RÜŞVETİN FAYDALARI....!
Avrupa Birliği (AB) hayranı,en yüksek tirajlı gazetenin bir köşeyazarı , halkımızın yarısını Göbeğini kaşıyan adam olarak niteleyip aşağıladıktan sonra, tutup üç milyona yakın insanımızın da tümüne birden rüşvetçi damgasını şöyle vurdu:
*…rüşvet olmayan bir tek yer yoktur bu memlekette. Bir tek kamu kuruluşu, bir tek makam, bir tek oda, bir tek masa, bir tek koltuk, bir tek sandalye bulamazsınız.....*
Biz de şimdi gözlerimizi AB Mandacılarının Kâbesine çevirelim, bakalım sözde Uygarlığın Beşiği, Demokrasinin Yuvası, Avrupa Birliğinde rüşvet var mı, yok mu…
Avrupa Birliği (AB), bağımsız bir devlet konumuna gelmiş siyasi bir kuruluştur. Her devletin olduğu gibi, ABnin de tüm gelir-gider hesaplarını denetleyen bir sayıştayı vardır. ABnin Sayıştay denetçileri, 1995 yılından beri, yani 13 yıldır, ABnin hesaplarını ibra etmemiş, yani aklamamıştır!
Niçin aklamamışlardır?
Çünkü her yıl, AB bütçesinden yaklaşık 5 milyar Avronun türlü sahtekârlık yöntemleriyle çalındığını saptamışlardır!
ABde sahtekârlık, yolsuzluk ve rüşvet, üst düzey yöneticilerin kitabında, bir Paylaşımdır.
E.Bonino) (M.Marin)
Avrupa Komisyonunun iki üyesi, yani iki bakanı, İtalyan Emma Bonino ve İspanyol Manuel Marin, 1993-1995 döneminde ABnin İnsani Yardım Bütçesinden toplam 800 bin Avro hortumladılar. Hortumcu bakanlara hiçbir şey olmadı, görevlerini sürdürdüler.
ABde hortumculuk, bakanlık düzeyindeki yöneticiler arasındaki Birliktir.
AB bünyesindeki bir dizi rüşvet ve yolsuzluk olayını ortaya çıkaran Baş Muhasebeci Marta Andreasen, önce korkutulup tehdit edilerek sindirilmek istendi, daha sonra da işinden kovuldu.
(Marta Andreasen)
ABde rüşvet, üst düzey yöneticilerin kulağına Müziktir, rüşveti ortaya çıkarmaya yeltenenler için ise işten kovulma!
(D.Watt)
AB Sayıştayında yedi yıl görev yapmış olan denetçi Dougal Watt, 2002 yılında, ABde rüşvet, yolsuzluk ve hortumculuğu düzenleyip yöneten, AB Bürokratları-Mafya-Siyonist/Masonlar çetesini ortaya çıkardı. Bulgularını, ABnin hukuk kurumlarına yazılı rapor olarak verince işinden kovuldu.
ABde rüşvet, yolsuzluk ve sahtekârlık, üst düzey yöneticiler için Yatırımdır, ihaledir, teşviktir.
(B.Conolly)
Avrupa Komisyonunda yedi yıla yakın Avrupa Para Birliği Daire Başkanı olarak çalışan İngiliz ekonomist Bernard Conolly, 1990 yılının başında, ABnin en üst yöneticilerinin bulaştığı rüşvet, yolsuzluk ve sahtekârlıkları ortaya çıkarmaya başlayınca başı belaya girdi. Kendisi ve eşi korkutlup tehdit edildi. Conolly korkmadı, yılmadı ve bulgularını Avrupanın Çürümüş Yüreği adlı kitabında yayınladı. Rüşvetçi amirleri onu hemen işten kovdular. Kitap, AB ülkelerinde En Çok Satan Kitap oldu.
ABde rüşvet, sahtekârlık ve yolsuzluk, en üst düzey yöneticileri açısından sihirli bir İletişimdir.
1999un başlarında, Avrupa Komisyonu üyelerinin, yani bakanların rüşvet yediği söylentileri medyaya sel gibi akmaya başlayınca, bağımsız bir denetleme kurumunun tüm iddiaları araştırmasına karar verildi. 15 Mart 1999da bağımsız denetçiler raporlarını açıkladılar. Başta ABnin Başbakanı olmak üzere tüm Bakanlar rüşvet yemiş, türlü yolsuzluklara bulaşmışlardı. Bu, dünyada bir benzeri görülmemiş bir skandaldı. Avrupa Komisyonunun tüm üyeleri, yani başta Başbakan olmak üzere tüm Bakanlar istifa etmek zorunda kaldılar.
Peki, istifalardan sonra ne oldu?
Rüşvetçi bakanlar, yeni bakanlar kurulu oluşuncaya kadar görevlerini sürdürdüler. Hiçbirine hiçbir ceza verilmedi. Suçluluğu kanıtlanmış rüşvetçi dört bakan, yeni oluşan bakanlar kurulunda da görev aldı.
ABde rüşvet, baskı,yolsuzluk ve sahtekârlık, bakan düzeyindeki yöneticilerin gözünde Hizmettir.
Özetleyecek olursak; AB de rüşvet, yolsuzluk ve sahtekârlık; örfdür, gelenektir, kültürdür.
Peki, neden böyledir?
Çünkü sömürgecilik,katillik,hiristiyan dışı milletleri öldürmek ve haçlı ve nazi ataları gibi onlara soykırım uygulamak, yağmacılık, avantacılık ve beleşcilik Avrupalıların kimliğine sinmiştir. Avrupalı egemenlerin ELLERİ KANLI ve kimliği, kirlidir!
(Avrupalıların Haçlı Ataları soykırımcı Katildir)
Şimdi anladınız mı neden Türkiyede bazı kişi ve kuruluşlar ABye girmek için can atıyorlar!
BU SAHTE BİRLİK ER VEYA GEÇ YIKILACAKTIR!
Yılmaz Dikbaş
Antalya
Köktürkler