SÖZDE KÜRT AÇILIMI!

İŞTE SÖZDE "KÜRT AÇILIMIN"SONUCU:11 TÜRK ŞEHİT EDİLDİ!TÜRK MİLLETİ 1 TÜRK'E KARŞI 50 PKK'LI VEYA DESTEKÇİSİ "DÖNME-NAYLON KÜRT LEŞİ" İSTİYOR!ŞIMARTANLAR UTANSIN!

HERYERİ ELE GEÇİREN KRİPTO DÖNME VE DEVŞİRME ÜMMETÇİLER,HER TÜRKÜM DİYENİ VE PKK'YA KARŞI MÜCADELE HER TÜRK SUBAYINI VE ASKERİNİ İSTEDİĞİ KADAR SEBEPSİZ VE İDDİANAMESİZ HAPİSLERE TIKARSA TIKSIN,TÜRKLER ASLA VATANLARINI KORUMAKTAN VAZGEÇMEYECEKTİR!SON PKK'LI DÖNME KÜRT YOKEDİLİNCEYE KADAR TÜRK'ÜN İNTİKAMI GEÇMEYECEKTİR!AYRICATÜRK MİLLETİNE DÜŞMAN DÖNME VE DEVŞİRMELERE TARİH HESAP SORACAKTIR.

 
BÖLÜCÜ TERÖR VE SEL FELAKETİ!
 
Yine terör, yine şehit! Yine sel, yine ölümler! Şehitlerimize ve sel felaketinde ölenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor, yaralıları acil şifalar diliyoruz.
 
Bakın; Asala’nın 1983 yılında sahneden çekilmesinden sonra yerini alan ve tamamen Ermeni kökenlilerce kurulan PKK terör örgütü , ABD, İsrail, İngiliz destekli saldırılarını devam ettiriyor.. Öylesine ki gibi PKK terör örgütüne; gerilla eğitimini Yunanlıların verdiğini, mayınlarını İtalyanların sağladığını, lojistik cephaneyi ABD’nin temin ettiğini, İsrail’in istihbarat eğitimi verdiğini birçok kez bu köşe de yazdık..
 
Ve yine dedik ki PKK, DTP, Ampuller, ABD, Barzani stratejik işbirliği sürdürülüyor..
 
ABD Afganistan’da masum sivilleri katletmeye, devam ediyor. Irak’ta bombalar patlıyor. PJK İran’a saldırıyor, PKK Türkiye’ye saldırıyor..
 
Peki; ülkeyi yönetenler ne yapıyor? Terör örgütü ile mücadele edenleri tertiple PKK ve yandaşlarına jest olsun diye tutukluyor…Kemikler bulduruluyor, kuyular açtırılıyor, cephanelikler bulduruluyor…. Nedense bölgedeki her terör eylemi, devam eden dava ile ilişkilendiriliyor ve sabotaj mı, acaba soruları ile kafalar karıştırılıyor.. Bölgede terörle mücadele edenlerin morallerini bozacak ne varsa yapılıyor..
 
Terör örgütüne yandaşlarına, destekçilerine sempatizanlarına yufka yürekli Ampuller bir de barıştan, huzurdan bahsediyorlar.. Barışmış kardeşlikmiş huzurmuş!  Her gün DTP ve Ampuller milletvekillerinin bölücülük ayrımcılık kokan açıklamaları ortada iken hala bu sözcükler kullanılıyor..
 
Bu millet yüzyıllar boyunca etle tırnak gibi. Zaten kardeş. Zaten birlik içinde. Zaten huzur içinde. Bunu bozan PK terör örgütü yandaşları ve işbirlikçileri..
 
Ancak dikkat edilirse Ampullerin yöneticileri bu açıdan olaya bakmıyor. Ya ne açıdan bakıyor?  Amerikalıların verdiği projeyi yani Türkiye’yi eyaletleştirme projesini uygulamaya çalışıyorlar. Türkiye’yi bölme planın adı, barış ve kardeşlik açılımıymış..
 
RTE, 6 askerin şehit edilmesi ile ilgili olarak, bir barış süreci başlattıklarını ve askerlere sıkılan kurşunların bu barış sürecini engelleyemeyeceğini söyleyebiliyor.
 
Yine; Meclis'te yapılacak kapalı oturumla demokratik açılım çalışmalarını milletvekillerine anlatacaklarını belirterek, daha sonra sürecin Türkiye genelinde hızlandırılacağını ifade edebiliyor.
 
Türkiye’nin dokusunun parçalanmasına meclisten onay isteniyor.. Muhalefet partileri hayır diyor. Geriye iki bölücü parti kalıyor.. 550 milletvekilinden 417 sinin hakkında soruşturma olan meclisin meşruiyeti tartışmalı..Böyle bir meclisin alacağı karar ne derece hukuki olur düşünmek gerekir.
 
Peki bir diğer köşkte oturma yerine dışişleri konutunda oturmayı anlaşılmaz bir şekilde tercih eden Sincan ağır ceza mahkemesi kararına göre şüpheli AG ne diyor? Ülkede huzur ve kardeşlik ortamını pekiştirmeyi amaçlayan iyi niyetli çabalar sürerken Siirt ve Hakkari'de 6 askerin şehit olduğu saldırıların herkesi ''derinden sarstığını'' belirtiyor.,
 
Yandaş medya ne diyor? Ne diyecekler askere orduya ulus devlete, üniter yapıya Türklüğe söylenmedik söz yapılmadık hakaret bırakmıyorlar..
 
Liboşu, döneği, ateisti, materyalisti, tarikatçısı, cemaatçısı, dincisi, bölücüsü, kökü belirsiz olanı, ittifak içinde!
 
Her koldan saldırıyorlar..Kime? Türk Milleti’ne Türk Devleti’ne Türk Ordusu’na, Türkiye’nin değerlerini savunan aydınlara, bilim adamlarına..
 
Ya İmar terörü!
Ülkede deprem olunca yağmur yapınca felaketler artıyor.. Belediyeler rant kapısı olunca çarpık kentleşme Tarık arazilerinin üzerinde yapılaşma da o oranda artıyor.  Sel felaketi yaşanan bölgeler; tarım arazileri ve dere yatakları.. Kimin sorumluluğunda? Belediyelerin.. Peki belediyeler ne yapıyor? Yandaşlara arazi açılımı yapıyor, gecekondulara göz yumuyor.
 
Bu ülkede deprem olunca sel felaketi olunca hemen herkes bir diğerini suçluyor. Akılcı yönetim ve bilim ikinci  plana itiliyor..
 
Bilim adamları uyarıyor. Ama kim dinler ki!..
 
Evet ne diyelim? Oy verenler mi düşünsün diyelim yoksa uyarı görevimizi mi yapalım? Tabi ki uyarı görevimizi yapacağız..
 
Günün Sözü: Aklını kullanmazsan, bilimi önemli görmezsen, felaketler yaşaman  kaçınılmazdır.
 
Adalet mi var? Yandaş kayırma mı?
 
Bakın  adli yıl açılışı yapıldı. Her yıl olduğu gibi nutuklar birbirini kovaladı.  Eleştiriler eleştiriler.. Peki; kim çözecek, nasıl çözecek, nasıl olacak soruları hep havada kalıyor…
 
Kim gücü elinde geçiriyorsa, adalet onun dediği oluyor..
 
Çağdaş dünyaya gelinceye kadar, her ülkede, o ülke yöneticilerince çıkarılan temel normlara göre işleyen işletilen hukuk düzeni vardı. Hukuk kurallarının yasalaşması ile kurallar yazılı hale gelmiş ve evrensel nitelik kazanmıştır.. Temel ilke ise hukukun üstünlüğü ilkesi!..
 
Türkiye; tarihi geçmişi ile Türk adaleti olarak da dünyada saygın yerini almıştı..
 
Ama gelin görün ki;  Türkiye’de Ampullerin iktidarı ile birlikte var olan aksaklıklara bir yenisi eklendi ve yandaş yargı kavramı ortaya çıktı. Öylesine ki.. hukukun temel ilkeleri olan masumiyet ilkesi  ve kanunilik ilkesi tersyüz edildi, edilmeye devam ediyor.. Her yerden feryatlar yükseliyor ama ne gam.. Yandaş olduktan sonra ona yargı, hukuk, kanun falan işlemez anlayışı hakim kılınmaya başladı..
 
Bakın; Adalet Bakanı, Hatay da kendi parti milletvekilince Ali Dibo olarak anılan yolsuzlukların mimarı suçlamasına muhatap.. Başbakan hakkında davalar dokunulmazlık nedeniyle bekliyor..Cumhurbaşkanı desen, hakkında kesinleşmiş yargı kararı var ve ağır ceza mahkemesi kararı ile şüpheli, yargılanması gereken kişi..
 
Meclisin 550 milletvekilinden 417’si hakkında soruşturma dosyası var…
 
Bakın; 7 yıllık Ampullerin iktidarında suç oranındaki artış ne boyutta? Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı artmaya devam ediyor.. 2008 yılında cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 103 bin 235 iken; bu sayı 2009 Haziran sonu itibariyle 111 bin 865'e ulaşmış.
 
Böyle süreç T.C. tarihinde hiç olmadı! 
Çankayada oturan hakkında şüpheli olarak yargılanmasını isteyen Sincan ağır ceza hakimi soruşturma sağanağına tutuluyor. Hakim Kaçmaz’ın avukatı, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı ve soruşturmacı müfettişler hakkında suç duyurusunda bulunuyor..
 
Beddua davası!
RTE’ye; ’Allah cezanı verecek ve seni sevmiyorum’ dediği için ilköğretim okulu öğrencisi M.S.Ö. ye dava açılıyor. “Başbakan ensemi sıktı” diyen M.S.Ö de RTE’den davacı… 
 
Ancak kim dinler…
Yargı reformu taslakları hazırlanıp duruyor ama bir arpa boyu ilerleme sağlanamıyor.
Karşıt yandaş medya kuruluşları gibi yandaş yargı mensupları deyimi de literatüre girdi..
 
Ümraniye davası, Deniz feneri davası, Çankayada oturanın davası, R.E davası,  milletvekilleri davası, DPT davası uzayıp gidiyormuş,
Suç delilleri gizleniyormuş, mesnetsiz, haksız, kasıtlı, hasmane iddialara göre davalar açılıyormuş,
Bakanlık gizli bilgileri basına sızdırıyormuş, 
Dinleme ve arama kararları itirazları sürüyormuş, .
Askeri yargı sivil yargı yetkisi krizi varmış,
Hakim ve savcılar dinleniyormuş,
Soruşturma krizi yaşanıyormuş,
HSYK’daki hakim-savcı atama krizi, vahim krizmiş,.
İş yükü artıyormuş,
Türkiye’nin siyasal şartları farklıymış,
Kaliteli yargı için reformlara devam edilmeliymiş,
Askeri yargı adalete gölge düşürüyormuş
Güçlü yargı güçlü devlet gerekliymiş gibi birçok cümle söyleniyor.. Söylenmeye devam edecek..
 
Peki ama, Yargı’daki bu çarpık mekanizma kim ya da kimler tarafından sağlıklı düzeye getirilecek?!
 
Hukuku teferruat olarak gören siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler, hukukçular var...
 
Oysa; yargı reformunun olurları-olmazları var. Bağımsızlık tarafsızlık, hukukun üstünlüğü, adil yargılama, yargının olmazsa olmazı ama kim dinliyor ki bunları!…
 
Günün Sözü; Adaletin tarafsız olmadığı yer de kaos vardır. Güven yoktur.
Prof.Dr.Nurullah AYDIN
KÖKTÜRKLER