TÜRK YURDU KIRIM'DAKİ ARAPCI EMEVİ ŞOVENİSTLERİ!

TÜRK YURDU KIRIM’DA,ARAP ŞOVENİZMİNİN RADİKAL İSLAMCI ÖRGÜTLERİ CİRİT ATIYOR!
Yazan: Erdoğan KIRMIZIOĞLU-Yazar-Kırım Türk Der.Üyesi.KÖKTÜRKLER
        Bugün size,  irtica içeren faaliyetlerin, destekleyicisi Arap Şovenizmini ve kültür emperyalizmini dikte eden Radikal İslam Örgütlerinin yurt dışında, özellikle 1990 yılların başından itibaren sırayla bağımsızlığına kavuşan Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde yapılanmasının ardından, Türk Dünyasının kuzey batıdan Avrupa’ya açılan kapısı, tarihin en eski dönemlerinden beri Türk boylarına yurt olan, 13. Yüzyılda ise tamamen bir Türk ülkesi haline gelen, Kırım Türklerinin yaşadığı Kırım’dan, Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Bölgesinde yaşayan Kırım Türkü Müslüman kardeşlerimiz için tehlikesinden bahsedeceğim.
       Kırım Tatarlarına, Osmanlı-Rus savaşlarından sonra 1783 yılında Rus işgali ile başlayan 93 harbi ile devam eden sistemli şekilde bir milleti yok etme tarih sahnesinden silme politikaları, Çarlık Rusya’sında, Komünist Rusya’sında sürekli devam etmiş, yüzyıllar boyunca din, dil, milli değerler, hırpalanarak, milli kültürün geçmişten yeni kuşaklara aktarılması önlenmeye çalışılmış, dünyada eşi az rastlanan bir milleti yok etme diasporasının sergilenmiştir.
      Kırım Hanlığı döneminde Kırım Türk Yurdunda 1500 civarında cami, mescit, ibadethane bulunuyordu. Rus işgalinden sonra, sürekli tahripler, yıkımlar neticesinde, Bahçesaray’da Han saray içinde bulunan cami, Gözleve’de Mimar Sinan’ın projesini hazırladığı Cuma cami dışında, ( 2009 Haziran ayında, KIRIM Seyahatimde, yerinde gördüğüm namaz kıldığım, genelde Kırım Tatarı Gençlerin evlenir iken imam nikâhı kıydırmak için,  geldiği, orada iken sürekli tanık olduğum, Mimar SİNAN’IN dehalığının burada da gördüğüm camii)  ülkede bütün ibadethanelerin minareleri yıkılarak, kimisi konut, kimisi dükkân, eğlence yeri, hatta bazı yerlerde  ahır olarak kullanılmıştır.
     Günümüz de Ukrayna Cumhuriyeti ülke toprakları dâhilinde olan Kırım, eski dönemlerinden beri kültür ve medeniyetin beşiği olmuştur. Türk dünyasının uyanışına öncülük eden başta Yusuf AKÇURA, İsmail GASPIRALI, gibi aydınların yetiştiği Kırım Türk Yurdu, son yıllarda da maalesef Radikal İslami Örgütlerin cirit attığı bir bölge haline gelmiştir. Şimdi de bu gruplar faaliyetleri ile Kırım Tatar Türklerini bölmeye yok etmeye çalışmaktadır. Bu grupların bütün organizasyonları Rus dilinde yapılmakta çevrelerine de “ Dininizi Rusça öğrenebilirsiniz, Tatarca bilmenize öğrenmenize gerek yok” propagandası yapılmaktadır.
   Burada bulunan Radikal Dinci Akımlar, tıpkı ülkemizde olduğu gibi  “Hayırsever “ kişi ve cemaatler görünümünde olup, hastalara, çocuklara, yaşlılara, yoksullara, evsizlere, Milli okullara yardım etmeleri beklenir iken, çalışmalarını değişik amaca yönelik olarak sürdürmektedirler. Yakın zamanda, bu cemaatlerden birisinin üç üyesinin KTMM ( Kırım Tatar Millet Meclis) Başkanına ( Mustafa Abdül Cemil KIRIMOĞLU) suikast yapmak üzere malzemeleri ile birlikte yakalanması, Ortadoğu ve Arap Ülke kaynaklı bu oluşumların burada ilk faaliyetlerine Türkiye düşmanlığı ile başlaması, bu örgütlerin siyasi amacını, hedeflerini açıkça ortaya koymaktadır.
     Ukrayna’nın bilgisi ve müsaadesi ile bu tür faaliyetler, yüzyıllardan beri İslam dininin Hanefi mezhebine bağlı olan Kırım Tatar Türklerinin kafasını karıştırmakta, ( İş adamı kimliği ile oturma izni alan, kendisini Ukrayna Müftüsü diyerek tanıtan Ürdünlü Ahmet TAMİM gibi…) Kırım’a sokulan Radikal Vahabi Arap Gruplar, Müslüman cemaatin içinde ikilik yaratmakta, bu tür çalışmalar stratejik şekilde uygulanarak, Türkiye’nin bu bölgede etkisi azaltılarak, Kırım Türklerinin dini anlayış, yaşayış şekilleri, Türkiye’den de koparılarak, tamamen yok edilmek istenmektedir.
      Radikal İslami Örgütlerin Kırım’da, Kırım Tatar Müslümanları arasında istikrarı bozacak, Türkiye ile geçmiş tarihten gelen soy birliğini, din birliğini, dil birliğini, ortak milli değerleri etkisiz hale getirecek bu tür hareketlere, her ne kadar ülkemizde de olduğu gibi bazı cemaatlerin başını çektiği ”ILIMLI İSLAMİYET”, “DİNLERARASI DİYALOĞ” gibi hoş görünen söylemlere asla fırsat verilmemeli, bu tür örgütlerin yapılanmasına MİLLİ, MANEVİ yönümüzü öne çıkararak, başta TÜRK-İSLAM BİLİNCİ ile karşı çıkmalıyız.
     Radikal İslami Örgütler, akımlar, cemaatler, şunu iyi bilmeli ki ; Kırım Tatar Türklerine karşı geçmişten bugüne tüm yapılan haksızlıklar, yok etme politikaları asla başarılı olamamıştır. Kırım Tatar Türklerinin bu baskılar ile Ruslaşacağını, Ukrainleşeceğini sananlar aldanmışlardır. Kırım Tatar Türkleri geçmişte, bugün ve gelecekte kendi aralarına sızan işbirlikçi, Radikal İslami Akımların, cemaatçi, oluşumların hain emellerine fırsat vermeyecek, onlarla mücadele edecektir. Kırım Tatar Türk Halkının idealistlik, vatanseverlik yolu İsmail GASPIRALI,  Yusuf AKÇURA, Çelebi CİHAN, Cafer SEYİTAHMET, Müstecip ÜLKÜSAL, Mustafa A.Cemil KIRIMOĞLU…gittiği yoldur.
     Ecdat yurdu, Kırım’da şuan için, Kırım Müftülüğünün verdiği rakamlara göre, 150 cami ve mescit ibadete açıktır. Bu cami ve mescitlerde, Kırım Müftülüğünün ve Kırım Müslüman cemaatinin görevlendirdiği imamlar görev yapmakta, 30 civarında da Türkiye Cumhuriyetinin gönderdiği imam bulunmaktadır. Kırım Müftülüğünün maddi imkânlarının çok kısıtlı olmasından faydalanan bazı İslami gruplar, her vesilede kargaşa çıkararak, cami cemaatini bölmekte, çatışma ortamına sürüklemektedirler.
     Geçmişte Kırım adını Tavriya olarak anarak, bir sürü çalışma yapılmışsa da, yarımadanın adı her zaman KIRIM olarak kalmıştır. Kırım yarımadasının bağlı olduğu Ukrayna devleti, kendi parlamentosun da Kırım Türkleri ile ilgili bekleyen kanunları, bekletmeden biran önce çıkarmalıdır. Bu kanunlardan birisi de 18 Mayıs 1944 sürgünü ile Kırım yarımadasının dışında, Özbekistan’a Sibirya’ya diğer Orta Asya ülkelerine sürülen Kırım Tatar Türklerinden, geri dönemeyip bu yörelerde halen kalanların, biran önce Kırım’a getirilmesinin önünün açılarak, destek sağlanmasıdır. Kırım’a Ukrain, Rus ve diğer toplulukların yerleştirilmesi programından derhal vazgeçilmelidir.
   GünümüzdeKırım toprakları üzerinde Ruslar, Ukrainler, Almanlar, özellikle büyük miktarda toprak satın alan Yahudiler, geleceğe dönük bu bölgede hak sahibi olmak için projeler hazırlar iken, bu kutsal vatan topraklarının gerçek sahipleri Kırım Tatar Türkleri geri dönüş sürecinde, yıllarca önce sürgün edilerek bırakmak zorunda kaldıkları ata topraklarına dönüşte, çukurlarda, çadırlarda, yaşayıp, en basit temel haklardan edilmişler, halende edilmektedirler.
     Soğuk savaş sonrası dünya düzeninde bozulan güç dengesi, ABD’NİN lehine olacak şekilde değişmiştir. Bu değişimden istifade eden ABD, Doğu ülkelerine doğru, özellikle Türk Dünyasının bulunduğu coğrafyaya, düşüncesini, sistemini empoze ederek, Radikal İslami Örgütleri, akımları, cemaatleri kullanarak ,( Hatta ülkesinde de cemaat liderlerine, en geniş imkânları sunarak, barındırarak, onu kullanarak ) hareket etmeye başlamış, bu hareket, küresel teröre karşı mücadele, ılımlı İslamiyet, dinler arası diyalog, demokratikleşme, insan hakları ihlallerinin önlenmesi gibi sebepler öne sürülerek,  meşrulaştırılmaktadır.
     Ülkemizin, Kırım Türk Yurdunun ve tüm Türk Dünyasının Radikal İslami Akımların etki ve tehdit inden biran önce kurtulması dileğiyle…
    
 
Erdoğan KIRMIZIOĞLU
   Araş.Yazar-Şair
KÖKTÜRKLER