Yunancı Rumun *Hain ocağı*İstiklal madalyalı kahraman Eftimin *Türk ocağına* tercih edildi!
AB ve ABD güdümündeki işbirlikçi Medya kuruluşları,Yunan ajanı olan Fener Rum Patriğinin sürekli propagandasını yaparak onu kutsuyor ve hain emellerine çanak tutuyorlar.Ülkeyi yönetenler en üstten en alta kadar neredeyse gün aşırı yunancı Rum papazla görüşüyor, hainliğin ve Türk düşmanlığının odak noktası Patrikhane adeta *devlet içinde devlet* haline gelmiş durumda.Üstelik hem Yunan devletinin için ve Megalo idea için çalışmasına rağmenm malum Arap Milliyetçisi eksenli olan bazı medya bu gelişmeleri ve ilişkileri büyük bir memnuniyetle izliyor.Hatta AB nin dayatması olan Naylon Dinlerarası Diyalog safsatalarını da körükleyerek hizmet ediyorlar.Hepsinin arasında Lozanda yapılan anlaşmaya göre bizim Eyüp ilçesi Kaymakamımıza bağlı Bartolomeos’u övme yarışında en önde gidenler kendilerini tarikatçı ve İslamcı olarak neteleyen bazı soyu ve sopu şaibeli olanlar görülmektedir.Kripto dönme ve ümmetçi devşirmelerden oluşan *Derin İhanet Çetesinin*desteği ile ayakta duran bu kuruluşlar Türk düşmanı olan her harekete hemen destek vermektedirler.En son ABD ye kaçan tarikat liderinin dergisinde çıkan Bartolomeos röportajı artık Rum Papazın propaganda kampanyasının Lozan politikalarına karşı açık bir meydan okumaya dönüştüğünü göstermekte ve Türk devletini resmen hedef almaktadır.Yunancı Bartolomeos’un kendisine yönelik suçlamalara cevap vermek için bu dergiyi seçmesi de ilişkilerinin tarikatlarla ne denli sıkı olduğun göstermektedir.Aynı Osmanlının son döneminde tüm İslami ve hiristiyan tarikatlarının balkanlardaki birliği gibi!
ABD ye kaçan Tarikat Lideri, Hıristiyan Türke karşı Hıristiyan Rum un yanında yer aldı.
Bu tarikatcı arap milliyetçileri, kendilerini müslüman olarak nitelerler ama nedense Hıristiyanların Türkiyede gelişmesine ve Türk devletine karşı durmasına ve güçlenmesine hiçbir şekilde itiraz etmezler.Sanki aynı tek merkezden emir alırlarmış ve aynı merkeze aidiyetleri varmış gibi.Yani Yunancı Bartolomeosun Türkiyede en başta gelen destekçileri tarikatcı ,Osmanlıcı,hilafetçi,Arap milliyetçileri olan şeriatçılardır.Herkes gibi bizler bu ümmetçi devşirmelerden oluşan *derin ihanet çetelerinin* gerçek Müslümanlar olmadıklarını iyi biliyoruz.
Bazı iyiniyetli kişiler insanlık adına acaba gerçekten tüm bu yayınlar söylenildiği gibi dinler arası diyalog ve hoşgorü adına yapılıyor olabilir mi diye düşünebilirler.Ancak işin tezgahlandığı yer ve temelinde yer alan doktrinlere baktığımızda bunun bir aldatmaca ve haçlı zihniyetinin emperyalizm ile birleşen yeni bir türevi olduğu anlaşılmaktadır.Sonuçta bir sömüren ve bir de sümürülenler vardır.Bu doktrinde sömüren Haçlı zihniyetli Bat,sömürülen ise sakin durması ve dünya işleri ile ilgilenmemesi istenmekte ve masum İslam alemi sömürülen sınıfında tutulmak istenmektedir.Bartolomeosun tavırlarından Ortodoks Hıristiyanları değil,Doğu Romanın yani Bizansın Rumlarını temsil ettiği her hareket ve konuşmasından anlaşılmaktadır.
Yunancı Bartolomeos,kendisine boyun eğmeyen ve eğmemiş olan dik duruşlu Türk- Ortdoks Patrikhanesine ve onun sözcüsü Sevgi Erenerolu her fırsatta AB ye ,Yunanistana ve hükümete şikayet etmektedir.Bu iki kurum arasındaki tartışmada Hıristiyan Türke karşı Hıristiyan Rumun yanında başta ABD ye kaçan tarikat lideri ve diğer Çarşamba oluşumları yer almaktadır.Onlar için *Ne mutlu Türküm diyene*nin hiçbir önemi yoktur.Önemli olan ya ne mutlu semavi bir dindenim ,ya da ne mutlu müslümanım deyişleri daha önemlidir.Demek ki ABD deki tarikat liderinin gözünde ve onun hoşgörüsünü kazanmak için inançlı bir Hıristiyan olmak bir TÜRK olmaktan daha makbuldür. O pekala kaçtığı Hıristiyan ülkesinde yaşamayı seçmiş, Türk düşmanı Papazları meşrulaştırmak için çalışıp didinebilir ama bir tek şeye hoşgörüsü yoktur; Türk olmak ve Türklüğü savunmak.Bu bu gibi tarikatcı dönmelerin Milli Türk şehidimiz Boğgazlıyan Kaymakamı hakkında yalancı şahitlik yapan ve asılmasına neden olan Yozgat müftüsü Hulusi Efendi isimli dönmeden farkları yoktur.HEPSİ TÜRK DÜŞMANIDIRLAR.
Hain Patrikhane Yunan yayılmacılığı olan Megaloideanın militanıdır. Türk toprağında gözü vardır, Türkiyeyi asla bir Türk vatanı olarak görmez,Türkler sevmez,Aatürkten nefret eder,Lozanı hiç ama hiç hazmedemez ve üstüne üstlük kısa bir süre içinde Vatikan gibi bir devlet haline gelerek Türkiye’nin parçalanmasına ve hatta İstanbulun kaybedilmesini gönlünden hiç eksik etmez.Nihai sonuçtaki hedefi budur.Ama tüm bunların Tarikat liderleri veya görev sahibi ümmetçi devşirmeler için hiçbir önemi yoktur. Türk vatanı onların umurlarında değildir, Türk milleti umurlarında hiç değildir.İlgilendikleri tek şey kendilerinin,çocuklarının ve torunlarının ABD vatandaşlığı altındaki rahatlarıdır.Rum Papazın ekümenikliği bunları rahatsız edecek bir durum değil,aksine hayallerindeki halifelik için bir ön adım olarak görülmektedir. Bunlar aynı zamanda Rumun papazını destekleyerek müslümanın halifesi olmaya soyunmaktadırlar.İngiliz gizli servisine gönüllü çalışan Vahdettin ve takımı ne kadar müslümanlar için halifesiyse o kadar..!.
Yunancı Rum Papazın ilişkileri.
Türkiyede niçin birileri Atatürkün deyimiyle *bir fesat ve hıyanet ocağı* olan Rum Patrikhanesini hoşgorü ve dinlerarası diyalog adına desteklemekte ancak buna karşın,Türk Kurtuluş savaşında yaptığı katkılar nedeniyle İstiklal madalyası verilmiş bir TÜRK OCAĞI olan Türk patrikhanesini köstekmektidir.BUNU KİMSE ANLAMAMAKTADIR. Türk devletini yönetenler acaba neden Aatürük öldükten sonra yani 60 yılı aşkın zamandır stratejik olarak Türke değil de Türk düşmanı bir Ruma değer vermekte ve onu ön plana çıkarmaktadır.Yani adeta kucağında düşmanını besleyip büyütmektedir.
Rum Patrikhanesine karşı Türk Patrikhanesini savunmak ,dün kurtuluşsavaşımızda olduğu gibi bugün de gerçek bir vatanseverliğin, gerçek bir milliyetçiliğin denek taşıdır.
Fesat ve hıyanet ocağının antitürk ispatlı faaliyetleri:
Fener Patrikhanesi Cumhuriyete kadar ne hainliklerde bulunmuş;
1. 1657 de Eflak ve Boğdan Voyvodalarını isyana teşvik etmiş.
2. 1821de Mora İsyanı’nın planına ilişkin belgeler Patrikhanede bulunmuş.
3. Girit İsyanı nı tezgahlamış ve Yunan yayılma planı Megaloideayı savunmaya başlamış.
4. 1918 de Osmanlı kimliklerini yırtıp Yunanistana ilhak olduklarını ilan etmişler.
5. 1919 da Yunanlıların İzmire çıkışını dini ayin düzenleyerek kutlamışlar ve Yunan ordusu için gönüllü kampanyası başlatmışlar.
6. Yeni Patrik 1922 de İstanbul’a getirildiğinde kentin her yerine Yunan bayrakları astırıp işgali kutlamışlar.
7.Yunanistanda bastırılan sahte Pontus haritalarını dağıttırmış ve pontus çetelerini desteklemiştir.
1919 da aldıkları bir kararla da değişmeyen amaçlarını ilan etmişler:
*Türkiye Rumları bu barbar Türk milleti ve idaresi ile tüm bağları koparma kararını ittifakla almışlardır. 25 asırlık hakları bulunan topraklarla birlikte anavatanları Yunanistanla bağlanmalarını ve bunun karşısında hiçbr tekliği kabul etmeyerek bütün güçleriyle mücadeleye gideceklerini bildirir. Bu kararların İngiltere, Amerika, Fransa, İtalya, Japonya ve Yunanistan delegelerine bildirilmesini ister.*
Bu amaçları temelinden taşıyan bir kuruluşla yan yana yaşanabilir mi? Mustafa Kemale göre yaşanamazdı. Birinden biri fazladır.Birinin mutlaka tasfiyesi gereklidir,bu da patrikhanedir.
*Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken ihtilaflar yaratan Hıristiyan vatandaşlarımızın huzur ve refahı için uğursuzluğa sebep olan Rum Patrikhanesini artık topraklarımız üzerinde bırakamayız. Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir?*
TÜRKÇÜ Papa Eftim in Türk ocağı :
Türk Hıristiyanları ise TARİHİN EN ONURLU KARARI İLE dindaşları OLAN YUNANLILAR YERİNE , kandaşları OLAN TÜRKLERLE beraber hareket etmeyi seçerler.AYNI 1071 DE MALAZGİRTTE , KUMAN,KIPÇAK,GAGAVUZ HİRİSTİYANLARININ SAF DEĞİŞTİREREK KANDAŞLARI TÜRKLERLE BERABER OLUP SAVAŞIN VE ANADOLUNUN TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİKLERİ GİBİ.Bugün Bartolomeosun hedef aldığı Türk Ortodoks Patrikhanesi işte buradan doğar. Türk Hıristiyanlarının lideri Papa Eftim yalnız bir din adamı veya Türk Ortodoks Patrikhanesinin kurucusu değil, Kuvayı Milliyeci BİR türk milliyetçisidir. İl il, köy köy gezerek Hıristiyan Türkleri Kuvayı Milliyeye katılmaya çağırır. Rum çetelerini ikna etmek için propagandacı olarak çalışır. Fenerdeki Patrikhane ,Kuvayı Milliyeciler için *canavar suratlı zalim Türk Kemalistleri* derken Papa Eftim Ankarada Mustafa Kemalle birlikte Meclisi açmaktadır. Atatürk bu Hıristiyan ama öz be öz kanıyla canıyla TÜRK olan Kuvayı Milliyeci den Ulusdaki bir mitingte konuşma yapmasını rica eder.
Anadoludaki tüm hiristiyan Türkler Türklerin bu şanlı davasına kurban olsunlar sözünden sonra,Papa Eftimin Meclisin balkonundan halka seslenişi şu sözlerle bititir, *İstanbulun yunancı Patrikhanesini, Fenerin mumunu pek yakında söndüreceğim. Yaşasın muzaffer Türk ordusu ve Türk milleti!*
Kendisini Türk dostu olarak tanıtan bazı soysuz ve yabancı basın organlarına ise çok kızarak *Ben Türk dostu değilim,kanıyla canıyla Türk oğlu Türküm* der.
Yani Fener Rum Patrikhanesi fesat ocağıdır, Papa Eftimin Patrikhanesi ise Türk Ocağıdır. Atatürk’ün amacı Rum Patrikhanesini ülkeden tamamen çıkartmaktır ama Lozanrdaki bazı stratejik restleşmeler sonucu bunu başaramaz. Bunun üzerine onu dayanaksız ve desteksiz bırakarak Papa Eftimin yanında yer alır. Fenerin mumunu söndürmek Atatürkün ve Papa Eftimin ortak düşü ve çabasıdır. Ama şimdi olduğu gibi Kurtuluş savaşı yıllarında da ümmetçi devşirme olan Sadrazam, Rumların yanındadır ve onların isteği üzerine Papa Eftimi tutuklama kararı çıkartır.Türk Halk bu Hıristiyan Kuvayı Milliyeciyi teslim etmez aksine bağrına basar.
İLGİNÇTİR!DİKKAT EDİNİZ!Türkiye kadar kendi milletine sahip çıkmayıp da düşmanlarına hoşgörü gösteren bir devlet az bulunur hatta hiç bulunmaz. Bugüne kadar Türkiye Türklerindir diyerek Türk milletini savunmuş tek lider Atatürktür. Çünkü yalnız onun döneminde iktidar batıya değil Türk milletine dayanmıştır. Tanzimatta ve Meşrutiyette Osmanlı, batılı sefaretlerinin ve duyunu umumiyecilerin oyuncağı durumndaydı. Bu yüzden batının piyonu olarak kullanılan her azınlık Avrupa tarafından bizzat desteklenmiştir.Amaç Türklerin ezilmesini sağlamak ve onları geldikleri Kafkaslara ve asyaya sürmekti.Meşrutiyet meclislerinde ulus olarak temsil edilmeyen tek millet Türk milletiydi.Bu meclislerde azınlıklar,kripto dönmeler ve ümmetçi devşirmeler bulunmaktaydı.Atatürk ise bunu tersine çevirdi.Kripto dönmeleri ve ümmetçi devşirmeleri tecrit etti.Onlar da Atatürk döneminde kuluçkaya yattılar.Atatürk ölünce İsmet İnönü döneminde ise hemen ortaya fırladılar.Bu ortadaki fırıldaklıkları günümüzde hergün artarak devam etmektedir. Rumun fesat ocağına karşı Papa Eftimin Türk Ocağını destekleyebilmesi bunun göstergesidir. Bu yüzden de Atatürk döneminde patrikhane ekümenikliği ağzına bile alamazdı. Dahası Rum kiliselerinin cemaati bile Papa Eftime katılmaya başlamıştı.
Atatürkün yolundan çıkan Yunancı Papazın yoluna girer
Atatürkün yolundan sapan bir Türkiyenin Patrikhane konusundaki tutumunun değişmesi de doğaldır.Eski bir ABD Mandacı derneği üyesi olan İsmet Paşa Atatürkçülüğü yıkıp Tanzimata dönünce daha 1940 da Amerikan ajanı bir Rum olan Athenagoras Türkiyeye gelebilmiş, devlet erkanıyla karşılanıp Patrikhanenin başına oturtulabilmiştir.Bütün bunlar İnönünün marifeti ile gerçekleşmiştir. Yeni Patrik’in İnönü ile beraber yaptığı ilk iş Türk Ortodoks Patrikhanesini kendini feshetmeye zorlamaktır. Rum rahatlar rahatlamaz yine Türke saldırmaktan başka bir şey yapmamıştır.Ancak buna çanak tutanlar isteyenler daha çok suçludurlar.
Athenagorasın Türkiyenin işlerini karıştırması esas ABD ci Menderes/Meandros döneminde gerçekleşmiştir. Athenagoras bizzat kendi ağzından Mustafa Kemalin politikasını kötüleyerek ABD ci Menderesi över.Yunanca adı zigzag anlamına gelen Menderes/Meandros, Athenagorasın ayağına kadar gidip elini öpen ilk başbakandır.
Hem ABD hem de o dönemdeki Türk hükümetinin desteklediği Rum Papazı doğal olarak Türk Ortodoks Patrikhanesi üzerinde üstünlük kurar.ABD eğitim gören Barajlar kralı Demirele gelindiğinde artık Türk Patrikhanesi yok sayılmaktadır. Sırf Rum Papazı istedi diye, Türk Patriği devlet protokollerine bile alınmamaktadır.Yani artık Atatürkün TÜRKÇÜ devlet yapısı ve stratejisi artık yok edilmiştir.Patrikhanenin açıklamasına göre ,Özal ve günümüz hükümetleri de Bartolomeosun en sevdiği yönetimlerdir.Çünkü onlar tarafından yürekten desteklenmiştir.
ANCAK kendilerine milliyetçi diyenler farklı mıdır? Kendilerini milliyetçi niteleyen partilerin yönetimde olduğu bir dönemde önceki yıllarda iftar sofrasına ,herkes çağrılmışken Bartolomeosu kızdırmamak ve ona hoş görünmek için TÜRK patriği Selçuk Erenerolu İftara çağırmayarak rezaleti yaşayanlar kimlerdi.!
Türk-Yunan savaşı devam ediyor.
Bugün de Fenerdeki Yunancı ve TÜRK DÜŞMANI Rum Papazını yanından eksik etmeyenlerin bir kere bile olsun Türk Patrikhanesiyle görüştüğünü gördünüz mü? HAYIR!
Karşımızda öyle bir tablo var ki Türk devletinde Rumlar desteklenip kollanıyor, Türk kilisesi devletten destek alacağına her hareketi köstekleniyor.Üstelik müslümanlık iddiasıyla halkın önüne çıkanlar,Hiristiyan Rum propagandası yapıyorlar vene hikmetse Hıristiyan Türke karşı Hıristiyan Rumun yardımına koşuyorlar.YANİ BUNLAR TÜRK OLMASIN DA KİM OLURSA OLSUN BİZİM DOSTUMUZDUR ZİHNİYETİ İÇİNDELER.TÜRKLÜKTEN BUKADAR NEFRET EDENLERİN TEK BİR KUSUR VARDIR VE BİZ BUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ.BUNLAR BAKINIZ VE ARAŞTIRINIZ Kİ KESİN SOYLARI BOZUK KRİPTO DÖNMELER VE ÜMMETÇİ DEVŞİRMELERDİR.
Bugün 1.Dünya savaşının zorlukları yok artık karşımızda ama aynı ayak oyunlarını tekrar görüyoruz.Bir mütarake Türkiyesi ve basını var tabiî ki,AB_Mütareke basını ve AB destekli kurumlar faaliyetteler karşımızda.AB nin de desteklediği Rum Papazının en sevgili doslarından ikisinin Nakşibendi müridi, birisinin ise Nurcu Şeyhi oluşu size bir şeyler anımsatırmı acaba? Türk ve müslüman Mustafa Kemale karşı Rum ve Hıristiyan Yunanlının yanında yer alan Vahdettin zihniyeti farklı bir zihniyet miydi? Yunan uçaklarıyla attığı bildirilerden bize müslümanlık taslayan Hilafet orduları farklı mıydı? Aznavurun gerici/hilafetci ve yunancı hain orduları farklımıydılar.Bizce hayır.ARMUT BUGÜN DE DİBİNE DÜŞMÜŞTÜR.
Hıristiyan Türke karşı Hıristiyan Rumu destekleyecek kadar soysuzca bir Türk düşmanlığı nereden gelmektedir? Hadi birini Saidi Kürdinin talebesidir deyip açıkladık, ya Simitisle çevirmen kullanmadan iki saat başbaşa konuşan beyfendi acaba Bartolomeosla da aynı şekilde mi irtibat kurmaktadır? Kuvayı Milliyeci bir dedenin milliyetçi ve devletine bağlı evlatları dururken,Yunancı Rum Papazın peşinden gitmek hangi akla hizmettir? Yoksa itleri salıp, taşları bağlamak artık bir gelenekmidir.
O zaman Melotios vardı, şimdi Bartolomeos, o zaman Papa Eftim vardı şimdi ise Paşa ve Sevgi Ererenerol. Sanmayın ki iki kilise birbiriyle çarpışmaktadır. Çarpışan TÜRKİYE ile emperyalist dünyanın desteklediği YUNANİSTANDIR. Rum Papaz bu işin SADECE oyuncağıdır. İki kilise şahsında Türk-Yunan savaşı etmektedir. Rum dostu mollalarımız hain aznavur atalarının yolunu izliyorlar. Peki ya Papa Eftimi gittiği her yerde Kuvayı Milliye marşları ve coşkulu alkışlarla bağrına basan Türk milleti siz nerdesiniz? Yok mu Türk Patrikhanesini koruyacak?
BİZ GERÇEK TÜRKLER BABA EFTİM EFENDİYİ HİÇ UNUTMADIK!
DÖNMELERE VE ÜMMETÇİ ETNİK ÖZÜRLÜ DEVŞİRMELERİN YAPTIKLARINA VE SÖZLERİNE ASLA İTİBAR ETMEYİNİZ.ÇÜNKÜ ONLAR TÜRK DEĞİLLER.BİZİM KALBİMİZ NASIL TÜRKLÜK İÇİN ÇARPIYORSA,ONLARIN KALBİ DE ASIL ÖZLERİ OLAN ERMENİ,GÜRCÜ,MECUSİ,RUM,SÜRYANİ VS.İÇİN ÇARPMAKTADIR.ONLARIN TÜRK VE MÜSLÜMAN İSİMLERİNE ASLA ALDANMAYINIZ!ONLAR NE MÜSLÜMANDIR NE DE HİRİSTİYAN!!!!
SEVGİ ERENEROL HANIM TÜRK MİLLETİ SİZİN AİLENİZİN YAPTIKLARINI UNUTMAYARAK HEP SİZİNLEDİR!
HAYDİ TÜRKLER DİN,MEZHEP VE İNANÇ FARKI GÖZETMEKSİZİN
TÜRK- KİLİSESİNE DESTEK VERELİM,
TÜRK-SÜNNİ CAMİSİNE DETEK VERELİM,
TÜRK -ECYAD KALE VE CAMİSİNE DESTEK VERELİM,
TÜRK-KARAY SİNAGOGUNA DESTEK VERELİM,
TÜRK-ŞAMAN ALTAY /ÖTÜGEN TÖRENLERİNE DESTEK VERELİM,
TÜRK-CEMEVLERİNE DESTEK VERELİM,
BÜTÜN TÜRKLER DİN VE MEZHEP FARKI GÖZETİLMEKSİZİN KANIMIZ VE CANIMIZDIR.
BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU.
KÖKTÜRKLER