ÇARPIK SEÇİM SİSTEMİ VE PARTİLER YASASI İLE ÜLKEDE TÜM YÜRÜTMEYİ ELE GEÇİREN RUM,ERMENİ,SÜRYANİ,MECUSİ,GÜRCÜ GİBİ ASIL ETNİK KÖKENLİ VE SONRADAN MÜSLÜMAN OLMUŞ DÖNME VE DEVŞİRMELER ASILLARINA DÖNÜYORLAR!
SÜMELA MANASTIRINDA YAPILACAK AYİN YUNANİSTANIN GÖVDE GÖSTERİSİ OLACAK!
Bulgar Ortodoks kiliseleri vakfında yönetim kurulu üyeliği yapmış, İlk Kurşun Gazetesi köşe yazarı Bojidar Çipof, 10 Temmuz 2010’da saat 13:00’de Beyoğlu hamam tesislerinde “Patrikhaneyle Mücadelem” adlı kitabının tanıtımını yaptı. Yazar, 15 Ağustos’ta Sümela manastırında yapılacak olan ayinle ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.
*
“Tarihin 15 Ağustos olması tesadüf değildir, 15 Ağustos’ta Fatih Sultan Mehmet, Trabzon Rum İmparatorluğu’nu yıkmıştır. Yunanistan’dan aldığımız bilgilere göre bu ayine 6-7 bin kadar Rum’un katılacağı bekleniyor. İşgal eder gibi Fatih Sultan Mehmet’in rövanşını almaya geliyorlar.” diyen Çipof ayinin hukuksal yollarla engellenmesini ya da ayin tarihinin ertelenmesini istedi. Bunun için de Yunan sanatçı Yorgo Dalaras’ın Rumeli Hisarında yapacağı konserin valilik kararıyla iptal edilmesini örnek göstererek “Aynı duyarlılığın şimdi de gösterilmesini istiyorum” dedi.
*
Bojidar Çipof’a Sümela Manastırındaki ayin sonrasında neler olabileceğini soruyoruz. O da bize ‘Üç Ayasofya ve Megali İdea’ adlı makalesinden bahsediyor.
“Bu ayin Yunanistan’ın ve Yunanistan’la işbirliği yapan Rumların gövde gösterisi olacak. Megali İdea’da geçen üç Ayasofya söylemi İstanbul, İznik ve Trabzon’u kapsıyor.
Sümela Manastırı ayini sonrasında Sultanahmet Ayasofyası’nda da bir ayin yapılması bekleniyor.
Megali İdea’ya göre üç Ayasofya da ayin yapıldıktan sonra ‘Konstantinopolis yine bizim olacaktır’ inancı vardır.
*
Bu söyleme dikkat edilmesi gerekir. Drama Metropolitinin organizasyonu gibi görünse de bu ayinin arkasında Yunanistan Hükümeti vardır. Yunan basını bize gönderdiği haberleri eksik ve biraz daha sempatik göstererek gönderiyor, hâlbuki Yunanistan’da ayinle ilgili yapılan söylemler bu kadar sempatik değil. Yunanistan Anayasasının üçüncü maddesi ‘Yunanistan resmi dini Ortodoksluktur, bu dinin başı Konstantinopolis’tir’ olarak geçer.
Yani dinlerinin başının İstanbul’da olduğunu ifade ediyorlar. ” dedi.
*
Bojidar Çipof Yunanistan’ın ülkemiz içindeki kiliseleri ve Rum vatandaşları kullanarak adım adım Megali İdea doğrultusunda ilerlediğini söyledi ve ekledi “Anadoluda’ki kiliselerde yapılan ayinleri irdelediğinizde bu söylemlerin olduğunu görürsünüz.”
Bulgar Kilise Tarihi içinde aydınlatıcı bir kaynak olan “Patrikhaneyle Mücadelem” adlı eserinin nasıl ortaya çıktığını soruyoruz.
*
“2008 yılında Arşivimde bu kitabı yazabileceğim birçok belge olduğunu gördüm. Bu belgeler de kitapta yer aldı. Kimseye laf söyleme hakkı bırakmıyorum. Görseller ve belgeler bildiklerimi anlatmama yetti. Kitabımın tüm tasarımı bana ait. Yayın evi benim, adı ‘Bojidar Çipof kitapları’ olarak geçiyor çünkü yayıncılık sertifikası aldım” diyerek kitabının kısa öyküsünü bize anlattı.
Patrikhaneyle ve Barhthalameos’la girdiği mücadele sonrası Rum cemaatiyle arasının nasıl olduğunu merak ediyoruz. Bize Rum cemaatiyle ve Rumlarla hiçbir sıkıntısının olmadığını Rum arkadaşlarının olduğunu söyledi.
TÜRKCELİL sitesinden aktarılmıştır!