TÜRKLER,MECLİSE PKK LI KÜRTÇÜ KATİL MİLLETVEKİLLERİNİN KARŞISINA KAHRAMAN BAĞIMSIZ CUMHURİYETCİ TÜRK ADAYLARINI SEÇECEKTİR!

 

ÖCALAN'I TÜRKİYE'YE GETİREN ALBAY'IN KİM OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI*!

 

Ergenekon Davası'nda Türkiye'nin hep merak ettiği bir subayın da kimliği ortaya çıktı.
Ergenekon yöneticisi olmakla suçlanan Jandarma İstihbarat’tan emekli Albay Hasan Atilla Uğur, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dünkü duruşmasında gizli bir bilgiyi ifşa etti.10 yıldır büyük bir sır olarak tutulan terörist başı Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirildiği operasyonla ilgili konuşan ilk isim olan Albay Uğur’un terörist başı Öcalan’ı İmralı’da sorgulayan ekip arasında olduğu daha önce de dile getiriliyordu. Ancak Öcalan’ı Kenya’dan getiren ekipte olduğu ilk kez ortaya çıktı.Emekli Albay Uğur duruşmada, “Yıllarca terörle savaştım. Öcalan’ı Türkiye’ye getiren ekipte ben de vardım. Benim gibi bir adama PKK’lı demek, benden sonraki arkadaşlarımın azmini kıracaktır. Buna hiç kimsenin hakkı yok” dedi.
HASAN ATİLLA UĞUR'UN BİYOGRAFİSİ:J.Kd. Albay Atilla UĞUR 1957 yılında Ankara’da doğmuştur.İlk ve orta ögrenimini Ankara’da tamamlamış 1971 yılında Kuleli  Askeri Lisesine 1975 yılında Kara Harp Okuluna girmiş ve 30 Ağustos 1979 yılında Jandarma Teğmen olarak mezun olmuştur.1979 yılında Tuzla Piyade Okulunda 1980 yılında Jandarma Subay Okulundaki eğitimini mütakip sırasıyla 1981-1982 yılları arasında Hatay 121 nci J.Eğt.Tb.K.lığında Tk.K.lığı 1982-1983 yılları arasında Hatay 124 ncü Syy.J.A.4 ncü Hd.Bl.K.lığı 1983-1988 yılları arasında Tunceli Hozat J.Komd.Bl.K.lığı 1985-1988 yılları arasında Karabük 1 nci J.Eğt.Tb.K.lığı 1988-1991 yılları arasında Artvin-Merkez İlçe J.K.lığı,1991-1993 yılları arasında Nevşehir J.Komd.Bl.K.lığı 1993-1996 yılları arasında Mardin –Kızıltepe İlçe J.K.lığı 1996-2000 yılları arasında İsth.Bşk.lığında Grup K.lığı 2000-2001 yılları arasında İsth.Bşk.lığında Teknik İstikbarat Daire Bşk.lığı, 2004-2005 yılları arasında Kocaeli İl J.K.lığı görevlerinde bulunmuştur.2005 yılı Genel Atamalarında Çanakkale 116 ncı J.Eğt.Alay K.lığı görevine atanmış,16 Mayıs 2007 tarihinde kendi isteği ile emekliye ayrılmıştır.J.Kd.Albay Atilla UĞUR Evli ve İki çocuk babasıdır…….

CUMHURİYET GÜÇBİRLİĞİ

Global Emperyalizmin emrindeki AKP-Ampullerin iktidarından kurtulmak için, halk güçlerinin birleştirilmesi zorunludur. Bu güçbirliğini yaşama geçirebilecek olan siyasi partilerimizle görüşülmüştür. Ancak bu yaşamsal birliği gerçekleştirmek görev ve sorumluluğundan kaçınmışlardır.Herkes küçük olsun benim olsun zihniyeti ile birleşmeye yanaşmamışlardır. Bu birliğe kayıtsızlık, ABD ve AB emperyalizminin ruhsatını almak isteğinden kaynaklanmaktadır ve Güçbirliği’ni de reddetmektedir. Güçbirliği’nde yer almak ise Mustafa Kemal  ve Türk'üm diyebilenlerin rotasıdır.

AKP Ampullerin  iktidarının Türkiye’mizi felaketlere sürüklemesine izin verilemez. Halkımız çaresiz değildir ve seçeneksiz bırakılamaz. Bu koşullarda “Milletin bütün imkân ve kabiliyetlerini seferber edecek” bir çözüm üretmek ve çıkış yolunun taşlarını döşemek kaçınılmaz bir görev olarak gören yurtsever örgüt ve şahsiyetler Türk Milleti adına Cumhuriyet Güçbirliği’ni kurmuşlardır.

Cumhuriyet Güçbirliği’nin esin kaynağı Atatürk, programı ise Cumhuriyetci Türk Devrimi programıdır. Bu yanıyla tektir, emsalsizdir.

 Atatürk Cumhuriyeti’ni yeniden kurmak

Atatürk’te birleşen, Cumhuriyet Güçbirliği’nin yakın amacı,Ampullerin AKP’nin yeniden iktidar olmasını önlemektir.

Cumhuriyet Güçbirliği, yakın hedefine ulaştığında, oluşacak Meclis aritmetiğinde AKP ve Batı destekli bölücülük dışındaki partilerle koalisyon hükümeti kurulmasına katılacaktır.

Orta ve uzun vadede hedefi ise Milli Hükümetin kurulması ve Türkiye’yi Kemalist Devrim Rotasına sokarak yeniden Atatürk Cumhuriyeti’nin kurulmasıdır.

 Güçbirliği Türkiye’yi AKP’den kurtaracak anahtardır

Bu seçimde AKP’yi iktidardan indirmenin iki yolu vardır. Birincisi bu Parti’nin oy oranını düşürmek, ikincisi de milletvekili sayısını 276’nın altına indirmektir. Cumhuriyet Güçbirliği adayları iki yönden de AKP’ye ciddi darbe indirmektedir. Cumhuriyet Güçbirliği’nin adayları, iktidara karşı yurt çapında yürüttükleri etkili bir seçim kampanyasıyla zaten AKP’nin oy kaybı için üzerine düşeni yapmaktadır. Ancak daha önemlisi, yapılan somut hesaplara göre Güçbirliği adaylarının alacakları oylar, en başta AKP’nin milletvekili sayısını aşağı çekmektedir. Yani AKP, aynı oyu alsa bile, yeni bir gücün Meclis’e girmesiyle milletvekili kaybına uğrayacaktır. Tek tek seçim bölgelerinde yapılan matematik hesaplar bunu kanıtlamaktadır.

Mevcut siyasal tablo, AKP, CHP ve MHP’nin alabilecekleri oy dikkate alındığında AKP’nin birinci parti olarak tek başına hükümet olmak için gerekli 276 sandalyeyi elde edeceğini, hatta Anayasa’yı değiştirmek için gerekli 330 sandalyeye ulaşabileceğini göstermektedir.

Bu tabloyu değiştirecek biricik yol, Meclis’te yeni bir grubun yer almasıdır. Gazetecilerin “Kaç milletvekili hedefliyorsunuz?” sorusuna “Meclise girecek grup sayısına bağlı” diyen Tayyip Erdoğan, bunun hayatiyetini kavramış durumda. Bu itibarla parlamenter düzlemde AKP’den kurtulmanın biricik yolu Meclis’te yeni bir grubun yer almasıdır.

Önemli bir husus da şudur: AKP’ye öykünenler AKP’yi yıkamaz. “Yeni CHP”, ne yazık ki AKP iktidarını yıkma görevine değil, onun meşrulaştırılması rolüne soyunduruldu. CHP’yi Atatürk’ü tasfiye çizgisinden yeniden Atatürk rotasına çekmenin yolu da, artık Atatürk devrimcilerinin Meclis’te yer almasıyla mümkün olabilecektir. Bu nedenle CHP de dahil diğer güçler açısından da en yararlı olan, Güçbirliği’nin Meclis’te yerini almasıdır.

Cumhuriyet Güçbirliği tek seçenektir.

Cumhuriyet Güçbirliği’nin hedefi, TBMM’de Atatürk’ün Türk Ulusunun Devrimci grubunu kurmaktır. Meclis’te grup kurmak için 20 milletvekili gerekmektedir. Cumhuriyet Güçbirliği, 31 bağımsız aday göstermiştir. Cumhuriyet Güçbirliği bağımsız adaylarının tamamı seçilecek ve böylece 31 milletvekiliyle Atatürk’ün Devrimci Grubu kurulacaktır.

Mevcutlardan başka bir gücün yani Cumhuriyet Güçbirliği’nin Meclis’te grup kurması, AKP’yi iktidardan indirecek tek çözümdür.

 

Cumhuriyet Güçbirliği, bağımsız adaylarla seçime katılacaktır.

Cumhuriyet Güçbirliği, İşçi Partisi ve Yeni Parti tarafından desteklenmektedir. Ayrıca CHP, Demokrat Parti, Halkın Yükselişi Partisi, Yurt Partisi ve MHP’den yönetici düzeyde görev yapmış çok sayıda öncü şahsiyet, Cumhuriyet Güçbirliği’ni desteklemektedir.

Buna karşın, Cumhuriyet Güçbirliği’nin bir parti çatısı altında seçimlere katılması halinde, mevcut düzenin sürdürülmesi için muhafaza edilen anti demokratik yüzde on barajı önemli bir engel olarak önümüzdedir.

Oysa bağımsız adaylar için baraj yoktur. Bu bakımdan yurttaşların verecekleri her oyun karşılık bulacağı bağımsız adaylık, Atatürk Devrim’inden yana oyların Meclis aritmetiğine yansıması için bu aşamada tek yoldur. Bu nedenle Cumhuriyet Güçbirliği, 31 seçim çevresinde 31 bağımsız adayla seçimlere katılma kararı almıştır.

 Milletvekili Seçim Kanununda, bağımsız adaylar için herhangi bir seçim barajı yoktur. Yüzde on ülke barajı, yalnızca siyasal partiler için söz konusudur. Bağımsız adaylar için herhangi bir seçim barajının olmayışı, bu adaylara verilen her bir oyun hedefini bulacağı, asla boşa gitmeyeceği anlamına gelmektedir. Bu gerçek, seçim çalışması yapan propagandacıların her konuşmasında mutlaka açıklanmalıdır. Hatta konuya bunu açıklayarak girmek, konuşmanın akışı içinde yeri geldikçe tekrar etmekten kaçınmamak, sonunda ise yine uyarmak yerinde olacaktır.

Seçilmelerinin önünde baraj engeli bulunmayan bağımsız adayların, milletvekili seçilebilmeleri için almaları gereken oy sayısı, seçim bölgelerine göre küçük farklılıklar göstermekte, 40-70 bin oy arasında değişmektedir. Bunun oransal karşılığı yüzde 2,5 ile 5-6 arasında değişmektedir. Örneğin İstanbul’daki seçim çevrelerinde 45-60 bin oy, yani yüzde 2,5 civarında oy gerekmektedir. İzmir’de de 50-60 bin oy gerekirken, bunun oranı yüzde 5 civarında olmaktadır. Ankara da, İzmir’e benzemektedir. Bu durum partiler için büyük farklılık göstermektedir. Bir parti, herhangi bir seçim çevresinde bağımsız adaylık için gereken oy sayısının isterse 5 katı oy alsın, yüzde 10 ülke barajını aşamadığı takdirde milletvekili çıkarması mümkün değildir.

Cumhuriyet Güçbirliği geçici bir seçim ittifakı veya bazı kişileri mebus yapmak çabası değildir. Cumhuriyet Güçbirliği, kişileri değil Türkiye’yi kurtarma projesidir. Kalıcıdır. Cumhuriyet Güçbirliği milletvekilleri, Meclise girdikten sonra da birlikte davranacaklardır.

 

TBMM’de grup kuracak olan Cumhuriyet Güçbirliği, AKP ve Batı destekli Bölücülük dışındaki siyasal güçlerle koalisyonlar kurarak, hükümete katılacaktır.

 

Kahraman, Öncü, Cesur, Birikimli, Dürüst Kadro

Cumhuriyet Güçbirliği’nin adayları Vatanseverler listesidir. Eğilip bükülmeyen, satın alınamayanlar! Emperyalizmin ve gericiliğin saldırı ve oyunlarıyla baş edecek birikim, kararlılık ve cesaretin temsilcileri Cumhuriyet Güçbirliği’nin bağımsız adaylarıdır.

Korku imparatorluğunun duvarları, Silivri ve Hasdal Zindanları üzerine oturtulmuştur. Silivri ve Hasdal, oralara hapsedilenlerin değil, bütün Milletin hapishanesi haline gelmiştir. Korku imparatorluğunun duvarlarını Silivri ve Hasdal’dan yıkacağız. Bu bütün millet için özgürlük, bağımsızlık ve güvenlik meselesidir. Oylar bu nedenle de Sayın Doğu Perinçek, Sayın Çetin Doğan ve Cumhuriyet Güçbirliği’nin Türk Milletinin diğer kahraman adaylarına verilmelidir.

 

Cumhuriyet Güçbirliği, Türkiye’yi kurtarmak kararındadır. Cumhuriyet Güçbirliği’nin bağımsız milletvekili adayları arasında Ergenekon ve Balyoz Tertibi kapsamında tutsak alınan Sayın Doğu Perinçek, Sayın Çetin Doğan, Sayın Tuncay Özkan, Sayın Hasan Atilla Uğur ve Sayın M. Deniz Yıldırım da vardır. Ülkemizin Millet Hapishanesine çevrildiği günümüzde, bu vatanseverler Türkiye’nin en özgür insanlarıdır. Yıllardır dimdik kahramanca mücadele etmektedirler. Vatan görevindedirler ve hapisten kurtulmak diye bir sorunları yoktur. Onlar, TBMM’de Türkiye’nin kurtuluşunda büyük ve başarılı görev yapacak nitelikte oldukları için aday gösterilmişlerdir. Geçmişleri ve mücadeleleri bunun kanıtıdır.

 

Oy pusulasında, yalnızca bağımsız adayın adı yazacaktır. Pusulada “Cumhuriyet Güç Birliği” amblemi ya da yazısı olmayacaktır. Dolayısıyla Cumhuriyet Güçbirliği’nin yazılı ve sözlü propaganda çalışmalarında, bağımsız adayın isminin öne çıkarılması önemlidir.

“Oy ver” çağrıları, bağımsız adayın ismi tekrarlanarak isme oy vermek şeklinde yapılmalıdır.

“Cumhuriyet Güçbirliği” söyleminin, ancak bağımsız adayı tanıtmak, O’nun tek başına bir kişi olmadığı, ülke çapında bir oluşumun o seçim bölgesindeki temsilcisi olduğunu vurgulamak anlamında bir önemi vardır.

 

Oy pusulasında bağımsız adayların isimleri, seçime katılan partilerin ardından bağımsız adaylar kısmında aynen partilerin isimlerinin yazılı olduğu biçimde yer alacaktır. Bağımsız adayların pusulada yer alacakları sıra kurayla belirlenmiştir. Adayların pusuladaki sıraları aşağıda yazılıdır.

Cumhuriyet Güçbirliği’nin amacı, AKP’yi iktidardan indirmektir.

Güçbirliği’nin rakibi Ampullerin  AKP’sidir. AKP’nin hakkından Cumhuriyet Güçbirliği gelir!

Cumhuriyet Güçbirliği’nin eleştirilerinin ana hedefinde AKP olacaktır.

CHP ve MHP, AKP’yi yıkma görevine yan çizdiği, AKP’nin kuyruğu olup ABD’ye teslim oldukları için eleştirilecektir. Asıl hedef değildirler.

 Cumhuriyet Güçbirliği, bölen değil birleştirendir

Cumhuriyet Güçbirliği olarak, bütün milletten oy istiyoruz.

Milletin oyu kimsenin tekelinde değildir.

Sandıklar, düzen partilerinin tapulu malı değildir.

Emperyalizme teslim olan AKP de, onun kuyruğuna takılan CHP de, MHP de oyları hak etmiyor.

Cumhuriyet Güçbirliği bağımsız adayları bütün yurttaşlardan oy istemektedir. “İsteyen kendi partisine versin, biz sandığa gitmeyen veya ziyan olacak oyları istiyoruz” söylemini kabul etmiyoruz.

“AKP karşısındaki oylarını bölüyorsunuz” iddiası haksız ve yanlıştır. Güçbirliği’nden kaçan Kılıçdaroğlu, CHP’nin oylarını ve hatta partisini, bölmüştür ve bölmeye devam etmektedir. “Yeni CHP”yi AKP çizgisine çekenler kendi partilerine en büyük zararı vermişlerdir. Sadece partilerini bölmekle kalmayıp, Türkiye’nin bölünmesinde de rol almaktadırlar. Türkiye’nin Avrupa Konseyi Yerel Özerklik Şartı’na koyduğu çekinceleri kaldırmayı vaat eden “Yeni CHP”, bölünmenin hukuki zeminini sağlamaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan’a milletvekilliği ve başbakanlık yolunu açanlar, Abdullah Gül’ün Çankaya’yı işgaline onay verenler, AKP’nin hakkından gelebilir mi?

Milletimizin, ABD karşıtlığını önleme görevini üstlenenler, BOP’a ancak payanda olurlar.

Güçbirliği çağrılarına sırtlarını, Amerika’ya yüzlerini dönüp Vaşington’u kıble yaparak tavaf edenler; Pensilvanya’ya selam gönderip Fethullah’ı bilge adam ilan ederek, listelerinin seçilebilecek sıralarına 30 Fethullahçıyı koyanlar; laikliği tehdit altında görmeyen, türbana özgürlük bayraktarlığı yapanlar; liberal olmakla övünüp, Mustafa Kemal’in partisini Kemal Derviş’in partisi yapanlar; “Atatürk İlkelerinin bekçisi değiliz” deyip tekke ve zaviyelerin açılmasını savunanların; geçmişlerini inkar ederek “Yeni” olduklarıyla övünenlerin oyumuzu bölüyorsunuz demeleri kabul edilemez.

Küçük Amerikacıların oy istemeye yüzleri var da, vatanseverlerin oy istemeye hakları yok mu?

Oyları da, milleti de, vatanı da bölenler onlardır.

Cumhuriyet Güçbirliği, bölen değil birleştirendir.

Cumhuriyet Güçbirliği, milli takımdır. Cumhuriyetin özgür, onurlu yurttaşlarının oylarını istemektedir.

Kaldı ki, CHP de, MHP de yıllardır, anti demokratik baraj nedeniyle başta İşçi Partisi olmak üzere yurtseverlerin oyları ile onlarca milletvekilliği elde ettiler. Şimdi bağımsız aday seçeneği ile bu oylar Cumhuriyet Güçbirliği’ne dönmektedir.

Şimdiye kadar sadece İşçi Partisi’nin, her seçim öncesinde %5-8 arasında olan oyu, yüzde on barajının kafalarda yarattığı barajla bunlara gitmiştir. Şimdi bu oylar gerçek adresine istenmektedir. Yalnızca İşçi Partisi’nin oyları değil, ehveni şer deyip verilen oylar da gerçek adresini bulacaktır. Buna Yeni Parti, Yurt Partisi, Halkın Yükselişi Partisi ve diğerlerinin de oyları dahildir.

Öte yandan AKP’nin de, Yeni CHP’nin de, MHP’nin de milletvekili adaylarını tek kişi belirlemiştir. Bunlara göre Türkiye’de seçmen sayısı 54 milyon değil, 3 kişiden ibarettir. Oysa Cumhuriyet Güçbirliği’nin milletvekillerini yurttaşlar seçecektir.

Cumhuriyet Güçbirliği dışındaki seçime katılan güçlerin hepsi aynı, meziyetleri birdir. AKP ve kuyruğundakiler, Amerikancılık, NATOperestlik, AB kapıcılığı, Haçlı seferinde piyonluk, profesyonel ordu ihaneti, türban ve tarikatlara saygı ittifakçılığı, “Kürt” açılımı, Türksüz Anayasa mimarlığı, sadaka ekonomisi savunuculuğu, özelleştirmecilikte yarış halindedirler.

 ERGENEKON TERTİBİNİN SEÇİMLERE ETKİSİ

12 Haziran seçimlerinde cephe, Türkiye’mize ve Ordumuza düşman operasyonu olan Ergenekon’da kurulmuştur. Türkiye’nin özgürlük ve bağımsızlığı savaşı, Ergenekon cephesinde sürmektedir.

Tayyip-Gül-Fethullah yönetimi, ABD ve Haçlı ile çıkarlarını birleştirmiş ve operasyonu yürütmektedir. CHP ve MHP ise seyirci, kimi zaman destekçi konumundadır. Tertibin sivil kanadına tepki gösterir gibi yapan CHP, Türk Ordusu’na yönelen kısmında sessizdir, hatta Türk Ordusu’nun savunma reflekslerine AKP’den önce tepki vermektedir. MHP ise, başından bu yana destekçidir. İkisinin de sığındıkları yalan “hukuk, yargı süreci, darbeye karşı olmak” safsatalarıdır.

Türk Ordusu’nun özelleştirilmesi ve kriz bölgelerine müdahale gücüne dönüştürülmesinde AKP ve CHP birleşmişlerdir.

GÜÇBİRLİĞİ, ERGENEKON TERTİBİNİ DURDURUR MU?

Ergenekon tertibine son vermenin en kestirme yolu

Bugünkü koşullarda Ergenekon tertibini çökertmenin en kestirme yolu, bağımsız adayları Meclis’e sokmaktır.

Cumhuriyet Güçbirliği oluşumu içinde aday olan en önde gelen şahsiyetlerden Sayın Doğu Perinçek, Sayın E. Orgeneral Çetin Doğan, Sayın E. Albay Hasan Atilla Uğur ve Sayın Deniz Yıldırım zaten bu tertip bağlamında tutukludurlar. Seçilmeleri, tüm tertip mağdurlarının arkasındaki toplumsal desteğin inkâr edilemez bir göstergesi olacaktır. Herkes böyle algılayacaktır. Ve en kısa zamanda tutuklu milletvekillerinin tahliyelerini gündeme getirecektir. Mahkeme tahliye istemlerine ister uysun, isterse uymasın, tertip karşıtı kamuoyu ve halk hareketi çığ gibi büyüyecek, böylece tertip merkezlerinin gücü kırılacaktır. Bu gerçeklerin seçmene iyi anlatılması, şu anda hangi partiye yakın olursa olsunlar, Ergenekon tertibine karşı tepki duyan çok geniş bir toplum kesimin oylarını kazanmada en güçlü ve inandırıcı etken olacaktır.

 

 DIŞ BASKI VE MÜDAHALELERİN ÖNÜ KESİLEBİLİR Mİ?

Ülkemiz, ABD, NATO ve Batı kaynaklı bir tehditle yüz yüze. Onlar Türkiye’yi bölünmeye, kargaşalığa götürecek planları gözümüzün içine baka baka uygulanmak-tadırlar. Öyleyse Meclis’te buna açıkça karşı duracak bir güce acilen ihtiyaç vardır. Meclis’teki mevcut partilerin hepsi, Libya tezkeresinin oylanmasında görüldüğü gibi, Batı yanlısıdır. Batı’dan kaynaklanan tehdide tavır almıyorlar, alamıyorlar. Kendileri tavır almadıkları gibi vatandaşın da oyunu isteyerek bu politikayı onaylatmak ve suça ortak etmek istiyorlar. Batı kaynaklı tehdidin önünü kesmek, yeni bir vatansever devrimci gücün Meclis’e girmesiyle başarılabilir.

 

TÜRK ORDUSU’NUN MORALİNİN YÜKSELTMENİN YOLU?

Türk Ordusu’nu, yıpratarak moralsizleştirme ve vatan savunma görevinde zaafa uğratma operasyonunun önünü keserek, vatan savunması görevinde bu en değerli milli kurumumuzu yeniden ayağa kaldırmak için, devrimci yurtsever gücü Meclise göndermek zorunludur. Milletimiz gibi Türk Ordusu’nun da esaretten kurtarılıp özgürleştirilmesinin yolu da buradan geçmektedir.

 

 

Cumhuriyet Güçbirliği Bağımsız Adaylarının Oy Pusulalarındaki Sıraları:


1.      Adana: Hayrettin Çavuşoğlu – 2. Sıra

2.      Ankara 1. Bölge: Ceyhan Mumcu – 1. Sıra

3.      Ankara 2. Bölge: Erdoğan Karakuş – 4. Sıra

4.      Antalya: Attila Uğur – 1. Sıra

5.      Aydın: Orhan Özkaya – 2. Sıra

6.      Balıkesir: Kartal Cemil Demir –2. sıra

7.      Bursa: Mehmet Alanbel – 2. Sıra

8.      Çorum: Murat Burhanoğlu – 1. Sıra

9.      Denizli: Mustafa Güleç – 1. Sıra

10.  Diyarbakır: Mehmet Tanrıkulu

11.  Edirne: Mehmet Saygın Turan – 1. Sıra

12.  Eskişehir: Nermin Yıldız – 4. Sıra

13.  Gaziantep: A. Sabri Kocaman – 2 Sıra

14.  Gümüşhane: V. Ertek Gürpınar – 1. Sıra

15.  Hatay: Melih Sürmeli – 1. Sıra

16.  Isparta: M. Deniz Yıldırım – 1. Sıra

17.  İstanbul: Tuncay Özkan – 5. Sıra

18.  İstanbul 2. Bölge: Çetin Doğan – 3. Sıra

19.  İstanbul 3. Bölge: Ümit Ülgen – 5. Sıra

20.  İzmir 1. Bölge: Yaşar Müjdeci – 3. Sıra

21.  İzmir 2. Bölge: Doğu Perinçek – 3. Sıra

22.  Kayseri: Hasan Parkan – 1. Sıra

23.  Kırklareli: Halil Nebiler – 1. Sıra

24.  Kocaeli: Recai Alkan – 3. Sıra

25.  Manisa: Zihni Hoşkar – 1. Sıra

26. Mersin: Mahmut Şentut – 3. Sıra

27.  Muğla: M. Oktay Karakamışoğlu – 1. Sıra

28.  Niğde: Emin Akyüz – 1. Sıra

29.  Tekirdağ: Zafer Şen – 1. Sıra

30.  Trabzon: Bülent Baş – 2. Sıra

31.  Zonguldak: Mehmet Akkaya – 2. Sıra