SİBER SAVAŞ!
Türkiye lüzumsuz gereksiz konularla meşgul iken bakın dünya da neler konuşuluyor. Örnek mi; ABDnin Rusyanın nükleer kapasitesini yok etmek için 2012 yılına kadar bu ülkeye önleyici saldırı gerçekleştireceği konuşuluyor.
Rusya Bilimler Akademisi Jeopolitik Bilimler bölümü başkan yardımcısı Konstantin Sivkov, Rusyanın nükleer kapasitesini yok etmeye yönelik tehdidin bugüne kadar hiç bu kadar ciddi olmadığını ifade ederek, Şunu ilan ediyorum ki bu tehdit şimdiye kadar hiç bu kadar ciddi olmadı. Batılı uzmanlar bu konuyu son günlerde ciddi olarak tartışıyor. dedi.
Interfaxa açıklamalarda bulunan Sivkov nükleer olmayan silahlarla gerçekleştirilecek saldırı sonrası Rusyanın üç parçaya bölüneceğini batı kısmının Avrupa Birliğine, doğu kısmının Çine bölüneceğini iddia etti. Sivkov kaba senaryoya göre Orta kısım ve Sibirya bölgesini ise ABDye verileceğini söyledi.
Rus askeri gücünün ABDden yönelecek saldırıya yeterince karşılık veremeyeceğini öngören Rus bilim adamı, Rus konvansiyonel gücü henüz bölgesel savaşlarda bile yeterli değil. Toplu bir saldırı sırasında bunu başarması mümkün değil. Tek alternatif caydırıcı gücümüz nükleer varlığımız değerlendirmesi yaptı.
ABDnin yeni bir silahlanma yarışı başlattığını kaydeden Rus uzman Russian Today televizyonuna verdiği röportajında da, Onlar uzayı da silahlandırıyor. Yeni silahlar geliştiriyor. Rusyanın da bu gelişmelere cevap vermesi gerekir. Ancak Rusya buna şimdilik Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi karşılık verme konusunda isteksiz değerlendirmesinde bulunmuştu.
Siber savaş provası
Ortadoğu ve Kuzey Afrikayı içeren geniş bir coğrafyanın internet çıkışını sağlayan deniz altındaki fiber optik kabloların makul bir sebep olmadan ardarda kesilmesi, 3. Dünya Savaşından İran operasyonuna kadar çok sayıda komplo teorisini gündeme taşıdı.
Geçtiğimiz ay Kuzey Afrikadan Ortadoğu ve Hindistana kadar çok geniş bir coğrafyada internet çıkışını sağlayan deniz altındaki fiber optik kabloların, uzmanları da hayrete düşürecek şekilde ardarda kesilmesi sabotaj ihtimalini akıllara getirmişti..
Bu olağandışı gelişme, dünya basınının da gündemine oturdu. İngiliz The Times gazetesi, uzmanların, kabloların niçin kesildiğini hâlâ anlayamadığına işaret ederek, Türkiyenin de dahil olduğu çok sayıda ülkede internet trafiğini etkileyen bu durumun, sabotaj ihtimaline güç kazandırdığını yazıyor..
Başlangıçta olayın bir kaza olduğu ileri sürüldü. Ancak Mısır hükümeti bölgede deniz trafiği olmadığını açıkladı. Bunun üzerine bölgedeki bir depremin kablolarda hasara yol açtığı öne sürüldü. Ancak kabloların koptuğu alanda geçen hafta herhangi bir deprem kaydedilmedi. Kopan kabloların sahipleri ve ortakları arasında Flag Telecom, France Telecom ve Verizon var. Gazeteye bilgi veren Flag Telecomdan bir yetkili, Herkes bunun bir gemi kazası olduğunu söylüyor. Ancak bunların tamamı spekülasyon. Ne olduğunu henüz bilmiyoruz diyor..
İnternet, düşman silahı!
Uzmanlar, terör örgütlerinin deniz yatağının yüzlerce metre altındaki kablolara sabotaj yapacak donanıma sahip olamayacaklarını belirtiyor. Savaş karşıtı internet sitelerinde yer alan yorumlarda, geçtiğimiz günlerde Pentagona ait gizli bir belgede, internetin düşman silahı olarak görülmesi gerektiğinin yazıldığına işaret edilerek, ABD yönetiminin, geniş çaplı muhtemel bir savaş halinde internetin bloke edilmesine yönelik tatbikat yapmış olabileceği ileri sürüldü. Kazaların, İrana yönelik olası operasyona hazırlık olduğu da revaç bulan teoriler arasında yer alıyor.
Ajan denizaltı nerede?
ABD ordusunun denizaltındaki casus makinesi USS Jimmy Carterın nerede olduğunun bilinmemesi de kopan kablolarla işgali soru işaretlerini artırıyor. Diğer nükleer denizaltılardan çok farklı özellikler taşıyan USS Carter, denizaltı casusluğu da dahil çok çeşitli savaş görevlerini yerine getirebilecek kapasiteye sahip. ABD Deniz Kuvvetlerinin internet sitesinde de, USS Cartera ait bilgiler yer almıyor.
İletişimde en son teknoloji
İletişim teknolojisinde yaşanan gelişmelerin ardından fiber optik, iletişim ağlarında yaygın biçimde kullanılarak bakır kabloların yerini aldı. Fiber, ışık kaynağından gelen sinyallerin hedefteki kaynağa iletilmesi. Fiberi kaplayan kablolar ise ışığı taşıyan camın kırılmasına ve sinyal kaybına karşı bir koruma görevi üstleniyor. İnsan saçı boyutlarında olan fiberler, kırılma ve sinyal kayıplarına karşı çok iyi korunuyor.
Türkiye’nin bilim adamlarının, siyasetçilerinin iş adamlarının neyle uğraştığını düşünürsek, neden dışa bağımlı kalmaya mahkum olduğumuzu daha iyi anlarız sanırım.
Günün Sözü: Yüksek teknoloji üretemiyorsan, kullanamıyorsan tam bağımsız sayılmazsın.
Prof.Dr.Nurullah AYDIN
KÖKTÜRKLER