Bastır parayı, topla oyları,
işte size AB Demokrasisi!
Yazan:Yılmaz DİKBAŞ
Avrupa Birliği (AB) Anayasasının son biçimi olan Lizbon Anlaşması, 2 Ekim 2009 Cuma günü İrlanda’da halkoyuna sunulacak.Önce, AB Anayasasının bugüne kadar geçirmiş olduğu evrelere kısaca göz atalım.AB’nin 25 üyesi, 29 Ekim 2004 günü Roma’da, Anayasayı imzaladı. Ancak, Anayasanın yürürlüğe girebilmesi için tüm üyelerin ya parlamentolarında onaylanması ya da halkoylamasıyla kabul edilmesi gerekmekteydi.Beklentiler gerçekleşmedi.
30 Mayıs 2005 günü Fransızlar, 2 Haziran 2005 günü de Hollandalılar yapılan halkoylamalarında Anayasaya ‘Hayır’ deyince AB Anayasası onaylanmamış oldu.
AB’nin kurnaz öncülerinde oyun çoktur. Hemen bir hokus pokusla AB Anayasasının sözde birkaç maddesini değiştirmiş gibi yaptılar, yeni bir ad buldular, Lizbon Anlaşması dediler ve yeniden üyelerin oylarına sundular.
Ancak bu kez de İrlandalılar işi bozdu! 12 Haziran 2008 günü yapılan halkoylamasında yüzde 53,4 oyla ‘Hayır’ dediler.
Genel seçimlerden önce İngilizlere, iktidar oldukları takdirde AB Anayasasını, yani Lizbon Anlaşmasını halkoyuna sunacağına söz veren İşçi Partisi, seçimleri kazanıp hükümet olduktan sonra sözünde durmadı. Anayasayı parlamentoda onaylattı! Demokrasinin ‘beşiği’ olarak anılan İngiltere’de İşçi Partisi Hükümeti, halka güvenememiş, halkoylamasından kaçmıştı! Peki, o ballandıra ballandıra anlattıkları Anglosakson Demokrasisi’ne ne olmuştu?
İrlandalıların Lizbon Anlaşması’na hayır demesi AB’nin kurnaz egemenlerini bir kez daha sıkıntıya sokmuştu, ama işin peşini bırakmaya hiç niyetleri yoktu. Hemen kolları sıvadılar, daha doğrusu Avro dolu kasaları açıp, İrlanda’ya daldılar!
Sadece on altı ay önce AB Anayasasına yüzde 53,4 çoğunlukla ‘Hayır’ demiş olan İrlandalılara, bu kez yapılacak halkoylamasında ‘Evet’ dedirtmek için bakın neler yapıldı:
· Avrupa Komisyonu, yani AB Hükümeti, İrlanda’da ‘Evet’ kampanyası için 1,5 milyon Avro harcadı. ‘Hayır’ kampanyası yürütmek isteyenlere zırnık bile koklatılmadı! AB Başkanı Barroso, çok sayıda parlamenter ve bürokratla birlikte İrlanda’da yollara düşüp halktan ‘Evet’ oyu vermesini istedi.
· Kendi olanaklarıyla ‘Hayır’ kampanyası yürütmek isteyenlere değil destek vermek, medyada eşit koşullarda propaganda yapma fırsatı bile tanınmadı. İngiliz parlamenter Nigel Farage, birkaç AB parlamenterle birlikte ‘Hayır’ oyu kampanyası başlatmaya kalkınca, ‘İrlanda’nın içişlerine müdahale ediliyor’ gerekçesiyle ağır hakaretlere uğradı.
· Bir süre önce bilgisayar üretici firma Dell, Asya’da ucuz işçilik bulduğu bir yere taşınma kararı almış ve 2,840 İrlandalı işçiyi işten çıkarmıştı. İşte bu işsizlere, AB Başkanı Barroso, halkoylamasında ‘Evet’ oyu çıktığı takdirde, 14,8 milyon Avro dağıtacağı sözünü verdi. AB’de toplam 21 milyon 790 bin işsiz bulunmaktadır. İrlandalı 2,840 işsiz, tüm işsizlerin sadece yüzde 0,01 oluşturmaktadır. Peki, toplam işsizlerin içinde yüzdeye bile giremeyecek derecede az olan 2,840 İrlandalı işsize 14,8 milyon Avro dağıtmanın gerçek anlamı nedir? Ver oyunu, al Avro’yu demektir!
· Avrupa Komisyonu’nun Ulaştırma Bakanı poziyonundaki Antonio Tajani, Ryanair Havayolları’nı sahibi Michael O’Leary ile birlikte bir Boeing 737 uçağına bindiler, ‘Evet’ oyu verilmesini destekleyen gazetecileri ve televizyoncuları da uçağa doldurdular ve İrlanda’yı bir baştan bir başa dolaşıp ‘Evet’ kampanyasını yürüttüler. Micael O’Leary geçen halkoylamasında, AB Anayasasına ‘Hayır’ demiş, AB’yi ‘Şeytanın İmparatorluğu’ olarak nitelemişti! Ama şimdi, ‘Evet’ kampanyası için 500 000 Avro nakit bağışta bulunmuş ve ‘Evet’ kampanyasında görev alacakların uçaklarına bedava bineceğini duyurmuştu! Peki, işadamı Michael O’Leary bu kadar kısa bir sürede nasıl böylesine yön değiştirmişti? Avrupa Komisyonu, halkoylamasında ‘Evet’ kampanyası yürütmesi karşılığı kendisine, devlet havayolları Aer Lingus’u uygun bir fiyata devredeceği sözünü vermişti! Ryanair’den sonra İrlanda’nın en büyük havayolları olan Aer Lingus’un 2008 yılı cirosu 1,4 milyar Avro. Görüyor musunuz AB’de demokrasi nasıl tıkır tıkır çalışıyor!
· İrlanda’da 1948 yılında kurulan ve ABD’nin gizli istihbarat servisi CIA’dan milyonlarca dolar para aldığı belgelenen ‘Avrupa Hareketi’ adlı bir sivil toplum örgütü de ‘Evet’ kampanyası yürütmektedir.
· İrlanda devlet televizyonu RTE de ‘Evet’ kampanyasının bayraktarlığını yapmaktadır. RTE’nin Avrupa Komisyonu’ndan para aldığı da bilinen bir gerçektir.
· 2 Ekim 2009 Cuma günü yapılacak olan halkoylamasında ‘Evet’ yanlısı akademisyenlerin, Erasmus profesörlerinin ve araştırmacıların da AB’den ya doğrudan ya da sözde proje karşılığı yüklü miktarda paralar aldığı bilinen, gizlenmeyen bir gerçektir.
· AB’nin propaganda için bütçeden ayırdığı miktar yılda yaklaşık 200 milyon Avro’dur. İşte şimdi bu kaynak, İrlanda’da yapılacak halkoylamasında ‘Evet’ oyu çıkması için bol kepçe kullanılmaktadır.
· Küresel krizden AB’de en çok etkilenmiş ülkelerden biri de İrlanda’dır. Kısa sürede işsizlik artmış, çalışanları da işlerini kaybetme korkusu sarmıştır. İşte AB yanlıları halkın bu korkularını kullanarak, krizden çıkma yolunun ancak AB Anayasasına ‘Evet’ demekle açılacağı propagandasını yapmaktadır. Yalnız işsizler ve çalışanlar değil, işverenler de korkutulmaktadır. Onların da uykuları şöyle kaçırılmaktadır: ‘Eğer halkoylamasında ‘Hayır’ sonucu çıkarsa yabancı yatırımlar ülkeden kaçacak, belki İrlanda AB’den atılacak ve İrlanda borçlarını ödeyemeyecek duruma düşecektir!’
AB’nin kurnaz egemenleri açısından İrlanda’da yapılacak halkoylamasının önemi çok büyüktür. Çünkü, ancak İrlanda’nın da ‘Evet’ demesiyle AB Anayasası yürürlüğe girebilecektir.
AB bugüne kadar, egemen bir devlet olmanın tüm koşullarını bir eksiğiyle yerine getirmiştir: Parlamentosu, hükümeti, yargı organları, bürokrasisi, merkez bankası, polis teşkilatı kurulmuş ve çalışmaktadır. Parası, bayrağı, marşı vardır. Tek eksiği, henüz onaylanmış bir anayasasının olmayışıdır!
Her egemen devletin mutlaka bir anayasası vardır.
2 Ekim 2009 Cuma günü İrlanda’da yapılacak halkoylamasında ‘Evet’ çoğunluğu sağlanır sağlanmaz, bağımsız ve egemen AB devletinin kurulması da tamamlanmış olacaktır.
İşte bu hedefe ulaşabilmek için, AB egemenlerinin çevirmeyeceği oyun yoktur!
İrlanda’da halkoylaması öncesi yaşananlardan bizlerin çıkarması gereken ders şu olmalıdır.
Ağzını açar açmaz kurduğu ilk cümlede, üç kez üst üste ‘demokrasi’ sözcüğünü kullanan bir kişi, biliniz ki sahtekârın ta kendisidir! Türkiye’nin ve Türk ulusunun zararına olacak her girişimi ‘demokratik açılım’ deyimiyle yutturmaya kalkışan kişi, her kim olursa olsun, biliniz ki sömürgecilerin uşağı bir dolandırıcıdır!
Siyaset meydanına ve Medyaya bir bakınız, bu kişileri hemen tanıyacaksınız.
Yılmaz Dikbaş
KÖKTÜRKLER