ÖZBEKİSTAN DOSYASI-1

 

ÖZBEKİSTAN

ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ 

Ülkenin Özellikleri

Yeri

Özbekistan, Orta Asyada yer alan, batı ve kuzeyde Kazakistan, doğuda Kırgızistan ve

Tacikistan ile güneyde Türkmenistan ve Afganistanla komşu olan bir ülkedir. Ülkenin doğusu

dağlarla çevrili olup geri kalan kesimleri çöllerden ve yoğun bir şekilde nehir yataklarından

oluşmaktadır.

Resmi Adı :Özbekistan Cumhuriyeti

Bağımsızlık Tarihi :01 Eylül 1991

Cumhurbaşkanı :İslam KERİMOV

Yüzölçümü :447.400 km²

Nüfus :24.755.519 (Temmuz 2000)

Başkent :Taşkent

Başlıca Şehirler :Semerkant, Buhara, Hiva, Fergana, Andican, Namangan, Urgenç, Nukus, Nevai

Komşuları :Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Türkmenistan

Din :İslam

Dil :Özbek Türkçesi

Para Birimi :Özbek Somu

Resmi Tatil Günleri :1 Ocak Yeni Yıl

14 Ocak Vatanı Savunanların Günü

8 Mart Kadınlar Günü

21 Mart Nevruz

9 Mayıs Anma ve saygı Günü

1 Eylül Bağımsızlık Günü

1 Ekim Öğretmenler Günü

8 Aralık Anayasa Günü

Ramazan Bayramı 1 gün

Kurban Bayramı 1 Gün

 

 

Tarihçe :

 

Bugün Özbekistan Cumhuriyetinin bulunduğu bölge tarihsel süreçte onbin yıllık Türk yurdu ve Türkistanın merkezidir.Tanrı dağlarından binlerce yıl önce inen öntürkler maveraünnehir adı verilen bu topraklara yerleşmişler ve Hiuyung nu ,Sogd,karluk,şa-to gibi Öntürk devletlerini kurmuşlardır.Bölgede Daha sonraları Doğu İskitleri ile sayısız hanlıklar kurulmuştur.Daha sonra Güney toprakları M.Ö.3.yy.da İskender tarafından ele geçirilmişsede makedonlar kalıcı bir zafer elde edememişlerdir.Tomris han zamanında ise Talas ve Hiva ile Buhara hanlığının Araplar tarafından işgali ile karahanlılar zamanında islamiyet bu topraklara girmiştir.Araplar,Karahanlılar, Selçuklu Türkleri ve Timuroğullarından sonra bölgede yerel Türk boy ve oymaklarının hanlıkları ortaya çıkmıştır.Bunların en güçlüsü Semerkanttaki Oguzbeg/oğuzbeyi yani diğer bir deyişle Özbek hanın oymağı ve aşireti olup özbek adı bir millet ismi değil bir Hanın adıdır.Buradaki insanlar ise su katılmamış Türk boylarıdırlar.Türktürler ve yurtların adı binlerce yıldır Türkistandır. Bölge, 18. Yüzyılın ortalarından itibaren osmanlının yardım sözüne rağmen ve istanbila gelen Türk hanlarının isteğine rağmen dönme ve devşirme paşalarca yanlız bırakılmış ve topu tüfeği ve silahı olmayan Türk boyları Çarlık Rusyasının egemenliğine girmiştir.20.yy.ın başlarında ise Sovyetler Birliğinin hükümranlık alanına katılmıştır.İkincı dünya savaşından sonra 1946 da kızıl diktatör Stalinin emri ile Bölgenin adı olan Türkistan değiştirilmiş ve suni bir Özbekistan milleti ve devleti yaratılmıştır.Bu arada stalinin düşman olarak gördüğü Ahıska Türkleri,Tatarlar ve Çeçenler bu topraklara sürülmüşler ve zorunlu ikamete tabi tutulmuşlardır.Fergana vadisi ise Türklüğünü ve benliğini yitirmemiş ve rus emperyalizminin girmediği bir bölge olarark bugün bile kendi iç dinamiklerini korumakta ve direnmektedir.Zaten Enver paşa ile Pantürkizm için direnen boy ve oymaklarda bu vadinin ünlü Türk boy ve oymaklarıdır.

 

31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Özbekistan, o tarihten bu yana, Cumhurbaşkanı İslam Kerimovun liderliğinde tek adama dayalı bir rejimle ve Kerimovun iki kızının sonsuz yetkileriyle birlikte yönetilmektedir.Demokrat Türk ve Atatürkçü lider Muhammed Salih sürgünde olup ülkesine dönememektedir.

 

Özbekistan özellikle 1994 yılında izlemeye başladığı dışa açılma politikası çerçevesinde ABD, Avrupa ülkeleri, Japonya, Kore gibi ülkelerle yakın ilişkiler kurarak gelişmiş ülkelerin yatırımlarını ülkeye çekmeye, böylece hem ekonomik kalkınmaya bir ivme kazandırmayı hem de ekonomik ve siyasi politikasında bir çeşitlilik yaratmayı amaçlamıştır.ABD nin uydusu gibi hareket etmekte olan Ülke yönetimi muhalefeti tamamen zorla bastırmıştır.

 

1997den itibaren radikal İslam ve kökten dincilik Özbekistanın en çekindiği unsurların başında yer almaya başlamıştır. 1997 Aralık ayı ortasında Namaganda meydana gelen,Vahabiler tarafından başlatılan ve çok sayıda güvenlik görevlisinin öldürülmesiyle tırmanan olaylar Özbekistanın bu konudaki endişelerini artırmıştır. Bu bağlamda, Özbekistan,

Afganistan ve Tacikistandan gelebilecek her türlü İslami tesiri bir tehdit unsuru olarak algılamaktadır.Bu nedenle Şangay Birliğine girerek kendini garanti altına alabileceğini ummaktadır.Ama binlerce Özbekistan Türkü hayatının geleceğini ülke dışında aramaktadır.Türkiye ile Kerimovun arası kerimovun eski bir sovyet geleneği nedeniyle soğuktur.

 

İdari Yapı

 

Özbekistan, 20 Haziran 1990da egemenliğini, 31 Ağustos 1991de bağımsızlığını ilan

etmiştir. 29 Aralık 1991 tarihinde düzenlenen referandumla bağımsızlık ilanı onaylanmıştır.

 

Bağımsızlığın ilanından bu yana ülkenin yönetiminde tek söz sahibi olan İslam Kerimov,

Haziran 1989da Özbekistan Komünist Partisi Genel Sekreteri seçilmesinin ardından, Kasım

1990da Cumhurbaşkanı olmuştur. 29 Aralık 1991deki seçimlerde tekrar Cumhurbaşkanlığına

seçilen Kerimovun görev süresi 26 Mart 1995te yapılan referandumla 2000 yılına kadar uzatılmıştır.Daha sonra ise kerimov bu süresini 2010 yılına kadar uzatmıştır.

 

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu

29 Ocak 2000 tarihinde gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacak beş siyasi partiden 4ü Cumhurbaşkanı İslam Kerimovu yeniden aday göstermiştir.

8 Aralık 1992 tarihinde kabul edilen Anayasa güçler ayrımını öngörmüşse de, tüm yetki Cumhurbaşkanındadır. Yargı bağımsızlık değildir ve yasama organı olan Meclis-i Ali (Yüksek Meclis) senede sadece bir kaç gün toplanmaktadır. Bir Başbakan bulunmasına rağmen Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulunun da başkanlığını yapmaktadır.

 

Cumhurbaşkanı tarafından Parlamento dışından atanan Bakanlar Kurulu, 250 üyeli Özbekistan Meclis-i Alisinin (Yüksek Meclisi) onayından sonra göreve başlamaktadır.

 

Yasama yetkisi Meclisi Alinindir. Ancak, Anayasaya göre, yürütme yasamadan daha güçlüdür. Meclis-i Ali üyeleri, Meclisin faaliyetlerini engelleyecek şekilde görüş ayrılığına düşerler ya da Anayasaya aykırı kararlar alınırlarsa, Meclis, Cumhurbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi kararı ile feshedilebilmektedir.

 

Nihai karar merciinin Cumhurbaşkanı olarak belirlendiği bu siyasi teşkilatlanma yapısı içinde ülkeye, İslam Kerimovun otoriter yönetimi hakimdir. İktidar, Demokratik Halk Partisinde toplanan eski komünist kadroların elindedir.

 

Cumhurbaşkanı, demokratikleşme sürecinde çabuk atılacak adımların ülkeyi kaosa sürükleyeceği görüşünü taşımaktadır. Rejim, başta üniversiteler ve öğrenciler olmak üzere toplumun her kesimini baskı altında tutmaktadır.

 

Etnik Yapı

 

1999 yılı itibariyle yaklaşık nüfusu 24.000.000 olan Özbekistanda mevcut etnik grupların

dağılımı şöyledir: Özbek boyuna ait Türkler %71, Rus %8, Tacik %5, Kazak %4, diğerleri (Ukraynalı, Kırgız,

Tatar, Karakalpak, Koreli ve Türkmen) %4.

 

Yönetim kadrosu esas itibariyle, Özbeklerden oluşmakla birlikte, teknik bilgi ve ihtisas gerektiren mevkilerde Ruslar görev yapmaktadır. Büyük şehirlerde oturan Ruslar, özellikle hizmet sektörüne hakimdir. Özbekler ile Ruslar arasında kayda değer bir sürtüşme ve düşmanlık müşahede edilmemektedir. Bununla beraber, gelecekleri hususundaki belirsizlik, Özbekistanın 1993 Kasım ayında milli parasını tedavüle koyması, Özbek yönetiminin Rus

azınlığa, Moskovanın ısrarlarına rağmen, çifte vatandaşlık hakkı tanımamakta direnmesi gibi faktörlerin, Rus nüfusun esasen mevcut olan göç eğilimini artırdığı belirtilebilir. 1991 yılında %10.6 olan Rus nüfusun oranı, 1996da %6ya düşmüştür. Ancak, Rusların göçü durma noktasına gelmiştir.

 

Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle 1944 yılında Stalinin emriyle Sibirya ve Orta Asyaya sürülen Kırım Tatarlarının, anavatanları dışında en yoğun bulundukları ülke Özbekistandır.

 

 

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu Özbekistanda makamları işgal eden Rus ve Ermeni kökenli memurlar, 1987 yılından itibaren vatanlarına dönmeye başlayan Kırım Tatarlarının göç işlemlerinde büyük güçlükler çıkarmıştır. Buna rağmen, 1995 yılında ülkede %4 olan Tatar nüfusun oranı, göçler sonucunda 1996da %1,6ya düşmüştür.

 

Özbekistanda yaklaşık 50.000 Ermeni yaşamakta olup büyük çoğunluğu (21.000) Taşkentte yoğunlaşmıştır. Taşkenti Semerkant ile Fergana/Andican vilayetleri takip etmektedir.

Özbekistanda Ermenilerin bir kültür derneği bulunmaktadır.Bunlar devlet kadrolarında etkindirler.Ayrıca teknik ve endüstri sektörü ile otomobil ve taksi sektörü ermenilerin elindedir.İslam kerimov bunları adeta desteklemektedir.Türkiye alyhine yapılan her toplantıya kerimovun kadroları rahatca izin vermektedir. Özbekistanda ayrıca, 9.000 civarında Yunan kökenli kişi yaşamaktadır.

 

Özbekistanın Uluslararası İlişkileri:

 

Özbekistanın Çok Taraflı İlişkileri

 

Özbekistan ve Kazakistan Devlet Başkanları arasında 10 Ocak 1994 tarihinde imzalanan ve iki ülke arasında bir ekonomik bölge kurulmasını öngören Ekonomik Birlik Anlaşmasına 24 Ocak 1994 tarihinde Kırgızistan da dahil olmuştur. Anlaşma ile, anılan üç ülke arasında gümrük duvarlarının kaldırılması, mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımının sağlanması,

bu amaçla mevzuatların uyumlu hale getirilmesi ve bölgesel bir yatırım ve mahsuplar bankası kurulması öngörülmüştür. Bununla beraber, toplam 9 milyon Dolar sermaye ile "Orta Asya İşbirliği ve Kalkınma Bankası"nın kurulması dışında somut bir adım atılamamıştır. Birliğin

adı Temmuz 1998de Orta Asya Ekonomik Topluluğu olarak değiştirilmiştir. Özbekistan İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) üyesidir.

 

Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan liderleri 9-10 Ocak 1997 tarihlerinde Bişkekte bir araya gelmişlerdir. Görüşmeler sonunda üç ülke arasında "Ebedi Dostluk ve işbirliği Antlaşması" ve çok uluslu kuvvetlerin katılımıyla gerçekleştirilecek olan Orta Asya Taburu tatbikatının hazırlık ve düzenlemesiyle ilgili belge imzalanmıştır.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu Anılan taburun katılımıyla 15-25 Eylül 1997 tarihleri arasında Kazakistan ve Özbekistanda BiO tatbikatları çerçevesinde "CENTRASBAT 1997" tatbikatı gerçekleştirilmiştir.

 

Beş Orta Asya ülkesinin Cumhurbaşkanları 5-6 Ocak 1998 tarihleri arasında Aşkabatta bir araya gelmişlerdir. Zirvede benimsenen önemli bir husus, BDTnin geçiş döneminde devletler arasındaki ikili ve çok taraflı esaslara dayalı işbirliğinin uygun bir model oluşturduğu ve BDTye iştirak şeklinin her ülkenin kendisi tarafından belirlenmesi hususu olmuştur.

 

Son CENTRASBAT tatbikatı 22-28 Eylül 1998 tarihleri arasında Özbekistan ve

Kırgızistanda gerçekleştirilmiştir.

 

Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri

 

Türkiye, Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra bağımsızlıklarına kavuşan kardeş cumhuriyetleri ilk tanıyan, ilk diplomatik ilişki kuran ve bu ülkelerde ilk Büyükelçilikleri açan ülke olmuştur. O dönemden günümüze kadar geçen beş yıllık süre zarfında, Türkiye ile bu cumhuriyetler arasında her alanda yakın ilişkiler ve işbirliği tesis edilmiştir.

 

Zirve toplantıları süreci, Türkiye ile kardeş ülkeler arasında ikili planda geliştirilen ilişkilerin ve işbirliğinin çok taraflı bir çerçeveye kavuşturulması, bölgesel ve uluslararası konularda görüş teatisinde bulunulması ve nihayet belirli bir dayanışmanın simgelenmesi amacıyla başlatılmıştır.

 

21-22 Ekim 1996 tarihlerinde Taşkentte yapılan IV. Zirve, bu toplantıların artık düzenli şekilde gerçekleştirilmeye ve kurumsal bir nitelik kazanmaya başladığını ortaya koymuştur.

Nitekim, imzalanan Ortak Bildiride, Zirveler sürecinde alınan kararların uygulanmasını izlemek ve diğer destek hizmetlerini sağlamak amacıyla bir sekreterya kurulması kararlaştırılmıştır.

Sekreterya kurma çalışmalarıyla ilgili olarak, 1997 Nisan ve Ağustos aylarında Almatıda yapılan iki hazırlık toplantısında V. Zirvede Devlet Başkanlarının onayına sunulacak Sekreterya Tüzüğü konusunda mutabakat sağlanmıştır.

 

1997 yılı Zirvesi, Türkmenistan Cumhurbaşkanının Almanyayı ziyareti sırasında geçirdiği rahatsızlık ve ev sahibi Kazakistanın Cumhurbaşkanı ile diğer Orta Asya Cumhuriyetleri Cumhurbaşkanlarının programlarının yoğunluğu nedeniyle ertelenmiştir.

 

9 Haziran 1998 tarihinde Kazakistanın başkenti Astanada V. Zirve şehrin uluslararası takdim törenleri ile eşzamanlı olarak gerçekleştirilmiştir. Anılan Zirve sırasında Sekreteryanın Tüzüğü onaylanmıştır. Söz konusu gelişme artık Zirveler sürecinin kurumsallaştığını ve yavaş da olsa ilgili ülkelerde ortak bir aidiyet şuurunun ve hissinin geliştiğini göstermiştir.

 

Özbekistanın Tutumu

 

Özbekistan genel olarak Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveler sürecine mesafeli davranmakta olup, bu sürecin bir siyasi birlik niteliği kazanmasına karşı çıkmakta ve bu süreci daha ziyade bir ekonomik ve kültürel işbirliği çerçevesinde tutmak istemektedir. Öte yandan, altı yıllık geçmişiyle belli bir olgunluk dönemine giren ve artan siyasi içerik de kazanmasını temenni ettiğimiz Türkçe Konuşan Ülkeler zirvesinin Cumhurbaşkanı

Kerimovun istediği gibi bu siyasi içeriğinden soyutlanmasının uygun olmayacağı düşünülmektedir. Kaldı ki, Cumhurbaşkanı Kerimovun basına verdiği beyanların aksine, kendisi tarafından da imzalanan son Zirve Bildirisinde siyasi nitelikli hususlar da vurgulanmıştır.

 

Özbekistan ve NATO İlişkileri

 

Özbekistan 1992 Kasımında Doğu ve Batı arasındaki karşılıklı iletişimsizliği kaldırma amacıyla kurulan NATO Kuzey Atlantik işbirliği Konseyine katılmıştır. 13 Temmuz 1994te BİO programına katılmak için bir çerçeve anlaşma imzalanmış, aynı yıl içinde BİO çerçevesinde yapılan bazı tatbikatlara iştirak etmiştir.

Kerimov çeşitli zamanlarda basına yaptığı açıklamalarda, NATOnun doğuya doğru genişlemesinin bir tehdit oluşturmadığını, Özbekistanın sınırlarını korumak için silahlı kuvvetlerini eğitmek üzere NATO ile işbirliği yapacağını belirtmiştir.

 

3-7 Temmuz 1997 tarihlerinde NATO Atlantik Müttefik Devletler Başkomutanı John Sheehanın başkanlığında bir heyet Taşkentte BİO çerçevesinde yapılacak olan "CENTRASBAT-97 ve Özbek-NATO ilişkileri konularında temaslarda bulunmuş, söz konusu tatbikat Eylül 1997de gerçekleştirilmiştir.

 

Son CENTRASBAT tatbikatı 22-28 Eylül 998 tarihleri arasında Özbekistan ve Kırgızistanda icra edilmiştir.

 

Özbekistan-AB Ülkeleri İlişkileri

 

AB-Özbekistan ilişkilerinde insan hakları ihlalleri nedeniyle belirli bir soğuk dönem yaşanmış olmasına rağmen, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi bazı AB ülkelerinin Özbekistan ile ilişkilerini geliştirme yönünde sürekli çaba göstermeleri dikkat çekmektedir. Aynı zamanda Özbekistanın Batı ile daha yakın ilişkiler kurma çabaları içinde Avrupa ülkeleri önemli rol oynamaktadır.

 

Özbekistan ile Avrupa Birliği arasında bir Ortaklık ve işbirliği Anlaşması imzalanması ve ilişkilerin geliştirilmesi için yapılan görüşmeler çerçevesinde Avrupa Birliği Komiseri Van Den Broek 1996 Mart ayında Özbekistanı ziyaret etmiş ve Cumhurbaşkanı Kerimov ile de görüşmüştür.

 

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu Avrupa Parlamentosu Dış ilişkiler Komitesinin 28 Eylül 1998 tarihli oturumunda, Ortak Dış ve Güvenlik politikası başlığı altında, AB Komisyonu Dış ilişkiler Komiseri Hans Van Den Broekun da katılımıyla AB-Özbekistan ilişkileri ele alınmıştır. Görüşmelerin bitiminde, insan

hakları alanındaki gelişmelerin yakından takip edilmesi koşuluna bağlı olarak, AB Dış ilişkiler Komitesi, AB ile Özbekistan arasında bir Ortaklık ve işbirliği Anlaşması imzalanmasını onaylamıştır.

 

İkili ilişkiler

 

ABD

 

Özbekistanın bağımsızlığından sonra ABD-Özbekistan ilişkileri, insan hakları ve muhalefete baskılar gibi konuların etkisi altında kalmıştır.

Özbekistan siyasi ve ekonomik alanlarda ABD ile yakınlaşmayı istemekte, ancak ABDnin demokratikleşme ve insan hakları konularındaki eleştirileri bu yakınlaşmayı frenlemektedir.

Özbekistan Cumhurbaşkanının ülkeye geri çağırdığı Vaşingtondaki Özbekistan Büyükelçisi Malikovun ABD makamlarından siyasi iltica talep etmesi, iki ülke ilişkilerinde yaşanan gerginliği artırmıştır. Bu gerginlik, 1 Mart 1994 tarihinde, ABD diplomatlarına Özbekistan içinde uygulanan gezi rejimini kaldıran, ticari ve teknik işbirliğini öngören üç ayrı anlaşmanın imzalanması ile bir ölçüde giderilmiştir.

Cumhurbaşkanı Kerimovun ABD ile ilişkileri düzeltmek hususundaki ısrarlı davranışları ve 25 Aralık 1994 seçimleri Özbekistanın ABD ile ilişkilerinde gözle görülür bir düzelme sağlamıştır.

 

Cumhurbaşkanı Kerimov da ABD yatırımlarını Özbekistana çekmek için büyük bir çaba içindedir. ABD şirketleri Özbekistanda yatırım yapmaya başlamışlar, bu arada zengin altın yata klarını işletme imtiyazlarını da almışlardır.

RFnun Orta Asya Cumhuriyetlerini yeniden ele geçirme arzusunu gösteren işaretler ve özellikle Kazakistanın RF ile sıkı ilişkilere girmesi muvacehesinde, ABDnin Özbekistanı desteklemeye ve bu ülkeye insan hakları konusundaki baskılarını bir ölçüde azaltır bir tutum izlemeye başladığı görülmüştür.

 

ABD ile Özbekistan arasında siyasi ve ekonomik alanda özellikle 1996 yılı içerisinde yakınlaşma sağlanmış ve Özbekistandaki ABD yatırımları artış göstermiştir. Özbekistanda halihazırda yaklaşık 200 Özbek-Amerikan ortak şirketi bulunmaktadır. 4.3.2. Afganistan Afganistanın bütününe Talibanın hakim olması ve kökten dinciliğin Özbekistana sirayet etme olasılığı Özbekistanın en büyük endişelerinden birini oluşturmaktadır.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu Özbekistan Afganistan sorununun çözümünün BM vb. uluslararası teşkilatların de yer alacağı siyasi istişareler yoluyla bulunabileceğine inanmakta ve sorunun çözümünü ararken aşağıdaki

dört hususa dikkat edilmesi gerektiğini savunmaktadır

 

Ülke bütünlüğünün korunması ve geniş tabanlı bir hükümet kurulması: Özbekistan sürekli olarak Afganistanın toprak bütünlüğünden yana olduğunu ve herhangi bir grubu desteklemediklerini ve tüm grupların içinde yer aldığı geniş tabanlı bir hükümet kurulması gerektiğini öne sürmektedir.

 

Dış müdahalelerin sona erdirilmesi: Özbekistan, Afganistanın bir çok ülkenin çıkarlarının çatıştığı bir alan haline geldiği, ancak dış müdahaleyi durduğu takdirde çatışan grupların birbirleri ile uzlaşabileceklerini savunmakta ve Afganistanda savaşın BM gözetiminde barışçı müzakereler yoluyla çözümlenebileceğini ileri sürmektedir.

 

Özbekistan, Afganistan sorununun çözümünde Pakistan ve İran arasında mutabakat sağlanmasının şart olduğunu vurgulamaktadır.

 

BM tarafından geniş kapsamlı bir silah ambargosu uygulanması: Özbekistan, terörizm için bir atlama tahtası, ayrıca uyuşturucu üretim ve dağıtım merkezi olarak gördüğü Afganistandaki çatışmaların BM denetiminde uygulanacak geniş kapsamlı bir silah ambargosu ile sona ereceği ve bu durumun Tacikistandaki çatışmaların da çözüme kavuşmasında etkili

olabileceği görüşünü taşımaktadır.

 

Temas Grubu Kurulması: Sorunun çözümü için Afganistandaki tüm savaşan gruplar ile ABD, Rusya, Pakistan, İran ve beş Orta Asya Cumhuriyetini kapsayacak bir temas grubu oluşturulması gerekmektedir. Bu grubun amacı, Afganistanda geniş tabanlı bir hükümetinoluşturulması olmalıdır.

 

Özbekistan 1997 Mayıs ayı içerisinde Afganistandaki gelişmelerin ülkeye bir göç dalgası yaratabileceği endişesiyle Afganistan sınırındaki Termez sınır kapısını kapatmış ve bölgeye askeri takviyede bulunmuştur. Özbekistan, sınırın kapatılması kararının sadece kendi topraklarını korumakla kalmayacağını, ayrıca Afganistanın içişlerine karışmama politikası izlediğinin bir ifadesi olduğunu ileri sürmüştür.

 

Azerbaycan:

 

Cumhurbaşkanı Kerimov 1996 Mayısında Azerbaycana resmi bir ziyarette bulunmuş ve iki ülke arasında 18 anlaşma imzalanmıştır.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev 18-19 Haziran 1997 tarihinde Özbekistana ilk defa ziyarette bulunmuş ve iki lider yaptıkları görüşmelerde bölge güvenliği ve bölgede istikrarın sağlanması ile gaz sektöründe ulaşım, iletişim ve işbirliği konularını ile almıştır.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu İki ülke arasındaki ilişkiler pragmatik bir temelde gelişmektedir. Her iki taraf da özellikle BDTde entegrasyonun hızlandırılmasının yanlış olacağını düşünmekte ve bu konuda ortak bir

tutum izlemektedir. Orta Asya petrol ve doğal gazının Kafkasya üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılması konusu da iki ülke arasındaki önemli işbirliği alanlarından birisini oluşturmaktadır.

 

İran

 

İranın Özbekistan ile iyi ilişkiler içine girmeyi arzu etmesine rağmen, Özbekistan İrana karşı mesafeli bir tutum izlemekte, İranın rejim ihracı çabalarından ve ülkeye sirayet edebilecek kökten dinci akımlardan çekinmektedir.

 

Özbekistan, İran ile ikili ilişkilerini belli bir düzeyde tutmakla kalmamakta, EİTin İran tarafından siyasi bir platforma çekilmeye çalışıldığı ve böylece İranın Orta Asyaya yönelik amaçları için kullanıldığı gerekçeleriyle, anılan teşkilata da mesafeli bir tavır sergilemektedir. Bu çerçevede, Özbekistan, EİTnin siyasi konularla ilgilenmesi ve politik konuları ele alması

durumunda teşkilattan çekilebileceği tehditlerinde bulunmaktadır.

 

İran Dışişleri Bakanı Velayeti, 28 Şubat 1996 günü Özbekistanı ziyaret etmiştir. Velayeti, Cumhurbaşkanı Kerimov tarafından da kabul edilmiştir. Görüşmede Kerimovun, Seraks-Meşhed Demiryolu hattının açılışından duyduğu memnuniyeti ifade ettiği ve İranın, Tacikistan sorununun çözümü için Rusya ile, Afganistan sorununun çözümü için de Pakistan ile işbirliği yapmasını önerdiği bildirilmiştir.

Velayetinin, Cumhurbaşkanı Kerimovu Seraks-Meşhed demiryolunun açılışına davet etmek için Taşkente gittiği ve oldukça soğuk bir karşılama gördüğü öğrenilmiştir.

 

Kazakistan

 

Özbekistanın Kazakistan ile siyasi ilişkilerinde önemli bir sorun bulunmamaktadır. Ancak, iki ülke arasında Orta Asyada liderlik konusunda gizli bir mücadele olduğunu söylemek mümkündür. Nüfusunun yaklaşık %36sı Rus olan ve ekonomisi büyük ölçüde Rusyaya bağımlı olan Kazakistanın Rusyaya daha yakın bir politika izlemesi Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov tarafından eleştirilmektedir.

 

Kazakistanın, Rusya, Belarus ve Kırgızistan ile gümrük birliği ve ekonomik entegrasyon anlaşmaları imzalaması Özbekistanın tepkisini çekmektedir. (Tacikistan RF güdümlü dörtlü işbirliğine katılma aşamasındadır).

 

Bununla birlikte, iki ülke, özellikle BDT meseleleri, RF ile ilişkiler ve iktisadi konulara ilişkin olarak zaman zaman fikir teatisinde bulunmaktadırlar. Örneğin Kazakistan, milli parasını tedavüle koyarken Özbekistan ile sıkı bir işbirliğinde bulunmuştur. Özbekistanda 103 bin civarında Kazak, Kazakistanda 350 bin civarında Özbek asıllı bulunmaktadır.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu İki ülkenin ekonomik ilişkileri gelişmeye devam etmekte olup, Özbekistan, Kazakistana doğal gaz ve hafif sanayi ürünleri ihraç etmekte ve bu ülkeden tahıl, kömür, demir ve demir

alaşımlı metaller ithal etmektedir.

 

Özbekistan ve Kazakistan, diğer nedenlerin yanında Hazar petrollerinin Afganistan üzerinden boru hatları ile sevk edilmesi beklentisini taşıdıklarından bu ülkedeki çatışmaların bir an önce durmasını istemektedirler.

 

Kırgızistan

 

Özbekistan ile Kırgızistan arasındaki ilişkilerde ekonomik ilişkiler ağırlıklı bir yer tutmaktadır. Özbekistanın Kırgızistana sevk ettiği doğal gazın karşılığını alamamasından dolayı gaz sevkıyat ı zaman zaman kesintiye uğramış, yapılan görüşmeler sonucunda, gazın karşılığının nakit ödeme yerine takas usulüyle ödenmesi imkan dahiline girmiştir.

Kırgızistanın yetkilileri, doğal gaz kozunu kullanan Özbekistana karşı kendilerinin de ellerinde su kozu bulunduğunu ve ülkesindeki barajlardan Özbekistana bırakılan suyun bir miktar azaltılmasının, doğal gaz kesintisinin kaldırılmasında etkili olduğunu belirtmektedirler.

 

Türkmenistan örneğinde olduğu gibi, Kırgızistanın da milli parasını 10 Mayıs 1993 tarihinde tedavüle sokması, Özbekistanda enflasyon artışına neden olmuş, ancak gerginlik daha sonra giderilmiştir. Kırgızistanın Özbekistan ve Kazakistan arasındaki Ekonomik Birlik Anlaşmasına katılması ile ekonomik ve ticari işbirliğinde yeni bir döneme girilmiştir.

 

Kırgızistan nüfusunun %13,2sini Özbek azınlık oluşturmaktadır. iki ülke arasında toprak, azınlıklar ve su konularında eskiden beri mevcut sorunlar içten içe devam etmekte, ancak kriz seviyesine ulaşmamaktadır.

 

Pakistan

 

Ülkede çok sayıda Pakistan şirketinin faaliyet göstermesine rağmen, Özbekistan‘da bu ülkeye karşı bir çekingenlik söz konusudur.

Son dönemde Özbekistanın Pakistan ile ilişkilerinde belirleyici olan unsur, Afganistan sorununa iki ülkenin dolaylı ya da doğrudan müdahaleleri olmuştur.

Kerimov, Pakistanın ısrarlı davetlerine ve Bayan Bhuttonun ilk kez Özbekistanı ziyaret etmesine karşın Pakistanı ziyaret etmemiştir. Kerimovun bu tutumunun, Pakistanın Talibana olan desteğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

 

Öte yandan, Aralık 1997 ayında meydana gelen Namangan olaylarından sonra Özbekistan Dışişleri Bakanlığının dinci militanların Pakistandaki kamplarda eğitim gördükleri yolundaki açıklaması iki ülke arasında gerginlik yaratmıştır.

 

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu Özbekistanda bugün 116 Özbek-Pakistan ortak şirketi faaliyet göstermektedir.

Rusya Federasyonu

 

Özbekistanın dış politikasında Rusya Federasyonu önemli bir yer işgal etmekte,eşitliğe dayalı ve ekonomik ağırlıklı bir işbirliği amacı güdülmektedir. Cumhurbaşkanı Kerimov, Rusya Federasyonunun, BDTyi eski SSCB benzeri devletler üstü bir teşkilata çevirme girişimlerine

karşı çıkmakta ve bu çerçevede BDT içinde siyasi entegrasyona varacak her türlü Rus önerisine karşı koymakta, Sovyetler Birliğini canlandıracak her türlü çabaya mukavemet etmektedir.

 

Özbekistanın izlediği milli ekonomi stratejisi de dış politikasına paralel olarak anti-Rus bir nitelik taşımaktadır.

Ancak, Özbekistanın ihracatının yaklaşık %58ini halen bu ülkeye yapması ve ulaşımını bu ülke üzerinden gerçekleştirmesi, daha genel bir ifadeyle ulaşım altyapısı ve Özbek ekonomisinin Rusya Federasyonuna bağımlılığı, ayrıca Tacikistan ve Afganistandaki istikrarsızlık ve savaş, Özbekistanın Rusyaya tamamen sırt çevirmesine engel olmaktadır.

Buna mukabil Rusya, yakın çevresi içinde gördüğü Özbekistandan kolay kolay

vazgeçmemekte ve Özbekistanı bu kararlı politikasından taviz vermeye zorlamaktadır.

Özbekistan, Rusya Federasyonunun bölgedeki nüfuzunun sınırlandırılmasının, ancak Orta Asya Cumhuriyetleri ile işbirliğinin kuvvetlendirilmesi ile mümkün olacağını düşünmektedir.

Batı ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmekte ve Rusyanın ekonomik ağırlığına son vermek suretiyle dış politikada bağımsızlığını artırmaya çalışmaktadır.

 

Özbekistan, ayrıca, Rus baskısına rağmen Latin alfabesine geçişini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Rusyada Primakovun Dışişleri Bakanlığına atanması ile başlayan ve BDT ülkelerine daha yakın ve özel ilgi gösterilmesi şeklinde tezahür eden politika değişikliği, ardından Rusya Dumasının, SSCBnin yeniden kurulması ve Birliği ilga eden anlaşmaların geçerliliğini feshetmesi yolundaki kararları ve nihayet, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya arasındaki ekonomik entegrasyon ve Gümrük Birliği anlaşmaları ile Rusya-Belarus yakınlaşması, Özbekistanı hayli rahatsız etmiştir. Özbekistan, Özbek halkının özgürlüğünden

taviz vermeyeceğini ilanla, Özbekistanın bu anlaşmalara katılmasının kabul edilemez olduğu belirtmiştir.

Özbekistan Hükümeti, Rusya Federasyonunun siyasi ve askeri entegrasyon politikalarına karşı çıkmakla birlikte, ülkenin menfaatleri için gerekli gördüğü hallerde de RF ile bazı konularda işbirliğine gidebilmektedir. Özbekistanın Tacikistan ile Afganistan politikaları Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu

Rusyanın politikası ile benzerlikler göstermekte ve iki ülke bu konularda işbirliği yapmaktadırlar.

 

 

Tacikistan

 

Özbekistan, ortak sınıra sahip olduğu Tacikistandaki istikrarsız ortamdan ve kökten dinci akımlardan büyük tedirginlik duymaktadır. Özbekistan, Rusya Federasyonu, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile birlikte 500 kişilik bir tabur ile Tacik-Afgan sınırının takviye edilmesine katılmıştır.

 

Özbekistan, Tacikistanda barış ve istikrarın siyasi görüşmeler yoluyla, dış baskılar olmadan, karşılıklı uzlaşma yollarını araştırmakla tesis edilebileceğine inanmakta, özellikle BM tarafından alınacak bir inisiyatifle ülkede hükümet ile muhalefet (Birleşik Tacik Muhalefeti)(BTM) arasında görüşmelerin devam etmesini ve her iki tarafın uzlaşmasını talep etmektedir.

Tacikistanda eski Zırhlı Tugay Komutanı Özbek asıllı Mahmut Hüdaverdiyev, Tacikistanın gelişmiş sanayi bölgesinin hakimiyetini ele geçirmek ve barış sürecinde Özbek azınlığına da temsil hakkı sağlayabilmek amacıyla, 4 Kasım 1998 tarihinde Özbekistanın kuzey sınırına yakın Leninabadın merkezi Hocentte bir ayaklanma girişimi başlatmış, isyan girişimi 9 Kasımda BTM güçlerinin de yardımıyla Tacikistan Hükümet kuvvetleri tarafından

bastırılmıştır.

Tacikistan Cumhurbaşkanı Rahmanov Özbekistanı darbe girişiminin arkasında olmakla suçlamıştır. Tacikistan Hükümeti, BDT ülkelerine, Albay Hüdaverdiyev, eski Başbakan Abdullajanov ile ayaklanmayı planlayan diğer darbecilerin tutuklanması çağrısında bulunmuştur. Tacikistan yetkilileri adı geçen eski Başbakanın Özbek desteğiyle söz konusu darbe girişimini planladığını ve bunun Taşkent hükümetinin de kısmi desteğine sahip olduğunu, ayrıca Özbekistanın darbecilerin ülkesinde üslenmelerini, eğitim görmelerini ve

silah ile mühimmat sağladığını düşünmektedirler. Bu iddialar Özbekistan tarafından sert bir şekilde reddedilmiştir. Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov yaptığı bir açıklamada, darbe girişiminin ardında Rus Gizli Servisinin bulunduğunu iddia etmiştir. Bu iddia da RF tarafından reddedilmiştir. Özbekistan son olarak, Tacik-Afgan sınırındaki konuşlu taburunu

geri çekmiştir.

 

Türkmenistan

 

Türkmenistanın Bağımsız Devletler Topluluğuna (BDT) yönelik tutumu ve Orta Asya Cumhuriyetleri (OAC) arasındaki işbirliği girişimlerine karşı izlediği mesafeli yaklaşım, iki ülkenin dış siyasetinde farklılıklar yaratmaktadır. Ayrıca, Özbekistanın bölgedeki liderlik hevesleri Türkmenistanı rahatsız etmekte, Cumhurbaşkanı Kerimov, Türkmenistanı küçük görmekte ve tarafsızlık politikası adı altında bazı inisiyatifler üstlenmesine kızmaktadır.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu Türkmenistanın milli parasını 1 Kasım 1993te Özbekistana bilgi vermeden tedavüle çıkartması, bunun neticesinde Türkmenistandaki Rus Rublelerinin Özbekistana akarak

enflasyonu körüklemesi yüzünden 1993 yılı içinde beliren gerginlik, karşılıklı üst düzey ziyaretler ile gderilmiştir.

Ancak Türkmenistan ile Özbekistan arasındaki gerginlik 1995 yılında tırmanmıştır. Türkmenistan Cumhurbaşkanı Türkmenbaşının Taşkente yapması tasarlanan resmi ziyaret önce ertelenmiş, sonra da iptal edilmiştir. Bunun yanı sıra, Taşkent ile Aşkabat arasındaki uçak seferleri de kesilmiştir.

İki ülke arasındaki gerginlikte, Niyazov ile Kerimov arasındaki şahsi sürtüşmelerden başka, Amuderya sularının kullanımı, Özbek-Türkmen sınırı üzerinde bulunan petrol yataklarının işletilmesi ve Türkmenistan aleyhine işlemekte olan yasadışı sınır ticareti de etkili olmuştur. Özbek yönetimi, Türkmenistanın bir yönden tarafsızlık statüsünü ön plana çıkarak, İran ve

Rusya Federasyonu ile stratejik işbirliğine girmekle itham etmekte, ayrıca, Türkmenistanın İran sınırlarında Rus askerlerinin bulunmasının uluslararası tarafsızlık ilkeleriyle bağdaşmadığını ileri sürmektedir. iki ülkedeki Özbek ve Türkmen azınlıkların durumu da sürtüşme potansiyeli taşıyan diğer bir husustur.

Özbekistanın, BDT içi entegrasyona kendisinden de fazla karşı çıkan Türkmenistan ile aralarındaki sorunları çözmesi ve iki ülke arasında bir yakınlaşma sürecinin başlaması, Rusya Dumasının kararları ile Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan arasındaki entegrasyondan

her iki ülkenin de büyük rahatsızlık duyması gibi etkenler, iki ülke arasında bir yakınlaşmanın beklenebileceği sonucunu doğurmaktadır.

 

 

Türkiye ile İlişkiler

 

Ahdi ilişkiler

 

Türkiye, 16 Aralık 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Özbekistanı aynı gün ve ilk tanıyan ülke olmuştur. 4 Mart 1992 tarihinde diplomatik ilişkiler tesis edilmiş ve Taşkent Büyükelçimiz 25 Nisan 1992 tarihinde güven mektubunu sunarak görevine başlamıştır.

Türkiye ile Özbekistan arasında çeşitli alanlarda ilişkin ve işbirliğinin esaslarını düzenleyen 81 anlaşma vardır.

Siyasi ilişkilerin yanı sıra, eğitim, kültür, ticaret ve ekonomik işbirliği, ulaştırma, iletişim gibi alanlardaki bu anlaşmalar, topluca değerlendirildiğinde, belirli bir çizgi izlemektedir. Amaç,

ikili ilişkilerin ve işbirliğinin geliştirilmesinin yanı sıra, Özbekistanın bağımsızlığını güçlendirmek ve uluslararası topluma intibakını kolaylaştırmaktır. Bunun için, söz konusu anlaşmalar ile Özbekistana yeni ve alternatif ulaşım yolları, iletişim kanalları, eğitim imkanları, ticaret ve ekonomik işbirliği imkanları sağlanmıştır.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve Bölge Ülkeleri İlişkileri ÖİK Raporu 4.4.2. Özbekistana Uluslararası Platformlardaki Desteğimiz Türkiye, diğer OACler için olduğu gibi, Özbekistanın üçüncü ülkeler tarafından tanınması,uluslararası ve bölgesel kuruluşlara katılması veya işbirliği ilişkileri kurması, bağımsızlığının ve egemenliğinin pekiştirilmesi için özellikle Batılı ülkelerin ilgi ve dikkatinin çekilmesi, ekonomik güçlüklerinin hafifletilmesi için üçüncü ülkelerin ve uluslararası kuruluşların destek

ve yardımlarının sağlanması, lider ve yetkililerin yurtdışı temas ve ziyaretlerinde yardımcı olunması gibi hususlarda çalışmalar yapmıştır.

Özbek Dışişleri Bakanlığı ise Türkiyenin BMGKne 2001-2002 yıllarını kapsayacak adaylığımızı zamanı geldiğinde değerlendireceğini bildirmiştir. Ancak bu konuya ilişkin hala olumlu bir cevap vermemiştir*. Özbekistan 2003 yılında yapılacak 17. Petrol Kongresi için İstanbul‘un adaylığını estekleyeceğini açıklamış, İstanbul Habitat Merkezi girişimimizi desteklediğini bildirmiş, Ruanda Uluslararası Mahkemesine adaylığımızı da desteklemiştir