TÜRK MİLLİYETÇİLERİ VE ULUSALCILARI YANİ VATANSEVER ÜLKÜCÜLER İLE YURTSEVER DEVRİMCİLERE KADİM DÜŞMAN OLAN BADEM BIYIKLILARA GÖRE !
KİM TERÖRİST?
Yazan:Prof.Dr.Nurullah AYDIN/KÖKTÜRKLER
Türkiye’de teröristlerin ismi de kimliği de değişim yaşanıyor. Öylesine ki insanlık tarihinde pek çok ilginç davalar vardır. Ama sanıyorum böyleleri ne duyuldu ne de işitildi.
Evet bahsettiğim konu terörle mücadele edenlerin de terörist diye yargı, iktidar ve medya tarafından kabul edilmesi. Düşünün terör örgütü ile mücadele ediliyor. Teröristler var. Ama aynı şekilde onlarla mücadelede edenler de terörist ve terör örgütü mensubu olarak görülüyor. Yani terör örgütüne karşı yine terör örgütü mücadele veriyor.
Böyle bir garabet dünya tarihinde var mı? bana göre yok.. Var diyebilecek olan da var mı sanmıyorum..
Bakın; terörist, terör örgütü üyesi olarak savcılıkça iddianamede tanımlanan ve mahkemece yargılanmalarına karar verilen kişiler devletin terörle mücadele etmekle görevlendirdiği yetkili ve sorumlu kişiler.
Terörist zanlısı sanıklar;
- Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner,
- Eskişehir İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Recep Gençoğlu,
- Erzincan İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Nedim Ersan,
- Erzincan İl Jandarma İstihbarat Müdür Yardımcısı Üsteğmen Ersin Ergut,
- Yaylabaşı Karakol Komutanı Murat Yıldız,
- Astsubaylar Orhan Esirger ve Şenol Bozkurt,
- MİT Erzincan Şube Müdürü Şinasi Demir ile MİT mensupları Sadri Barkın İnce ve
Kıvılcım Üstel ile
- tutuksuz sanıklar Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Tapan,
- 3. Ordu İstihbarat Başkanlığı Plan Eğitim Subayı Ahmet Saraçlar ve
- Erzincan'da av bayiliği yapan Yaşar Baş .
Evet böyle bir tablo yanında sürmekte olan davalarla birlikte kim terörist kim değil tartışmasını yapmanın anlamı var mı?.
Doğu Akdeniz’de bir tatbikat yapıldı..
Tatbikatı kim yönetti. Güney Deniz Saha Komutanı Korgeneral Kadir Sağdıç..
Dün komutandı, bugün terörist olarak iddianamede sanık.
Yarın yine komutan olarak tatbikatı yönetmeye devam edebilir..
Yani bazı günler terörist olacak, bazı günler komutan olacak.. Bir süre böyle..
Bu da ne demek mi?Şu; Kafes Eylem Planı davası da başladı.. Davanın iki numaralı sanığı
Korgeneral Sağdıç, ‘terör örgütüne emir ve komuta etmek’ suçundan hâkim karşısına çıkacak..
İsrail ile yaşanan gemi krizi daha da alevlenseydi.. İsrail açıklarına iki fırkateyn gönderseydik kim komuta edecekti.. Terörist komutan!..
Olmaz ya, İsrail terörist atak yapıyorlar diye bizi BM’ye şikâyet etseydi, kanıt olarak da Sağdıç’ın terör örgütü üyeliğinden yargılandığını gösterseydi ne cevap verirdik?
Biz de böyle der.. 3. Ordu komutanı’nı örnek mi gösterirdik..
Orgeneral Saldıray Berk de hem ordu komutanı, hem terör sanığı. Yani iddianamede bir numaralı terörist görülen tutuksuz yargılanan 3. Ordu Komutanı.
Ya şu anda görevine Yargıtay kararı ile dönen Erzincan başsavcısına ne diyeceğiz?.
Başsavcı Cihaner'in resmi belgede sahtecilik ve tehdit suçların da cezalandırılması istenen iddianamede, sanıkların Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili maddelerince de cezalandırılması talep ediliyor.
Şimdi kafalar karışık değil mi? PKK ile mücadele edecek devletin askeri istihbaratçısı terörist olarak tutuklu olarak yargılanıyor. Peki kim PKK ile mücadele edecek dersiniz? Veya bir koldan PKK, diğer koldan bir kısım medya, diğer koldan AKP ile yani PKK-AKP-medya karşısında Türk güvenlik kuvvetleri nasıl başarılı olacak dersiniz?
Çünkü terörden, olağanüstü dönemlerde kimisi ticaret yapar, kimisi silah satar, kimisi uyuşturucu ticareti yapar, kimisi siyasi istismar konusu yapar. Herkes bir şekilde nemalanır. O nemalar kurudukça birileri de rahatsız olur.
Ama Türkiye büyük bir ülke, güçlü bir ülke, yoluna emin adımlarla gidiyor. Yani özgüvenimiz de, moralimiz de çok yüksek olmalıdır. Türkiye'yi bu yolundan öyle kolay bir şeyler döndürmez. Bundan emin olun. Türk Milleti özgüvenle büyük bir karalılıkla yolumuza devam edeceğiz
Herkes durduğu yeri iyi bilmeli. Türkiye sağlıklı görüntü içinde değil.
GüNüN SöZÜ: Devlet yönetimde ayrışmalar yaşadığında otoritenin sarsılması kaçınılmazdır.
NE YÜZLE KONUŞUYORLAR!
Yapmayın ya! Katil adam öldürür o suçlanmaz, kim azmettirdi arkasında kim var diye yıllarca suçlu suçsuz kişiler zan altında bırakılır. Terör örgütleri saldırır, öldürür, ama suçlanmaz, taşeron var denir. Nasreddin hoca misali. Ne der hoca: Hiç mi hırsızın suçu yok.
Bu ülkeyi yönetenler de garip insanlar… Muhakkak bir çapanoğlu ararlar, kendi kendilerine vehmederler. Toplumda belli oranda vehimli insanlar olduğu biliniyor.
Destek verenlerin çelişkili, tutarsız kişilikleri göz önüne alındığında, bu şaşırtıcı değil.
Ama anlaşılamayan bu ruh hastası tiplere hala halkın neden destek verdiğidir. Bana göre asıl soru bu?
Demediler mi?
Güzel şeyler olacak,
Şehitler kelle terörist başı sayın,
Açılım, saçılıma devam edilecek
Analar ağlamasın,
Türkiye etnik mozaiktir
Yargı, güvenilirliğini bitirmiştir...
Yüzde seksenyedilik Türk unsuru, 20 binlik etnik kesimle eşit gören anlayış var.
Birkaç gündür gazetelerde yer alan TV’lerde konuşulanlara dikkat ediyor musunuz? Ne gibi değerlendirmeler yapılıyor?
Oysa;
Borç içinde yüzüyoruz! Türk halkı kredi kartı ve tüketici borcunun altında eziliyor. Kişi başına borç bin 947 TL, toplam borç ise 139.2 milyar TL oldu. Borç liginin ilk sırasında kişi başına 3 bin 690 TL ile İstanbul var.
Ankara Ticaret Odası, borç liginin ilk sırasında kişi başına 3 bin 690 TL borç ile İstanbul bulunduğunu, bu şehri 3 bin 363 TL ile Ankara, 2 bin 721 TL ile Muğla’nın izlediğine dikkat çekerek, İzmir, Antalya, Tekirdağ ve Kocaeli’nin kişi başına borç yükünde 2 bin TL’yi aşan iller olarak zirveyi zorladığını açıklıyor..
Türk halkı kredi kartı ve tüketici borcunun altında eziliyor. Kişi başına borç bin 947 TL, toplam borç ise 139.2 milyar TL oldu. Borç liginin ilk sırasında kişi başına 3 bin 690 TL ile İstanbul var. Hileli çeyrek altın tuzağı
Hediye olarak tercih edilen çeyrek altınının bazı kuyumcular tarafından 5-10 santigram hafifletilerek piyasaya sürüldüğü belirtildi.
AKP Hükümetinin Ecevit'ten devraldığı borç tutarı: 149 milyar 905 milyon dolar 7 yıl sonra, 2009 sonunda borç tutarı: 296 milyar 241 milyon dolar.
Yani:
7 yılda dış borcu ikiye katlamışlar.
Ecevit Hükümeti döneminde de Hazine Bakanı Kemal Derviş, 71 milyar 821 milyon
dolar olarak devraldığı dış borcu ikiye katlayarak 149 milyar 905 milyon dolara
çıkarmıştı.
Turgut Özal döneminde 38 milyar dolar olan borç tutarı, 12 Eylülcü / Özalcı özelleştirme politikasını sürdüren hükümetler tarafından kısa zamanda 300 milyar dolara yükseldi.
Har vurup harman savuruyorlar.
Hem milli değerler, bankalar, fabrikalar, Petkim, Telekom, Tekeller yabancılara özelleştirme kılıfı altında yok bahasına devrediyorlar, hem de inanılmaz bir şekilde ülkemizi borç batağı altına sokuyorlar.
Osmanlı'nın çöküş döneminde de manzara aynen böyle idi. Yeni Osmanlı diye diye işte ülkeyi bu hale getirdiler. Tekrar hasta adam yaptılar.
"Yeni Osmanlı"dan muratları Viyana kapılarına dayanan, ülkeye toprak kazandıran Osmanlı değil. Aksine, orasından burasından parçalar tırtıklanarak ufaltılan çöküş dönemindeki Osmanlı olmaya soyunmuşlar.
Kıbrıs'tan, Ege'den, Fener'den, Güneydoğu'dan tırtıklama girişimlerine hız verdiler.
Amaç, Türkiye'den mümkün olduğu kadar parça kopartmak.
Federal Türkiye özlemi çekenler, ülke içindeki işbirlikçi hainler eliyle ne yazık ki gerçekleştirme sürecinde.
GüNüN SöZü: Tebessüm et sorunların basitleştiğini anlarsın.