SAHTE AVRUPA BİRLİĞİ HAİN AVRUPA DOSYASI-2

 

Sonuçta 2007 yılında kudüste yapılan kazılarda ortaya çıkan lahitleri okuyan tarihçiler marangoz yusuf ve karısı isa ile çeşi ve çocuklarıının lahitleri olduğuna karar vermişler ünlü yönetmen James Cameron da bunu belgesel haline getirmiş ve İsanın Tanrı olmadığını ispatlamaya çalışmıştır.Ayrıca İtalyan asıllı Kardinalin Hiristiyanlığın uydurma bir din olduğu ve İsanın katoliklerin anlattıkları gibi Tanrı veya Tanrının oğlu olmadığına ilişkin davası halen sürmektedir.YANİ HİRİSTİYANLIK DÜNYASI ARTIK KENDİ İÇİNDE BULANIK VE BİRBİRLERİYLE ÇATIŞMA İÇİNDEDİR.

UMAY ANA İLE OGHUZ HANIN TORUNU OLARAK YARADIŞ VE VAROLUŞ HAKKINDA BENİM GÖRÜŞÜM

-YARADAN TEK GÖKTANRININ IŞIĞINI TAKİP EDİN VE ONUN YARATTIKLARINI,YERYÜZÜNÜ,DAĞI,TAŞI,SUYU,AĞACI ,UÇAN VE YÜRÜYEN HAYVANLARINI VE TÜM CANLILARINI ONDAN ÖTÜRÜ SEVİP KUTSAL BELLEYİN VE KORUYUN.

-Türk mitolojisinden bir Ataöğütü-

BİZ DE TÜRK ATALARIMIZIN İZİNDEYİZ

 

AB VE TÜRKİYE AB FİKRİNİN DOĞUŞU

Süheyla Kebabcıoğlu Aksay

Arşt.Yazar

Köktürkler Platformu/Antalya

AB VE TÜRKİYE

AB FİKRİNİN DOĞUŞU:

 

ABnin doğuşunda iki fikir etkili olmuştur.

  1. GÜÇLÜ ROMA İMPARATORLUĞUNUN YIKILIŞI:

Romanın yıkılması ile Avrupa yıllarca süren kaos yaşadı. Dağınık ve parçalanmış Avrupada yüzlerce küçük devletler kuruldu. Bunlar devamlı bir birleriyle savaştılar. Bu ortamda Avrupanın en büyük devleti Almanyada, alman milleti etrafında kuruldu. Devletin kralı Şarlman Orta Avrupanın tamamını aldı. Bu hakimiyet ile yetinmedi. Bütün Avrupayı ele geçirme planları yaptı. Bu planları gerçekleştirmek için papanın desteğini aldı. Papa da Hıristiyanlığın hakimiyeti için kilise ve siyasetin birlik olması gerektiğine inandığı için Kralı destekledi. Siyaset ve dini Şarlamana Roma imparatorluğunun tacını giydirerek birleştirdi. Böylece Birleşik Avrupanın temeli atıldı .

 

  1. TÜRKLERİN ANADOLUYU FETHİ VE ÖZELLİKLE İSTANBULUN ALNIMASI:

Türklerin Balkanlar geçmesini müteakip Avrupa ülkeleri kilisenin öncülüğünde Haçlı orduları adı altında bir araya geldiler. Haçlı orduları Türkler karşısında yenilgiye uğrayınca Avrupalı düşünürler Avrupa idarecilerinin siyaseten bir araya gelmelerinin şart olduğunu belirttiler.

Bundan sonra Avrupa tekrar güçlenip, kendi içindeki çatışmaları sona erdirip topraklarını genişletip, Romayı yeniden canlandırıp Kıtada Tek Yönetimin kurulmasını savunmuştur. Bu konunun ilk fikir adamı da Dante dir. Bu sebeple 1310 yılında İtalyaya gelen VII. Henryyi Evrensel Hıristiyanlık Krallığının başı olarak ilan edilmiştir.

Bu birlik fikri hiç kaybolmamış, zaman zaman hafife alınmış, zaman zaman da hızlı olarak hayata geçirilmiştir.

  1. yy. sonralarında ise Emeri Cruce Avrupadaki Devletlerin Belli İdealler Uğrunda Bir Araya Gelmeleri Gerektiği. Karşı Gelenlere Askeri Güç Kullanılmasını, Devletler Arası Serbest Ticaretin Kurulmasını ortaya atmıştır.

Böylece ABnin kuruluşunda temel esas olan Ekonomik Çıkar ilkesinin temeli atılmıştır.

Aynı yy. da Fransa düşünürlerinden DE SULLY; Hıristiyan Devlet Adamlarının Türkler Karşısında Bir Araya Gelmeleri Gerektiğini savunmuştur. Bu fikri kral 14. Lui tarafından destek görmüştür.

  1. y yıla gelindiğinde J. J. ROUSSE; Avrupada Savaşların Sona Ermesi Barışın Sürekli Tesisi İçin Federal Yapıya Sahip, Birleşik Avrupanın Kurulması Gerektiğini ortaya atmıştır. Bu federasyonun uluslar üstü bir yapıya kavuşmasını, ortaya çıkan her tür anlaşmazlıkta üye ülkelerin birbirini maddi manevi desteklenmesini, federasyon başkanlığını her üye ülkeler sırasıyla yürüteceğini kabul ettirdi. Bunu VİCTOR HUGO da destekledi.
  2. yy da Fransız Saint Simon ; Avrupa Tek Parlamento Ve Tek Kralın Yönetiminde Ortak Dış Politika İle Ekonomik Ve Kültürel Politikanın Uygulandığı Federal Bir Yapı Kazanmalıdır. Teklifini getirmiştir.
  3. yy da ise ünlü düşünür KANT ; Milli Orduların Dağıtıldığı, Üye Ülkelerin Cumhuriyetçi Yapı İle Birlikte Hareket Eden Federasyona Kavuşturulmasını ortaya atmıştır.

Bütün kısaca değindiğimiz bu hususlar bize Avrupada birlik sağlanması konusunun yüz yıllar öncesine dayanmaktadır .

Ancak bu ideali hayata geçirmeleri gecikmeli olmuştur.

  1. dünya savaşından sonra Avrupa ülkeleri kendi aralarında güç birliğini yapmak zorunda olduklarını anladılar. 1951 yılında Avrupa Kömür Ve Çelik Topluluğu adı ile Fransa, Almanya, Belçika,İtalya, Lüksembourg, Hollanda arasında antlaşma Pariste imzalandı. Böylece bu ülkeler;

1- A.B.D. ve Rusya gibi iki blok arasında güç birliği yapmış olacaklar.

2- Savaş sanayilerini birbirlerine karşı kullanmayacaklardı.

Ancak Avrupa ülkelerine bu birliktelik yetmedi. Ekonomik bütünleşme çalışmaları yaptılar

957 yılında Romada Avrupa Ekonomik Topluluğunu AET yi ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunu EURATOM kurdular.1969 da ise her üç kurum birleştirilerek AT ayni Avrupa Topluluğu meydana gelmiştir. 1992 de ise Mastriç antlaşmasıyla AVRUPA BİRLİĞİ AB olmuştur.

 

TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ:

İlk başvuru 1959 da olmuştur

1964 den günümüze kadar süren AB macerası üç bölümde gelişmiştir.

1- HAZIRLIK DÖNEMİ: 1 Aralık 1964 de başlamış beş yıllık süre tanınmıştır.

 

2- GEÇİŞ DÖNEMİ: 23 Kasım 1970 de başlamış 22 yıllık bir süre tanınmıştır.

ABnin KURUMSAL YAPISI:

25 bin kişiden fazla çalışanı olan birliğin temel organları ve yardımcı organları vardır.

TEMEL ORGANLAR:

1- Avrupa Konseyi: üye ülkelerin dış işleri bakanlarından meydana gelir. Yasama ve karar organıdır. Tüm yetkiler bu organda toplanmıştır. En az yılda 2 kez toplanır. Konsey başkanlığını üye ülkeler dönüşümlü olarak 6 aylık dönemler şeklinde yürütürler. Konseyin değişik konularda 20 alt komisyonu bulunmakta, bu komisyonlarda 350 ile 600 arasında uzman çalışmaktadır. Konsey personeli 5000 kadardır. Bu konsey topluluğa yön veren, politikalarını belirleyen yöneten en üst organdır. Kararlar oylama ile belirlenir. Her üyenin nüfus ağırlığına göre oy oranı vardır.

 

2- Avrupa Komisyonu: teknik düzeyde yürütme organıdır. Komiser olarak adlandıran kişilerden oluşur. Üye ülkeler nüfus gücüne göre üye gönderirler. Komisyon üyeleri arasında konsey tarafından atanan bir kişi iki yıllık başkanlığı yürütür.

Görevleri ise üye ülkelerin ve ya üye olacakların organlarca alınan kararların AB kriterlerine uyup uymadığını, tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini izlemek, fonların idaresi ile ortak politikaları belirlemek ve yürütmek yetkisini kullanmak.

3- Avrupa Parlamentosu: Yasama yetkisi yoktur. Danışma ve demokratik denetim organıdır. Üye ülkeler kendi parlamentolarından seçtikleri millet vekillerinden oluşur. Yine ülkelerin nüfus organına göre sayı belirlenir. 26 alt komisyonu vardır. Yasamaya görüş bildirirler. Bütçe yapımında görüş bildirir.

4- Adalet Divanı: Roma antlaşmasının hükümlerinin uygulanması ve yorumlanmasını sağlayan yargı organıdır. ABnin en üst hukuki organıdır. 13 yargıç vardır. Üye ülkelerden bağımsız ve başarılı, güvenli hukukçulardan seçilir. 6 yıl görev yaparlar.

Topluluk kuruluşlarına yapılan hizmetlerin hukuki geçerliliği ve yorumunu yapar, görüş bildirir. Kararları temyiz edilmez. Üye devletlerin birbiri ile komisyonun üye devletler aleyhine açılan davaları sonuçlandırır.

TÜRKİYE VE GÜMRÜK BİRLİĞİ

GB: iki veya daha fazla ülkenin kendi aralarında yapacakları mal ithalatında her türlü dış ticaret kısıtlamalarını kaldırmak, 3 ülkelerden yapılacak ithalatlarda ise Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) uygulanmasıdır.

Türkiye tam üye olmadan 1995 de Gümrük Birliğine girmiştir. Diğer ülkeler üye olmadan girememiştir.

AB YE GİRMEK Mİ ÖNEMLİ

TÜRKİYENİN BEKASI VE BİRLİĞİ Mİ

ÖNEMLİ

AB birliğinin temel felsefesini kısaca özetledik. Türkiye açısından önemi nedir analiz etmemiz gerekir.

1- AB; sosyal, ekonomik, askeri, politik alanlarda birleşme hareketidir. Oraya üye olan ülke birlik dağılmadıkça ebedi bir bağımlılığa girecektir. Türkiye Cumhuriyetinin tarihi ve coğrafi stratejik hassasiyetleri vardır. Hiçbir AB ülkesinde bu yoktur. Üye olduğumuz zaman Devletimizin menfaatine uygun dış politikayı takip edemeyeceğiz. ABnin dış politikasına uyacağız.

2- AB üyesi olduğumuzda bağımsızlık ve egemenliğimizi Avrupa ile paylaşmak zorunda kalacağız.

3- AB de ortak değer Hıristiyanlıktır. AB Anayasasında birliğin Hıristiyan kültür değerlerine dayalı olduğu açık açık yer almıştır. AB bayrağında ve paralar üzerinde Hıristiyan sembolleri vardır. Üye ülke sayıları artmasına rağmen AB bayrağındaki yıldız sayıları 12 de kalmıştır. Bugün üye sayısı 25 olmasına rağmen yıldız sayısı değişmemiştir.

Çünkü:

Hıristiyanlıkta 12 rakamlı mükemmellik ve sonsuzluk sembolüdür. Eski ahitte 12 patriği yeni ahitte Hz.nın 12 havarisini temsil etmesidir.

Roma kilisesi Meryemi şöyle tasvir eder: güneş giyinmiş, ayaklarının altında ay olan başının üzerinde 12 yıldızla taçlanmış kadın. AB bayrağı Roma kilisesini esas aldığı için Meryem imajını temsil etmektedir. Bakire Meryemde sonsuzluk ve mükemmellik temsil etmektedir. Bakire Meryemin 12 yıldızlı tacı ve mavi örtüsü bayrağı yapan Strasburglu sanatçı Arsene Heitze ilham vermiş onun tasarıları arasında seçilmiştir. Adı geçen sanatçı Bakire Meryem ekolüne bağlıdır. Bu bayrak ilk defa 1995 de yapılmıştır. Kabul eden ise Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Leon Marchalda Bakire Meryem felsefesini benimsemiştir. Bu ekol Roma kilisesinin temel felsefesidir. Protestanlar bu ekolü benimsemezler. AB bayrağı bir Hıristiyan birliği sembolüdür.

Hıristiyan birliği olduğunu birçok yetkili ağızdan da ifadesi yapılmıştır.

  1. Werheugen: Türkiyenin AB üyesi olabilmesi için Papanın onayının alınması gerekir diye konuşmuştur.

Avrupa komisyonu gündeminde ise İstanbul işgal altında ki bir Hıristiyan kentidir. Bizanstaki gibi Constantinapol adıyla anılmalıdır. Ayasofya asıl sahiplerine verilmelidir. Denildi.

AB parlamento üyesi A.M. DOSTLANDER Türkiye hakkındaki raporda ABnin siyasi değerleri Avrupanın Hıristiyan-Musevi hümanist kültürü üzerine inşa edilmiştir.

4- Bütün sömürgelerini kaybeden AB üyelerinin ham madde ve ucuz iş gücüne ihtiyaçları vardır.

5- Sanayi malları için Pazar ihtiyacı vardır.

6- NATO dışında askeri gücü yoktur.

7- ABnin nüfusu giderek yaşlanmaktadır. Önümüzdeki 25-50 yıllık süreçte AB nüfusu azalacaktır.

8- Dünyanın ticaret kapasitesinin %40ını tek başına kullanmaktadır.

9- Üye olan hiçbir ülkeye uygulamadıkları kısıtlamaları mali yardım, Kıbrıs, Gümrük birliği konusunda eşit davranmamakta sadece hasım görmektedirler.

10- Gümrük birliği antlaşması ile vermeyi kabul ettikleri yardımı Yunanistan vetosuna sığınarak vermediler. Tam üye olunmadan imzalanan Gümrük birliği Türk sanayini sekteye uğrattı. Gümrük Birliği üyesi olmayan ülkelerde Pazar bulma imkanımız olmadığından dış ticaret sekteye uğradı.

Tam üyelik gerçekleşmediğinden birlik yardımlarından faydalanma imkanımız olmadı iç ticaret mevcut yasalar kaldırıldığı için duraklama gösterdi. Küçük ve orta boy işletmeler haksız rekabetle karşılaştığı için bu işletmeler bir bir kapandı. Dünya standartlarında üretim yapabilmemiz için yeni ve yüksek teknolojilerden istediğimiz gibi yararlanılmadığı için üretim alanlarında risk oluştu. Yani AB dışında büyük ülkelerde ticaret ve antlaşma yapılmadı. AB üyesi olan bütün devletler Türkiyeye hiçbir gümrük ödemeden her tür malı satma avantajı kazandılar. Yerli üretim yerini AB ürünlerine bıraktı.

11- Başka üye adayı ülkelere azınlık konusunda hiçbir işlem yapılmazken Türkiyedeki azınlıkların hamisi oldular. Adeta Lozanda olmayan birçok azınlıklar icat ettiler. Avrupa vakıfları aracılığı ile bütün bölücü, yıkıcı dernek ve kurumlara maddi destek sağlamaktadırlar.

12- Serbest dolaşım hakkını Türkiyeye kullandırmaktan kaçınmalıdır.

13- Kendi ülkelerinde teröre karşı en katı tedbirleri alırken bizde insan hakları, demokrasi özgürlük gibi kavramları kullanarak her tür terörü desteklediler.

Mesela;

İNGİLTEREDE ;

PKK Kürt dernekleri federasyonu altında 9 dernek 3 birlik 1 komite, 2 büro ile faaliyetini sürdürmektedir. Bu örgüt içinde 50 terörist 5 bin Kürt sempatizanı yer alıyor.

Bütün örgütlere maddi yardım yapmaktadır.

Kürdistan İşçi Derneği Merkezinde gençlere eğitim veriliyor, eğitimi bitenler Kuzey Irak kamplarına gönderiliyor, kadınlara Londra halk evinde ideolojik eğitim veriliyor. PKKyı terör örgütü Listesine almasına rağmen PKKnın eylemlerine destek olmaktadırlar.

İSVİÇRE;

Bu ülkelerde PKK Kürt dernekleri federasyonu adı altında 20 dernek, 5 birlik ve Lozan Kürt Enstitüsü ile faaliyetlerini yürütüyor. Kültürel etkinlik adı altında ideolojik eğitim verilmektedir. Ayrıca PKK uzantısı dernekler üye sayılarını arttırarak İsviçre hükümetinden yardım almaktadırlar.

YUNANİSTAN;

PKK Merkezi Atinadadır. Balkanlar ve Yunanistan temsilciliğine bağlı büroları, dayanışma komiteleri ve kültür merkezleri adı altında 10 kuruluş faaliyet göstermektedir. Ayrıca yayın organları ile desteklemektedir. Yunanistanda patlayıcı madde ve orman yangınları konusunda eğitim gördükten sonra Türkiyeye gönderiliyor. Mülteciler, Militanlar Lavrion kampında barındırılıyor ve ideolojik eğitim veriliyor.

Örgüte lojistik destek ve propaganda kolaylıkları vermektedirler.

Lavrion kampında eğitilen militanlar Avrupanın çeşitli ülkelerinde rahatça gezerek PKK yandaşları ile işbirliği yapmaktadırlar.

 

ROMANYA;

Bu ülkede de PKK militanları Kürt Kültür Derneği adı altında Bükreş Kürt Evi, Kürdistan Komitesi Kültür Merkezi, Enformasyon Bürosu Doğulu İş Adamları Vakfı gibi isimler altında hükümetten destek görerek faaliyet göstermektedirler.

Kürt Kültür Derneği Romen makamlarınca destek görmekte, tanınmaktadır. PKK silah ve patlayıcıları bu ülke üzerinden taşımaktadır. Tır şoförlerinden haraç almaktadırlar.

PKK merkez okulunu yeniden açma faaliyetleri yürütülmektedir.

BULGARİSTAN;

Atinadaki Balkanlar temsilciliğine bağlı olarak 3 dernek, 1 kültür evi, 1 komite, 1 merkez ile örgüt evleri ve çeşitli ticari işletmelerle faaliyet göstermektedirler. Avrupaya militan geçişlerini sağlamaktadırlar.

Yurt Sever Kürt Öğrencileri Birliği ile Kürt Hemşeri Derneği gibi legal oluşumlar PKK yan kuruluşu olarak faaliyet göstermektedirler. Bulgaristandaki Türk İş Adamlarından ve tırlar dan haraç alınmaktadır.

İTALYA;

Kürt Demokratik Halk Birliği bürosu vasıtasıyla faaliyetlerini yürütüyor. 3 dernek, 2 büro, 1 komite vardır. Bu faaliyetleri çeşitli sol örgütlerde desteklemektedirler.

14- AB Türkiyeyi almak istemiyor. Ama alacakmış gibi oyalıyor. Bu arada devamlı Türkiye Cumhuriyeti Devletinden tavizler verilmesi istenmektedir.

ABnin Kurucuları ve asli unsur devletleri kimler;

İngiltere - Almanya – Fransa – Yunanistan – İtalya - Belçika Hollanda v.s.

Bunları biz daha önceden tanıyoruz. Sevri dayatanlar değil mi ? Milli mücadele ile Sevri parçalayıp atmadık mı?

Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri ve devletin temelini teşkil eden anayasa maddelerinin değiştirilmesi istenmektedir. Anayasa (madde 3-6-7-8-9) değişiklikleri Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığını tehlikeye düşürecektir.

15- AB Türkiyeye tam üye olması için şu dayatmaları yapmaktadır.

a- Kemalizm felsefesi Türkiyenin ABye girmesini engellemektedir.

b- Her raporda Kıbrıs-Ege ve Ermeni meselesini çözün.

c- Kürt ve PKK örgütlerine şiddete dayanmayan ve siyasi çözüm bulunsun.

d- Aponun idamı yapılmasın, af edilsin.

e- Hapisteki PKKlar af edilsin.

f- Türk Silahlı Kuvvetleri Güney Doğuda Kürtlere karşı sürdürdüğü operasyonu durdursun.

g- Dini azılıklara hak verilsin.

h- Pontus soy kırımı tanınsın.

NE YAPMALIYIZ ?

Atatürkün direktiflerini inceleyip anlamaya çalışmalıyız. Atatürk dış politikada özellikle Batılı ülkelerle yapılacak anlaşmalarda karşılıklı menfaat hesapları yapmıştır. Atatürkün muasır devletler seviyesine çıkmalıyız sözü hiçbir zaman Avrupaya koloni olma anlamında değildir.

AB üye devletleri içinde azınlıklar asimile olurken, bizdeki mülteciler, teröristler bile azınlık sayılmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Olarak;

Hiçbir kültürel, sosyal benzerliğimiz ve birlikteliğimiz olmadığı halde, hiçbir siyasi ve sosyal menfaatimiz olmadığı halde onların kapılarında ezilip bükülmek onurumuzu kırmaktadır.

Bu kadar taviz niçin verildi diye sorarak Atatürkün Gençliğe Hitabesini hatırlamamız gerekmektedir. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri işgal edilmiş olabilir.

1918lerde işgalcilerle birlikte olan yerli hainler nasıl ülkeyi sattılarsa bugünde onların torunları yönetimlere hakimdir. Yerli işbirlikçiler Türkiyede medyayı ve kamuyu işgal etmiş durumda. Bu tek taraflı fedakarlığa benzer.

Derhal AB ile ilişkiler dondurulmalı ve karşılıklı menfaat ilkesi getirilmeli.

Diğer üyelere ve adaylara uygulanmayan istekler yerine getirilmemeli.

Bölücülerin talep ettikleri birçok hukuki ve sosyal kuralda taviz verilmemeli.

Gümrük birliği iptal edilmelidir.

AB için çıkan egemenliğimizi ve cumhuriyetimizi tehlikeye düşüren taviz yasaları derhal değiştirilmelidir.

AB komiserlerinin, misyonerlerin istediği gibi ülkemizde dolaşmaları engellenmelidir.

ABnin dayatmalarına hep evet diyen milletin karşısında başka, Brükselde başka konuşan, kelime oyunları aldatmacası ile hiçbir şey kazanmadan veren zihniyetten kurtulmak gerekir.

Türkiye ve Türk kültürüne sahip çıkmalıdır. TV kanalları hep Türkçeyi kasıtlı olarak bozmaktadırlar. Yabancı dil eğitiminden vazgeçmelidir. AB sevdasından vazgeçmeli kendi imkan ve kaynaklarımızla özveri ile kalkınmalıyız.

En önemlisi ise AB ve ABDye teslimiyetçi ruh taşıyan kadrolardan kurtulmamız gerekmektedir.

TÜRKÜN DÜŞMANININ ADI ; AVRUPA BİRLİĞİ VE ABD DİR..!

SEVGİLİ TÜRK MİLLETİ!

İŞTE AVRUPANIN TÜRKLERE YANITI

                                

TÜRK MİLLETİNE   DUYURUDUR!

ÜLKEMİZ ÜZERİNDE OYNANAN OYUNLARIN DOĞAL BİR PERİYODU OLARAK AB VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DOĞUŞ TAPUSU OLAN LOZAN ANLAŞMASINI İMZALAMAMIŞ OLAN ABD, HER KÖŞEDEN MİLLETİMİZİ VE ÜLKEMİZİ SIKIŞTIRMAKTADIR.BUNLAR AB -CİLERİN ZAAFİYETİNİ KULLANARAK HER KONUDA ,HER OLAYDA ABA ALTINDAN SOPA GÖSTEREREK BASKI UYGULAMAKTADIRLAR.ONLARIN HAÇLI VE FAŞİST HİRİSTİYAN-AVRUPALI ZIHNİYETLERİNDE ORTAÇAĞDAN BERİ HİÇBİR DEĞİŞİKLİK YOKTUR.ONLARA GÖRE DÜNYADAKİ TÜM SUÇLARIN SORUMLUSU TÜRKLERDİR.VURUN ABALIYA!VURUN TÜRKLERE!NASILOLSA ATATÜRK GİBİ KARŞI KOYACAK BİR LİDERLERİ DE ARTIK YOK ÜSTELİK.BİR DE BAZI YÖNETİCİ VE BÜROKRAT TAKIMI DA TEK TARAFLI BİR AŞK OLAN AB-KARASEVDASINA TAM TUTULMUŞKEN!!!!!!FARKETMEZ ,OLAY NE OLURSA OLSUN, NE YAPILIRSA YAPILSIN ,HATTA TÜRKLER AĞIZLARIYLA KUŞ TUTSUNLAR ,OLMAZ KARDEŞİM OLMAZ! ONLAR YİNE HAKSIZDIR VE MUTLAK EZİLMELİDİRLER.

AVRUPA BİRLİĞİNE KESİN HAYIR!

ÜLKEMİZDEKİ AB -CİLERİN ,KİŞİLİKSİZCE KENDİLERİNE SALYA SÜMÜK YALVARMALARINI İYİ DEĞERLENDİREN AVRUPALILAR,OSMANLININ SON DÖNEMLERİNDE VE 1.DÜNYA SAVAŞI YILLARINDA OLDUĞU GİBİ TÜRKİYEYE VE TÜRKLERE KOLONİ MUAMELESİ YAPMAKTA BAKANLARIMIZI VE HATTA YÖNETİCİLERİMİZİ TOPLANTILARDA AŞAĞILAMAKTA,HER FIRSATTA SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI,KÜRT,PONTUS,SÜRYANİ VS.GİBİ ONLARCA SAÇMA SAPAN SORUNU GÜNDEME GETİRMEKTEN ÇEKİNMEMEKTE, VİZE İŞLEMLERİ VE HATTA DİPLOMATLARIMIZI KIRMIZI PASAPORTLARINA RAĞMEN HAVAALANLARINDA KIYTIRIK POLİSLERİNE AŞAĞILATMAKTA VE HERZAMAN OLDUĞU GİBİ GAFLET İÇİNDEKİ YÖNETİCİLER TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİNİ AYAKLAR ALTINA ALDIRARAK SES ÇIKARMAMAKTADIRLAR.

HATTA BU AVRUPALILAR O KADAR İLERİ   GİTMİŞLERDİR Kİ ,RAHMETLİ N.HABLEMİTOĞLUNUN DA AÇIKLADIĞI GİBİ KENDİ ÜLKELERİNİN DIŞINA ÇIKARAK BİZİM ÜLKEMİZDE ,AMERİCAN REPORT DA BELİRTİLDİĞİ GİBİ BİNLERCE ÜLKE VATANDAŞINI KENDİLERİNE HİZMET İÇİN SATIN ALMIŞLARDIR.AÇIKCASI ULU ÖNDER ATATÜRKÜMÜZÜN GENÇLİĞE HİTABESİNDEKİ GİBİ BÜTÜN TERSANELER GİRİLMİŞ VE BÜTÜN KALELER ZAPTEDİLMİŞTİR.TANRIYA ŞÜKÜR TARİHİN HER DÖNEMİNDE OLDUĞU GİBİ BAŞTA GÖZ BEBEĞİ OLAN S.K.KURUMUMUZ VE BİRKAÇ KURUM DİRENMEKTEDİR.

İSTEDİKLERİ HER YASAYI VE MEVZUATI AB UYUM PAKETİ ADI ALTINDA DEĞİŞTİRTMEKTE VE İSTEDİKLERİ GİBİ AT KOŞTURMAKTADIRLAR.HATTA SEVR DE ATATÜRKE KABUL ETTİREMEDİKLERİNİ DAHİ AB SEVDASI YOLUNDA KABUL ETTİRTMEKTEDİRLER.KARŞI ÇAKANLARA İSE......HAAAAAAAAA!BAK SİZİ AB YE ALMAYIZ.....TEMCİTİNİ YEDİRMEKTEDİRLER.

DAHA AZILI HALE GELENLER İSE ÜLKEMİZDE HEMENCECİK

VAKIF,DERNEK VE DİN EVLERİ KURARAK BURALARA AJANLARINI YERLEŞTİRMEKTE VE BUNLARIN YANINDA SAYISIZ VATANDAŞIMIZI DA   PARAYLA KENDİLERİNE HİZMET ETTİRMEKTEDİRLER.YANİ AYNI OSMANLININ SON DÖNEMLERİNDE OLDUĞU GİBİ.......BUNLARA DİKKAT EDİNİZ,TÜM GEZİLERİ DİYARBAKIR,GÜNEYDOĞU VEYA KUZEYDOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNEDİR.ÇÜNKİ ALMAN GİZLİ SERVİSİNİN HEDEFLERİ BURALARIDIR.KÜRTÇÜLÜK,KÜRT-İSLAMCILIK,ŞERİAT DEVLETİ VE SÖZDE ÇAMLIHEMŞİN ERMENİ AHALİSİ VE PONTUS BU ALMAN GİZLİ SERVİSİ BND NİN İLGİ ALANINDADIR.BUNUN İÇİN ALMANYANIN DEĞİŞİK ÜNİVERSİTELERİNDE KÜRSÜ BİLE KURMUŞLARDIR.EY TÜRK MİLLETİ !AVRUPA BİRLİĞİ ALMANYA DEMEKTİR.

ALMAN HALKINDAN DOSTLARINIZ VE İYİ İNSANLAR OLABİLİR.AMA ALMAN DEVLETİ TÜRKLERİN DOSTU DEĞİLDİR.OSMANLI İMPRATORLUĞUNU KENDİ EMELLERİ UĞRUNA BATIRTTIRAN,2.DÜNYA SAVAŞINDA 2 MİLYON HAZAR TÜRK MUSEVİSİNİ KATLEDEN,TALAT PAŞAYI BERLİNDE ÖLDÜRTEN,TÜRKLERİN ÇALIŞTIRIP POSASINI ÇIKARIP ATAN,HİLAFETÇİLERİ VE İLTİCACILARI BESLEYEN ONLARA OTURMA İZNİ VEREN,ERMENİLERİ KOLLAYAN VE KORUYAN,PKK LILARLA   ANLAŞMA İMZALAYAN VE TÜRK DÜŞMANLARINA KUCAĞINI AÇAN ALMANYA DEVLETİNİN GİZLİ SERVİSİ BND(BUNDES NACHRİCHTEN DİENST)İSİMLİ SERVİSDİR.HER ALMAN VATANDAŞI YASALARINA GÖRE DÜNYANIN NERESİNDE OLURLARSA OLSUNLAR ALMAN GİZLİ SERVİSİNİN ELEMANIDIRLAR.ARTIK DÜŞÜNÜN TÜRKİYEDE YAŞAYAN ALMANLARIN DURUMUNU!BUNU YAPMAZLARSA BND NİN ELÇİLİK VE KONSOLOSLUKLARIN İDARİ İŞLERİNDEKİ SÖZDE GÖREVLİLERİ ,BUNLARIN PASAPORTLARINI UZATMAMAKTADIR.

 

ALMAN KATOLİK FAŞİZMİ AB-İÇİNDE AYNEN DEVAM ETMEKTEDİR.                                    

AMAÇLARI SAF VE TEMİZ ÜLKE İNSANIMI DİN,MEZHEP VE ETNİK AYRIMCILIĞA İTEREK BÖLÜCÜK YAPMAKTIR.TÜM DÜNYA MEDYA VE ARAŞTIRMALARININ SONUCUNA GÖRE ,TÜRKİYE YABANCI AJAN KAYNAMAKTADIR.İPİNİ SAPINI KOPARAN AJAN BURDADIR. HATTA STAJINI YAPANLAR MI ARARSINIZ ,TÜRKLE EVLİ OLAN MI ARARSINIZ,PAPAZ,DOKTOR ,ÖĞRENCİ,İŞADAMI,VAKIFCI KIZILHAÇ GÖREVLİSİ VE SOROS CU MU?HEPSİ BURDALAR......

SOROSPUCULAR AMA HER YERDELER.SÜREKLİ OLARAK TÜRKİYE ALEYHİNDEKİ HER KİŞİ VE KURULUŞA PARA YAĞDIRMAKTA VE BU DAĞITIMA HER TARAFTAN İÇİMİZDEKİ DÖNME VE DEVŞİRME ETNİK HAİNLER   BAĞIRMAKTADIR..................YAĞDIRRRRRRR....BİZE DE LAZIM.....PARA İÇİN DEĞİL VATANIMI .........BİLE SATARIMMMM....ÇOCUKLARIMA AVRUPADA OKUL İMKANI TANIYIN YETER......AİLEME GÖÇMEN STATÜSÜ-YEŞİL KART VERİN VALLA HERŞEYİ   YAPARIM....İŞTE HAZİN TABLO BÖYLEDİR.

NE ABD,NE İSRAİL,NE AVRUPA GİZLİ SERVİSLERİ(BAŞTA ALMAN GİZLİ SERVİSİ OLAN VE HER TAŞIN ALTINDAN ÇIKAN -BND)

(ALMAN GİZLİ SERVİSİ BND AMBLEMİ)

NE AB Cİ VAKIF VE GÜYA FONLAR NE DE SOROSPU ÇOCUKLARI MALESİF BUGÜN ÜLKEMİZDE GÖNÜLLÜ HAİN BULMAKTA HİÇ BİR ZORLUK ÇEKMEMEKTEDİRLER.ÜLKEDEKİ DEVŞİRME PİÇLERİNİ VE DÖNMELERİ İLE YAKİNEN TANIŞIYORLAR TABİKİ. HABLEMİTOĞLU BUNLARI ZATEN TESPİT EDİP LİSTESİNİ ÇIKARMIŞTI.DOĞALDIR Kİ BU LİSTE NEDENİYLE HAİNCE KATLEDİLDİĞİ BİLE SÖYLENMEKTEDİR.....

BUNLAR ABD,AVRUPA ADINA,İSA ADINA,YEHOVA ADINA,EMPERYALİZM ADINA VE SÖZDE KENDİ DEMOKRASİ ANLAYIŞLARI ADINA NUTUKLAR ATMAKTADIRLAR.HATTA GÜNEYDOĞUDA KIZILHAÇ RESMİ ARAÇLARIYLA 2005 DE ACIDIKLARA PKK LILARA ERZAK VE MÜHİMMAT GÖTÜRÜRKEN BİLE YAKALANMIŞLAR VE SADECE SINIR DIŞI EDİLMİŞLERDİ!ZATEN BUNU İSA ADINA YAPMIŞLARDI.YANİ SEVAP İŞLİYORLARDI!NE OLMUŞ YANİ!!!!!!!!!!!!!İŞTE BUNLARA KİMSE KARIŞAMAMAKTA SESİNİ YEKSELMEYE BAŞLAYANLARA İSE HEMEN YİNE.....HIŞŞŞŞŞŞŞT...BAK SİZİ AB YE ALMAYIZ DİYE TEHDİTLER ATILMAKTADIR....

 

EY AVRUPALI İNSANLIK DIŞI EMPERYALİSTLER VE ONLARA UŞAKLIK EDEN AJAN MİSYONERLER!

1815 YILINDAN BERİ TÜRKİYEDE VE ANADOLU TOPRAKLARINDA CİRİT ATIYORSUNUZ.BİRKAÇ DÖNME VE DEVŞİRME PİÇİNDEN BAŞKA KİMLERİ HİRİSTİYAN VE EMPERYALİZMİN CASUSU/HABER KAYNAĞI YAPABİLDİNİZ? SÖYLEYİN DE DUYALIM.ZATEN SİZİN AMACINIZ DİN,ALLAH,KİTAP VE İSA DEĞİL Kİ.KİMİ KANDIRIYORSUNUZ?SİZİN AMACINIZ HİRİSTİYANLIĞI YAYMAK OLSAYDI DÜNYANIN EN KALABALIK NÜFUSUNA SAHİP ÇİN,HİNDİSTAN VE BENGLADEŞE GİDERSİNİZ.AMA SİZ BUNU DEĞİL TÜRKİYENİN BULUNDUĞU JEO STRATEJİK BÖLGENİN ,YERÜST VE YERALTI KAYNAKLARIYLA BİRLİKTE AVRUPA EMPERYALİZMİNİN EMRİNE GİRMESİNİ İSTİYORSUNUZ.SİZİN MİSYONUNUZ BAL GİBİ BU!

DAHASI SİZİN DEDELERİNİZ 11 YY.DA HAÇLI SEFERLERİ VE HİRİSTİYANLIK ADINA MİLYONLARCA MÜSLÜMAN VE MUSEVİYİ KATLETTİLER.SOYKIRIM YAPTILAR.AMERİKAYA GİDENLERİNİZ İSE ORALARIN YERLİLERİNİ SOYKIRIMA UĞRATARAK HİRİSTİYAN YAPTILAR.ÖNCE SİZLER BUNLARIN HESABINI VERİN!

TÜRK MİLLETİNİN/ULUSUNUN ,TÜRKÇÜ-ATATÜRKÇÜLERİN YANİ TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN NE BİLMEMNENİN PAPAZI SONTORİNİ,NE HRANT DİNKİN,NE DE MALATYADAKİ BİLMEMNENİN HİRİSTİYANLIK MİSYONERİ T.GESKENİN ÖLDÜRÜLMESİNDE MENFAATİ VARDIR.

BU CİNAYETLERİ ONAYLAMIYOR KINIYORUZ.

ANCAK BUNUN TÜRKLERE VE MÜSLÜMANLARA BİR SALDIRI OLARAK KULLANILMASINA DA ASLA İZİN VERMEYİZ.

TENCERE DİBİN KARA ,ATASÖZÜNÜ HATIRLATIRIZ.

MİSYONERLERİN MASUM OLMADIKLARINI BELİRTİRİZ.

BU NEDENLE AJAN MİSYONERLER;

ELİNİZİ TÜRK MİLLETİNİN ÜSTÜNDEN ÇEKİN.BİZ HER DİN,İNANÇ,MEZHEP VE PAGANİST TÜRKLERİ BİLE KANIMIZ CANIMIZ KARDEŞİMİZ İLAN ETTİK.SİZE Mİ KALDI BU BİZİM TÜRKLERİMİZİ SAVUNMAK.SİZ KİMSİNİZ?BİZ SİZİN HER DİN VE MEZHEPTEN AVRUPALINIZ İÇİN BURNUMUZU SOKUYORMUYUZ.KARIŞMAYIN TÜRKLERE BRE ŞEREFSİZLER!BİZ ZATEN BİNLERCE YILDIR TÜRKLER KARDEŞLERİMİZLE HOŞGÖRÜ İÇİNDE YAŞADIK VE YAŞIYORUZ.AMA DİKKAT EDİN,NE ZAMAN Kİ SİZ BULAŞTINIZ VE PROVAKASYON YAPTINIZ,O ZAMAN BU MİLLETİ KARIŞTIRDIĞINIZI VE BİRBİRİNE DÜŞÜRECEĞİNİZİ SANDINIZ ,İŞTE O ZAMAN YANILDINIZ.BİZ TÜRKLER HER DİN,İNANÇ VE MEZHEPTEN TÜRK Ü CANIMIZ VE KANIMIZ SAYARIZ.YANİ HALK DEYİMİYLE TÜRK OLSUN ÇAMURDAN OLSUN.SİZ AVRUPALI EMPERYALİSTLER YETERKİ PİS ELLERİNİZİ TÜRK MİLLETİNE DEĞDİRMEYİN...............

ALMANYA BAŞBAKANI VE FRANSA CUMHURBAŞKANI ADAYLARI BİLE DAHA SEÇİLMEDEN TÜRKİYEYE POSTA ATIP TAFRA YAPMAKTA,NASİHAT VEREREK KULAK ÇEKMEYE ÇALIŞMAKTADIRLAR........BİZ Mİ HAYIR HİÇ SES YOK..YOKSA.....HIŞŞŞŞT BAK SUS ,SİZİ AB YE ALMAYIZ.....AVRUPALI KATI KATOLİK HİRİSTİYAN VE HAÇLI ZİHNİYETİNİN BİLDİK TERANELERİ !

HAÇLI ZİHNİYETLİ HİRİSTİYAN VE EMPERYALİST AVRUPALILAR ,ELİMİZİ KOLUMUZ BAĞLADILAR.HEM DE GÖNÜLLÜ OLARAK BİRKAÇ GELMİŞ GEÇMİŞ İNSANIN İSTEĞİNİ SANKİ TÜM TÜRK MİLLETİNİN İSTEĞİ İMİŞ GİBİ YANSITTILAR.YAPIN HADİ BİR AB REFORMU DA GÖRELİM BU MİLLET İSTİYOR MU?DÜNYADA HİÇBİR ÜLKE VE HİÇBİR MİLLET BU DURUMA DÜŞÜRÜLMEMİŞTİ.BRAVO BU DA BİR İLK BİZİM İÇİN. EY ŞEHİTLERİMİZ GELİN BAKIN KURTARDIĞINIZ ÜLKE NE DURUMA DÜŞTÜ! .

HİÇBİR HİRİSTİYANIN BULUNMADIĞI TÜRKİYEMİZİN EN ÜCRA KİLİSE AÇIYORLAR,ÖLÜ DİLLER VEYA BİR TÜRKÇENİN LEHÇELERİ OLAN SÖZDE ARAMİCE,KILDANİCE,YEZİDİCE,ZAZACA,URARTUCA,KURMANÇİ,LOLANİ,SORANİ VS.GİBİ LEHÇELERİ UYDURARAK İNCİLLER YAZIP BEDAVA DAĞITMAKTADIRLAR.HİÇBİR AZINLIĞININ YAŞAMADIĞI YERDE İSE AZINLIK DERNEĞİ VE VAKIFI KURUYORLAR.PES VALLA.KARŞI MI ÇIKACAKSINIZ YOKSA?....HEMEN YANIT HAZIR.....HIŞŞTTTTTTT! SİZİ VALLA AB YE ALMAYIZ.....                                          

ALMAYIN ULAN!

GERÇEK TÜRKLER İSTEMİYORKİ,

ŞEREFSİZLER!

SİZİ BİZ GERÇEK TÜRK HALKI OLARAK ZATEN GALE BİLE ALMIYORUZ.SİZE ATAMIZIN KISASA KISASINI YAPACAĞIZ,

İTTİRİN GİDİN MUZ CUMHURİYETLERİNE,

SİZİ NAMERT KATİL HAÇLI HİRİSTİYAN-FAŞİSTLERİ,

SİZİ AFRİKA,ASYA VE AMERİKA YERLİLERİNİ KATLEDEN SOYKIRIMCILAR,

SİZİ DÜNYA TARİHİNİ ÇARPITARAK İNSANLARA YUTTURAN BİLİM DÜŞMANLARI,

SİZİ HER TÜRLÜ PİSLİĞİN VE EMPERYALİZMİN KAYNAĞI AVRUPALILAR,

DÜNYA İNSANLIK TARİHİ SİZİ ASLA AFFETMEYECEK VE BİRGÜN SİZDEN HESAP SORACAKTIR......

KÖKTÜRKLER

TARİHTEN GÜNÜMÜZE KADAR KUTLU TÜRK MİLLETİNE VE KURDUĞUMUZ NİCE TÜRK DEVLETLERİ GİBİ BUGÜNKİ GÖZ BEBEĞİMİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİMİZE KİŞİLERİN YAPTIKLARI KÖTÜLÜKLER ÇOĞU ZAMAN YANLARINA KAR KALARAK UNUTULMAKTADIR.

BU NEDENLE ÇOCUKLARIMIZA VE TORUNLARIMIZA KADAR YEDİ CEDDİMİZE UNUTMAMALARI VE TEDBİRLİ OLMALARI İÇİN TÜRK VE TÜRKİYE DÜŞMANLARINI TEŞHİR ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ........LÜTFEN DİKKATLE NOT EDİNİZ VE ÇOCUKLARINA İLETİNİZ..........KÖKTÜRKLER

SARKOZY ADINDAKİ BİR KIRMA!

NİCHOLAS SARKOZY ADINDA TÜRK DÜŞMANI VE BİR KENDİSİ GİBİ MACAR YAHUDİSİ OLAN SOROSA HAYRAN BİR SOROSPU ÇOCUĞU NE YAZIK Kİ FRANSA CUMHURBAŞKANI OLDU.........                  

HEY FRANSIZ!

 

YİNE HERZAMANKİ GİBİ FRANSIZ KALDIN ,

YİNE HERZAMANKİ GİBİ SINIFTA KALDIN...                                        

Son yıllarda kamoyumuzu epey meşgul eden bir Fransız kişinin geçmişini ayrıntılı incelemek istedik.Adı geçen kişi şişirilmiş bir balon olarak Fransa cumhurbaşkanlığına seçilen UMP partisi lideri ve içişleri bakanı Nicolas Sarkozy dir.

Türk milleti onu Azılı bir Türk düşmanı ve her konuda Türk karşıtı olarak tanıdı.Araştırdık bir baktık ki........neler varmış neler!!!!!!!!

Sevgili Nicolas,aslında Pariste Ermeni zenginlerinin namert diaspora Sözde Ermeni Kültür Merkezi tarafından büyütülmüş ve beslenmiş biri değilmiymiş meğer....Herşeyini ermeni abilerinin kucağında oturarak öğrenen ve sahip oldukları nedeniyle CRDA Ermeni örgütünün ermeni kankalarına borçlu birisi çıktı karşımıza.Hatta okulu bile ermeniler tarafından finanse edilmiş terkedilmiş bir fahişenin piçi olduğu ve bu süreçde Patrick deveciyan isimli ermeni ile çocukluk arkadaşı olduğu ve bu ilişkinin bugün yine devam ettiği ve her adımda arkasında deveciyanın olduğu ortaya çıkıverdi.Şöyleki;

İkinci dünya savaşı yıllarında Macaristanda yaşayan ama polak asıllı Yahudi Baba Pal sarkozy ,Polonya ve Macaristanını işgali nedeniyle Tıp eğitimini yarıda bırakıp kaçarak ,çeşitli maceralardan sonra Almanyada aradığını bulamayıp Fransaya geçmiştir.Kendisi bildiğimiz işbitirici yahudilerden olmayıp serseri bir kişiliktir.Paralı Lejyoner olarak Cezayirde müslümanları katleden baba Sarkozy, Sidi Bel Abbes bölgesindeki müslüman soykırımına en ön saflarda katılır.Daha sonra katil Fransa yönetimince ödül olarak kendisine fransız vatandaşlığı takdim edilir.Pariste beyaz kadın ticareti dahil her işi yapar.Bu arada Yunanistanın selanik kentinde annesini ve babasını savaşta yitirmiş olan seferat yahudisi Sofie,pariste çalışan dayısının yanında yeni bir hayatla tanışmak üzere gelmiştir.Kimsesi olmayan bu kız hemşirelik okumuş olup bir süre kliniklerde çalışır.Ama bir süre sonra parisin ışıklı ve heyecanlı gece hayatına girer. Bunda dayısının katı tavırlarının da etkisi vardır. Şanzelizenin arka sokaklarındaki batakhanelerde önce garsonluk falan derken zamanla fuhuş yapmaya başlar.Kazandığı paralarla yine buraya yakın bir yerde oturan, yunanlı Sofie,bir süre sonra müşterisi olan polonyalı Pal sarkozy ile birlikte yaşamaya başlar.Bu birliktelikten 28 Ocak 1955 tarihinde küçük Nicholas doğar.Güya evde otoriter olduğu söylenen ve kitap okumayı sevdiği palavrası atılan Yunanlı anne ısrarla ölen babasının adı olan Nicolas adını çocuğa verir.Küçük nicolas annesi fahişeliği bırakması ve sadece babasının kumar parasıyla geçinmek zorunda olması nedeniyle ve de içkici olması sebebiyle fakir bir çocukluk geçirir.Anne bu arada nicolası yunan kültürü ile yetiştirir ki bu ilerde onun ermenilerle dostluğunun ortak temeli(Doğu hiristiyanlığı kültürü-Ortodoksluk) olacaktır.Babadan aldığı hiçbir normal musevi inancının iyilikleri yoktur.

23 Temmuz 1959 yılında küçük nicolas 5 yaşında iken annesi bir cezayırli ile birlikte olup babası da kaçıp onları bırakıp gidince , annesi sofi de cezayirli ile kaybolmuştur.Gitmeden küçük sarkozyi önce dayısının yakın dostları olan ve 1890 yılında Selanikten Parise yerleşmiş bir zengin kuyumcu ailesi olarak tanınan Mallah ailesine bırakır.Nicholası küçük yaştan itibaren annesinin dayısının yakını olan Ahdree büyütmüş ve o da çocukluğundan itibaren müslümanlara düşman düşmüş ve hele babasının ve annesinin ortadan kaybolması ile azılı bir müslüman ve kuzey Afrikalı düşmanı olmuştur.

Nitekim bu kinini 2005 de paris müslüman metrolarında başlayan protestolarda içişleri bakanı olarak kusar.Yüzlerce müslüman gencini tutuklatır ve birkaçının da öldürülmesine bir işlem yaptırmaz.Yani basit bir mahalle sorununu kanla bastırır.Polisa şiddet kullanılması emrini verir.Çünki bu mahalleli geneli Tunus,Fas,Cezayir ve Türk müslümanlarıdır.

Bundan sonra sarkozy tüm hayatında ermenilerle birlikte olmuş ve çocukluk arkadaşı VE Paristeki ermeni vakıflarından birlikte para yardımı görüp birlikte karnını doyurup ilerde de birlikteASALA katillerini savunduğu deveciyan ile kader arkadaşlığı yolunda ve de TÜRK ve TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI YOLUNDA BAŞARILI ADIMLARLA İLERLEMEKTEDİR.GELECEK GÜNLER TÜRKİYE VE FRANSA ARASINDA SIKINTILARLA DOLUDUR.

Şimdi Fransanın Cumhurbaşkanıdır.Fransa medyası aylardır onun esas karısı Marie yi ,şimdiki karısı aşifte Cecilia aldattığını kesinlikle aralarında karı-koca ilişkisinin kalmadığını yazarak marie nin de sarkozyi en yakın arkadaşı ile boynuzladığını anlatmaktadırlar.Bu kişinin fransızlar için ahlaki yönden yetersiz olduğunu belirtmektedirler.Daha sonra boşanan sarkozy Cecilia ile evlenmiştir.Bu arada Cecilia her istediği zaman bu kıymetli şahsiyeti başka erkeklerle aldatmakta ve defasında da karısını affetmektedir.Kendisinden olmayan kızlarından yani üvey kızı Jeanne-Marie ile ilişkisinin olduğunu L-Express/viva france sitesi iddia etmektedir.Bu yüzden sıkıntıda olan üvey kızı uyuşturucu ve kokain kullanmaktadır.Diğer üvey kızı olan Judith ise üvey babası Sarkozy den kendini korumak için uzak durmaktadır.Sitenin iddiaları yenir yutulur gibi değildir.Bizi ilgilendiren onun Deveciyanın nezdinde TÜRK DÜŞMANI BİR KİŞİLİK OLMASI VE CİĞERİNİN BİZ TÜRKLER İÇİN BEŞ PARA ETMEDİĞİDİR....HEPSİ BU...

Şimdi Anası belli,babası binelli olan Nicolas Sarkozy için ne yapmak gerekir diye aklınıza geliyor mu?öncelikle Soykırımın da faillerinin de sadece Avrupalılar olduğunu kaz kafasına kazımalı ve ;

benden bir öneri,

ONUN sadece deveciyan gibi ermenilerle değil, BİR TÜRKLERİ TANIMAK İÇİN SORUP SORUŞTURUP BİRAZ OKUMALI ,ERMENİ PİÇLERİNİN VE KATİLLERİNİN ANADOLU VE KAFKASYADA ÖLDÜRDÜĞÜ TÜRK,KÜRT ÇERKES VE MÜSLÜMANLARI OKUMALI,HOCALIDA ERMENİ ŞEREFSİZLERİNİN KATLİAMINI GÖRMELİ,ADAMLIĞIN VE MERTLİĞİN HANGİ MİLLETLERDE OLDUĞUNU GÖRMESİ,ERMENİ PİSLİKLERİNDEN ARINMASI GEREKMEKTEDİR .

TÜRKİYE BU DÜŞMAN KİŞİLİKLE HİÇBİR TAVİZ VERMEDEN KISASA KISAS YAPMAK GEREĞİNDEDİR.

FRANSIZ ŞİRKETLERİNİN TÜRKİYE PAZARINDAKİ TÜM MENFAATLERİNE SARKOZY KİLİDİ VURULMALI BU ERMENİ DOSTU VE TÜRK DÜŞMANI KİŞİLİK İLE HİÇBİR DİYALOĞA GİRİLMEMELİ VE HADDİ BİLDİRİLMELİDİR.

BU İNSAN NE BİR TÜRK İLE YANYANA GELMELİ NE DE BİR TÜRK TÜRK MİLLETİNİ TEMSİLEN BU KİŞİLİĞİ ZİYARET ETMEMELİ VE TÜRKİYEYE KESİN OLARAK SOKULMAMALIDIR!!!!!!!!!!!!

SONUÇ:Ermeni kucaklarında oturarak delikanlı olup büyütülen Nicholas!Bak iyi dinle !Her ortamda düşmanlık yaptığın Yüce Türk Milleti ve onun yeryüzündeki tüm Boyları sana elbet bir gün bu düşmanlığının bedelini ödettireceklerdir.Türkler hiçbirzaman kaybetmediler.Asla yeryüzünden yok edilemediler.Sen ve senin gibilerin bu yüce Milletin önünde diz çökeceği günler yakındır.

KÖKTÜRKLER

20.06.2007