellikle bu politikalar ekonomiyi geliştirir, milli gelirin eşit dağılımını tesis ederse topluma huzur getirir. Bütün toplum bireyleri mutlu olur. Ama siyasi sistem toplumun ve devletin menfaatine göre kurulmamış ise bir avuç insan dışında toplumda huzur olmaz.
            Almanya da Bonn Anayasasında siyasetçiler için şu söz yazılmıştır.
            Allah huzurunda, mesuliyetin idraki içinde yararlı olacağım.
            Demek ki Devlet işlerini yürüten siyasetçilerin ALLAH huzurunda olduklarını unutmamaları, bu bilinç ile hareket etmeleri gerekir…
            Devlet toplumdan ayrı düşünülemez. Siyasi Partiler; Toplumun ihtiyaçları, (ekonomik,sağlık,eğitim,ziraat, hukuk, sanayi, endüstri, çiftçilik, teknoloji alanlarında) gelenekleri, adetleri, inançları göz önüne alınarak programlar yapmalıdırlar. Bu programlarda bütün hizmet alanları arasındaki irtibatlara, koordinasyonlara yer vermeleri şarttır. Bu programlar yalnız yönetime gelen siyasi partinin programları değildir. Aynı zamanda hükümet programları olacaktır.
            Siyasi partiler disiplinsiz, düzensiz, teşkilatçılık ruhundan uzak ise o partinin başarılı olması kolay değildir. Bugün Türkiye de siyasi istikrarsızlığın bir sebebi de budur. Siyasi partiler devleti idare edecek projeler ve programlar üretme de yetersiz kalmaktadır. Benzetmek mecazi de olsa parti teşkilatları birer insan kıyma makinesi haline gelmiştir. Partilerde bilgi üreten faydalı olanların önü kesilmektedir. Samimi çalışanların engellenmesi, faydalıların engellenmesi taktikleri siyasi teşkilatlarda gözlendiği gibi, kamu kurum ve kuruluşlarında da gözlenmeye başladı.
Sanki bu kurumlarda gizli bir el var.
Bu el görünmez. Ama partilerin kurumların içini karıştırır. Bazen bunu kurum içindeki birinci adamın adını kullanarak yaparlar. Çalışan ve faydalı olanlar herkesi kendileri gibi düşünürler.
Zayıf kapasiteli, pasif insanlar ise çevrelerinde çalışkan aktif insan istemezler. Bireysel arzu ve ihtiraslar öne çıkmıştır.
Türkiye yi seven hizmet etmek isteyen partilerin parlamento da daha faydalı olabilmeleri için önce parti teşkilatlarını sistemin hastalıklarından korumalı ve arındırmaları lazımdır. Ehil insanlardan, uzman ve verimli kadrolardan kurulacak ekipler partilerde ön plana çıkmalı, teşkilat terbiyesi içinde hizmete tabii olmalıdırlar. İhtiraslar ve bireylere hizmet yerine millete hizmet, Allah rızası için hizmet ön plana çıkmalıdır.
Partiler bu kaostan kurtulmadıkça TÜRKİYE  SİYASETİ demokratlıktan uzak bireylere hizmet veren onları ön plana çıkartan kurumlar olarak kalacaktır.
 
SÜHEYLA KEBABCIOĞLU AKSAY
KÖKTÜRKLER