KRİPTO DÖNME VE ÜMMETÇİ DEVŞİRMELERDEN YENİ OSMANLICILIKVE ILIMLI İSLAM!

ILIMLI İSLAMCILARIN OSMANLI HEVESLERİ!
 
Tarih aynen noktası ve virgülü ile tekerrür etmektedir!
ABD ve Avrupalılar,1860’larda Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması sürecini başlatmak için senaryoyu,bugün Türkiye Cumhuriyetimiz için  tekrar uygulamaya koydular. Bugüne kadar Türklere yönelik sayısız yıkıcı ve bölücü stratejiyi uygulamaya koyan kısmen de başarılı olan batılılar bu kez aradıkları fırsatı iyi yakaladılar! Makam, zenginlik, şöhret zaaflarıyla malul ve soy geçmişleri itibarıyla  etnik rahatsızlık çeken (!) birilerini seçtiler, iktidara getirdiler ve istediklerini yaptırmaya devam ediyorlar..
 
Birilerini yani istediklerini uygulayan kişileri “Dikensiz gül bahçesi “içinde muhaliflerini çeşitli  yollarla etkisiz bırakıp, potansiyel tehlike olanları da yine bir yolla susturdular,iyice sindirdiler.Kendini Türkiye Cumhuriyetinin kurucu gücü gören ve iç tüzüğünde Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi de yazılı olan TSK ‘ya bile uzanan eller,TSK nın en üst yönetiminin geri adımları ve kendi mensuplarına yapılan haksızlıklara ve suçlamalara dirençsiz kalışıyla meydanda rahatça at koşturmaktadır.İş dünyasında plan ve projelerle sermaye el değişimi yapılırken, gazeteler-televizyonlar satın alınarak “Tek yönlü yandaş Medya “gerçekleştirilmiş ve hergün TV lere çıkan etnik özürlü ve kökten Türk düşmanları sözde”Aydın,Profesön ve yazar v.b.”sıfatları ile Etnik azınlıkları göklere çıkarırken Türkiyenin kurucu unsuru olan Yüce Türk Milletini horlayıp aşağılamakta ve yanlış bilgi ve dezenformasyonları ile Milletinin kafasını karıştırmakta ve böylece  kamuoyu oluşturma süreci ile istenilen yolda hızla ilerlenmektedir.
 
Bakın tarihsel süreçte bazı hatırlatmalar yapalım.
Amerikan ihtilalcilerinin 1776’daki 4 Temmuz Bağımsızlık Bildirisi ve bunun tetiklediği 1789 Fransız Devriminin Özgürlük/Eşitlik,Milliyetçilik/Bağımsızlık akımları nın ortaya çıktığı dönemde, Avrupa’daki İmparatorlukları sarsmaya başlamış ve hareketler bilindiği gibi  Osmanlı Devletini de kısa zamanda etkisi altına almıştır.
 
1683 Viyana bozgunundan sonra sürekli gerileyen ve kan kaybeden İmparatorluk, bu sarsıntıyı atlatabilmek için Osmanlıcılık ideolojisine sarıldı.Neredeyse tamamı etnik özürlü Gayritürklerden oluşan saray yönetimine sahip Babı Ali’de ancak bunun bir yararı olamadı. Önce Rusya ve Fransa’nın, sonra da İngiltere’nin teşvik ve destekleriyle; Sırp, Eflak, Yunan, Bulgar,makedon ve Ermeni isyanları art arda patlak verdi. Yüz yıllık bir süreç sonunda (Ermeniler hariç) bütün gayrimüslimler, Osmanlı Devletinden toprak kopararak, bağımsızlığa kavuştu. Hatta, daha da ileri giderek  Anavatanımıza bile göz diktiler.
 
Osmanlı ideolojisi,çeşitli etnik kimliklerdeki yöneticilere sahip koca İmparatorluğu bir arada tutamayınca; bu kez Arapları ve Arnavutları elden kaçırmamak için, İslamcılık ideolojisi ön plana çıkarıldı. Bu konuda, Alman gizli servisinin de büyük gayretler sarfederek bu ideolojiyi uygulattırdılar. Çünkü, küresel paylaşım savaşında, Almanya’nın önünü tıkayan en güçlü devletler İngiltere ve Fransa idi.Bu devletlerin sömürgelerinde çok sayıda Müslüman halklar bulunmakta idi ve onların isyanları bu ülkeleri zayıflatmaları ile Almanya aradan sıyırılıp aslan payını almak istiyordu.Alman İmparatoru Wilhelm,  çıkacak bir dünya savaşında İngiliz ve Fransız sömürgelerindeki Müslüman halkları ayaklandırarak, bu iki devletin askeri gücünü yıpratmayı planlıyordu.
 
Ne var ki, umulan olmadı. Birinci Dünya Savaşına girdiğimiz günlerde, 14 Kasım 1914 tarihinde, Osmanlı Başkentinde Hilafet Sancağı (Sancak-ı Şerif) açılarak, Müslümanlara Cihat çağrısı yapıldığı halde, sömürge halklarından biat eden olmadı.Çünkü müsülman halklar “Bir din birliğine” inancına sahıp değillerdi.Bir de Osmanlı-Müslüman ordularının başkomutalarının hep Alman yani hiristiyan olmalarını yadırgıyorlardı.Üstelik bu  ülkelerden ve Müslüman halklardan bazıları İngiliz ve Fransız komutası altında, Çanakkale Cephesi ve diğer cephelerde bizimle savaşa tutuştular.Türkleri severek öldürmek istediler.Aynı Arapların ünlü İngiliz eşcinsel casusu Lawrance’nin komutasında yaptıkları gibi.Kendilerine aynı hain Arapların şeyhilislamlarının fetvalarında olduğu gibi 10 Türk öldürenin cennete gideceği vaadi yapılmıştı.YANİ ORTALARDA NE BİR İSLAM NE DE BİR DİN KARDEŞLİĞİ GÖRÜLMEMEKTE İDİ.YANİ BUGÜN DE BAZILARININ TÜRK MİLLETİNE YUTTURMAYA ÇALIŞDIĞI GİBİ  DİN –MEZHEP-İSLAM KARDEŞLİĞİ SAFSATA İDİ.ARAPLAR, BUGÜN BİLE  RİCAT HALİNDEKİ TÜRK ASKERLERİNE SALDIRILARININ VE KAFALARINI KESMELERİNİN HESABINI HALEN VERMEMİŞTİR!ARAPLARIN PEŞİNDEN KOŞAN VE ONLARA BİLMEMNELİK YAPANLARA YAZIKLAR OLSUN!  Yani Osmanlı uyruklu Araplar vatana ihanet ederek, İngilizlerle bir olup Müslüman TÜRK Mehmetçiği sırtından hançerleme şerefsizliğini gösterdiler!
 
Günümüzün üçüncü paylaşım savaşında Ortadoğu ve Kuzey Afrika  ülkelerinin petrol ve doğalgaz yatakları, geçen yüzyıldan bugüne, daha da büyük bir önem kazanmıştır. Çünkü, dünyamızın petrol ve doğalgaz rezervleri gittikçe azalmakta iken, enerji ihtiyaçları olağanüstü bir şekilde artmaktadır. Emperyalizm günümüzde Karanlık Savaş taktikleri uygulamaktadır. Türkiye, tıpkı Birinci Dünya Savaşında olduğu gibi, bugün bu iğrenç savaşta da hedef ülke konumundadır.
 
Son zamanlarda dahili ve harici bedhahlar; Yeni Osmanlı ve ılımlı islam kışkırtmaları ile, Türk Milleti’ne Ortadoğu’da taşeron roller önermektedirler. Eğer, onların dolduruşu ile, ham hayallere kapılan bazı siyasetçilerimiz varsa; 1881’de ilan edilen Düyun-u Umumiye koşullarını ve Osmanlı Devletinin son 40 yılında yaşanan felaketleri, akıllarından çıkarmasınlar.
 
Bugün, 50 milyar dolara koşturan cari açık ve 500 milyar dolara yönlenmiş iç ve dış borç sarmalıyla Türkiye adeta ipotek altına sokulmuştur. Sovyetler Birliğinin yıkılmasından sonra, dünyaya egemen olmak isteyen ABD, İngiltere ve İsrail; Ortadoğu’yu “Sıcak Savaş” cehennemine sürüklemişlerdir. Ne var ki, emperyalist emellerini gerçekleştiremiyorlar.
 
Ortadoğu kamplaşmaya sürüklenirken, adres; yeni silahlar ve yeni savaşlar olacaktır.
 
Silah tüccarları belli olduğuna göre, Ortadoğu’da savaşacak yeni aktörler kimlerdir? ABD’nin Yahudi asıllı sivil toplum mühendisi George Soros Sizin en değerli ihraç malınız askerinizdir, demişi? Başta Suudiler olmak üzere Ortadoğu’nun bir çok Sünni devleti, yıllarca bize sırt çevirdikten sonra, bugün boynumuza niçin sarılıyor?
 
Sözde müttefiklerimizin Ilımlı İslam Cumhuriyeti söylemlerinde gizlenen gaflet, dalalet ve ihanetler nelerdir?Bakınız bunun için eski başbakanladan Prof.Dr.Necmettin Erbakan'ını sözlerini aynen aktarıyoruz;

!!!!Ilımlı İslam Haim Nahum doktrinidir:Haim Nahum doktrini nedir?
Türkiye’yi savaşla yutamazsınız, yumuşak lokma yaparak yutun. Bunun için Türk insanını aç bırakın, işsiz bırakın, borca esir edin ve dininden uzaklaştırın dört görevi yerine getirin o zaman bunları kolayca yutarsınız.
18624 Ilımlı İslam Haim Nahum doktrinidirEski Başbakan Erbakan, daima gündeme getirilen Ilımlı İslam kavramının Yahudi Haim Nahum’in projesi olduğunu söyledi.Erbakan milletin saadetinin 22 Temmuz’da Saadet’in zaferiyle mümkün olacağını söyledi. Bütün dünyanın ırkçı emperyalizmin tehdidi altında olduğunu belirten Erbakan, siyonizmin emellerine ulaşmak için Türkiye’de bağımsız bir devlet istemediğini vurguladı.
Kanal B Televizyonu’nda Mithat Sirmen ve Nahit Duru tarafından hazırlanılıp sunulan Başkent Oturumları programına katılan Erbakan, dünya tarihine ve yaşadığımız sürece ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Erbakan, programa katılan Millîyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila ve Gazeteci-Akademisyen Doç. Dr. Hasan Ünal’ın sorularını cevapladı.Programda Irkçı Emperyalizmin tarihsel kökenlerine değinen Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Siyonizmin tevratın tahrif edilerek Kabala adlı sihir kitabına inanılmaya başlanmasıyla ortaya çıktığını hatırlattı. Irkçı emperyalizmin kendilerini efendi diğer insanları ise köle olarak gördüğünü kaydeden Erbakan, bu zihniyetin faizci kapitalist sistem ile dünyayı ele geçirmeye çalıştığını vurguladı. Doları siyonizmin parası olarak nitelendiren Erbakan, Amerikalıların da ırkçı emperyalizmin narkozu altında olduğunu söyledi. Siyonizmi timsaha benzeten Erbakan, bu timsahın üst çenesi ABD, alt çenesinin ise Avrupa Birliği olduğunu söyleyerek, “bunları bilmeden dünya olaylarını bugün yaşananları anlayamayız” dedi.Erbakan; “Bu ırkçı emperyalizm kurduğu faizci sistemle 6 milyar insandan her yıl 7 trilyon dolar sömürüyor. Bu yüzden doğan her çocuk bin 200 dolar borçla doğuyor. Ayrıca bu Siyonizm hristiyanlığı taşeron olarak kullanıyor. Karşısında düşmün olarak İslam’ı görüyor. Çünkü İslam Allah’tan başkasına kul olmamayı emreder. Onlar ne diyor, biz efendiyiz siz kölesiniz. Oysa Müslümanlar köleliği reddetmiş ve tarih boyunca adil bir dünyanın öncüsü olmuştur” dedi.IILIMLI İSLAM HAİM NAHUM DOKTRİNİDİR.Erbakan bir soru üzerine Ilımlı İslam projesinin Haim Nahum doktrininin bir parçası olduğunu vurguladı. Erbakan, “Ne diyor Haim Nahum doktrini. Dininden uzaklaştırılacaklar. Çünkü bunlarda Sütçü İmam’lar, Rıdvan Hoca’lar var. Bu yüzden yumuşak lokma yapmak için dininden uzaklaştırmak istiyorlar. Nasıl olacak? Ya yasaklayarak ya da özünü değiştirerek. Dünya siyonizmi ikisini de deniyor. Hem yasaklama hem de özünü değiştirmeye çalışıyor. Namaz kılacaksın, oruç tutacaksın ama siyonizmin düzenine karışmayacaksın. Köle olacaksın. Müslümanlık şuur dinidir, şekil değil. Müslümanlık kölelik kabul etmez” diye konuştu.
Millî Görüş Lideri Necmettin Erbakan, AKP ile ilgili sorulara verdiği cevaplarda AKP’yi ‘tam işbirlikçi” olmakla suçladı. Türkiye’de sadece iki tane görüş olduğunu tekrarlayan Necmettin Erbakan, “Birisi Millî Görüş; bu milletin tarihi, inancı, kendisi. Diğeri ise işbirlikçilik. Bu işbirlikçilerin hepsi IMF’ci, hepsi Amerikancı, hepsi Avrupa Birlikçi, hepsi İsrailci. Siz bunların ağzından hiç Yeni Bir Dünya kurma diye bir şey duydunuz mu, hayır duyamazsınız. Bunlar işbirlikçi AKP ise tam işbirlikçi. 30 sene bizim dersanemizde kayıtlıydılar ama dersleri öğrenip anlamamışlar. Bunlar Arka Kapıdan Kaçanlar Partisi. Millete hizmet etmek yerine, yeni bir dünya kurmak yerine futbol oyununu daha çok sevdiler. Şimdi Amerika’nın, İsrail’in istediğinden çıkmıyor. Çünkü sandalye sevdası var. Ben onların gözüne gireyim diye ikide bir adam gönderip ben daha iyi hizmet ederim, beni delikten aşağı süpürmeyin diyen onlar değil mi? Neden? Kuvvet Kudret sahibi onlar zannediyor da ondan. Halbuki Kuvvet kudret sahibi yalnız Cenabı Hak’tır.Millî Görüş gömleğini çıkardı işbirlikçi gömleğini giydi. O yüzden Kıbrıs’ı vermeye kalkıyor, O yüzden ABD’ye hizmet ediyor. Şu kadar sortiye izin verdik diye iftihar ediyor. Bunun vebali çok büyük. Ben ağabeyleri olarak uyarıyorum, kendine gel diyorum. Sen hangi tarihin evladısın. Bun bunları kızmamdan değil şefkatimden söylüyorum. Bu milleti uçuruma sürüklüyorsunuz, yanlış yoldasınız diyorum.” !!!!!!!

 
Belli ki Yeni Osmanlı için batı,iktidarda birilerini ikna etmiş görülüyor.
 
Kürt açılım projesi de bu projenin bir parçası olarak ülke gündemine getirildi.  Oysa; Dünyada, ekonomik büyüklük açısından 16’ncı sırada bulunan ülkemiz, hiç kuşkusuz Ortadoğu’nun lider ülkesidir. Genç nüfusa ve doğal kaynaklara sahiptir. Türkiye’nin; Bölgesel ve küresel güç için olması, gereken stratejilerin konuşulması gerekmiyor mu?.
 
Günün Sözü: Milletler işbirlikçi yöneticileri eliyle çözülür, dağılır, bağımsızlığını kaybeder.. .
 
Prof.Dr.Nurullah AYDIN
KÖKTÜRKLER