ALIN SİZE AÇILIM!TEPE TEPE KULLANIN!
Yazan:Erdoğan KIRMIZIOĞLU-Arş.Yazar-Şair
7 Aralık tarihinde, Tokat’ın Reşadiye İlçesi kırsalında, PKK teröristleri tarafından kurulan pusuda, 7 askerimizin şehit edilmesini duyunca, birçok sağduyulu, ülkesini, bayrağını, vatanını, devletini, milletini seven vatandaşlarımız gibi bende derinden etkilendim.Önce, hain saldırı da şehit düşen 7 askerimizi rahmetle anıyor, kederli ailelerine ve Yüce Türk Milletine sabırlar diliyorum.Ülkede, ekonomik sıkıntı, dar boğaz halen devam eder iken, emekli, işçi, memur, esnaf, sanayici, işadamı, refah düzeyinin artırılmasını, rahatlatıcı önlemlerin biran önce alınmasını hükümetten bekler iken, son günlerde sürekli gündemde tutulan açılım, dağdan teröristi indirme planı, bu planın uygulanması için yapılan görüşmeler, bu görüşmelerden sonra, 34 PKK’LININ Habur sınır kapısından ülkeye giriş şekilleri, vatanı kurtarmış kahramanlar gibi karşılanışına izin verilmesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç görülmedik şekilde sınırda mahkemenin kuruluşu, devlet erkânının hazır bulundurulması, teröristlere taviz verilmesi, İmralı canisinin isteklerinin birileri vasıtasıyla açıklanır iken, bu isteklerin açılımda yapılmak istenenlerle örtüşmesi, ben ve benim gibi nice sağduyulu vatandaşları derinden üzmüş, gelişen olaylar maalesef halkta tedirginlik ve tepki yaratmıştır.
Açılım sürecinde, plansız şekilde görülen , “Hele bir dağdan insinler, diğer tarafını sonra düşünürüz” anlayışı da çok tehlikelidir. Dağdan teröristi indirmeyi başarı olarak görmekte çok yanlıştır. Böyle bir anlayış izlenirse kentler yaşanır olmaktan çıkacaktır. Özellikle terörist faaliyetler, gösteriler, mafya tipi çalışmalar, uyuşturucu, fuhuş, kara para aklama, cinayet, kaçakçılık, kapkaç gibi organize suçlarda inanılmaz artışlar meydana gelecektir. Çünkü dağdan inenler bir müddet sonra topluma kazandırılmazsa, ancak iyi bildikleri işi yapacaklardır.Habur’dan sınır kapısından ülkemize girerek kente inen teröristlerin deneyimlerini çok kısa süre içinde kentteki sempatizanlara aktardıklarını, kentlerdeki gösterilerden görülmektedir. Demek ki; karakol baskınlarında diğer yerlerde şehit düşen asker, sivil vatandaşlarımızın failleri halen bulunamamışken, suça iştirak ettikleri kanıtlanmayan teröristleri affetmek, ya da dağdan indirilmesi, sorunu çözmek için yeterli değildir. Teröristleri dağdan indirmeden önce umutlarını kırmak, etkisiz hale getirmek, sonra da yaptıklarına onları pişman etmek gerekir. Af ve bağışlama ondan sonraki aşamadır.
Hükümet tarafından izlenen açılım politikası ile cesaretlenen teröristler, güneydoğu ve doğu illerinde zafer nidalarıyla, kendileri adına düzenlenen mitinglere katılmaları. İmralı canisinin yeni koğuş yerinin 17 cm küçük olmasının bahane edilerek, şehirlerde sokak gösterilerinin artması, Molotof kokteylerin atılması sonucu ölen, yaralanan, maddi manevi hasar gören vatandaşlarımızın olması, buralarda çıkan olaylar karşısında Hükümet yetkililerinin, bunlar ne yapıyor diyerek, inceleme başlatmadıkları gibi, sergilenmek istenen olayları hafife alarak, açılımın bir parçası olarak görülmesi. Gerekli güvenlik tedbirlerinin alınamaması. Gelinen noktanın ne kadar elem verici olduğunu göstermektedir. Açılım ilk başladığı dönemde, yaklaşık 9 ay önce bu gelişmeler için ilk adımlar atıldığında, devletin en üst makamınca “Çok yakında ülkemizde güzel şeyler olacak!”. Denilmesinin ardından hiç de güzel şeyler olmamış, ayrımcılığa, bölüşmeye, parçalanmaya fırsat veren açılım rüzgârı, bu zamana kadar maalesef 55 şehit vermemize sebep olmuştur.
Bundan önceki koalisyon hükümetince yapılan başarılı, kararlı, taviz vermeden sürdürülen çalışmalar, izlenen politikalar sonucunda, 2002 yılında bitme noktasına getirilen PKK Terörü, maalesef o tarihten sonra başta hükümet yetkililerince alınan kararlar, üst üstte verilen tavizlerle, kısa zaman öncede ilk başta “Kürt Sorunu” daha sonra “Demokratik Açılım” son haliyle de, devlet politikası olarak addedilerek, sanki millet nezdinde mutabakat sağlanarak kabul görmüş gibi “Milli Birlik Projesi “ ismi verilen açılım sonucu cesaret alan teröristler ve yandaşları Türk Devletini tehdit eder hale gelmişlerdir.Bazı gelişmiş ülkeler terör olaylarında bir askerini, bir vatandaşını kaybedince, en somut kararları hemen alarak, karşı tarafa en ağır şekilde bedelini ödettirir iken, biz halen ne beklemekteyiz? Daha kaç askerimiz vatandaşımız hain kurşuna hedef olacak? Bu hain saldırılar ne zaman bitecek? Açılım ile artan terör olaylarına karşı ne zaman etkili önlemler alınacak? Son zamanlarda tekrar üst üste gelen hain saldırılar karşısında, teröre bir kez daha milletçe lanet okumaktayız. Her şehirde, her kesimden yıllarca PKK ya lanet mitingleri, yürüyüşleri yapıldı, bundan sonrada terörün kökü kazılıncaya kadar da hep yapılmalı. Her mekân Türk bayrakları ile donatılmalı. Türk Milleti, PKK unsurlarını ne vatan toprağında, ne de komşu ülke topraklarında görmek istemediğini, tüm dünyaya haykırmalıdır!Hain kurşuna karşı, vatanı için göğsünü siper eden, şehit düşen Mehmetçiklerimize, yürekler artık dayanmaz oldu. Her kesimde "YETER ARTIK! Sesleri bir çığ gibi yükselmeye başladı. 1984 yılından bugüne kadar yıllardır, askerlerimiz, vatan evladı, göz nurumuz Mehmetçiklerimiz hain saldırılar karşısında şehit düşerken, sivil vatandaşlarımız ile birlikte, otuz binin üzerinde insanımız katledilirken, bugün de siyasi iradenin Millet de yükselen sese kulak vermediğini, görmekteyiz. Analar kınalı kuzularını vatan için şehit verirken, yürekleri yanar iken, halen hep aynı, tarz da "Açılım devlet politikasıdır. Devam edecektir." Gibi Yüce Türk Milletinin tarih boyunca hiç alışık olmadığı kendisini ayrıştırmaya, bölmeye yönelik faaliyetleri, milletçe kaygıyla izlemekteyiz. Gelinen noktada, açılımın sakıncaları tekrar gözden geçirilerek, millette yaratacağı, etnik kökene dayalı ayrılıkçı tutumdan biran önce vazgeçilmelidir.Şehit kanının biran önce dinmesi için, ülke genelinde Milli Seferberlik ilan edilmeli, terör yuvalarının beslendiği ekonomik, siyasal kaynakları kurutacak önlemler paketi hazırlanarak devreye girmeli. Yıllar önce ortaya atılan sınır ötesinde ülke güvenliği için tampon bölge oluşturma düşüncesi tekrar gündeme gelmeli, biran önce dış siyasette de ülkeler nezdinde destek alınarak, uygulamaya konulmalıdır. Sınır güvenliğimizi sınır ötesinde birliklerimizin kuracağı karakollar ile yeniden güneydoğu sınır çizgisi çizilerek sağlanmasında, o bölgenin coğrafi konumundan dolayı güvenlik açısından büyük yarar sağlayacaktır.Her bölgede şehit cenazelerinden dolayı yüreklerin yandığı bir dönemde, Türk Milletinin seçip gönderdiği milletvekilleri, siyasiler, birbirleri ile kısır döngü içerisinde birbiri ile uğraşmak, laf üretmek, günübirlik siyaset uygulamak yerine, ileriye dönük, Türk Devletinin, bölünmez bütünlüğü, güvenliği, refahı, geleceği için stratejik politikalar üretebilmeli. Hazırlanacak strateji politikaları, kısa dönem, orta dönem, uzun dönem, ülke menfaatleri üzerine, tüm dünyada ki gelişmeleri de yakından takip ederek, yeri, zamanı, ortamı gelince devreye girebilmelidir.
Tarihte görüldüğü üzere Türk milletinin her zaman iç ve dış düşmanları hep olmuştur. Orhun yazıtlarını hatırlarsak Türk Milleti için Bilge Kağan "Üze tengri basmazar, asra yir telinmezer, Türk budunun, ilinin, töresini, örfünü kimse arlatamaz..." Bugünün Türkiye Türkçesi ile " Üzerimizden Gök tanrı çökmedikçe, altımızda ki yer delinmediği müddetçe Türk devletinin, ilini, örfünü, töresini kimse bozamaz. " demiştir. Bugün de Yüce önder ATATÜRKÜN önderliğinde, kurulan, onun izinden, ilkelerinden giden Türk Milleti, birlik beraberliğine sahip çıkarsa, onu hiçbir güç yıkmaya çalışamaz, yıkamaz. Yeter ki; Biz Türk Milleti olarak daima güçlü olalım. Dünya politikasında ülkeler nezdinde güçlü dirayetli imajımızı belirleyelim. AB ve ABD’NİN etkisinde kalarak, onların isteği doğrultusunda teslimiyetçi politikalar üretmeyelim.
Zamanında Çankaya Köşkünde devlet protokolü ile ağırlanan terör ile her zaman iç içe olmuş, üzerinde terör damgası, kan lekesi olan, PKK ile işbirliği yapmış, dünün aşiret reisi, bugünün Irak Devlet Başkanı Talabani gibi adamlara da kesin kırmızı çizgimizi TÜRK MİLLETİNE layık şekilde belirleyelim. Türk Milleti bu tür adamları Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu yüce önder ATATÜRK'ÜN yaşadığı Çankaya köşkünde hiçbir zaman görmek istemedi, istemeyecektir.
Yüce Türk Milleti olarak, bin yıldır yurt edinip vatan yaptığımız Anadolu topraklarında, dün haçlı seferlerinde Kılıç Aslan'ın, kurtuluş savaşında Mustafa Kemal ATATÜRK'ÜN önderliğinde nasıl oluk oluk Türk kanı akıtıp, bu topraklarda destan yazıp, al kanımız ile sulayarak ay yıldız bayrağı, oluşturup, İstiklal Marşını Mehmet Akif ERSOY yazdı ise, dostlarımıza güven, düşmanlarımızı korku saldık ise, inşallah Cenabı ALLAH tarafından bu millete tekrar İstiklal Marşını yazdırtma gereği duyulmaz, şehit kanı ile sulanarak bayrak yaptığımız ay yıldızlı bayrağımız gökyüzünde hiç inmemek üzere hep dalgalanır, Şehit Mehmetçiğin kanı yerde kalmaz, bin yıldır şehit kanı dökerek vatan yaptığımız bu kutlu topraklar, tarihte hep TÜRK YURDU idi, bundan sonra da hep TÜRK YURDU olarak kalır.
Dilerim ki; Alınacak somut karar ve tedbirler ile biran önce Irak topraklarından sızan teröristler ile Anadolu topraklarında halen mevcut teröristler ve yandaşlarının kökü kazınır, en yakınımızdan başlanarak, teröre yaltaklık edenler bir bir ayıklanır, ülkemizde terörün görülmemesi için, siyasiler de, askeri önlemleri artırarak, önce terörü tekrar etkisiz hale getirerek, daha sonrada ekonomik, kültürel, sosyal, önlemleri biran önce alarak, ülkenin yeniden güvenliğini, bütünlüğünü, birlik beraberliğini, yapılanmasını sağlar, TÜRK MİLLETİNİ DE İLELEBED YAŞATIRLAR…
ŞEHİTLER ÖLMEDİ,
ŞEHİTLER ÖLMEZ
Duydum Mehmetçik yine şehit olmuş,
Acı haber her bir yanda duyulmuş,
Üzüntüden damarlarda kan donmuş,
Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.
***
Hain kurşuna hedef yiğitlerim,
Kara toprak ta yatan erenlerim,
Yerde kanınız kalmaz, şehitlerim,
Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.
***
Vatan, millet, bayrak, namus uğruna,
Göğsün siper oldu, hain kurşuna,
Dalgalandı sancak, diktin burcuna,
Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.
***
Hep derler ki; Şehitlik ucuz değil,
Askerlik, yan gel yat yeri hiç değil,
Şehitler cennette, kabirde değil
Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.
***
Teröristler her yerde aranmalı,
İzine bakıp, inini bulmalı,
Yaltaklık edeni yurttan atmalı,
Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.
***
Şehit kanı yerde kalır mı? Sandın,
Avrupa'nın hep maskesine kandın,
Geçmişte dünyayı titreten candın,
Şehitler ölmedi, şehitler ölmez.
***
Analar feryat eder, duyar mısın?
Yürekleri hep yanar, anlar mısın?
Helalleşip, selamı alır mısın?
Şehitler ölmedi, şehitler ölmez
Erdoğan KIRMIZIOĞLU
Araş Yazar-Şair
KÖKTÜRKLER