NUH'UN GEMİSİ TANRI DAĞLARINA KONMUŞ OLUP ,TÜRKLER TUFAN CEHENNEMİNDEN TANRI TARAFINDAN ÇIKARILAN KAVİM YANİ TUFANDAN NUH ÖNDERLİĞİNDE KURTARILAN MİLLET OLAN FIRKA-İ NACİYYEDİR!

"CEHENNEMDEN ÇIKAN TÜRK"ÜN ANLAMI BUDUR!
 
                      
NEVRUZ = ERGENEKON =NUH'UN GEMİSİNİN TANRI DAĞLARINA KONDUĞU GÜN
NUH OĞULLARI TÜRK BOYLARININ EN KUTLU TOY GÜNÜDÜR.
21.MART,KÖKTÜRKLERİN CEHENNEMDEN  KURTULUŞU/FIRKA-İ NACİYYE GÜNÜ/ERGENEKON/YENİGÜN'DÜR!
NUH'UN GEMİSİ TÜRKİSTANIN ORTASINDAKİ TANRI DAĞLARININ HANTENGRİ TEPESİNE KONMUŞTUR.KUTSAL KİTAPLARA GÖRE NUH 930 YIL YAŞAMIŞ VE BAĞCILIKLA UĞRAŞMIŞTIR.DOĞRU TANRI DAĞLARININ ETEKLERİ ÜZÜM BAĞLARI İLE DOLUDUR.TÜRKİSTANDA İNSANLARIMIZ DESTANLARINDA KENDİLERİNİN TANRI DAĞLARINDAN İNDİKLERİNİ SÖYLERLER.BU DA DOĞRU.ÜÇÜNCÜ OLARAK DAĞLARIN BATI ETEKLERİNDE HUN'UN KENTİ ANLAMINDA NOHUR İSİMLİ BİR ANTİK YERLEŞİM KURULMUŞTUR.DÖRDÜNCÜSÜ VE EN ÖNEMLİSİ İSE TANRI DAĞLARININ KUZEYDOĞUSUNDAKİ TARIM HAVZASINDA NUH'UN HENTENGRİ TEPESİNE KONMASI ANISINA TÜRKLER TARAFINDAN BEYAZ PİRAMİT VE İKİ KÜÇÜK PİRAMİT İNŞA EDİLMİŞTİR.EMPERYALİZM VE ONUN TAKİPCİSİ ÇİN BU PİRAMİTLERİ DÜNYA KAMUOYUNDAN BU NEDENLE SAKLAMAKTADIRLAR!
DİĞER BÜTÜN YANILTMACALI AĞRI,CUDİ,KARADENİZ,MEZOPOTAMYA GİBİ SAÇMA SAPAN UYDURMALAR KASDİ VE TÜRK İNANIŞ VE DÜŞÜNCE TARİHİNİN GÖZLERDEN UZAK TUTULMASINI PLANLAYAN DİN EMPERYALİZMİNİN SAHTEKARLIKLARIDIR!
İNADINA TÜRKLER TANRININ YÜCE KAVMİ VE CEHENNEM KURTARDIĞI TEK ULUSTUR!
 
Serhat KUNAR
Tarih Arş.-Yazar-Köktürkler
 
 
*****Yerkürenin  Avrasya,Ortadoğu, Anadolu, Mezopotamya, Kafkasya, Kuzey ve Orta Amerika yörelerinde yaşayan uluslarında, her yıl 21 Martta aynı ortak özelliklerle kutlanan ve özünde  kozmogonik olduğu anlaşılan bir şenlik görülmektedir.
Yörelere ve uluslara göre değişgen isimler alan bu kozmogonik şenlik, kökeninde  her dilde ve Türk lehçelerinde Yenigün=Yeniden doğuş anlamındadır . Avrasya kıtasında tarihsel süreç içerisinde geniş bir alana yayılmış Türk ulusunun değişik boylarında  da bu şenlik Noruz/Nevruz adıyla kutlanmış ve halen kutlanmaktadır.Kelimenin Köktürkçedeki orijinal kökeni Anaroghuz olup Anar=Nar ile Oghuz kelimelerinin bileşiminden oluşmaktadır. Nar,bilindiği gibi tarihin her sürecinde , Türk ulusunun Kutlu Meyvesi olup, çoğulcu bereketi , bolluğu ve üremeyi simgelemektedir.Nar aynı zamanda içerdiği vitamin,mineral ve kompleksleri ile insanoğluna Yaradanın bir armağanı olarak da kabul edilmektedir.
       
Oghuz ise kendilerini fırka-i Naci olarak isimlendiren yani cehennemden kurtulmuş bir ulus olarak betimleyen Türklerin, Tanrıdan aldıkları Yüce Bilinç=İlahi şuurun  köktürkçedeki karşılığıdır.Böylece Anaroghuz/Noruz  kelime olarak Yüce bilincin çoğulcu bereketi ile yeniden dünyaya yayılış anlamına gelmekte olup,insanoğlunun Tufandan sonra suların çekilip yeryüzü Anakarasına çıkıp yeniden toprak üzerinde yaşamağa başladığı   kutlu bir  çıkış olan ergenekondur yani nevruz dur ve Yenigündür. 
İlginçdir ki,Nar çiçeği de ilkbaharın ilk ayı olan Mart ayında açmaya başlamakta ve dünyadaki tüm canlılara ise  doğanın ve yeryüzünde yaradılan herşeyin tekrar doğuşunu hatırlatmaktadır.
Tarihsel süreç içinde, milattan binlerce yıl önce Atayurttan çıkarak yeryüzünün dört bir yönüne göçeden Prototürk/Öntürk  boyları, gittiklere her yöreye Varoluş/Kozmogoni,Yaradılış/Antrdpdgoni,Tufan olayını,bilgilerini,kültürlerini ve inanışlarını da taşımışlardır.Bütün dünya insanları bu etkileşim ile inançlarına Tufanı bir şekilde almışlar ve 21 Mart tarihini kutsamışlardır.Bu bağlamda prehistorik dönemde tüm Avrasya,Kafkasya,Ortadoğu ,Anadoluda kurulan kentlere, tapınaklara ve Kybele-Sibel  olarakta isimlendirilen ASANA yani Umay Ana Baş Meleği ve bereket sembolü olarak da Nar motifleri kazınmış, bu motif çeşitli ulusların sancaklarında yer almış ve sikkelerine de basılmıştır.

Kahinlerin,tarihte büyük kehanet tapınakları olarak bilinen Pessinus,Sinda,Katyanda,Didim Apollon ve Süleyman/Solomon tapınaklarında Nar meyvasının çekirdeklerine bakılarak, ulusların ,ülkelerin ve kralların gelecekleri,başarıları  ve verimlilikleri üzerinde kehanetlerde bulunulmuştur.Zaman içinde semavi dinlerin ortaya çıkmasıyla da önemini yitirmeyen bu bereketli kutsal meyva,musevi sinagoglarının yanısıra, hiristiyan fresk ve ikonalarına da  işlenmiştir.İslamiyette de Nar meyvesi,verimliliğin simgesi olarak kabul görmüştür.
Kutlu Nar meyvasının ,yeniden Doğuş ile olan anlam paralelliği özünde ,dünyada yaşanan son Tufandan sonra Nuh Peygamberin  gemisinin gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart günü Tanrı dağlarının Hantengri tepesine konması ile başlamıştır.Bu Olay Türk Mitolojisinde Ergenekon olarak isimlendirilmiştir.Orta Asyada Orhun ve Yenisey anıtları olarak isimlendirilen yazılıtaşlardan biri olan Tonyukuk Yazılıtaşının dördüncü satırında, Tufan ve sonrasında kurtulan Türk ulusunun dünyaya yayılışı şöyle anlatılmaktadır; 
  
...Göktanrının yeryüzünü bir Tufan ile yok edeceğinin bildirmesinden sonra kıyam başlamıştır.Bu kıyamdan kurtulan Altın soylu Köktürklerden dağda taşta kalmış yediyüz kişi Anaman-Nuh=Tufanyayok=Tonyukuk önderliğinde cehennemden kurtulmuştur.Bu kurtulan insanlardan iki bölümü sıcak ülkelere,bir bölümüm de dağlı ve yağışlı ülkelere göç ederek yayılmıştır.Bu insanların başındaki önder ise Tonyukuktur....!

 
Tufan kutsal kitapların anlatılarına göre 40 -150 gün arasında gün sürmüş ve bu süre içinde tüm yeryüzü anakarasını sular kaplamıştır.
İçinde Nuh ve küçük oğul Sarıoğul/Yafesin bulunduğu birinci gemi 21 Mart günü Tanrı dağlarının Hantengri tepesine,büyük oğul Su uzun Oğul/Samın bulunduğu ikinci gemi Cudi Dağına ve ortanca oğul Balıksar/Hamın bulunduğu üçüncü gemi ise Orta Afrikadaki Elgon Dağına konmuş ve böylece Hamdan zenciler,Samdan samioğulları,İsrailoğulları ,Farsiler ve beluciler türemişlerdir.Tanrı dağına konan geminin içindeki en küçük oğul olan Sarıoğul/Yafesden  Türkler,Aryanlar,Yaban=Japonlar,Kitaylar,Slavlar,Selcuk=Keltikler ve Nartlar(Kafkas halkları) türemişlerdir.
Gemide bulundukları son 7 günde kalan son 7 çeşit yiyeceği bir kazanda kaynatarak Aşura/Kutlu aş yaparak üstüne de yanlarındaki meyva olan narın tanelerini ekerek yiyen Yafes kavminin torunları bunu hiçbir zaman unutmayarak ,her 21 Mart Noruz/Yeniden doğuş gününde 7 çeşit yiyecekten Aşure pişirmekte ve 7 çeşit çerez ,7 çeşit meyva ve 7 çeşit çörek yaparak bunları dostlarına ve konuklarına ikram etmektedirler.
 
Çin kaynaklarının anlatımına göre Tüm Türk Boyları Kırlarda ve kentlerde büyük meydanlarda toplanarak at,cirit,ok atma ve güreş yarışmaları yapmakta Tongal isimli büyük bir ateşin etrafında türküler söyleyip eğlenmektedirler.Töreye göre eğlence sonunda herkes bu kutlu Tongal ateşinin üstünden 7 kez atlayarak kötülüklerden arınmaktadır.Bugün Türk Boyları için Yeniden doğuş günü  olup cehennemden/Kıyamdan kurtuluşun bir şenliğidir.Türk ulusunun tüm boyları bu kutlu şenlikle Atalarını yadetmekte ,cehennemden kurtuluşlarını sevinerek yeniden başlayan yeni yeryüzü hayatlarını kutlamaktadırlar.Göç ettikleri her yöreye Türk boyları tarafından taşınan bu töre,bazı komşu kavimlerce de kabul görerek kutlanmış ve halen kutlanmaktadır.
Tarih sürecine bakıldığında bu kozmogonik bayramın Sümerlerce yeniden doğmak anlamına gelen Akitil adıyla kutlandığı görülmektedir.Yeniden canlanışın tanrısı ise Tamusdur.Diğer bir mezopotamya halkı olan Akadlar bu şenliğe Akitu adını vererek kutlamışlardır.Bu yeniden doğuş bayramı Babillilerce Zagmut  adıyla aynı içerik ile Nisanın ilk haftasında kutlanmaktaydı.En eski Prototürk iskit boylarından olan Etrüslerde de Tanrı Turmuş adına her yıl Mart ayında yeniden doğuş ve türeyiş bayramları Yengikün adıyla kutlanmaktaydı.Bu bayramlarda ok atma,demir döğme ile at yarışları düzenlenmekte ve insanlar atlarıyla büyük ateşlerden atlamaktaydılar.

Etrüsklerde yeniden doğuş şenliklerinde Türklerin ortak Asana  yeniden türeyiş efsanesi Romus ve Romulüs kardeşlerin bir kurt tarafından emzirilmesini anlatan maniler ozanlar tarafından söylenmekteydi.Mısırlarda ise Hyksos yani Gökoğuzların M.Ö. 17.yy.da Mısıra girmesinden ve Gök=Köktürk Töresini oralara taşımasından sonra, Amon Ra adına her yılın mart ayında
Natalis invicti soli yani yakınlaşan Güneş isimli bayramda yeniden doğuş , Doğanın tekrar uyanışı ve Doğa tanrıçası Osirisin yeniden doğuşu şenlikleri yapılmıştır.Bu şenlikler Luxordaki büyük Amon Ra tapınağında Karnak ve krallar vadisindeki yer altı mezarlarının bulunduğu yörelerde yapılmaktaydı.Anadolu halkı Luwilerde ise Ana tanrıça Kybelenin erkeği olan Attis/Adonis adına doğanın yeniden doğuşu şenlikleri kutlanmıştır.Bu şenliklerde Anadoluda Pessinus,Truva ve Katyanda da bulunan Kybele ve Adonis tapınaklarında ki kutsal odalarda Ateş yakılmakta ve rengarenk yeni elbiselerini giymiş tüm halkın katılımıyla çoşkun bir şekilde kutlanmaktaydı.Bu şenliklerde doğada yeni çiçek açmış ve filizlenmiş flora üstüne kurban edilen koçların  kanı dökülerek ayinler yapılmakta ve Tanrıya dua edilmekteydi.

Yine Antik çağda, Anadoluda Hititlerde yeniden Doğuş ve bereket tanrısı
Telepinu adına gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Martta şenlikler yapılmakta ve yarışmalar düzenlenmekteydi.Anadoludaki bu gelenekler batı Anadolu halkı İonlarda Demeter,Galatlarda aynen Kybele,friglerde ve Likyalılarda ise Artemis adına devam etmiştir. Güney Azerbaycanda ortaya çıkmış  Zerdüşizmde de aynı Nevruz, Yeniden Doğuş içeriğiyle şenliklerle kutlanmıştır.Aryan boylarında  en baş şenlik olarak kutlanan Nevruz,Firdevsiye göre Perslerde Orta Asya kökenli Maniizmin etkisiyle Mihrican adıyla kutlanmıştır.Bugün Pekin müzesinde bulunan Çin yazılı kaynaklarında Çinli Elçi ve tüccarların anlatımlarına dayanarak , Kuzey Afganistan/Sogdiana/Doğu Türkmenistan steplerinde ,21 Mart günü ovalarda ve düz alanlarda biraraya gelerek meydanlarda Tongal isimli büyük ateş yakıp 7 kez üzerinden at ile atladıkları,birlikte yemek yiyip,kısrak sütü içerek  türküler söyleyip ,çeşitli at ve güreş oyunları düzenledikleri anlatılmaktadır.Bu şenliklerde Türklerin birbirlerine soğan kabuğu ile boyanmış yumurta hediye ettikleri belirtilmektedir.

 
Türkler tarafından kullanılan 12 Hayvanlı Türk Takvimi ,bu kutlu kurtuluş gününü yani 21 Mart tarihini,Yeniyılın başlangıcı olarak  almaktadır.Biruni 11.yy.da Ön ve Orta Asya halklarında yılbaşı olarak Nevruzun kutlandığından bahsetmektedir.Selçuklu devletinin ünlü veziri Nizamül Mülk yazdığı Siyasetnamede, Yılbaşı olarak Nevruzun Türkler arasında kabul edildiğini anlatmaktadır.Selçuklu Hakanı Melik Şah zamanında 21 Martı başlangıç sayan Celali Takviminide yapılan düzenlemeyle Meliki Takvimi ortaya çıkmış ve bu takvim de 21 Martı Yeniyıl olarak baz almıştır.Böylece Selçuklu devletinin Mali sistemi bu takvime göre yapılarak ilk mali dönem olarak bu günden itibaren vergi toplanmaya başlanmıştır.
Kaşgarlı Mahmut ünlü yapıtı Divan-ı Lügat-i Türk de Türklerde Yeni yıl başlangıcının 21 Mart olduğunu söylemektedir.Bugün bazı Türk boylarınca da Nevruz  Beyrem=Bayram olarak isimlendirilerek kutlanmaktadır.Afganistan ve Hindistanda Nevruz bilhassa Babürlüler zamanında yoğun olarak kutlanmıştır.Pakistan ve Hindistanda yaşayan Peştunilerce ve güney Taciklerince Jamschedi Nawroz adıyla kutlanan şenlikler görülmüştür.Akkoyunlu Türkmenlerinin ünlü hakanı Uzun Hasan tarafından düzenlenen ve Akkoyunlu Kanunları olarak da bilinen yasa sisteminde, 21 Mart yani Nevruz günü takvim başı olarak alınmış ve Anadoluda da İlk vergi toplama dönemi bu tarihe göre başlatılmış ve bu gelenek  günümüze kadar devam etmiştir.Osmanlı döneminde Nevruzun ne denli yoğun kutlandığı osmanlı şiirinde nevruzun ne kadar büyük yer tuttuğundan anlaşılmaktadır.Ayrıca IV Murad nevruz ile ilgili bir şiir yazmıştır.Günümüze kadar ulaşan  Manisa mesir şenlikleri özünde  bir nevruz geleneğidir.Kayı boyunun Karakeçili oymağının bugün Yörük bayramı olarak bilinen ve yüzlerce yıldır 21 Martta Ertuğrul Gazinin türbesi otrafında toplanarak at yarışları,cirit ve güreş oyunları düzenleyerek kutladıkları şenlik yeniden doğuş nevruz şenliğidir.

Ayrıca Bektaşi geleneğine göre kurulmuş Yeniçeri ocağında Nevruz büyük çoşkuyla kutlanmakta ve hatta bu şenliklere padişahlar bile katılmaktaydı.Bu şenlikler 1826 da Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla birlikte osmanlı yönetim çevresinde ve sarayda gündemden düşmüş sadece halkın yöresel olarak kutladığı bir şenlik haline dönüşmüştür.Anadolu Türklerinin Bektaşi,tahtacı,alevi,kızılbaş,batıni ve yesevi boylarında Yörük ve Nevruz adıyla,sünni boylarında ise hıdırellez adıyla kutlanmaya devam etmiştir.Bu her iki şenlik de özünde ve içeriğinde aynı milletin aynı bayram ve aynı düşüncenin farklı isimlere sahip yorumlarıdırlar.Büyük Atatürk 1922 yılında bizzat Kavaklıdere bağlarında Nevruz şenliğini kutlamıştır. Ortadoğu kökenli olan Musevilik ve İseviliğin de bu büyük kültürel aktiviteden etkilenmesi gayet doğaldır.Bu bağlamda Musevi inancına göre Musa peygamberin Firavun baskısından yahudileri kurtardığı günün bayramı olan Pesah ile İsevilerce İsa peygamberin yeniden doğuşu anlamında kutlanan Paskalya da aynı şekilde yeniden varolmayı simgelemekte olup Nevruzun birer versiyonlarıdırlar.

Bugün tüm Türkelinde ve Türk boylarının ulaştığı her yörede hangi dinsel inançdan olursa olsun tüm Türk boylarında aynı anlam ile Yeniden Doğuş yani Nevruz kutlanmaktadır.Türk ulusunun en büyük töresel bayramı bu günüdür.
ATATÜRK her yıl Ankarada bu kutlu Türk bayramı olan Nevruzu kutlamıştır.
(ATATÜRK NEVRUZ KUTLAMASINDA BULUNMUŞTUR)
Müslüman,İsevi,Musevi,Şamanist ve Budist tüm Türkler aynı folklorik ve töresel özelliklerle kutlanan Yeniden Doğuş yeryüzünün bugün en yaygın kutlanan töresel bir şenliği olma özelliğine de sahiptir.Kafkaslarda Kuman,Karaçay,Azeri,Malkar,Karaim,Kumuk,Nogay,Peçenek,Tatar ve Hazarlarda,Ortadoğuda tüm halklarda,İranda yaşayan tüm halklarca,Anadolu ve Balkanlarda Makoden,Arnavut,Kuman,Gökoğuz ve Traklarda ve Kuzey Amerikadaki kızılderili boyları ile Orta Amerikadaki Aztek ve Mayalarda geniş katılımlarla kutlanmaktadır.
 
Maya ve Aztekler bu kurtuluş ve yeniden doğuş günü anısına Peru Urubambanın gorge bölgesinde Macha Piccu,Titicaca gölü kenarında Tiahuanaco piramitleri ve güneş kapısını inşa etmişlerdir.
Her yıl 21 Martta bu ve bunun gibi kutsal yörelerde nevruz şenlikleri kutlanmaktadır.
 
Diğer Güney Amerika yerlilerinden Şilideki Diagaita(Dağata) ,Bolivyadaki Aravak,Mayo ve Manası kızılderililerinde her yıl Mart ayında yapılan Yeniden Doğuş Şenliklerinde Şaman Büyücüler törenleri idare etmek için bazı kişiler görevlendirir.Tarihsel süreç içinde Sibirya Saka,Çutca,Hakas,Telvit ve Tuva bölgelerinden Kuzey ve Orta Amerikaya geçen Prototürk boylarından olan kızılderililerde de nevruz aynı folklorik ve anlam özellikleriyle kutlanmaktadır.Kaliforniya yöresinde yerleşik Yurok,Hupa,Yuki,Karuk,Modok ve Maydu kabilelernide Mart ortalarında kutlanan yeniden doğuş bayramı bir Şaman büyücüsü tarafından yönlendirilmekte ve meydanda ateş yakılıp etrafında dansedilmektedir.Bu kabilelerin inanışına göre köyün ortasına dikilen ve yeryüzünün direği olarak algınan büyük bir direk(Prototürk boylarında ve bugün dahi bizim dilimizde dünyanın direği/felek diye adlandırılmaktadır) aynı zamanda bir ve tek olan Tanrıyı simgelemektedir.Bu Tek Yaradan Tanrı ,Büyük Ruh/Great Spirit,Manitu/Tanrı ve Wakan Tanka/Kutsal Ruh olarak da isimlendirilen Yaradan Göktanrıdır.
  
Tanrıya yakarış ve haykırışlarla ,kendi insanları için sıhhat ,mutlulukve bereket dileyerek bu direğe tırmanan Şaman büyücüsü, mistik dünya ile kabilesi arasındaki ruhsal köprüyü kurmaktadır.Kuzey Amerikadaki Crow/Karga ve Kutenai/Kutanay kızılderilileri köy ortasına dikilen kutsal direği ,Göktanrıya bağlılık anıtı olarak görmektedirler.Bu ulu Direk yani Felek bugün hala aynı anlamda  Tuva,Hakas ve televit Türklerinde bulunmakta ve direğe tırmanış kutlu  bir ibadeti sembolize etmektedir.Batı Kaliforniyada bulunan Yurok/Yörük ve Delawaredeki Lenape ve Cheyenne/Çıyan boylarına ait kızılderililerde Mart ayında Yeni Yılın Başı adıyla şenlikler kutlanmaktadır.Önceleri meydanlarda kutlanan bu şenlikler bugün dört köşesinde evren ve ortada büyük Göktanrı direğinin/feleğinin  bulunduğu kutsal evlerde kutlanmaktadır.Yenilen yemekler ve danslarla Yaradan Tek Göktanrıya minnet duyguları dile getirilmektedir.New Mexikodaki Zunai /Sonay,Tewa/Tuva ile Arizonadaki Hopi/Kop kızılderililerinde Şaman büyücüler eşliğinde gizli tören odalarında mart ayında yapılan bereket,yağmur ve doğanın yeniden canlanışı törenlerinde Göktanrı ile Ulu Ata Kokoya dualar edilerek mevsimin ilk tohumları toprağa atılmaktadır.Bu törenlerde yakılan bir ateş etrafında sağlık ve enerji  simgesi olarak Geyik ve Yılan dansları yapılmaktadır.Kuzey Amerikada yaşayan Kün-Anaa/Günana kızılderilileri Altay Türklerinin Güneş ve Hayat Tanrıçası Günana adını almışlardır.Bunlara bağlı oymaklar olan Athapascan/Atabaşkan ve Beaver/Kunduz kabilelerinin inanışında Dünya , Gök Tanrının yaratığı üç katmanlı ve dört köşede direkler üzerindedir.Bunlar tören meydanına büyük bir kutsal direk dikmekte ve bunun etrafında dansederek şükür ayinleri yapmaktadırlar.
Mart ayında yaptıkları yeniden doğuş töreninde ise Tanrı ,Doğa ve Evren ruhlarına dualar ederek kurbanlar kesmekte ve bütün kabile genci ve yaşlısıyla birlikte yemekler yemektedirler.Aynı yönde törenlere Kuzey Kanada ve British Columbiadaki Siux/Su,Tanaina/Tanana  ve Kunduz kızılderilerlerde de rastlanmaktadır.Bunlar Mart ayında yapılan bu yeniden doğuş törenlerinde Ateşe et atarak onu harlamaktadır ve böylece Ateşe olan saygılarını göstermektedirler.Siux/Sular Mart ayına Ot biten Ay adını vermişlerdir.Bu ayda Atların çiftleştirilmesi ve bakımı sonucunda Doğanın Yeniden Dirilişi şenlikleri kutlanır.Navajo ve Apaçiler Mart ayında Doğanın canlanışı kutlamakta ve buna bağlı olarak da yazın yağmur yağması için dua etmektedirler.

BÜTÜN BUNLARDAN ANLAŞILDIĞI ÜZERE NEVRUZ YANİ YENİDEN DOĞUŞ KÖKTÜRK BOYLARININ BİR KURTULUŞGÜNÜ OLUP ,TÜRK ULUSUNUN TÖRESEL VE FOLKLORİK MOTİFLERİNİ TAŞIMAKTADIR.
*YAŞASIN NEVRUZ=ERGENEKON=ÇIKIŞ=EKSUDÜS=YENİGÜN
*YAŞASIN TÜRK MİLLETİ/ULUSUNUN DEĞERLERİ
*YAŞASIN  ATATÜRK İLKELERİ VE ATATÜRK CUMHURİYETİ
*TÜRK MİLLETİNİN KUTLU DEĞERİ OLAN NEVRUZ/ERGENEKON VE  DİĞER TÜRK  MİLLİYETÇİ DEĞERLERİNİ AŞAĞILAYICI VE ÇETE  İSMİ GİBİ  İLLEGAL  BİR ÜNVAN OLARAK GÖSTERENLERE VE MİLLETİMİZE BÖYLE EMPOZE EDEREK,GÜYA ONLARIN TÜRK DEĞERLERİNDEN SOĞUYUP  SAHİP ÇIKMAYACAĞINI SANANLARA, YANİ ANTİTÜRKÇÜLÜK VE ANTİATATÜRKÇÜLÜK YAPANLARA YAZIKLAR OLSUN......!!!!!GÖRÜLÜYORKİ BAZILARI İLLA BÖYLE ÇETELERE TARİHSEL BİRTAKIM İSİMLER VERMEK İSTİYORLAR.TÜRK MİLLETİNİN BUNLARA TAVSİYESİ;BAZI ARAP MİLLİYETÇİLERİNİN HAYRAN OLDUKLARI ARAP MİLLETİNİN TARİHİ İSİMLERİNİ,  ARAPTAN ÇOK ARAPÇI  MALUM TARİKATLARIN ADLARINI VEYA TÜRK VE OSMANLIYA İHANET EDEREK RİCAT HALİNDEKİ OSMANLI ORDUSUNUN YARALI MÜSLÜMAN TÜRK ASKERLERİNİN BAŞLARINI KESEN  İNGİLİZ EŞCİNSEL CASUSU LAWRANCE NİN  EMRİNDEKİ ARAP-BEDEVİ ÇETELERİNİN İSİMLERİ İLE  EŞCİNSEL LAWRANCENİN ARAP ERKEK SEVGİLİLERİNİN ADLARINI VERMELERİ DAHA YERİNDE OLACAKTIR.!TÜRK MİLLETİ BU TÜR AŞAĞILAYICI İŞLERE, BUNDAN BÖYLE **KUTLU TÜRK MİLLİ VE GELENEK İSİMLERİNİ DEĞİL**, VAHHABİ, SÜNNİ, ŞAFİ, HAMBELİ, DÜRZİ, BEDEVİ VE BİLMEM NE CİNSİ ARAPLARIN ,KUTSAL MİLLİ İSİMLERİNİ VERMELERİNİ VE ÖYLE ANMALARINI ÖNERMEKTEDİR.
TÜRKÜ ,TÜRK TÖRESİNİ,TÜRK KÜLTÜRÜNÜ,TÜRK MİTOLOJİSİNİ,TÜRKATALARINI ,TÜRK TARİHİNİ,TÜRK İNANÇLARINI VE TÜRK DEVLETLERİNİ AŞAĞILAMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ.,
TÜRKLER MÜTEVAZİ OLDUKLARI KADAR AYRANI KABARAN DA BİR MİLLET OLDUKLARINI  TARİHTE ÇEŞİTLİ ÖRNEKLERDE GÖSTERMİŞLERDİR.
*TÜRK E KEFEN BİÇENİN SONU İYİ OLMAZ!*
**KESER DÖNER SAP DÖNER, BİR GÜN OLUR HESAP DÖNER**
 
*BÜTÜN TÜRK DÜNYASININ NEVRUZ/ERGENEKON BAYRAMI KUTLU OLSUN*
BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU
 
Bu Araştırma yazısı  KÖKTÜRKLER Yazarımız olan Tarih Arş. Serhat KUNAR a aittir ve referans olarak gösterilmesi zorunludur. 
HER YILIN 21 MART GÜNÜ