CUMHURİYETİMİZİN BEKÇİLERİDİR!
Yazan:Erdoğan KIRMIZIOĞLU
Yüce Önder ATATÜRK’ÜN gençliğe emanet ettiği Cumhuriyetimizi, kuruluşunun 86. yıldönümünde, tüm yurtta törenlerle, coşkuyla, bu yıl önemi daha çok kavrayarak kutladık.
Ben bugün sizlere 29 Ekim 1923’te kurulan Cumhuriyeti, Atatürk’ün 20 Ekim 1927 tarihinde Nutuk'un sonunda “Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uygarlığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.” Diyerek; Türk Gençliğine yaptığı konuşmada;
“ EY TÜRK GENÇLİĞİ!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Sözlerinin bugünün Türkiye’sinde çok önemli anlamlar ifa ettiğinden kısaca bahsedeceğim.
Yüce Önder ATATÜRK, Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde İmparatorluğun çöküş süreci çok iyi tahlil etmiş, çok uluslu, ümmet –devlet yapısının geldiği son noktayı görerek, halkımıza önderlik yaparak, ulusça verilmiş olan milli kurtuluş savaşı mücadelesinden sonra, Anadolu’yu kendine yüzyıllardır yurt etmiş, milletimize en uygun idare şeklinin CUMHURİYET olduğunu tespit ederek, 29 Ekim 1923’te devletimizin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu ilan etmiştir.
Cumhuriyetimizin de geleceğini çok değer verdiği Türk Gençliğine hitap ederek emanet etmiştir. “Ey Türk Gençliği !” Diye başlayan hitabesinde, o günden, bugünleri, geleceği görerek, Türk Milleti üzerinde doğabilecek, oluşabilecek tehlikeler karşısında, Türk Gençliğini uyarmıştır.
Hitabesinde, Türk Milletinin iç ve dış düşmanlarını çok iyi tahlil ederek;
“ Bağımsızlık ve cumhuriyetine göz koyacak düşmanlar, bütün yeryüzünde benzeri görülmemiş bir galibiyete erişebilirler. Zorla ve yanıltma ile ulu yurdun bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi doğrudan ele geçirilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, ülkenin içinde yönetimin başında bulunanlar aymazlık, sapkınlık ve üstelik aldatma içinde de bulunabilirler. Üstelik yönetimin başındakiler, kişisel çıkarlarını ülkeyi ele geçirenlerin siyasi amaçlarıyla birleştirebilirler. Ulus yoksulluk içinde yorgun ve bitkin düşmüş olabilir. “ Diyerek, Cumhuriyeti emanet ettiği TÜRK GENÇLİĞİ’NİN düşeceği zor şartlarda yılmayarak mücadele vermesi gerektiğini;
Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve koşullar içinde bile görevin Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Gereksinim duyduğun güç damarlarındaki soylu kanda bulunmaktadır! Sözleriyle çok güzel vurgulamış, Türk Gençliğine hedef göstererek ışık olmuştur.
Atatürk’ün düşüncelerini çok iyi özümseyerek, bugünün Türkiye’sinde Türkiye’nin geleceği konusunda oynanmaya çalışılacak senaryolar karşısında dim dik ayakta durarak, CUMHURİYETE ATATÜRK İLKE ve İNKİLAPLARINA, sahip çıkmalı, her yıl daha anlamlı Cumhuriyet Bayramlarını kutlamalı, milli bayramlarımızın önemini çocuklarımıza gençlerimize her zaman anlatmalı, Atatürk tarafından GENÇLİĞE EMANET EDİLEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ şehit kanı ile suladığımız bu vatan topraklarında ilelebet yaşatmalıyız...
NİCE CUMHURİYET BAYRAMLARININ TÜRK ULUSUNCA SONSUZA DEĞİN KUTLANMASI, DİLEĞİYLE…
Sağlıcakla kalın!
Erdoğan KIRMIZIOĞLU
Araş Yazar-Şair
KÖKTÜRKLER